Dünya çevre günü nedeniyle
Tekirdağ Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 89. Birleşim · 1. yasama yılı · 4 Haziran 2003 · 689 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erdoğan Kaplan (CHP), 4 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ NEDENİYLE); konuşma 689 kelime.
Erdoğan Kaplan (CHP, Tekirdağ). “Dünya çevre günü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdogan-kaplan-22-2003-06-04-dunya-cevre-gunu-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ERDOĞAN KAPLAN (Tekirdağ)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Dünya Çevre Günü nedeniyle, gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
5 Haziran Dünya Çevre Günü, ülkemizde ve tüm dünyada, çevre korumacılığının yaygınlaştırılması, çevresel kalitenin iyileştirilmesi ve bilinçli katılımın sağlanması amacıyla çeşitli etkinliklerle değerlendirilen bir uluslararası bilinçlendirme günüdür. Çevre, insanın insanla ve diğer canlı ve cansız varlıklarla yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içerisinde bulundukları fiziksel, biyolojik, sosyal, kültürel ve ekonomik ortamdır. Genel olarak, çevre, üzerinde yaşadığımız dünya ve bu dünya üzerindeki olaylardır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; çevre ve çevre kirliliği sorunları, insanlık tarihinde, yüz yüzelli yıllık bir geçmişe sahiptir. Sanayileşme, çevre sorunlarının yaygınlaşmasına, yoğunlaşmasına ve çeşitlenmesine yol açmıştır; ancak, çevre sorunu, son elli yılda dünyayı tehdit edecek düzeye ulaşmış ve bu tehdidin boyutu arttıkça, insan sağlığını ve yaşamını olumsuz etkilemeye başlamıştır. İşte, bu olumsuzluklarla birlikte, toplumda, çevreye karşı duyarlılık da artmıştır.
İlk Dünya Çevre Konferansı olarak tarihe geçen ve 5-16 Haziran 1972 tarihlerinde 113 ülkenin katılımıyla Stockholm'de toplanan Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansının en önemli özelliği, aralarında ekonomik gelişmişlik düzeyi, sosyal, kültürel ve siyasal farklılıklar bulunan ülkeleri bir araya getirmesidir. Bu konferansın sonucunda kabul edilmiş olan Stockholm Deklarasyonu, çevre konusunda ilk uluslararası değerlendirme olması açısından çok önemlidir. Konferansın en önemli sonuçları, insanları ve ülkeleri "tek bir dünyamız var" sloganıyla dayanışmaya çağırması, "kirleten öder" ve "sürdürülebilir kalkınma" politikalarının çevresel olarak kabulü ile 5 Haziran gününün Dünya Çevre Günü olarak ilan edilmesidir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hızla artan dünya nüfusu, plansız sanayileşme, sağlıksız kentleşme, nükleer denemeler, verimi artırmak amacıyla kullanılan tarım ilaçları, yapay gübreler ve deterjan gibi kimyasal maddeler çevreyi kirletmeye başlamış ve bunun sonucu olarak, hava, su ve toprak büyük oranda kirlenmiş ve canlılar için zararlı olabilecek boyutlara ulaşmıştır. Bilindiği gibi, hava, toprak ve su, insan yaşamı için vazgeçilmez niteliktedir. Bu unsurlardan birinin bozulması dahi, doğayı, canlılar için yaşanamaz hale getirecektir. Bu açıdan çevre bilincinin geliştirilmesi yaşamsal bir önem taşımaktadır.
Hal böyleyken, ülkemizde, Çevre Bakanlığı gibi geçmişte önemli başarılara imza atmış bir bakanlık, bu Mecliste, bütün uyarılarımıza rağmen kapatılmıştır.
İstanbul gibi büyük bir kenti iyi idare ettiğini ve bu nedenle de Türkiye'yi iyi idare edeceğini iddia eden bir Başbakanımız var. Acaba, Sayın Başbakan, İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde çevreyle ilgili, İstanbul'daki çarpık yapılaşmayla ilgili, plansız sanayileşme, sağlıksız kentleşmeyle ilgili hangi girişimlerde bulunmuş ve hangi sonuçları almıştır?
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; orman ve SİT alanlarının korunması, geliştirilmesi ve genişletilmesi hangi nedenle yapılırsa yapılsın, imha ve işgal edilmesinin önlenmesi, çevre politikasının temelini oluşturmaktadır. Daha birkaç hafta önce, bu Parlamentoda, ormanları sürpriz kaynak söylemine alet eden ve bu ülkenin geleceğini, bugünden satmak isteyen anlayışla karşılaşmadık mı? Şimdi "her şeyi satarım, bal gibi satarım" mantığıyla, hükümet edenlerden, böylesine önemli bir günde, böylesine önemli bir konuda, hamasi nutuklar atarak değil; geleceğimizi, çocuklarımızı ilgilendiren bir konuda, tüm insanlığın geleceği adına, iktidar olmanın sorumluluğunu yerine getirmelerini beklemekteyiz.
Yaşanılabilir bir çevre, yaşanılabilir kentler yaratmak için yapılması gerekli tüm çalışmalar bir an önce yapılmalıdır. Çevrenin korunması, geliştirilmesi konusunda gösterilen çabaların amacı; insanların daha sağlıklı, daha güvenli bir çevrede, diğer canlılara zarar vermeden yaşamasıdır. Bu açıdan yapılması gerekenleri kısaca sıralamak istiyorum:
Çevreye zarar veren teknolojiler mutlaka terk edilmelidir. Özellikle, kimya ve tarım sektöründe tehlikeli ve zararlı maddelerden arındırılmamış teknolojiler ülkemize sokulmamalıdır.
Tarım ilaçlarının kullanımının yetkili kişi ve kuruluşlarca yapılması gerçekleştirilmeli, çevreye zarar verici nitelikte kullanımı yasaklanmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Kaplan.
ERDOĞAN KAPLAN (Devamla)Avrupa Birliği çevre müktesebatı, uluslararası kabul görmüş ilkeler içhukukumuza aktarılıp, uygulanması sağlanmalıdır.
Çevrenin korunması ve geliştirilmesi için gerekli eğitim mutlaka, ama mutlaka sağlanmalıdır. Avrupa Birliği kapılarında o başkentten bu başkente dolaşan Sayın Başbakandan, o kentlerde gördüğü çevre politikası uygulamalarını bizim kentlerimize de uygulamak için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını bekliyoruz. Oysa, sayın hükümet üyeleri, ne yapıyor; Çevre Bakanlığını kapatıyor, çevrenin korunması için gerekli çalışmaları yapacak kurumsal yapıyı ortadan kaldırıyor!
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ülkemizde, çevre sorunlarının çözümünde önemli adımlar atmak mecburiyetindeyiz; çünkü, çevre, gelecek kuşakların bizlere emanetidir. Üzerinde yaşadığımız bu ülke, bu topraklar, bu çevre bizim.
Birbirimizin haklarına saygılı, sağlıklı ve temiz bir çevrede insanca yaşarken, tüm canlılara da yaşama hakkını tanımak için, bütün yasal düzenlemelerin bu dönemde yapılması umudunu içimde taşıdığımı ifade ediyor, bu yasal düzenlemelerin bu dönemde yapılacağına yürekten inanıyor ve Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
25 konuşma daha · 4 Haziran 2003