Vergi barışı kanun tasarısı
Sinop Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 35. Birleşim · 1. yasama yılı · 20 Şubat 2003 · 404 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Engin Altay (CHP), 20 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI); konuşma 404 kelime.
Engin Altay (CHP, Sinop). “Vergi barışı kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 20 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-22-2003-02-20-vergi-barisi-kanun-tasarisi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ENGİN ALTAY (Sinop)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Cumhurbaşkanımız tarafından 89 ve 104 üncü maddelere istinaden geri gönderilen Vergi Barışı Kanunu üzerinde şahsım adına görüşlerimi açıklamak üzere huzurunuzdayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Sayın Cumhurbaşkanı, görüşmekte olduğumuz kanunu temel olarak üç gerekçeyle geri göndermiş; bunlardan birincisi, nitelikli çoğunluk şartı; ikincisi, yargıya intikal etmiş vergi davalarında savunma hakkının engellenmesi ve üçüncüsü de, eşitsizlik, anayasal eşitsizlikten dolayı...
Şimdi, birinci temel gerekçe... Nitelikli çoğunluğa biraz sonra bakacağız, bu Parlamentodan Anayasanın aradığı nitelikli çoğunluğun çıkıp çıkmayacağına biraz sonra bakacağız. Ancak, yargıya intikal etmiş vergi davalarında savunma hakkının engellenmesi hususunda, biraz önce çok değerli AKP sözcüsünün... (AK Parti sıralarından "AK Parti" sesleri) ...buradan milletvekillerine hitap ederken "efendim, şimdi bu hak engellenmiyor" demesini, doğrusunu isterseniz, bir parça yadırgadım. Yani, hiçbir hâkim kanuna aykırı iş ve işlem yapamaz, hiçbir cumhuriyet savcısı da yürürlükteki kanuna aykırı iş ve işlem yapamaz. Bu sebeple, 14 üncü maddenin birinci fıkrası gayet açıktır. Örneğin, Türkeli İlçesinden bakkal Ahmet Özdemir'i birisi şikâyet etse, herhangi bir şey olsa, yargıda olsa şu anda -ki, tanırım, tertemiz de adamdır- bu adam kendini aklamak şansını bulamayacaktır. Bu, böyledir; bu, gayet açık. Burada çıkıp da "efendim, işte, bu kanun buna engel değil" demenin bir manası var mı?! (AK Parti sıralarından "Var, var" sesleri) Gelir, anlatırsınız burada var olduğunu.
Değerli arkadaşlarım, şimdi, diğer ve en önemlisi eşitsizlik. Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır bu kanun. Şimdi, sahte belgeyi basanı cezalandıracaksınız bu kanunu buradan geçirirseniz; sahte belgeyi sipariş edeni affedeceksiniz; yani, bu, tam tabirle şudur değerli arkadaşlarım: İki çocuk elma bahçesine gidecek, birisi ağaca çıkacak, elmayı koparacak, çalacak, aşağıdakine atacak; siz, şimdi, ağaçtan elmayı koparını cezalandıracaksınız; aşağıda, onu alıp yiyeni affedeceksiniz. Yaptığınız budur, yapacağınız budur. (AK Parti sıralarından "Ne alakası var" sesleri)
Efendim, ne ilgisi var! (AK Parti sıralarından "Var, var" sesi) Çıkar, cevap verirsiniz; burada kürsü var. Lütfen... İstirham ederim...
MUHARREM KARSLI (İstanbul)İçtüzüğü bilmiyor musunuz!
ENGİN ALTAY (Devamla)Şimdi, buradan, özellikle küçük esnaf ve küçük sanayicinin çok fazla yararlanacağı gibi bir anlayışı duyurmanın âlemi yoktur. Bu yasadan, daha çok, büyükler yararlanacaktır. Bizi televizyonlardan izleyen, özellikle küçük esnaf, küçük sanayici, küçük işletmeci bilmeli ki, buradan çıkacak bu yasa, onların pek de fazla işine yaramayacaktır.
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Nereden biliyorsunuz?!
ENGİN ALTAY (Devamla)Efendim, ben biliyorum.
Neticede, küçük esnaf, bu anlayışla, bu zihniyetle, küçülmeye devam edecek; büyük esnaf, büyük sanayici de büyümeye devam edecektir.
YAHYA BAŞ (İstanbul)Yanlış biliyorsunuz, yanlış.
ENGİN ALTAY (Devamla)Gelir, anlatırsınız.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
11 konuşma daha · 20 Şubat 2003