Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma
Mardin Milletvekili ·
DEM Parti
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu · 5. yasama yılı · 14 Ekim 2026 · 868 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Beritan Güneş Altın (DEM Parti), 14 Ekim 2026 tarihinde TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 868 kelime.
Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin). “Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu tutanağı, 14 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/beritan-gunes-altin-2026-10-14-tutanak-metni (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90415
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin)Bugün Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunda Eti Maden İşletmelerini ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığını ağırlıyoruz burada, onları dinleyeceğiz, dinledik. Tabii, hem Eti Maden İşletmeleri hem de Enerji Bakanlığının kendisi bize doğrudan Mardin Mazıdağı'nda olan Eti Bakır Maden İşletme tesislerini hatırlatıyor ve ben bugün bütün konuşmamı Mardin Mazıdağı'nda olan Eti Bakır İşletmeleri üzerine yapmak istiyorum. Sebebi şu: Sizin ortak bir tarihsel geçmişiniz var Eti Bakır İşletmeleriyle, aynı zamanda Bakanlık da burada çünkü Enerji Bakanlığının Mardin Mazıdağı'ndaki tesisleri doğrudan denetleme, gözlemleme ve yaptırımda bulunma yükümlülükleri var.
Sayın Bakan, burada altı ay önce bu tesisle ilgili bir önerge vermiştik, cevap alamadık. Sizi burada bulmuşken sorularımızı da yöneltmek, sormak isteriz. En önemli meselelerden biri Mardin Mazıdağı'nın geleceği çünkü bugün orada var olan tesisin kendisi Mardin Mazıdağı'ndaki köylünün, Mardin Mazıdağlının geleceğini doğrudan etkiliyor. 30.000 hektarlık maden ruhsat alanı verildi Eti Bakır İşletmelerine fakat Mazıdağı'nın toplam yüz ölçümünün üçte 1'inden fazlasına karşılık geliyor bu alan. Bu alanın tamamının işletilmesi bir ilçenin ölümü anlamına geliyor, bir ilçeyi geleceksiz bırakmak anlamına geliyor Sayın Bakan. Küçük bir alandaki faaliyetlerde bile su varlıklarının yüzde 60'ı oranında tüketiyorsa eğer bu tesis 30.000 hektarlık genişleme bölgenin suyunu tamamen bitirme riski yaratıyor. Bu bütün köylerin boşaltılması, Mardin Mazıdağı'nda yaşamın bitmesi anlamına geliyor. Az önce arkadaşlarımız bahsetti, 90'larda köy yakmalar vardı fakat bu tarz tesislerin yapmış olduğu faaliyetler sebebiyle 90'ların köy yakmaları bugünün maden tesislerinin köy boşaltmalarına dönmüş durumda, yaşamı tamamen bitiren bir hâl almış durumda; tarım ve hayvancılığı ortadan kaldırıyor. Bakın, çok basit, hemen göstereyim, bu görüntü bize Mardin Mazıdağı'ndaki hayvancılık yapan bir yurttaşın atmış olduğu görüntü; Sayın Başkan, siz de görün isterim. Burası, hayvanların bulunduğu yer, Mardin Mazıdağı'nın Kocakent köyü, bakır işletmelerinin de yapıldığı ve genişletmeyi hedeflediği alanlardan biri. Hayvanların otlatıldığı yere çok yakın bir mesafede tesis var ve bu tesis hem hayvancılığı hem tarımı hem su kaynaklarını hem yaşamı hem halk sağlığını ciddi oranda etkilerken bu alanların genişletilmesini size sormak istiyoruz. Bu genişletme kararına Mardin halkının, Mardin ekoloji platformlarının, sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin karşı olduğunu biliyor musunuz? Peki, bu Eti Bakır gücünü nereden alıyor? Eti Bakır neden dokunulmaz? Neden Eti Bakır İşletme tesisleri müthiş bir gizlilik içerisinde, neden her yeri tel örgülerle kaplı? Neden oraya hiçbir sendika giremiyor, neden oraya sivil toplum kuruluşları giremiyor? Ve en önemlisi siz o tesiste nasıl çalışmalar yapıyorsunuz, neyi denetliyorsunuz? Çünkü bizim halk sağlığına ilişkin, çevresel etmenlere ilişkin, oradaki göç durumlarına ilişkin çok ciddi kaygılarımız var. Kaygılı olmanın ötesine geçmiş bir durumdayız ve biz, hem Dicle havzası üzerindeki geniş bir coğrafyayı kirlilik tehdidiyle karşı karşıya bırakan bu tesise hem de 30.000 hektar kâğıt üzerinde bir rakam gibi görünse de Mazıdağı'nın tamamının neredeyse, bir kentin ekosisteminin ve on binlerce insanın geleceğine ilişkin bu kararı size sormak istiyoruz.
Özel olarak da şunu ifade edeyim: Mazıdağı, mazı ağacından gelir. Mazı ağacı coğrafyanın tamamını kaplamıştır ve bu tesisle birlikte ne yazık ki köylerdeki su oranları azaldı, mazı ağacının yetişme alanları azaldı. Bu bir ekokırımdır, bu bir çevresel kırımdır, bu bir halk sağlığı riskidir. Dolayısıyla ben Bakanlığın dikkatini buraya çekmek isterim.
Bursa Teknik Üniversitesinin yapmış olduğu bir çalışma var. Bu çalışmaya göre bu tesisteki kirli su atıklarının yani tesisin atıklarının içerisinde halk sağlığını, hayvanları ve ekosistemi etkileyecek düzeyde zehirlerin bulunduğuna dair çalışmalar... Ayrıca bağımsız kaynaklar da çevreyi etkilediğini, göletleri etkilediğini ifade ediyor. Bu tesise çok yakın, bizim Çeme Reş dediğimiz bir piknik alanı var, adı Karasu; çevredeki herkes burayı bilir. Fakat bugün, oradan alınan suyun tahlilinin kilometrelerce uzak olmasına rağmen bu tesis yüzünden kirli çıktığını biliyoruz. Ölen balıkları ben kendi gözlerimle gördüm, zaten ölen balıkları gördüğümüz için o tesisten su aldık ve o suyun analizi yapıldı ve o analiz sonucunda o suyun da kirletildiği ortaya çıktı.
Şimdi, Eti Bakır tesislerinin müthiş bir gizlilik ağıyla çevrelendiğini ifade ettim. Burası bağımsız bir denetleme yapmaya zaten kapalı bir yer. Ciddi bir toplumsal karşı çıkış olduğunu, Mardin halkının buna rızası olmadığını açık ve net bir şekilde Mardin Vekili olarak ifade edeyim. Fakat kâr amentüsüyle Cengiz Holding tarafından işletilen bu yerde "Neler oluyor?" sorusunu sormak da halkın vekili olarak bize düşüyor, cevaplamak da Bakanlığa ve ilgili yetkililere düşüyor. Burada en son ne zaman denetim yaptınız ve bu denetimlerdeki raporlarınızı bizlerle paylaşacak mısınız? Çünkü su kaynaklarının yüzde 60'ı azalmış olan Şanlı, Karataş, Balpınar, Arısu, Kocakent, Ekinciler ve Karasu köyleri bu soruların cevabını bekliyor diyebilirim.
Bütün bunların yanında, biz Eti Bakır tesislerinin genişletilme projelerini nereye koyacağımızı, nasıl anlamlandıracağımızı bilmiyoruz. Mevcut hâli bile problemliyken ÇED raporlarının nasıl ve hangi yöntemle belirlendiğini tekrar ifade etmek isteriz. Kabaca bunları ifade edeyim. Aynı zamanda altı ay önce verdiğimiz soru önergesini de ifade edeyim, onun da cevabını almak istediğimizi söyleyeyim.
Genel olarak Eti Madenin sunumuna dair bir şey söylemeyeceğim çünkü bugün gerçekten sadece Mazıdağı'nı konuşmaya geldim ama İş Kanunu'ndan bahsettiniz, iş güvenliğinden bahsettiniz ve bugün 14 Ekim Bartın maden faciasının yıl dönümü. Bunu söylerken bir anma gereği bile duymadınız, bir taziye dileklerinizi bile ifade etmediniz. Eğer anmış olsaydınız bu facianın ardından biz samimiyetle ve açık yüreklilikle gerçekten iş güvenliğini, işçinin, emekçinin canını düşündüğünüzü düşünürdük fakat böylesi bir günde maden ve iş güvenliğini yan yana anmak bile bizim için hicap konusudur. Biz bu vesileyle 14 Ekim Bartın faciasında hayatını kaybeden madencilere, onların ailelerine ve bütün Türkiye halklarına başsağlığı diliyoruz, anıları önünde saygıyla eğiliyoruz ve madencinin, emekçinin hakkını sonuna kadar savunma sözümüzü de buradan yineliyoruz.
Teşekkür ediyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
14 konuşma daha · 14 Ekim 2026