İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 59. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İşsizlikle mücadelede organize sanayi bölgelerinin önemi hk.

Enis Tütüncü

Tekirdağ Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 59. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Şubat 2005 · 623 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Enis Tütüncü (CHP), 16 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞSİZLİKLE MÜCADELEDE ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİNİN ÖNEMİ HK.); konuşma 623 kelime.

Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “İşsizlikle mücadelede organize sanayi bölgelerinin önemi hk”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 16 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2005-02-16-issizlikle-mucadelede-organize-sanayi-bolgelerinin-onemi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; işsizlikle mücadelede organize sanayi bölgelerinin önemi hakkında gündemdışı söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken, hepinizi en iyi dileklerimle, sevgilerimle, saygılarımla selamlıyorum.

Türkiye'de işsizlik sorununun hızla büyüdüğüne ve rekor düzeye tırmandığına tanık oluyoruz. Gerçek işsizlik, bizim tahminlerimize ve hesaplamalarımıza göre, bugün, 5 000 000 kişiyi aşmaktadır. Bugün, açlık ve yoksulluk sınırında yaşayan insanlarımızın sayısı 20 000 000'u aşmışsa, bugün, hırsızlık ve kapkaç olaylarında bir patlama yaşanıyorsa, bu olumsuz gelişmeler, Türkiye'de işsizliğin acı sonuçlarından başka bir şey değildir. Hükümeti, bu kürsüden uyarmayı görev sayıyorum. Açlık ve yoksulluk sınırında yaşayan yurttaşlarımızın durumunu, parasız kömür dağıtarak, bedava ekmek, yağ, şeker, bulgur, pirinç vererek düzeltemezsiniz. Hırsızlık ve kapkaç olaylarındaki artışa, polisiye tedbirlerle engel olamazsınız. İşsiz bir insanın, eşi ve çocukları karşısında boynu bükük, gözleri yerde ezikliğini, siz, hiç düşünebiliyor musunuz?.. Bu açıdan bakıldığında, kurşun yarasından daha ağırdır işsizlik Sayın Başkan, değerli milletvekilleri. İşsizliği ve yoksulluğu önlemenin çaresi, istihdama ve üretime öncelik vermektir, tarım ve hayvancılığı desteklemektir, KOBİ'leri ve organize sanayi bölgelerini ayağa kaldırmaktır, Türkiye'yi, söz konusu alanlarda bir üretim ve ihracat seferberliğine götürmektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; işsizlikle mücadele açısından elimizin altında duran önemli bir olanağa dikkatinizi çekmek istiyorum. Ülkemizde, Organize Sanayi Bölgeleri Kanununa göre tüzelkişilik kazanmış 223 adet organize sanayi bölgesi vardır. Bunlardan 77'sinin bittiğini ve geri kalanların ise bitirilmeye çalışıldığını, Sanayi Bakanımızın açıklamalarından öğreniyoruz. Organize sanayi bölgelerinden 4 tanesi benim seçim bölgem olan Tekirdağ'da bulunmaktadır; Çerkesköy, Çorlu Deri, Hayrabolu ve Malkara Organize Sanayi Bölgeleri. Bunlardan, yalnızca, Çerkesköy Organize Sanayi Bölgesi tamamlanmıştır ve tam kapasiteyle çalışmaktadır; Çorlu Deri'de yığınla sorun yaşanmaktadır; Hayrabolu'nun altyapısı bitmiştir; ancak, yatırımcı gelmemektedir; Malkara ise, 2005 yılı bitirme programında bulunmaktadır.

Türkiye'de ilk organize sanayi bölgesine 1962'de başlanmıştır ve kırküç yılda, sadece ve sadece, 77 organize sanayi bölgesi tamamlanabilmiştir. Bu hızla gidilirse, demek ki, kalan organize sanayi bölgelerinin bitirilmesi için yetmiş yetmişbeş yıl daha beklememiz gerekiyor.

Organize sanayi bölgelerinin bitirilmesinden ne anlaşılmalıdır derseniz, bundan, altyapı ve sosyal tesislerin tamamlanarak, arsaların yatırımcıya teslim edilecek duruma getirilmesi anlaşılmalıdır; hatta, girişimcinin yatırım sürecinin de buna eklenmesi düşünülebilir.

Yapılan çalışmalar şunu göstermiştir: Bir organize sanayi bölgesi, ancak, ortalama on yıllık süreçten sonra yatırımcının hizmetine sunulabiliyor. Böylesine yavaş işleyen bir süreçte, organize sanayi bölgelerinin işsizliğin çözümüne katkı yapması beklenebilir mi?! Bir yandan işsizlikte çığ gibi artış, diğer yandan organize sanayi bölgelerinde yürekler acısı manzaralar...

Peki, ne yapılması gerekiyor; karşılaştığımız acı gerçekler, organize sanayi bölgeleri için yeni bir sahiplenmenin, yeni bir politikanın kaçınılmaz olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle, öncelikle altyapısı bitmiş veya bitmek üzere olan organize sanayi bölgelerine yatırımcıyı çekecek tedbirler süratle alınmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Tütüncü.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Yani, bu millet, 1962 yılından bu yana, dişinden tırnağından keserek, organize sanayi bölgelerinin kurulmasını finanse ediyor; ama, bir bakıyorsunuz, organize sanayi bölgelerinin cazibesini artırmak bir yana, cazibesini azaltıcı politikalar peş peşe uygulanıyor. Geçmişte de böyle oldu, şimdi, AKP İktidarı döneminde de böyle oluyor. Bu durumun akılla, bu durumun mantıkla, izanla, hatta, insafla bağdaşan bir yanı var mıdır?! Örneğin, işletme aşamasında bulunan organize sanayi bölgelerinde en büyük sorun, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu mevzuatı ile kararlarının, organize sanayi bölgelerini neredeyse yok saymasıdır. Böylece, organize sanayi bölgeleri, sanki tasfiyeye götürülüyor gibi bir görüntü ortaya çıkıyor. Böyle bir şeyi düşünmek mümkün değil; ama, görüntü bu. Bu konuda, Sayın Enerji Bakanının, Balıkesir Milletvekilimiz Sayın Sedat Pekel'in sorusuna verdiği yanıtlar var. Burada, Sayın Bakan, söz konusu sorunu çözmek yerine "kanun gereğidir, bizim hükümetimizle bir alakası yoktur" diyerek, konuyu geçiştirmiştir. Bu durumun son derece üzücü olduğuna dikkatlerinizi çekiyorum. Düşünebiliyor musunuz, organize sanayi bölgelerini enerji dağıtımı açısından yok sayan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu uygulamaları kanun gereğiymiş, bunların AKP Hükümetiyle alakası yokmuş! Böylesine yaşamsal bir sorun bu şekilde geçiştirilebilir mi?.. Bu ifadeler ne anlama geliyor Sayın Başkan, değerli milletvekillerimiz?..

Ben, şurada, şu şekilde bir çağrıyı yapma hakkını kendimde görüyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

40 konuşma daha · 16 Şubat 2005

40 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook