İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 13. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Niğde mv.o.eraslan ve 66 milletvekilinin, patates yetiştiriciliğinin ve patates üreticilerinin sorunları ve niğde mv. e. özegen ve 25 milletvekilinin, patates üreticilerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemler hk (10/152-216)

Erdoğan Özegen

Niğde Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 13. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Kasım 2004 · 2.185 kelime · yaklaşık 11 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erdoğan Özegen (AK Parti), 3 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NİĞDE MV.O.ERASLAN VE 66 MİLLETVEKİLİNİN, PATATES YETİŞTİRİCİLİĞİNİN VE PATATES ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI VE NİĞDE MV. E. ÖZEGEN VE 25 MİLLETVEKİLİNİN, PATATES ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARININ ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER HK (10/152-216)); konuşma 2.185 kelime.

Erdoğan Özegen (AK Parti, Niğde). “Niğde mv.o.eraslan ve 66 milletvekilinin, patates yetiştiriciliğinin ve patates üreticilerinin sorunları ve niğde mv. e. özegen ve 25 milletvekilinin, patates üreticilerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemler hk (10/152-216)”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 3 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdogan-ozegen-22-2004-11-03-nigde-mv-o-eraslan-ve-66-milletvekilinin-patates-yetistiriciliginin-v (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ERDOĞAN ÖZEGEN (Niğde)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; iftarın yaklaştığı bir saatte böyle güzel bir gıda maddesinden bahsetmek, açlığı artırıyor, zor bir durum oluşturuyor; ama -gerçekten, söz alan değerli arkadaşlarımız konuyla alakalı çok güzel fikirler beyan ettiler- ben, tekrara girmeden, sizlerin de sabrını taşırmadan konuyu özetleyeceğim.

Patates üreticilerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla 25 arkadaşımızla birlikte verdiğimiz Meclis araştırma önergesiyle ilgili önerge sahibi olarak söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şu anda görüşmekte olduğumuz önerge, sayıları yüzbinleri aşan fedakâr, cefakeş, Türk tarımında önemli bir yere sahip, ancak, bir o kadar da uzun yıllardır sahipsiz kalmış patates üreticilerimiz adına bir teşekkürle konuşmama başlamak istiyorum. Sahipsiz diyorum; çünkü, uzun yıllardır çok ciddî sıkıntıları olan patates üreticilerinin sorunları için, ilk defa Meclisimizde derinliğine araştırılarak çözüm bulunması için, ilgili arkadaşlarımızla vermiş olduğumuz önergenin çok kısa bir sürede gündeme alınmasında duyarlılık gösteren başta Meclis Başkanlığımıza, AK Parti ve CHP Grubuna, Değerli Tarım Bakanımıza ve hükümete ve -umuyorum ki- bu görüşmeler sonunda bize destek verecek olan Yüce Heyetinize, sahipsiz patates üreticimizi sahiplenmenizden dolayı en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uzun yıllardır ciddî sorunları olan patates üreticilerimizle ilgili olarak Meclisimizde bugüne kadar iki araştırma önergesi verilmiştir. Birinci önerge 2000 yılında hemşerim rahmetli Niğde Milletvekilimiz Sayın Doğan Baran tarafından, ikinci önerge ise Değerli Milletvekili Arkadaşım Sayın Eraslan ve arkadaşlarınca verilmiştir; ancak, her iki önerge de okunmuş ve gündeme alınmamıştır. Yine, zaman zaman bazı milletvekilleri tarafından gündemdışı söz alınarak, konu, ifade edilmeye çalışılmıştır. Bizim önergemiz ve Sayın Eraslan'ın önergesi birleştirilerek, görüşülmek üzere Genel Kurul gündemine alınmasıyla önemli bir adım atılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; kökeni Türkiye'de olmayan nadir bitkilerden biri olan patates, insan beslenmesinde -arkadaşlarım da konuyu ifade ettiler; ama, önemine binaen tekrar etmek istiyorum- tahıllardan sonra en fazla tüketilen bitkidir. Ucuzluğundan, birim alanda yüksek verim alınmasından, besin değerinin yüksek oluşundan, sindirim kolaylığından, kullanılan alanın geniş olmasından ve her çeşit iklimde yetişmesinden dolayı hemen hemen bütün ülkelerde üretilmekte ve tüketilmektedir.

Patates yumruları, yüzde 20-30 civarında nişasta, yüzde 2 civarında protein, B1, B2 ve C vitaminleri ile bazı mineral maddeleri içermektedir. İhtiva ettiği yüksek ve kaliteli protein nedeniyle, yumurtadan sonra -arkadaşlarımız da belirttiler- ikinci sırayı almaktadır. Ülkemizde tüketilen en önemli besin maddesi buğdayla kıyaslandığında ise, birim alanda ve zamanda 2 kat daha fazla kalori üretmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünya patates üretiminde bazı önemli üretici ülkelerin üretim miktarları ile ülkemizin üretim miktarları arasında bir örnekleme yapmak istiyorum. 1985 yılında 15 AB ülkesinde 60 000 000 ton olarak üretilen patates, 2003 yılına gelindiğinde bir gerileme göstermiş, 43 000 000 tona düşmüştür. Yine, AB ülkelerinde üretim düşüş gösterirken, Çin'de ise 1985 yılında 26 milyon ton olan üretim 66 000 000 tona, Hindistan'da 12 000 000 tondan 24 000 000 tona, ABD'de 18 000 000 tondan 20 000 000 tona, ülkemizde ise, 4 000 000 tondan, 5 250 000 tona çıkmıştır; dünyada toplam, 281 000 000 ton olan üretim 2003 yılı itibariyle 311 000 000 ton olarak gerçekleşmiştir.

Dünya patates üretim alanlarının genişliğine karşın, ürün dışticareti oldukça yavaş seyretmektedir. Dünyada üretilen patateslerin her yıl 6 000 000 ilâ 8 000 000 tonu -yüzde 2,5 ilâ yüzde 3'ü- dışticarete arz edilmektedir. Bu miktar, diğer endüstri bitkileri ve tahıllara göre son derece düşük bir miktardır. Örneğin, 2002 yılında dünya patates ihracatı 7 900 000 ton civarında olup, bu ihracatın toplam değeri ise 1 600 000 000 dolar civarındadır. Dünya patates ithalatı ise 2002 yılında 8 400 000 ton civarında gerçekleşmiş ve toplam ithalat değeri 1 700 000 000 dolar olmuştur. Yıllara göre dünya patates ithalatının yüzde 65 ilâ 70'i, ihracatın ise yüzde 72 ilâ 78'i Avrupa ülkeleri tarafından gerçekleştirilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünya patates ithalatı ve ihracatı esas itibariyle üç noktada yoğunlaşmaktadır. Çoğunlukla birbirine yakın ülkeler arasında gerçekleşen normal patates ticareti, daha çok, Akdeniz ülkelerinden Avrupa ülkelerine yapılan turfanda patates ihracatı ve Avrupa ve Amerika'nın gelişmiş ülkelerinden diğer ülkelere yapılan tohumluk ihracatıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım, ülkemizde patates üretimi sürekli bir artış göstermektedir. İklim ve coğrafî bölgeler dikkate alındığında, ülkemizdeki patates üretim alanlarını iki grupta toplamamız mümkündür. Bunlardan birinci üretim alanı, Akdeniz, Ege ve Karadeniz Bölgeleri olup, erkenci patates üretimi yapılmaktadır. İkinci üretim alanı ise, ana üretim alanı olup, temel olarak, Orta ve Doğu Anadolu Bölgelerini içermektedir. Bölgeler arasında en fazla üretim, Niğde, Nevşehir, Afyon İllerinin de yer aldığı Orta ve Güney Anadolu Bölgesindedir. Dikim alanı yönünden Niğde ve Nevşehir İllerinin ülkemiz patates dikim alanlarındaki payı yüzde 28, üretimindeki payı ise yüzde 43'tür. Bu iki ilimizdeki birim alanda verim, ülke ortalamasının çok üzerindedir.

Ülkemiz, patates üretiminde 2003 yılı verilerine göre, 200 000 hektarlık üretim alanıyla dünyada 8 inci, 5 300 000 tonluk üretimiyle 11 inci, 2 650 kilogram dekara verimiyle de 7 nci sıradadır.

Dünya patates ihracatında ülkemizin aldığı pay ise, son on yılı dikkate aldığımızda, 47 000 000 dolar ile 2 500 000 dolar arasında değişmektedir. İhraç ettiğimiz patates miktarı ise, yıllara göre, 24 300 ton ile 2 500 ton arasında değişmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde genel ihracat değerleri gözönüne alındığında, patates üretim potansiyelimizin iyi değerlendirilemediğini söyleyebiliriz. Örneğin, Türkiye'yle aynı iklim özelliklerine sahip Mısır, Fas, İtalya gibi ülkelerin ürettikleri turfanda ürünü çok büyük oranda AB ülkelerine ihraç ettiklerini, Türkiye'nin ise sahip olduğu avantajları kullanamayarak, sadece Ortadoğu ülkelerine, az miktarda da Orta Asya Türk cumhuriyetlerine patates satabildiğini görmekteyiz. Ülkemizin patates ihracatındaki tıkanıklığın süratle giderilmesi ve büyük ithalatçı ülkelere ürün satabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması gerekmektedir. Genel Kurulun takdiriyle kurulacağına inandığım komisyonun önemli fonksiyonlarından biri de, patates ihracatımızın önünün açılmasında zemin hazırlamak olacaktır. Ülkemizin patates ihracında istikrarlı ve düzenli bir pazara, yurtiçindeki üretim artışıyla da ihracata şiddetle ihtiyacı vardır.

Sayın Başkan değerli milletvekilleri; özellikle geçen yıl ürün pazarlamasında büyük sıkıntılar yaşanmış, üreticilerimizin depolarında bekleyen patatesler için ihracat desteği zamanında verilmediğinden son on yılın en düşük ihracatı gerçekleşerek 2 300 000 dolar civarında gelir elde edilmiştir.

Desteğin zamanında verildiği yıllara bakılacak olursa, 1994 yılında yaklaşık 37 000 000 dolar, 1997 yılında 47 000 000 dolar ihracat geliri elde edilmiştir. Şu anda yeni hasat sezonunun tamamlanmasıyla birlikte, patatesteki sıkıntıların geçen yılki gibi devam ettiği görülmektedir.

Değerli arkadaşlarım, tabiî, burada konuyu dile getiren değerli arkadaşlarımız da ifade ettiler, bu konu öyle hassas bir konu ki, bu konu üzerinden siyaset yapılmamalı; çünkü, bu konu, uzun yıllardır, on-yirmi yıldır, benim ilimde ve patates üretimi yapılan illerin tamamında, sık sık, bir yıl patatesin para edip, diğer yıllar para etmediğini görmekteyiz; dolayısıyla, konu, uzun yıllara sarî olarak gelen bir konudur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ERDOĞAN ÖZEGEN (Devamla)Şimdi, kalkıp bugünü suçlamak son derece haksızlık olur diye düşünüyorum. Sebebi de, öyle bir tabir vardır "ne koydun elime, ne çalayım yüzüne." Ülkenin durumu, Türk tarımında bugüne kadar gelinen nokta bellidir. Bakın, şu anda, Tarım ve Köyişleri Bakanlığımız da, gayet objektif olarak, bu konuyla alakalı sıkıntıları bildiği, uzun yıllardır devam ettiğini gördüğü için, böyle bir araştırmanın açılmasına sıcak bakmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, şöyle ki: Yaklaşık olarak 140 000-150 000 lira ortalama maliyeti olan patatesin fiyatının halen cinsine göre 130 000-150 000 lira arasında seyrettiğini ve bunun da vadeli olarak verildiğini düşündüğünüz zaman, gerçekten, bu, üreticinin içerisinde bulunduğu durumu anlamak için yeterli bir sebeptir diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, bir bardak çayın 500 000 lira ile 1 000 000 lira arasında değiştiği günümüzde, 1 kilogramlık patatesin 4 kişilik bir aileye bir öğün yemek olduğunu düşünürsek, gerçekten, bu eli nasırlı, çilekeş patates üreticilerimizin sorununa çok acil olarak çözüm bulmalıyız.

Diğer yandan, son on yılın patates ithalat miktarı incelendiğinde, ithalatımızın genelde 4 000 000-5 000 000 dolar civarında gerçekleştiği görülmektedir. Patates ithalatımız genelde tohumlukla sınırlıdır. Tohum ithalatında bir kontrolsüzlük yaşandığı yolunda ciddî sıkıntılar var. Kalitesiz tohumluk, kalitesiz ürün demektir. İnancım odur ki, kurulacak komisyon bu konu üzerinde hassasiyetle duracaktır.

Bugün ülkemizde patates üreticileri açısından çözüm bekleyen acil sorunları şöyle sıralayabiliriz: Sertifikalı tohumluk üretimi çalışmalarında son derece yetersiz olunması; kaliteli üretim yapılamaması; üretim planlamasının olmaması; üretim girdilerinin, elektrik, ilaç, gübre gibi yüksek maliyetli girdilerden oluşması; ülkemizin üretilen patates çeşitlerinin son derece sınırlı olması; tohumluk temininde dışa bağımlı olunması; modern depolama, tasnif ve paketleme tesislerinin yokluğu; pazarlamada karşılaşılan sorunlar; fiyat istikrarsızlığı.

Ülkemizde patates üretiminin verimini etkileyen en önemli etken tohumluktur. Üretimde verim ve kalite sorununu yaşamamak için kaliteli ve sağlıklı tohum kullanımı şarttır. Tohumluk ihtiyacımızın yüzde 80'ini ithalatla karşıladığımızı daha önce belirtmiştik; yani, patates üretiminde dışa bağımlılık yüksektir. Tohumluk temininde dışa bağımlılığın azaltılabilmesi için yapılması gereken ortaya konulmalı ve atılması gerekenler adımlar bir an önce atılmalıdır.

Diğer yandan, yetkililerden aldığımız bilgiye göre, ülkemizde ikisi üretim izinli, üçü tescilli olmak üzere sadece beş patates çeşidimizin olması, çok önemli bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Çeşit geliştirme ve ıslah çalışmalarının hızlandırılması, sertifikalı tohumluk üretiminin teşviki ve tohumluk denetimlerinin tekniğe uygun şekilde yapılmasıyla ilgili eksikliklerin süratle giderilmesi gerekmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; patates üretim alanlarında son yıllarda lokal olarak da olsa görülen ciddî patates hastalıkları, üretimi önemli ölçüde tehdit etmektedir. Bu hastalıklarla bütün ülkelerde değişik şekillerde mücadele edilmektedir. Özellikle Kanada'da patates kanseri hastalığına karşı son üç yılda 6 milyar Kanada Doları harcanmasına rağmen, şu ana kadar somut bir sonuç alınamamıştır. Bu hastalığın insan sağlığını tehdit ettiğine dair bilimsel bir veriye bugüne kadar rastlanmamıştır. Ancak, bu hastalığın görüldüğü yerlerde hastalığın hızla yayılması sebebiyle, Türk tarımında önemli bir yere sahip olan patates ve yumrulu bitkiler ile fidan ve fide üretimi yasaklanmıştır. Yasaklanan bölgelerdeki çiftçi mağduriyetleri ve gelir kayıpları giderilemezse, yasaklama kararının uygulanması ve hastalığın yayılmasını önlemek pratikte mümkün olmayacaktır.

Çiftçilerimizin kendi imkânlarıyla ürün değişimini sağlamaları, ekonomik olarak mümkün görünmemektedir.

Yasaklanan bölgelerdeki çiftçilerimizin mağduriyetlerinin giderilmesi için gerekli adımlar atılmalıdır. Buna bağlı olarak özellikle bu bölgelerde hayvancılık, bodur meyvecilik, yem bitkileri ve benzeri üretimin alternatif olarak düşünülmesi uygun olacaktır.

Son yıllarda patates üretiminde hepimizi sevindiren verim ve üretim artışları sağlanmıştır; ancak, üretim artışına paralel olarak bazı yeni sorunlar ortaya çıkmıştır. Elde edilen ürün fazlasının depolanmasıyla ilgili şu anda ciddî bir sorun vardır. Patates depolaması pazarlamada en önemli halkadır. Patatesin uygun koşul ve standartlarda muhafaza edilebilmesi için gereken önlemlerin tespit edilerek ortaya konulması gerekmektedir.

Diğer taraftan, içpiyasada fiyatların oluşumunda arz faktörü talep faktöründen daha etkilidir. Üretimin yüksek olduğu ve pazara en çok sunulduğu dönemlerde fiyatlar düşmektedir; bunun önlenebilmesi için üreticilerimizi üretimde de planlamaya yönlendirecek özendirici yöntemlerin tespit edilmesi ve ortaya konulması gerekmektedir.

Ayrıca, tarımda en örgütsüz kesim patates üreticilerimizdir. Üreticilerimizin organize bir güç olmasını destekleyecek olan ve geçtiğimiz yasama döneminde Meclisimizin kanunlaştırdığı Tarımsal Üretici Birlikleri Yasasının uygulanmasına yönelik tüzük ve yönetmeliklerin bir an evvel çıkarılması, buna bağlı olarak patates üreticileri birliğinin kurulabilmesi için gereken özendirici adımların tespit edilerek ortaya konulması gerekmektedir.

Ülkemizde patates sanayii, halkımızın tüketim alışkanlıkları ve maliyetlerin yüksek oluşu nedeniyle gelişememiştir; ancak, halkımızın tüketim alışkanlıkları değişmekte, beyaz etli olan sanayi tipi patatesin üretimi, sarı etli olan yemeklik patates üretimi karşısında giderek artış göstermektedir. İçpazardaki tüketim alışkanlıklarında görülen bu değişimin daha hızlanmasıyla ilgili gerekli tedbirler alınmalı, ayrıca, sanayicilerimizin patates sanayiine yatırım yapmalarını teşvik edecek tedbirler tespit edilerek ortaya konulmalıdır.

Patates üreticilerimizin pazarlamada karşılaştıkları sorunlar ile düşük fiyat konusundaki sıkıntılarının aşılabilmesini, üreticilerin direkt olarak ürünlerini satabilmelerini sağlaması bakımından Hal Yasası mutlaka yeniden düzenlenmeli, patatesin haller dışında da satışının yapılabilmesi için 2000-2002 yıllarında yapılan uygulama yeniden değerlendirilmelidir.

Niğde İlimiz, ülkemiz patates üretiminin yaklaşık yüzde 25'inin yapıldığı en önemli üretim merkezlerinden biridir. Tarım Niğde ekonomisinde çok önemli bir yer tutarken, tarımdan sağlanan toplam gayri safî hâsıla içinde patatesin payı yüzde 50'ler civarındadır. Bu da gösteriyor ki, patates, Niğde ekonomisinin candamarıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yukarıda ifade etmeye çalıştığım sorunlar nedeniyle, Niğde ve Nevşehir gibi ekonomisi patates üretimine bağlı olan illerde, birkaç yıldır, çiftçi, esnafımıza olan borcunu bile ödeyememekte, kamuya olan borcunu da ödeyememektedir. Örneğin, şu anda Niğde'de patates üreticilerinin TEDAŞ'a olan elektrik borç tutarı 50 trilyonu aşmış durumdadır. Şimdi, ilim Niğde'de 1 000 000 ton patates üretiminden ortalama 150 trilyon lira gelir elde edileceğini, bunun 50 trilyonunun TEDAŞ'A ödenecek para olduğunu düşündüğünüz zaman, bu çiftçilerin halini düşünebiliyor musunuz! Bu soruna çözüm bulunmadığı takdirde, sayıları yüzbinleri bulan patates üreticilerinin, artık, ayakta durma imkânı kalmayacaktır. Ülkemizde işsizliğin önemli bir sorun olduğu şu dönemde, bunun direkt olarak istihdam alanında da ciddî bir soruna yol açacağı aşikârdır. Bu konu, dolaylı ve direkt olarak geçimini patates üretiminden sağlayan 2 500 000 insanımızı ilgilendirmektedir.

Burada sözü, Niğdemizde kurulu olan Patates Araştırma Enstitüsüne getirmek istiyorum. Ülkemizde ilk ve tek patates araştırma enstitüsü 1938 yılında elma fidanlığı olarak kurulmuş olup, 1985 yılında Niğde Patates Üretme İstasyonu Müdürlüğü olarak yeniden düzenlenmiş ve 1996 yılında Patates Araştırma Enstitüsü Müdürlüğüne dönüştürülmüştür; ancak, kuruluşun gerek altyapı ve gerekse teknik imkânsızlıklarının giderilmesi ve hastalık test laboratuvarı ile doku kültür laboratuvarlarının kurulması, ülkemizin ihtiyaç duyduğu ve halihazırda tamamı yurt dışından ithal edilen anaç ve daha üst kademedeki tohumluğun çoğaltımını ve ileride tohumluğun tamamen ülkemizde üretilmesini, ayrıca, çeşit geliştirme ve tohum ıslah çalışmalarının sağlıklı bir şekilde yürütülmesini mümkün kılabilecektir. Maliyeti 300 000 dolar olduğu tahmin edilen bu laboratuvarın enstitüde kurulması halinde, yıllık ortalama 4 000 000 - 5 000 000 dolar ödediğimiz tohumluk ithalatındaki bu tohumların hastalıklı olup olmadıklarını kontrol edemediğimiz de düşünüldüğünde bunun ülke ekonomisine katkı sağlayacağı ve patates üreticilerinin bu alandaki sıkıntılarını büyük ölçüde çözeceği düşünülmektedir.

Sizlere anlatmaya çalıştığım patates üreticilerinin sorunlarının kısa bir özetidir. Siz değerli üyelerimizin oylarıyla kurulacağına inandığım komisyon, 7'den 70'e kadar tüm aile bireyleri ile patates tarımının bütün zahmetini ve çilesini çeken çiftçilerimizin yüzünü güldürecektir.

Önergemize desteklerinizi bekliyor, bu vesileyle Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum ve başta Sayın Tarım Bakanımız olmak üzere bu araştırmanın açılmasına duyarlılık gösteren tüm taraflara bir kere daha huzurlarınızda teşekkür ediyorum, hayırlı akşamlar diliyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

9 konuşma daha · 3 Kasım 2004

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook