İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 38. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

2006 merkezi bütçe kan.tas.(dışişleri bak., tarım ve köy işleri bak.,tarım reformu genel müd.,köy hizmetleri gen.müd.) onikinci tur

Erdoğan Kaplan

Tekirdağ Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 38. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Aralık 2005 · 1.211 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erdoğan Kaplan (CHP), 21 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(DIŞİŞLERİ BAK., TARIM VE KÖY İŞLERİ BAK.,TARIM REFORMU GENEL MÜD.,KÖY HİZMETLERİ GEN.MÜD.) ONİKİNCİ TUR); konuşma 1.211 kelime.

Erdoğan Kaplan (CHP, Tekirdağ). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(dışişleri bak., tarım ve köy işleri bak.,tarım reformu genel müd.,köy hizmetleri gen.müd.) onikinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdogan-kaplan-22-2005-12-21-2006-merkezi-butce-kan-tas-disisleri-bak-tarim-ve-koy-isleri-bak-t (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ERDOĞAN KAPLAN (Tekirdağ)Sayın Başkanım, Sayın Bakanlara gösterdiğiniz toleransı ve hoşgörüyü umarım bana da gösterirsiniz.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2006 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının Tarım Bakanlığı bütçesi üzerinde aleyhte söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Tarım sektörünün ülkemiz millî gelirindeki payı yüzde 11 olmasına rağmen, toplam nüfusumuzun üçte 1'ini, çalışan nüfusun üçte 1'ini istihdam etmektedir. Gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin ortak tarım politikası, tarıma verdikleri destektedir. Bir hükümetin bütçesinin sosyal boyutunun olduğunun iddia edilebilmesi için, bütçeden tarımsal desteklere ayrılan miktarın yüksek olması, artırılması gerekmektedir. Bu hükümet döneminde tarım sektörü neredeyse unutulmuştur. IMF'den gelen direktifler neticesinde tarıma destek kısılmıştır. 2005 yılının onbir ayında, bütçeden faize 41 milyar YTL para ödenirken, tüm tarım desteği 3,3 milyar YTL'de kalmıştır. Tarıma verilen destek faize ayrılan miktarın onüçte 1'idir. Buna karşın, 100 milyar euroluk AB bütçesinin tarıma, tarımsal desteklere ayrılan payı ise 44 milyar eurodur. İşte, bu tablo, hükümetin tarıma verdiği desteği ortaya koymaktadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; AKP'nin dördüncü bütçesini görüşüyoruz. Hükümetin dördüncü bütçesinin görüşüldüğü günlerde, satılmadığı için Meclise getirilip dağıtılan 6 ton portakal, hükümetin tarım politikasını ve tarıma verdiği desteği göstermesi bakımından önemlidir. Bu hükümet döneminde girdi maliyetleri, özellikle mazot ve gübre fiyatları yüksek oranda artarken, çiftçinin ürettiği ürünün fiyatı sürekli düşmektedir. Buğday, geçtiğimiz yıl 350 000 lirayken, bu sene 240 000 liraya kadar indi. Geçen yıl 756 000 lira-864 000 lira arasında değişen çeltik fiyatları, bu sene 720 000 lira ile 760 000 arasında değişmektedir. Bu fiyatın bazen 600 000, 550 000 liraya kadar düştüğü görülmektedir.

İpsala'da, çiftçiye, 2007 yılında parası ödenmek üzere arazi dağıtılmış; ama, çeltik para etmediği için çiftçi, aldığı bu arazinin bedelini nasıl ödeyeceği endişesi taşıyor. Trakya'da, İpsala'da, çeltik üreticileri, fiyatlardaki düşmeye rağmen girdi fiyatlarında artışı soruyor.

Hal böyleyken, Sayın Başbakan, çiftçinin mutlu olduğunu, yüzünün güldüğünü söylüyor. Ben, Trakya'da yüzü gülen bir çiftçiye rastlamadım. Sayın Başbakan, gezdiği ülkelerin çiftçisi ile bizim çiftçimizi herhalde karıştırıyor.

Sayın Başbakanın bir grup konuşmasında açıkladığı buğdaya 30 000 lira destek, neden hâlâ buğday üreticisinin eline geçmedi? Sayın Başbakan, çiftçiye, size 3 kuruş destek veriyoruz diyemediği için grup konuşmasında "30 000 lira" demiştir; YTL'ye geçtiklerini övünçle anlatanlar, çiftçiye 3 kuruş diyemedikleri için 3 kuruşun karşılığı olan 30 000 lira ifadesini kullanmışlardır. Bu para ne zaman ödenecektir? Bir bölümü ödenmiş olsa bile, prim artı buğday fiyatı geçen yılki fiyat etmiyor; bu nasıl prim verme mantığıdır!..

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bakınız, acil eylem planında, "öncelikli olarak mazot gibi kalemlerdeki ağır vergilerin azaltılmasıyla, çiftçinin üzerindeki tahammül edilemez yük hafifletilecektir" diyorsunuz. Bu gerçekleşti mi; mazottaki vergiler azaldı mı? Sayın Başbakanın bütçe konuşmasında bahsettiği mazot desteği hangi yıla ait? 2004 yılı mazot destekleri ödenmiş midir? Bu hükümet işbaşına geldiğinde mazot fiyatları 1 240 000 seviyesindeydi, şimdi 2 100 000 seviyesinde.

Değerli arkadaşlarım, denizde taşımacılık yapan bütün gemilere, yatlara giydirilmemiş mazot veriyorsunuz.

SUAT KILIÇ (Samsun)Balıkçılara, balıkçılara…

ERDOĞAN KAPLAN (Devamla)Yatlara da veriyorsunuz.

SUAT KILIÇ (Samsun)Ticarî gemiler ile balıkçılara.

ERDOĞAN KAPLAN (Devamla)Gelin, çiftçinin traktörüne de aynı mazottan verelim; gelin, kamyoncuya da aynı mazottan verelim. (CHP sıralarından alkışlar)

Mazot üzerindeki verginin oranı yüzde 65'in üzerindedir. Mazotta yüzde 18'lik bir Katma Değer Vergisi var, Özel Tüketim Vergisi var, Akaryakıt Tüketim Vergisi var. Şimdi, bu vergileri, özellikle tarım sektörü için aşağı çekmeyeceksiniz, sonra da, akaryakıt fiyatları piyasada oluşur diye mazeret üreteceksiniz. Özel yatı olanlara sağladığınız mazot desteklerini çiftçiden niye esirgiyorsunuz?! Bu doğru değil. Bu, bir başbakana yakışmıyor. Sayın Başbakana yakışmayan, azarladığı çiftçi yurttaşımızı da… Yakıştıramadığımız bir başka olay daha var. Muş'ta bir çiftçimiz ürününün karın altında kaldığını söyleyerek Başbakana derdini anlatırken, Başbakanımızın, sayın çiftçimizi, köylümüzü nasıl azarladığını televizyonlardan ve basından hep beraber okuduk ve gördük.

Bu hükümet döneminde, buğday üreticisine "fazla üretme, almam" denilmiştir. Ofisin alacağı buğday limiti önce 30 ton olarak belirlenmiş, sonra 50 tona çıkarılmıştır. Üründe kota zamanı sizin döneminizde başlamıştır. 30 ton, ondan sonra 50 ton. Fazlasını ne yapacak; tüccarın kucağına… Bedava, malını verecek. Ondan sonra, adaletçiyiz biz, biz halkın içinden geliyoruz diyorsunuz.

Sevgili arkadaşlarım, Trakya bölgemizde köylünün "ayçakız" adını verdiği ayçiçeği ve "sarıkız" adını verdiği kanola can çekişmektedir. Bu ürünlerin ekim alanları daraltılmaktadır. Yine, pancara uygulanan kota ortadadır. Çiftçiyi desteklemeden tarımı kalkındırmak, ekonomiyi büyütmek mümkün değildir.

Kişi başına düşen millî geliri 2 596 dolardan 5 000 dolara, 6 000 dolara çıkardığınızı söylüyorsunuz. İktidarınız döneminde kimin geliri artmıştır, hangi çiftçinin, üreticinin yüzü gülmüştür; ayçiçeği, çeltik, mısır, kanola üreticisinin mi, pamuk, narenciye üreticisinin mi? Halinden memnun olan bir çiftçiye, üreticiye ben rastlamadım; ama, halinden memnun olanlar var. Örneğin, mısır ithalatçıları var, fındık tüccarları var, tatlandırıcı şeker üreticileri var. Şeker piyasası ve 500 000'e yakın pancar üreticisi, mısır ithal eden Maliye Bakanının oğluna ve Ülker ortaklığı Cargill firmasına, fındık piyasası Başbakanın danışmanına, çiftçi ise Allah'a havale edilmiştir. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; biraz önce, Trakya Bölgesinin tarım alanlarında, ayçiçeği ve kanolanın ekim alanlarının daraldığını söylemiştim. Trakya'da toprak yapısına bağlı olarak, tarımsal verimlilik yüksektir; ancak, Trakya Bölgemizin verimli toprakları sanayiin tehdidi altındadır.

Görüldüğü gibi, Trakya'da çok ciddî çevre problemleri de vardır. Meclisin ilk açıldığı gün, burada, hep beraber, AKP'lilerle beraber Meclis araştırma komisyonu kurduk. İlk kurulan Meclis araştırma komisyonudur. Ergene Nehrinin temizlenmesi ve çevreye vermiş olduğu kirlilikten kurtarmak için bir Meclis araştırma komisyonu kurduk. Gittik, geldik, yerinde gördük, yazılar yazıldı; ama, iki yıldır hiçbir icraat yok. Dosyalar nerede? Hani temizlenecekti? Gidin, Trakya'nın göbeğinde Ergene Nehrinden zehir akıyor Sayın Bakanım.

VAHİT KİRİŞÇİ (Adana)Sayın Çevre Bakanı burada yok.

ERDOĞAN KAPLAN (Devamla)Olabilir; duyar.

Bu sorunları ortadan kaldırmak mecburiyetindeyiz; çünkü, çevre yaşamdır; çünkü, çevre sevgidir; çünkü, çevre hoşgörüdür, çevre demokrasidir.

Karadeniz'de Fiskobirlik fındık taban fiyatı 7 050 000 liradan açıldı, 50 000 ton fındık aldı; ama, köylüye beş kuruş vermediler. Neden? Devlet Fiyat İstikrar Fonundan yüzpara bile verilmedi. Aynı fon, bütün birliklere 600-700 trilyon verdi; ama, Fiskobirlik'e bir tek lira vermedi. (CHP sıralarından alkışlar)

SUAT KILIÇ (Samsun)Veriyoruz.

ERDOĞAN KAPLAN (Devamla)Çevre Bakanlığı tarafından belediyelere verilen proje desteklerinde, hangi kıstaslar uygulanmaktadır? Burada, öncelikle AKP'li belediye mi olmak lazımdır? Projelerimize neden destek vermiyorsunuz?

TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ)Biz adaletli destek veriyoruz.

ERDOĞAN KAPLAN (Devamla)Evet, Sayın Milletvekilim, vereceksiniz. Madem partinizin ismi Adalet ve Kalkınma Partisi, adaletli davranmak mecburiyetindesiniz.

SUAT KILIÇ (Samsun)Aynen öyle davranıyoruz.

ERDOĞAN KAPLAN (Devamla)Evet, AKP'li belediyelere verirken, diğer belediyelere de vermek mecburiyetindesiniz. Bu para babanızın parası değil. (CHP sıralarından alkışlar)

SUAT KILIÇ (Samsun)- Veriyoruz veriyoruz…

ERDOĞAN KAPLAN (Devamla)- Benim partililerim de, diğer belediyeler de vergi veriyor bu devlete.

Sayın Necdet Budak arkadaşım…

SUAT KILIÇ (Samsun)- İller Bankası parayı veriyor. Sen git Belediye Başkanından rakamları al.

ERDOĞAN KAPLAN (Devamla)- Kardeşim, İller Bankasını bana öğretme. Ben onbeş yıl belediyecilik yaptım. Oturur, seninle konuşuruz.

SUAT KILIÇ (Samsun)- Belediye Kanunu ile Tarım Bakanlığı bütçesini birbirine karıştırma.

ERDOĞAN KAPLAN (Devamla)- Senin yaşınca belediyecilik yaptım ben. Konuşma!

SUAT KILIÇ (Samsun)- Sen konuyu karıştırıyorsun.

ERDOĞAN KAPLAN (Devamla)- Sayın Necdet Budak, az önce 40 000 tane traktör alındığını söyledi.

AHMET YENİ (Samsun)- Konuyu karıştırıyorsun konuyu. Dün İçişleri Bakanı anlattı; dinlemediniz.

ERDOĞAN KAPLAN (Devamla)- 40 000 tane traktör alındığını söyledi. Evet, 40 000 tane traktör alındı; ama, yüzde 90'ı leasingle.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Buyurun.

ERDOĞAN KAPLAN (Devamla)- Bırak sen çiftçinin traktör almasını, çiftçilere traktörlerini hacizle sattırıyorlar borçlarından dolayı.

AHMET YENİ (Samsun)- Satma yok.

SUAT KILIÇ (Samsun)- O, koalisyon hükümeti döneminde oldu.

ERDOĞAN KAPLAN (Devamla)- Sayın Bakan da az önce rekolteyi anlatıyor. Vallahi siz Allah'ın bereketinin üzerinden bile siyaset yapmaya çalışıyorsunuz. Allah verdi tamam, siz niye vermiyorsunuz Sayın Bakanım?!

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 21 Aralık 2005

52 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook