Vergi barışı kanun tasarısı
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 35. Birleşim · 1. yasama yılı · 20 Şubat 2003 · 704 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Özyürek (CHP), 20 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI); konuşma 704 kelime.
Mustafa Özyürek (CHP, Mersin). “Vergi barışı kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 20 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2003-02-20-vergi-barisi-kanun-tasarisi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmiş bulunan Vergi Barışı Kanunu hakkında söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, âdeta, sürekli bütünlemeye kalan öğrencilere döndük. Önce kanunu buradan geçiriyoruz, daha sonra Sayın Cumhurbaşkanı iade ediyor, aynı konuları, aynı maddeleri tekrar burada görüşmek durumunda kalıyoruz. Böylece, hem Yüce Meclisin güvenilirliği konusunda tereddütlere sebep oluyoruz hem de zamanımızı boşa harcıyoruz.
O nedenle, kanunları hazırlarken, kanunları komisyonlarda ve Yüce Mecliste görüşürken, usul hükümlerine, hukukun temel ilkelerine uymamız gerekir. Uymadığımız takdirde ne oluyor; bugün yapmakta olduğumuz gibi, aynı konuları tekrar tekrar burada görüşmek durumunda kalıyoruz. Bu, ilk kanun değil. Meclisimiz, açılalı, daha üç ayını doldurmadı. Mâlî milatta olduğu gibi, diğer bazı kanunlarda olduğu gibi, aynı konuları tekrar tekrar görüşmek durumunda kaldık. Ne yazık ki, Sayın Cumhurbaşkanının geri çevirmesi, iktidar tarafından, Meclis çoğunluğu tarafından sıradan bir olaymış gibi değerlendiriliyor; deniliyor ki "Cumhurbaşkanı geri gönderir, biz, virgülüne dokunmadan kendisine iade ederiz." Ne yazık ki, bu açıklamalar, yani "virgülüne dokunmadan iade ederiz" açıklamaları, daha Cumhurbaşkanımızın iade gerekçesi okunmadan ifade ediliyor.
(1) 4792 sayılı Kanunun görüşmeleri 16.1.2003 tarihli 23 üncü Birleşimde yapılmıştır.
(2) 53 S. Sayılı Basmayazı bu birleşim tutanağına eklidir.
Şimdi, Cumhurbaşkanlığı, bir makam, Anayasamızda yeri olan bir organ. Oradan bir kanun geri çevrilmişse, mantık neyi gerektirir; bu geri çevirme gerekçesi ayrıntılarıyla incelenmeli, orada gerçekten üzerinde durulması gereken noktalar varsa onlar düzeltilerek kanun yeniden oluşturulmalıdır. Ancak, burada da, daha ajanslardan vergi barışı yasasının geri çevrildiği haberi çıkar çıkmaz hükümet yetkililerinden "virgülüne dokunmadan iade edeceğiz" ifadesi geliyor. Bu doğru değildir arkadaşlarım. Anayasal düzende organlar arasında uyumu sağlamak hepimizin görevidir.
Cumhurbaşkanımız, son derece değerli bir hukukçudur; her konuyu, enine boyuna, ciddî şekilde değerlendirmektedir. İade ettiği kanunlarla ilgili, yeni baştan bir değerlendirme yapılması ihtiyacı vardır.
Belki, virgülüne dokunmadan kanunu yeniden çıkarmak suretiyle Sayın Cumhurbaşkanının ikinci kez veto etmesini engelliyorsunuz; ama, Anayasa Mahkemesinin yolunu da aralıyorsunuz. O nedenle, yasaları hazırlarken, yasaları burada görüşürken, mutlaka ve mutlaka, temel hukuk ilkelerini, usul hükümlerini göz önünde bulundurmamız gerekiyor.
Değerli arkadaşlarım, kanun yapmak sıradan bir iş değildir. Kanunlar, toplumun hayatını, toplumsal yaşantıyı etkileyen, düzenleyen kurallardır. Özellikle vergi kanunları, insanların cebinden para almak veya bugün görüşmekte olduğumuz vergi af kanununda olduğu gibi, insanların cebine para koymak gibi son derece önemli, herkesi çok yakından ilgilendiren, milyonlarca mükellefin meşgul olduğu konulardır. Böylesi konularda işi aceleye getirmek, gerekçeleri dikkate almamak, hiçbirimize bir şey kazandırmaz. Keşke hükümet, keşke Plan ve Bütçe Komisyonunun çoğunluğu "biz, virgülüne dokunmadan bu kanunu Cumhurbaşkanına tekrar göndereceğiz" anlayışında değil de "bu kanunun eksikleri var, bu kanunun yanlışları var, bunları elbirliğiyle düzeltelim" anlayışında olsaydı ve Cumhuriyet Halk Partisinin, gerek Plan ve Bütçe Komisyonunda gerekse kanunun ilk kez burada görüşülmesi sırasında ileri sürdüğü görüşlere itibar etseydi, bu kanunu, daha güzel, daha mükemmel, daha kolay uygulanır bir şekilde çıkarma şansına sahip olurduk; ama, ne yazık ki, bu şansı yakalayamadık. Yine eller kalkacak, daha önce yaptığımız yanlışı, yanlışlığı Cumhurbaşkanımızın vetosuyla ortaya çıkmış olan bir kanunu, yine, aynen kabul edeceğiz.
Değerli arkadaşlarım, Cumhurbaşkanımızın tutumuyla ilgili, Cumhurbaşkanımızın iktidarın bazı tasarruflarına dönük değerlendirmeleriyle ilgili, Meclis çoğunluğunda, AKP iktidarında çok yanlış bulduğumuz bir anlayış var. Deniliyor ki: "Cumhurbaşkanı, bizim işimizi güçleştirmek için kanunları geri çeviriyor. Cumhurbaşkanı, bizim beyin takımı kurmamıza engel oluyor, onun için bazı atamalarımızı geri çeviriyor."
Değerli arkadaşlarım, şu ana kadar önemli atamalar yapılmıştır; atamaları görüyoruz. Bu atamaların büyük kısmı, ya bakanlarımızın yakınları ya AKP'li milletvekillerinin akrabaları, eş dost... Yani, eşi dostu bir araya getirmek, beyin takımı kurmak mıdır?! (AK Parti sıralarından "Ne alakası var" sesleri)
Şimdi, şöyle bir alakası var değerli arkadaşlarım: Sayın AKP Genel Başkanından pek çok yetkiliye kadar açıklamalar... (AK Parti sıralarından "Ak Parti" sesleri)
REYHAN BALANDI (Afyon)AK Parti...
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla)AKP değerli arkadaşlarım, AKP... (AK Parti sıralarından gürültüler)
Şimdi, bu terminolojiyi laf atarak çözemeyiz. Onun için, biz "AKP" demeye devam ediyoruz. Siz, zaman içinde öyle işler yaparsınız ki, millet de döner, size "AK Parti" der...
İNCİ GÜLSER ÖZDEMİR (İstanbul)Diyor zaten.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla)...ama, şu ana kadar, size "AK Parti" demiyor ne yazık ki; çünkü, yaptığınız tek şey partizanlıktır. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, yani, "beyin takımı kuracağız" diye yola çıkıyorsunuz; peki, "beyin takımı" demek, sadece sizlerin yakınlarınız mı demek?!
MUHARREM KARSLI (İstanbul)Nereden çıktı bu?!
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla)Evet, isim isim sayarım. (AK Parti sıralarından "say" sesleri) Bakanların akrabalarını atadığınızı kabul ediniz.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
11 konuşma daha · 20 Şubat 2003