2005 mali yılı bütçe kanun tas. (3 üncü tur görüşmelerinde ) gümrük müsteşarlığı,sosyal hizm.ve çocuk esirgeme kur.gen.müdürlüğü,diyanet işleri başkanlığı
Gaziantep Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 36. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Aralık 2004 · 2.465 kelime · yaklaşık 12 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kürşad Tüzmen (AK Parti), 21 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KANUN TAS. (3 ÜNCÜ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI,SOSYAL HİZM.VE ÇOCUK ESİRGEME KUR.GEN.MÜDÜRLÜĞÜ,DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI); konuşma 2.465 kelime.
Kürşad Tüzmen (AK Parti, Gaziantep). “2005 mali yılı bütçe kanun tas. (3 üncü tur görüşmelerinde ) gümrük müsteşarlığı,sosyal hizm.ve çocuk esirgeme kur.gen.müdürlüğü,diyanet işleri başkanlığı”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kursad-tuzmen-22-2004-12-21-2005-mali-yili-butce-kanun-tas-3-uncu-tur-gorusmelerinde-gumruk-mu (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Gaziantep)Çok teşekkür ediyorum.
Değerli Başkan, sayın milletvekilleri; hatırlarsınız, sizlerle, burada, daha önce, 2003 ve 2004 bütçe tasarıları sırasında da görüşmeler yapmıştık, hedeflerimizi ortaya koymuştuk ve bugün gelinen noktada, bu hedefleri sizlerle beraber gerçekleştirmekten büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum; çünkü, o zaman, ticaretimizin ne olduğunu, hangi aşamalardan geçeceğini, anastratejilerimizin neler olduğunu beraberce tespit etmiştik.
Tabiî, bunu yaparken, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Eximbank, İhracatı Geliştirme Merkezi, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve ihracatçı birliklerimiz gibi değerli kuruluşlarımızdaki arkadaşlarla beraber güzel bir çalışma yaptık ve geldiğimiz noktada da, 2004 yılı, bizim açımızdan, rekorlar yılı olarak adlandırılacak bir yıl olarak artık arkada kalıyor. Konuşmamın sonunda da bazı rakamları sizlere vermeye çalışacağım.
Şimdi, sürdürülebilir ihracat artışının ve ihracattaki bütün döviz gelirlerinin sağlanabilmesi için, kaliteli, katmadeğeri yüksek ve farklı ürünleri üretebilmek önem kazanıyor. Yani, 21 inci Yüzyıl, aslında, sanayi ekonomisinden bilgi ekonomisine geçiş dönemi oluyor. Bilgi, gelecekte işletmeler arasında ve milletlerarasındaki rekabetin temel unsuru olacak. Uluslararası rekabette öne geçmek için artık kalite tek başına yeterli olamıyor. Kalite, olmazsa olmaz bir şart haline geldi. Özellikle, ne tip artı değerler koyabileceğiz bu rekabet gücünün üzerine, bu önem kazanıyor; bu da, bilgi. Bilgiyi bunun üzerine koyduğumuz zaman, açıkçası, rekabet gücü artıyor.
Üretimi yapılan mal geleneksel sanayi ürünlerinden biri de olsa, bunun bilgiyle dönüştürülebilmesi rekabet şansını belirliyor. Mesela, tekstil gibi geleneksel, hafif sanayi tipi bir sektörde bile bazı unsurlar önemli. Yanmaz, leke tutmaz veya sivrisinek uzaklaştırıcı tipinde birtakım kumaşlar, teknik tekstil üretebiliyorsanız, o zaman bu alanda, eski alanda dahi rekabetinizi sürdürebilecek çeşitli gelişmeler yapabiliyorsunuz. Tabiî, ürünlerine daha fazla bilgi, daha fazla katmadeğer ekleyebilen ülkeler dünya pazarlarında başarılı olmaktadır.
Dünya ticaretinde düşük teknolojili malların oranı gittikçe azalıyor, yüksek teknolojili malların da ticareti gittikçe artıyor. Buna paralel olarak son yıllarda ihracatımızda katmadeğeri yüksek sektörlerin payının arttığını sevinerek gözlemlemekteyiz. Bunlar, otomotiv sektörü, makine sektörü ve elektronik sektörümüz; son yıllarda Türkiye'nin ihracat artışına en yüksek katkıyı yapan sektörler oldular.
Mesela, dünya ticaretinde son yıllarda büro ve haberleşme cihazları ticaretindeki artış öne çıkıyor. Türkiye'de bu grubun toplam ihracat içindeki payı 2003 yılı itibariyle yüzde 4,2 seviyesine ulaştı. 2004 yılının ilk on ayında, geçen yılın aynı dönemine göre, büro ve haberleşme cihazları için baktığımızda, genel ihracat artışının da çok üzerinde bir ihracat artışı görüyoruz. Yani, 2003'te sadece yüzde 4,2 oranında bir yer alıyordu. Bu sene, baktığımız zaman, bu alanda ihracat artışı yüzde 48,6; yani, doğru ürünlerin, doğru sektörlerin tespit edilip, onların üzerine ağırlıkla gidilmesinin sonucu bunlar.
Tabiî, pazarlama ve tanıtım, dışticaretin çok önemli iki ayağı. Ne kadar kaliteli, ne kadar iyi ürününüz olursa olsun, tanıtım ve pazarlamasını iyi yapamazsanız, satış yapma şansınız olmuyor. Bu sebeple, bu faaliyetlere büyük önem veriliyor.
Dış Ticaret Müsteşarlığınca, 2004 yılının ilk onbir ayında Ukrayna, Yunanistan, Rusya Federasyonu, Libya, Güney Afrika, Azerbaycan ve Tunus'a ticaret heyeti programları düzenlenmiş ve söz konusu heyetler kapsamında toplam 255 firma, anılan ülkelerdeki potansiyel alıcılarıyla bir araya getirilmiştir.
Yine, 2004 yılının ilk onbir ayında 20 adet alım heyeti programı kapsamında, toplam 44 ülkeden 14 resmî temsilci, 238 firma temsilcisi ve 44 editör ülkemize getirilmiştir. 153 fuara da, millî düzeyde iştirak ettik.
"Turquality" ibaresinin, ülkemizin rekabet avantajını elinde bulundurduğu ürün gruplarının üretiminden pazarlanmasına, satışından satış sonrası hizmetlerine kadar bütün süreçleri kapsayan bir akreditasyon sistemi haline getirilebilmesi amacıyla, Dış Ticaret Müsteşarlığı koordinatörlüğünde 31 ihracatçı birliğimiz tarafından hazırlanan Turquality projeleri çalışması başlatıldı.
23 Kasım 2004 tarihinde Turquality lansman gecesini düzenledik. Turquality projesi kapsamında 15 firma ve 3 tasarımcıya sertifikalarını verdik. Ayrıca, geçtiğimiz günlerde Moskova'da, Turquality projesi somut bir şekilde start aldı. Uzun vadeli hedefimiz olarak, on yılda 10 markamızı dünya markası haline getirmeyi hedefliyoruz. Bahse konu markalar, Türkiye'nin, âdeta, marka elçileri olarak görev yapacaklardır. Böylece, bu marka elçilerimiz, ürün ve şirket imajlarıyla Türkiye'nin ülke imajına da büyük katkıda bulunacaklardır.
Sayın Osman Coşkunoğlu söylediler; bu, rekabet gücü açısından, aslında, önem verdiğimiz alanlardan bir tanesi; yani, eksikleri olabilir; ama, Turquality, sadece bir ülkede, Türkiye'de üretilen ürün anlamına gelmiyor; ileride endüstrinin kayışına göre, başka ülkelerde de elde ettiğimiz ürünlerin katmadeğerinde Türk unsur varsa, o "Turkquality" ibaresini alabiliyor. Yani, biz, sadece ülke imajını önplana çıkarmıyoruz; turkuaz kıyılarımızı belirten logosunda, Türkiye kıyılarını belirten o turkuaz mavisi var; içinde "Türk" ve "kalite" kelimelerini birleştiren "Turkquality" var. Ancak, içimizden birileri dışarıda elde ettiği bir çalışmayı getirdiği zaman, içerisinde eğer bizim katmadeğerimiz varsa, o da kullanabiliyor; yani, evrensel bir logo haline gelebiliyor. Dolayısıyla, bu tarafta herhangi bir sıkıntısı olmayacaktır. Sadece Türkiye'yle de sınırlı kalmayacaktır; bütün dünyaya, globalleşen dünyaya göre, bu marka bilincinin yerleştirilmesi amacıyla, çok uzun vadeli bir hedef konulmuştur ve sadece, daha, bir tek iyi örnek, bir pilot sektörden başladık, konfeksiyondan başladık; diğer sektörler de bunu takip edecek.
Tabiî, o arada rekabet gücü konusunda, sizinle ondört sene evvel tartıştığımız için, değerli çalışmalar yaptığımız için, benim ne düşündüğümü biliyorsunuz. Rekabet gücünü, faktör şartlarını, talep şartlarını, firma şartlarını, destekleyici endüstriyi, hepsini birlikte, Türkiye'nin şu andaki ortamında en parlatıcı, en güzel noktaya getirmeye çalışıyoruz; ama, konuşmamın bu bölümünü sadece buna ayırmak istemiyorum. Dolayısıyla, açıkçası, ben, burada, hani Hükümetin içerisinde muhalefet eden birisi değilim; ben, Hükümetin içerisinde doğruları söylemeye ve doğruları yapmaya çalışıyorum diğer bütün arkadaşlarım gibi; tamam mı; olay bu.
ALGAN HACALOĞLU (İstanbul)Söylemeyenler mi var, yapmayanlar mı var?!
MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Neyi ispat etmeye çalışıyorsun?!
DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Devamla)Şimdi, bakın, tekstil ve konfeksiyonda da, özellikle fiyattan ziyade artık kaliteye dönen bir yapıyı görüyoruz ve moda ve markayı hedefliyoruz; özellikle sadece ucuz işgücünde değil, diğer kaliteli işgüçlerinde de bunu yaratmaya çalışıyoruz.
Tasarım çok önemli; moda ve markanın imaj kavramlarının önemli bir veçhesi tasarım. Uygun tasarımlar yapabilme özelliği ve bu yeteneği geliştirmek, katmadeğeri yüksek ürün üretimi ve ihracatını artırmak, moda ve tasarım konularında yüksek nitelikli insan kaynağı oluşturmak, KOBİ'lerin koleksiyon oluşturma ve tasarım geliştirme kapasitelerini artırmak gibi projeler. İşte, İTKİB bünyesinde, bir moda enstitüsü kurulmasını da içerecek şekilde, moda ve tekstil kümesi projesini, 2005 yılı içinde fiilen başlatıyoruz. Biliyorsunuz, moda enstitüsünü açtık, çalışmalarına başladı; yani, aslında, adım adım, Türkiye, modayı, markayı yaratan ülke konumuna gelecek; önümüzdeki yıllarda esas hedefimiz bu.
Tabiî, 2005'te dünya tekstil konfeksiyon ticaretinde uygulanan kotaların kalkması, yaşanacak şiddetli rekabete uygun bir strateji belirlemesi amacıyla, 2005 yılı ve sonrası strateji koordinasyon grubunu oluşturduk. Tabiî, bu arada, İhracatı Geliştirme Merkezimiz de, 2004 yılında 6 adet dışpazar araştırması yaptı; 81 ilde, ithalat- ihracat kavram bilincinin oluşturulması amacıyla programlar düzenledi, sürekli olarak illerimizde de eğitim programları verdi; ayrıca, 6 ülkede millî fuar düzenledi, 1 000'e yakın KOBİ nitelikli -özellikle küçük ve orta boy işletmelere dönük çalışmalarımızı İGM'yle yapıyoruz- bu firmalarımızı fuara götürdük. Pazara giriş konusunda da, İGM'nin araştırmaları, bütün dünyaca kaynak gösterilen araştırmalar halindedir.
Tabiî, bir uygulama yaptık; komşu ve çevre ülkelerle ticareti geliştirme çerçevesinde bir strateji ortaya koyduk. Toplam nüfusu 600 000 000'u aşkın, gayri safî yurtiçi hâsılası 1,3 trilyon doları bulan, ithal talebi 300 milyar dolar olan ve 47 ülkeden oluşan bu pazara Türkiye'nin ihracatı, İhracatçı Birlikleri kayıt rakamlarına göre, 2004 yılının ocak-kasım ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 37,2 oranında arttı; 12,2 milyar dolardan 16,8 milyar dolara yükseldi ve böylelikle, ihracatımız, toplam Türkiye ihracatının içerisinde komşu ülkelere yaptığımız ihracat yüzde 29,3 noktasına ulaştı; eskiden, dikkat ederseniz, bu rakam yüzde 3, yüzde 5 arasında oynuyordu. Tabiî, bu komşu ve çevre ülkeler potansiyelinden daha fazla yararlanmak amacıyla, 2004 yılında, yoğun bir şekilde faaliyetlere devam edildi. Azerbaycan'la uzun vadeli ekonomik işbirliği anlaşmaları imzalandı; Fas, Cezayir ve Libya'yla karma ekonomik komisyon toplantıları gerçekleştirildi; Slovenya, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Sırbistan Karadağ, Bosna-Hersek, Ukrayna, Moldova, Kazakistan, Beyaz Rusya, Tacikistan ve Rusya Federasyonuyla karma ekonomik komisyon toplantıları gerçekleştirildi. Yine, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi stratejisi çerçevesinde, Kenya ve Tanzanya'yla ticaret ve ekonomik işbirliği anlaşmaları imzalandı; Vietnam, Yeni Zelanda, Hindistan, Moğolistan'la işbirliği anlaşmaları imzalandı; Kuzey Kore'yle ticaret ve ekonomik işbirliği anlaşması imzalandı.
Komşu ve çevre ülkelerle ekonomik ilişkileri geliştirme stratejisinin devamı olarak, 2003 yılında, Afrika ülkeleriyle ekonomik ilişkileri geliştirme stratejisini -biliyorsunuz- uygulamaya koyduk. Bu çerçevede, Dış Ticaret Müsteşarlığı yurtdışı kadroları yeniden yapılandırıldı, stratejik ülkelere atamalar yapıldı.
Bundan sonraki amacımız, 2005 yılında uygulamaya konulacak Uzakdoğu ülkeleriyle ekonomik ilişkileri geliştirme stratejisi ve 2006 yılından itibaren yürütülecek olan Amerika ülkeleriyle ekonomik ilişkileri geliştirme stratejisi... Bu çerçevede, söz konusu ülkelere olan ihracatımızın artırılması çalışmalarını başlatmış bulunuyoruz.
Tabiî, gümrük birliğinin, Avrupa Birliğine üyelik perspektifinde ülkemiz lehine gelişmesi için gerekli tedbirleri Dış Ticaret Müsteşarlığınca alıyoruz. AB'nin tercihli rejimlerinin üstlenilmesi ve ihracatçılarımıza yeni pazarların açılması amacıyla serbest ticaret anlaşmalarının akdedilmesi yönünde önemli gelişmeler kaydettik. 2004 yılında Fas, Tunus ve Filistin'le serbest ticaret anlaşmaları imzalandı; Suriye'yle parafe ettik, yarın Sayın Başbakanımızla beraber Suriye'ye gidiyoruz ve orada serbest ticaret anlaşmasına -Türkiye ve Suriye arasında- Sayın Başbakanımız imza atacak.
Yine bu yıl, Afrika, Karayip, Pasifik ülkeleriyle, Körfez İşbirliği Konseyiyle serbest ticaret anlaşmaları imzalamak üzere gerekli çalışmalara başlandı.
Görüldüğü üzere, Türkiye'nin dışticaret diplomasisi 2004 yılında olağanüstü başarılı bir sene yaşadı. Açık ekonomi, serbest ticaret gibi temeller üzerine kurulu bu kavramın esas odak noktası, artık, pazara giriş oldu. Bu açıdan baktığımızda, özellikle hukuksal altyapı boyutuyla 2004 senesi oldukça tatminkâr geçti.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, müteahhitlik firmalarımız yurtdışında başarılı işlere imza atmakta ve ülkemize döviz kazandırmaya devam etmektedir. Türk müteahhitlik firmalarınca 2003 yılında 3,4 milyar dolarlık, 250 yurtdışı müteahhitlik projesi, 2004 yılının ilk on ayında ise 5 200 000 000 dolar tutarında 262 proje üstlenilmiştir. Yurtdışı müteahhitlik alanında ciddî bir sıçramanın eşiğindeyiz hep beraber. Özellikle, artan petrol fiyatları neticesinde petrol ekonomilerinin artan gelirleri... Bizim, bu ülkelere yönelik aktif ve yoğun politikalarımız sonucunda, müteahhitlik sektöründe hedefimiz, en az 6 milyar dolar ama, 2005 yılında 7 milyar dolara yakın bir rakama ulaşmak; bu hedefi de gerçekleştireceğimize inanıyoruz. 2010'dan önce, senelik müteahhitlik geliri rakamımız 10 milyar dolar olacak. Biliyorsunuz, geçtiğimiz günlerde Cezayir, Fas, Afganistan ve Umman'a müteahhitlik heyetleri düzenledik. 2004'te çok sayıda karma ekonomik komisyon toplantısı yaptık, 2005'te yine bu karma ekonomik komisyon toplantılarına devam edeceğiz.
Tabiî, İhracata Yönelik Devlet Yardımları Tebliğini, Dış Ticaret Müsteşarlığınca, firmalarımızın dışpazardaki rekabet güçlerini artıracak şekilde geliştirmeye çalışıyoruz. Burada yardımlar ve ihracat iadeleri kapsamında 2003 yılında 302 trilyon, 2004 yılı 1 Ocak-26 Ekim döneminde 276 trilyon lira civarında ödeme yapıldı.
İhracatımıza sağlanan destekler, genel bütçe içerisinde yer alan Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonuna (DFİF) tahsis edilen ödenekten karşılanıyor. 2004 yılı için DFİF'e genel bütçeden 205 000 000 ABD Doları tahsis edildi, 2005 yılında ayrılan kaynak 217 000 000 dolar. Bu rakam, ihracat taahhüdümüz olan ve özellikle ihracat tahmini olarak verdiğimiz 71 milyar doların sadece binde 3'üne tekabül ediyor.
Aslında, elimizde ihracata destekte en önemli araç olarak kullandığımız ve ihracatçının yanında olan bankamız Eximbank. Türk Eximbankın 1 Ocak-15 Aralık 2004 döneminde kullandırdığı kısa vadeli ihracat kredileri geçen yılın aynı dönemine göre dolar bazında yüzde 6 arttı, 3 200 000 000 dolar ve bu kredilerin yüzde 40'ı da küçük ve orta boy işletmelere kullandırıldı. Eximbank, günde ortalama 13 000 000 dolar tutarında kısa vadeli ihracat kredisi kullandırdı. 1 Ocak-15 Aralık 2004 döneminde bankadan kredi kullanan firmaların sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 arttı. Bundan, 3 020 firma yararlandı. Bu firmaların, yaklaşık yüzde 70'i de -2 115 firma- küçük ve ortaboy işletme niteliğinde.
Yine, söz konusu dönemde, kısa vadeli ihracat kredi sigortası programı kapsamında sigortalanan sevkıyat tutarı 3 100 000 000 dolar. 1 Ocak-15 Aralık 2004 döneminde, Türk Eximbankın ihracat sektörüne sağladığı toplam kredi, sigorta garantisi desteği 6 300 000 000 dolar düzeyinde gerçekleşti. Bankanın, 2004 yılı sonu itibariyle toplam 6 900 000 000 dolar ihracata destek hacmi yaratması bekleniyor.
Bu arada, Eximbank, faiz oranlarını 2003 yılından itibaren, toplam 31 puan indirdi. Aslında, girdi maliyetleri açısından belki de en önemli maliyet olan finans maliyetini aşağı doğru çektik. Mevcut durumda faiz oranları, Türk Lirası kredilerinde yüzde 12,20, döviz kredilerinde ise LİBOR + 0,50 veya LİBOR + yüzde 3 aralığında. Kredi vadeleri altı aydan bir yıla yükseltildi. KOBİ ihracata hazırlık kredisi uygulamaya konuldu. Havayolu taşımacılığı da bu kapsama alınmaya çalışıldı. Kredi teminat oranları aşağı çekildi, onaylanmış kişi statü belgesi verildi; bunlar da, ihracatı destek kapsamında Eximbankın programına alındı. Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri teminat mektuplarının haksız nakde çevrilmesi sigorta programını, biliyorsunuz, 2004 yılı başında yürürlüğe koyduk. Sevk öncesi dönem ihracat kredisi sigortası programını yürürlüğe koyduk. Sigorta kapsamındaki ülke sayısı 176'ya yükseltildi ve Eximbankı kredi taleplerini de, artık, bir hafta gibi kısa bir sürede karşılar hale getirdik. Daha çok ihracatçıya ulaşıldı ve belge sayısında, yani bürokraside de önemli bir azalma sağladık. Kredi, sigorta ve garanti programları müşterilerine daha uygun koşullar sağlamaya gayret ettik.
Tabiî, özellikle 2004 yılı içinde sınır ticaretinin düzenlenmesi, dahilde işleme teşviki, pazar araştırması desteği kapsamında işlerin kolaylaştırılmasına da ağırlık verdik.
Türk ürünlerinin yurt dışında markalaşması ve Türk malı imajının yerleşmesine yönelik faaliyetlerin desteklenmesi hakkında tebliği çıkardık.
Yine, yurt dışında, ofis, mağaza açma, işletme, marka tanıtım faaliyetlerinin desteklenmesi kapsamında tebliğ; ki, biliyorsunuz bunun içerisine yazılım şirketleri de giriyor; çünkü, çok önemli yeni sektörleri de bunların içerisine dahil etmeye çalışıyoruz. Özellikle yazılım ve bilişim ihracatını artırmak, Dış Ticaret Müsteşarlığımızın ana hedeflerinden bir tanesi; tabiî, bu arada, ithalat da.
İthalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında mevzuat 1989 yılından beri yürürlükte. Çok sayıda ülkeye, 164 damping soruşturması başlattık. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, ülkemiz, 2004 yılı ilk altı aylık döneminde en fazla önlem alan üçüncü ülke ve en çok soruşturma başlatan ikinci ülke oldu.
Dış Ticaret Müsteşarlığınca, halen 24 değişik ülke menşeli ürünler için 63 adet dampinge karşı kesin önlem uygulanmakta, 7 adet soruşturma da devam etmektedir.
Ülkemize karşı açılan damping soruşturmalarında, ihracatçımıza mevcut tecrübe ve bilgi aktarılıyor ve firmalarımızın teknik ve hukukî savunmalarına da yardımcı olunuyor.
Biliyorsunuz, hampetrolün ithalatımızda yüzde 7-10 civarında bir payı var. Bu fatura, 2004 yılında, 4 milyar dolardan 5 milyar dolara çıktı; bunda, petrol fiyatlarının artması etkili oldu ve özellikle -bunun diğer yansımaları da var tabiî, dolaylı etkileri var; ama -son dönemlerde 40 dolar civarına düştüğü için, dünya petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisi üzerinde, artık, olumsuz etkisinin de azaldığı bir döneme doğru giriyoruz.
Tabiî, aynı dönemde, ilkönce, yılın başında, geçen yılın on aylık dönemine göre karşılaştırdığımız zaman, ithalat yüzde 39,9'luk bir artış gösterdi; ekim ayında hız seyri biraz azaldı, yüzde 21'e düştü; artışın devam edeceğini, bu şekilde inişe doğru trendin devam edeceğini düşünüyoruz. 2004 yılında yaklaşık 95 500 000 000 dolar, 2005'te de yaklaşık 104 milyar dolarlık bir ithalatımız olacak.
Sonuç olarak, dışticaretimiz 150 milyar doları aşıyor. Bu sene, tahmin ediyorum, 160 milyar dolar dışticaretimiz olacak. Doğru, açığımız da var; ama, dışticaret açığımızın toplam dışticaretimize oranı yüzde 20 seviyesinde; ki, bu, biliyorsunuz, eskiden yüzde 30'lar, yüzde 40'lar seviyesinde giderdi; yani, rahatlıkla çevrilebilir bir orana da ulaşmış durumdayız.
Kur konusunda, İstanbul Milletvekili Sayın Memduh Hacıoğlu'nun söylediklerine, burada... Şöyle: Benim, kur konusunda iki senedir ne söylediğim ortada. Ben, bunu, burada tekrarlamak istemiyorum, benim söylediklerim ortada; ama, emin olun, daima, elimizden geldiği kadar, kur konusunda, ihracatçımızın girdi maliyetlerini azaltma konusunda çalışma göstermeye gayret ediyoruz.
Biliyorsunuz, teşkilatımız, yurtdışında, 1925'ten bu yana mesleğinde yetişmiş, nitelikli kadrolarla görev yapıyor, bu sayının artırılmasına gayret ediyoruz. Tabiî, bunlar için kadro almak lazım.
Aynı zamanda, bu konularda, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğiyle beraber yürüttüğümüz çalışmalar var; dışarıdaki elemanların sayısının artırılması, dışticaret elemanının olması, onlar tarafından ofislerin desteklenmesi, teknik personel kadrolarının desteklenmesi konusunda çalışmalarımız var.
Ben, size, son olarak, kayıtlara girmesi açısından, ihracatımızdan birkaç rakam vermek istiyorum; çünkü, 21 Aralıktayız, seneyi tamamlıyoruz.
Şu ana kadar...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Devamla)Müsaade ederseniz 4 tane rakam vereceğim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
44 konuşma daha · 21 Aralık 2004