Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin (s.s.904)
Bitlis Milletvekili ·
Genel Kurul, 13. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Ekim 2005 · 726 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Edip Safder Gaydalı, 27 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİL VE TERKİNİNE İLİŞKİN (S.S.904)); konuşma 726 kelime.
Edip Safder Gaydalı (Bitlis). “Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin (s.s.904)”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 27 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/edip-safder-gaydali-22-2005-10-27-bazi-kamu-alacaklarinin-tahsil-ve-terkinine-iliskin-s-s-904 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
EDİP SAFDER GAYDALI (Bitlis)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Üçüncü yılımız dolmak üzere; bu üç yıl zarfında, bu kürsüyü fazla işgal etmedim; bağımsızlar sırasında oturarak dinlemeyi yeğledim; çünkü, 3 Kasım seçimlerinden sonra, millî irade tecelli ederken, öyle bir tecellide bulundu ki, büyük bir çoğunlukla, tekparti iktidarı iş başına geldi. Bütün Türk toplumu gibi, ben de bu toplumun bir parçası olarak, çok şeyler bekledim iktidarımızdan. Kendi payıma düşen desteği de verdim, oylamalarda, memleket, millet hayrına olan her şeyde de destek verdim; ama, son on dört gündür bir şeyler oldu. Ne oldu; Anavatan Partisi, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grup kurdu.
Yine sessizce burada dinlerken, gerek AK Parti İktidarından, gerek Cumhuriyet Halk Partisinden arkadaşlar, konuşmalarında, bu yeni kurulan gruba hiç hayırlı olsun demediler. Yani, Türk misafirperverliği bu mudur?
AHMET YENİ (Samsun)Halkımız kurmadı ki.
ANAP GRUBU ADINA EDİP SAFDER GAYDALI (Devamla)Şimdi, bu kıskançlık, bu hiddet, bu şiddet niye, onu anlayamadım, bir türlü anlayamadım.
Şimdi, Anavatan Partisi, 1983'ten bu yana, hakikaten, Türk toplumuna büyük hizmetler vermiş, büyük bir siyasî camiadır, büyük bir okuldur, büyük bir ekoldür, çok büyük devlet adamları yetiştirmiştir.
Şimdi, bakın, benden önce çok değerli bir Sayın Bakanımız konuştu, sizinle beraber biz de alkışladık. Bu Sayın Bakanımız da, Sayın Özal ve Anavatan ekolünden yetişmiş değerli bir siyasetçidir. Yani, 59 uncu Cumhuriyet Hükümetinin, Kabinenin Anavatanlı bakanlarını çekin, hükümeti ayakta tutamazsınız, hükümeti ayakta tutamazsınız… (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar) İşte, Turizm Bakanlığından sonra görüyoruz. Allah kimseyi bu durumlara düşürmesin.
Şimdi, her vesileyle söylüyorsunuz; ne diyorsunuz: "Alternatifimiz yok." Doğru mu?.. (AK Parti sıralarından "Doğru" sesleri) Doğru… Peki.
Bakın, bu mübarek günde, gecede size bir şey söyleyeyim. Eğer hepimiz Müslümansak, onun kurallarına, kitabına inanıyorsak, bir tek Cenabı Allah'ın alternatifi yoktur; her şeyin ve herkesin alternatifi vardır. Bu alternatifi halka sunarsınız, halk tercih eder ama etmez, o halkın bileceği iş; ama, alternatifimiz yok diye ortaya kasılıp veya kendi yandaşlarınız köşeyazarlarına da bunları yazdırırsanız, bu inkârcılığa girer.
Değerli arkadaşlarım, iktidar büyük bir çoğunluk; sadece 350 değil, Cumhuriyet Halk Partisini de yanınıza aldınız, 500 milletvekiliyle bir iktidar sergiliyorsunuz. İktidar koalisyonunuz hayırlı olsun!
Şimdi, dün, Sayın Koç, burada konuşurken, bir torba yasadan, çuval yasadan bahsetti, bu çuvalın un akıttığından bahsetti; ne hikmetse, aynı Koç, bugün, çuvalı dikmeye kalkıyor. Al gülüm ver gülüm!.. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
Şimdi, eğer komisyona maddeyi geri çekiyor, ileride nasılsa bu maddeyi tekrar getiririz diyorsanız, o zaman ortağınıza ihanet ediyorsunuz. Yok, eğer getirmeyecekseniz, hakikaten bu amaçla bu maddeyi çekiyorsanız, o zaman o mazlum insanlara ihanet ediyorsunuz. Her halükârda da bir ihanet içindesiniz.
Bakın, değerli arkadaşlarım, ben onbeş senedir Parlamentodayım. Burada bana laf atmaya kalkan arkadaşlarımın yaşlarının yarısından fazla Parlamento tecrübem var. Ben, bu sıralarda da oturdum iktidar milletvekili olarak, bu sıralarda da oturdum muhalefet milletvekili olarak, bu sırada da oturdum komisyon başkanı olarak, bu sırada da oturdum hükümetin üyesi olarak. (AK Parti sıralarından "nereye doğru gidiyorsun" sesleri)
Şimdi, değerli arkadaşlarım; rahmetli Özal'ın size bir lafını okuyayım -nereye gittiğimi anlayacaksınız- rahmetli Özal diyor ki: "Kaybedip, yeniden kazanmak lazım. Kabul etmek lazım ki, siyaset inişli çıkışlıdır. Kazanırsınız da kaybedersiniz de. Her zaman kazanmak mümkün olmayan bir şeydir. Her zaman kazanan yanlıştır. Kaybetmesini de bilmek lazım. Kaybedip, tekrar kazanabilmek lazım; ancak, bunlar yapıldığı zaman parti tam manasıyla, bizim arzu ettiğimiz, bizim düşündüğümüz sağlam bir parti haline gelir." Bakın, bunu, rahmetli Özal söylüyor. Ama, size, bir arkadaş nasihatı söyleyeyim: Sizin gidişiniz bizimkinden daha hızlı olacak. (Anavatan Partisi ve CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, Nasrettin Hoca gibi "damdan düşene sorun" demişler. Gelin, memleket, millet adına olan her şeyde, hiç kimseye taviz vermeden, Grubunuzun ve gücünün kıymetini bilin. Bu güç, ne 1950'lerde rahmetli Menderes'e nasip oldu, ne Sayın Demirel'e nasip oldu, ne Sayın Özal'a nasip oldu. Bu çoğunluğunuzun kıymetini bilin.
Şimdi, sözü açmak istemiyorum, Sayın Salih Kapusuz burada yok. Sayın Kapusuz'la birlikte de 1991'den bu yana milletvekilliği yapıyoruz. 28 Şubat sürecini aştı. Şimdi, iktidarlar nasıl gelir, nasıl gider, bunların hepsi belli. Halkın oy ve iradesiyle gelir; ama, hükümetler işbaşına güvenoyuyla gelir. Hükümetlerin gitmesi de belli; ya koalisyon ortağınız size desteğini geri çeker veya bir gensoruyla düşürülürsünüz. Peki, şimdi soruyorum size: 28 Şubatta bunlardan hangisi oldu? Ortağınız, o zamanki ortağınız Doğru Yol Partisi desteğini mi çekti veya bir gensoru verildi de Türkiye Büyük Millet Meclisinde ret oyu mu verildi?! Bırakıp kaçtınız… (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)Bırakıp kaçtınız… Bırakıp kaçtınız… Bakın…
İktidarsınız. İktidar başka, muktedir olma başkadır. Eğer iktidar, zamanında bazı şeyler yapılabiliyorsa, onun tedbirini almak da o iktidarın görevidir. Benden size bir uyarı; uyulur uyulmaz...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 27 Ekim 2005