İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 36. BİRLEŞİM · SALI

2005 mali yılı bütçe kanun tas. (3 üncü tur görüşmelerinde ) gümrük müsteşarlığı,sosyal hizm.ve çocuk esirgeme kur.gen.müdürlüğü,diyanet işleri başkanlığı

Ensar Öğüt

Ardahan Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 36. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Aralık 2004 · 849 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ensar Öğüt (CHP), 21 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KANUN TAS. (3 ÜNCÜ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI,SOSYAL HİZM.VE ÇOCUK ESİRGEME KUR.GEN.MÜDÜRLÜĞÜ,DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI); konuşma 849 kelime.

Ensar Öğüt (CHP, Ardahan). “2005 mali yılı bütçe kanun tas. (3 üncü tur görüşmelerinde ) gümrük müsteşarlığı,sosyal hizm.ve çocuk esirgeme kur.gen.müdürlüğü,diyanet işleri başkanlığı”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ensar-ogut-22-2004-12-21-2005-mali-yili-butce-kanun-tas-3-uncu-tur-gorusmelerinde-gumruk-mu (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ENSAR ÖĞÜT (Ardahan)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; öncelikle Irak'ta şehit olan emniyet mensuplarımıza, şoförlerimize rahmet diliyorum, ailelerine de başsağlığı diliyorum.

Ben bütçe konuşmamı iki bölümde yapacağım. Yarın 90 ıncı yılını anacağımız Sarıkamış şehitleriyle ilgili konuşacağım, daha sonra bütçeye geçeceğim.

Değerli arkadaşlar, 1914'te yani 90 yıl önce Enver Paşa komutasında, Osmanlı - Rus Savaşında 90 000 askerimiz Allahüekber Dağında ve Soğanlı Dağında donarak şehit oldu, kefensiz gömüldüler. Öncelikle bu şehitlere saygı ve rahmet sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, bu şehitlerimiz için, bir kurşun atmadan şehit oldu diyen bazı arkadaşlarımız var. Hayır, bu şehitlerimiz bir kurşun atmadan değil, Erzurum'da, Köprüköy'de, Bardız'da ve Sarıkamış'ta göğüs göğüse çarpışarak, zaferler kazanarak, ondan sonra yanlış bir taktikle Allahüekber Dağında ve Soğanlı Dağında yığılma sonucu şehit olmuşlardır. Yani oradaki çocuklarımız, evlatlarımız, şehitlerimiz savaşlar kazanarak, zaferler kazanarak, bu ülkenin topraklarını vatan yaparak şehit olmuşlardır. Bunları herkes böyle bilsin, bu yanılgıyı da böyle düzeltmiş olalım.

O dönem, Erzurum 9 uncu Kolordu 17 nci Tümen bu organizasyonu yapmıştır ve zaferle, başarıyla yapmıştır. Yine dikkatinizi çekiyorum, çok önemli, o dönem, Enver Paşanın komutanlığında Alman generallerin yönetiminde bir savaş olmuştur. Niye Alman generalleri; çünkü, Rusya, Avrupa'yı alıyordu, işgal ediyordu. 90 yıl sonra gelinen konuma bakın. Türkiye, o zaman, Rusya Avrupa tarafındaki askerlerini Türkiye'ye getirsin, Avrupa'yı işgal etmesin diye bu savaşı açtı, 90 000 şehit verdi, Avrupa'yı kurtardı. Bugün Avrupa'nın, bizim Avrupa Birliğine girmemizdeki el uzatmasına bakın, bir de bizim o günkü evlatlarımızın, Avrupa için orada donarak ölmesine bakın. Yani, Türkiye, o zamanki Osmanlı İmparatorluğu, 90 000 şehit vererek Avrupa'yı kurtardı. Evet, bu tarihî bir gerçektir değerli arkadaşlar. Orada ölenler kimlerdi biliyor musunuz; Trakya'dan, Ege'den, Akdeniz'den, Karadeniz'den, Toroslar'dan, İç Anadolu'dan giden, tüm Türkiye'den giden evlatlarımız, 15 ile 32 yaş arasındaki çocuklarımız, ince giysilerle, ayağında çarıklarıyla, orada donarak öldüler, şehit oldular. Ama tarihe bakın, Enver Paşanın 3 çocuğu var; 2 kızı, 1 oğlu var. Oğlunun ismi Ali Enver. Ali Enver, yıllar sonra, Avustralya'da donarak öldü. Allah'ın hikmetine bakın, o da donarak öldü. Bu ibret sahnesini, tarihe ve zapta geçirmek için anlattım.

Pazar günü -yani ayın 25'inde- Erzurum'dan 60 tane cip, 30 tane otobüsle 9 uncu Kolordu Komutanlığından bir grup Allahüekber Dağlarına hareket edecek, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinden oluşan bir grup da Kars'a gidecek, Kars'taki ilgililerle birleşip, Kars'tan gelecek ve Allahüekber Dağlarında şehitlerimizi anacağız; herkesi davet ediyorum.

90 ıncı yılında 90 000 şehidimizi anacak olan Genelkurmay Başkanlığımıza, Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza, Kars, Ardahan, Iğdır Vakfına, Erzurum Vakfına, dünyaca ünlü kalp damar cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez'e ve arkadaşlarına huzurunuzda teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, başta Erzurumlu, Karslı olmak üzere, o bölgenin ve Türkiye'nin milletvekillerini, Türkiye'nin şehitlerini anmak için herkesi Kars'a, Sarıkamış'a davet ediyorum.

Değerli arkadaşlar, Çocuk Esirgeme Kurumuyla ilgili konuşmama geliyorum. Burada, illere göre en çok bebek ölümlerini araştırdım. UNICEF'in araştırmasına göre, iller arasında en çok bebek ölümü Ardahan'da, yüzde 77; ikinci sırada yüzde 65'le Kars, üçüncü sırada yüzde 65'le Erzurum; Van, Siirt diye devam ediyor.

Değerli arkadaşlar, 90 yıl önce insanlarımız soğuktan donarak şehit oldular. Bugün, yine, 21 inci Yüzyılda, Avrupa Birliğine giriş sürecinde, çocuklarımız, bebeklerimiz orada donarak ölüyor ve bebek ölüm oranı da yüzde 77. Niçin ölüyorlar biliyor musunuz; hava şartlarından dolayı yollar kapalı olduğu için, şehre gidip gelme mümkün olmadığı için. Köylerde sağlık ocakları yok; varsa bile, terk edilmiş, doktor yok, ebe yok, hemşire yok. Ben, bu konuda sayısız soru önergesi verdim. Şimdi, sayın hükümetten, Sayın Bakandan istirham ediyorum, rica ediyorum: İklim şartlarından zor gidilen yerleri pilot bölge yapın ve o bölgelere doktor, hemşire, ebe gönderin; çocuklarımız ölmesin, onlar bizim geleceğimiz.

Değerli arkadaşlar, biz sınır bölgesindeyiz. Ermenistan güçleniyor; ama, devlet, o bölgeyi boşaltmak için elinden gelen ne varsa yapıyor. Ölümlerde birinciyiz, sağlıkta sonuncuyuz; göçte birinciyiz, eğitimde sonuncuyuz; yani, bu Ardahan'ın, bu Kars'ın, bu Doğu Anadolu'nun çektiği nedir bu cumhuriyet hükümetlerinden?! Böyle bir devlet olur mu? Böyle bir devleti yönetenler olur mu? Ama, tabiî ki, bu yük, AK Partiye de değil; geçmiş hükümetlerin büyük kabahati var; ama, rica ediyorum, AK Parti bunu telafi etsin.

Değerli arkadaşlar, bizim, halk ozanı Aşık Mürsel Sinan var; çok güzel bir dörtlük söylemiş, onu demeden geçmeyeceğim. Bu dörtlük göçle ilgili; çünkü, çok göç verdik, nüfusumuz çok azaldı. Diyor ki:

"Öğretmenim sürgün gitti,

Doktorum ilaçsız kaldı,

Hastamız kızakta öldü;

Ben köyümden göçer miydim?"

Bizim insanımız ölmese, doktorumuz ilaçsız kalmasa, eğitimimiz olsa, çocuklarımız üniversiteyi kazansa, ekonomimiz iyi olsa, niye göçelim?

Şimdi, gümrüklere geliyorum.

Ardahan'ın 2 tane gümrük kapısı var. Çıldır Kapısı kapalı -açık gözüküyor- Posof Kapısı da yarım yamalak çalışıyor.

Değerli arkadaşlarım, çok dikkat edin -Sayın Bakan buradaysa, lütfen, not alsın- bir ara, Posof-Türközü Gümrük Kapısından mazot ticareti yapıldı, hakikaten bölge kalkındı. Büyük şirketlerin, petrol şirketlerinin isteği üzerine, kapı kapatıldı, millet perişan oldu. Nereden baksanız, devlete 100 trilyona yakın borçları var. Halk perişan, icra kapıda. Her gün, Ardahanlıya, Karslıya, o bölgedeki insana icra gidiyor.

Şimdi, zenginlik... Petrol var orada kardeşim. Çiftçiye ucuz mazot dedik; verin oradan, sınır ticareti gelişsin, kalkınsın.

Hele, bir şey daha söyleyeceğim, aklınız duracak. Şimdi, Türkiye'ye yurt dışından gelen kamyonlar var, Türkiye'den mal almak isteyen kamyonlar var. Posof-Türközü Gümrük Kapısından geçtiği zaman, özel izin belgesi alacak. Özel izin belgesini Posof'tan veremiyoruz; Erzurum'a gidecek, alacak, tekrar Posof'a gelecek.

Sayın Bakan, bu öküzü tereğe çıkarmaktır. Bıçağı indirin, öküzü öyle kesin arkadaş. Yani, öküz tereğe çıkar mı?!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

44 konuşma daha · 21 Aralık 2004

44 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook