Türkiye iş kurumu kanunu tasarısı (s.sayısı : 137 )
Tekirdağ Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 97. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Haziran 2003 · 748 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Enis Tütüncü (CHP), 24 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE İŞ KURUMU KANUNU TASARISI (S.SAYISI : 137 )); konuşma 748 kelime.
Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Türkiye iş kurumu kanunu tasarısı (s.sayısı : 137 )”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2003-06-24-turkiye-is-kurumu-kanunu-tasarisi-s-sayisi-137-4 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, 8 inci madde üzerinde söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
8 inci madde "Kurumun merkez teşkilatı, ana hizmet birimleri ile danışma ve denetim birimleri ve yardımcı hizmet birimlerinden oluşur" şeklinde bir düzenleme getirmektedir. 8 inci madde, aslında, bir çerçeve madde, daha sonraki maddeleri düzenleyen bir çerçeve madde.
İzin verirseniz, bu maddeyle ilgili, bu çerçeve maddeyle ilgili olarak, ben, işsizlik sigortasıyla ilgili, Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini dile getirmek istiyorum.
İşsizlik Sigortası Dairesi Başkanlığı 9 uncu maddenin (d) bendinde düzenlenmiş; ama, merkez teşkilatının ana hizmet birimi. İşsizlik sigortası uygulamasının, Türkiye'de, ne yazık ki, beklenenin ya da olması gerekenin ötesinde, etkin olmayan bir uygulama şeklinde yürüdüğüne tanık oluyoruz.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte, hepimizin bildiği gibi, 1 Haziran 2000 tarihinden itibaren işsizlik sigortası primi kesilmeye başlandı. İşsizlik sigortası primi, sigortalının prime esas aylık brüt kazancı üzerinden hesaplanan yüzde 3 işveren katkısı, yüzde 2 sigortalı katkısı ve yüzde 2 de devlet katkısı olmak üzere, toplam yüzde 7 oranında kesilmekteydi; yani, 4447 sayılı Yasanın getirdiği düzenleme buydu.
İşsizlik sigortası ödeneğinden yararlanma koşullarının sınırlı olması ve ödenek miktarlarının düşük ve sürelerinin de az olması nedeniyle, fonda önemli miktarda para birikmekte olduğunu görüyoruz. Biraz sonra, fonda biriken para miktarını size söyleyeceğim; ancak, fonda fazla para birikince, siyasal iktidarlar, ne yazık ki, acaba bu fonu, işsizlikle mücadelede nasıl daha etkin bir şekilde kullanabiliriz düşüncesini önplana getirmemişler; bunun yerine, 2002 yılı Bütçe Kanunuyla tarafların ödediği prim miktarlarını 1'er puan düşürmüşlerdir. 2002 yılı Bütçe Kanununda bu yapılmıştır ve 2003 yılı Bütçe Kanununda da Adalet ve Kalkınma Partisi, bir önceki hükümetin bu uygulamasını sürdürmüştür. 2003 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli Kuruluşlar Bütçe Kanununun 51 inci maddesine göre, 2003 yılında da orijinal yasa metninin öngördüğünün yüzde 3 altında bir toplam prim ödemesi kabul edilmiştir.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; işsizlik sigortasının yürürlüğe girdiği Haziran 2000'den, 31 Mayıs 2003 tarihine kadar fonun toplam gelirleri, 2 katrilyon 153 trilyon Türk Lirası işçi ve işveren primi -gecikme zamları dahil- 788 trilyon 163 milyar Türk Lirası devlet katkısı, 1 trilyon 685 milyar Türk Lirası idarî para cezası ve 3 katrilyon 523 trilyon Türk Lirası da faiz geliri olmak üzere, 31 Mayıs 2003 tarihi itibariyle, toplam, yaklaşık 6,5 katrilyon Türk Lirasına çıkmıştır.
Fonun uygulamaya girmesinden itibaren geçen zaman süresince, yani, otuzbeş aylık bir zaman sürecinde, fonun toplam giderleriyse yaklaşık 116 trilyon lira olmuştur. Giderler düşüldükten sonra fonun toplam varlığı 6 katrilyon 350 trilyon Türk Lirası oluyor.
Eğer, oranlar 1'er puan düşürülmemiş olsaydı, yani, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Yasası çıkarılırken düşünülmüş olan o işlevleri, tam olarak, belki bir oranda, nasıl yerine getirilebilir diye düşünülmüş olsaydı, fonun varlığı, bugün 10 katrilyon Türk Lirasını aşmış olacaktı.
Şimdi, bu para, 6 katrilyon 350 trilyonluk para nasıl kullanılıyor; İşsizlik Sigortası Fon portföyü, 31 Mayıs 2003 tarihi itibariyle şöyle kullanılıyor: Yüzde 17,2'si mevduat şeklinde tutuluyor, yüzde 3,33'ü repoda kullanılıyor, yüzde 48,39'u bonoya yatırılmış, yüzde 19,73'üyle tahvil alınmış ve yüzde 11,34'ü de dövize endeksli tahvile yatırılmış. Yani, işsizlik sigortasından toplanan primlerle Hazinenin açıkları finanse ediliyor.
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu, hepimizin bildiği gibi, toplanan primlerin hangi alanlarda ve nasıl kullanılacağını düzenlemiştir. Bu primler, yasaya göre, belirli süre prim ödeyip işsiz kalanlara yasada belirtilen süreler kadar işsizlik ödeneği ödenmesinde kullanılacaktır, işsizin sağlık primlerinin ödenmesinde kullanılacaktır, danışmanlık ve işe yerleştirme hizmetlerinden işsizin yararlandırılmasında kullanılacaktır ve işsiz kalmış kişiye, eğer ihtiyaç duyarsa, talep ederse, ihtiyaç hissedilirse, meslek geliştirme, meslek değiştirme, yeniden eğitim hizmetlerinin verilmesinde kullanılacaktır; bu işlerin kotarılmasında da İŞKUR görevlendirilmiştir.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bir işsizin işsizlik ödeneğinden yararlanabilmesi için temel bir koşul var; bu koşul, hizmet aktinin sona ermesinden önceki 120 işgünü sürekli çalışmış olma ve kendi istek ve kusuru olmaksızın işini kaybetmiş olma koşuludur. Eğer bu koşul yoksa, işsizlik sigortasından yararlanmak kesinlikle mümkün değildir. Bu temel koşul saklı kalmak kaydıyla, 600 gün çalışmış sigortalılar 180 gün, 900 gün çalışmış sigortalılar 240 gün, 1 080 gün çalışmış sigortalılar 300 gün süreyle işsizlik ödeneğinden yararlanabilmektedir.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; yine hepimizin bildiği gibi, yeni İş Yasasıyla esnek çalışma olanağı getirilmiştir. Buna göre, 120 gün sürekli çalışma temel koşulu da zor yerine getirilebilecek demektir.
Öte yandan, değinmek istediğim bir başka konu şudur: 4447 sayılı Yasa çıkarılırken, âdeta, işsiz kalana işsizlik ödeneğinin ödenmemesi için ne gerekiyorsa yapılması anlayışı önplana çıkmış. Tabiî ki, bunda Adalet ve Kalkınma Partisinin kusuru yok; bu, geçmiş hükümetlerin bir kusuru; ama, Adalet ve Kalkınma Partisine düşen önemli bir görev var, ona değinmek için bu konuşmayı yapıyorum ya da bu noktaların altını çizme ihtiyacı duyuyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
41 konuşma daha · 24 Haziran 2003