İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 13. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Ülkemizdeki eğitim sistemi ve dershaneler hk

Sedat Pekel

Balıkesir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 13. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Kasım 2004 · 703 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sedat Pekel (CHP), 3 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜLKEMİZDEKİ EĞİTİM SİSTEMİ VE DERSHANELER HK); konuşma 703 kelime.

Sedat Pekel (CHP, Balıkesir). “Ülkemizdeki eğitim sistemi ve dershaneler hk”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 3 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sedat-pekel-22-2004-11-03-ulkemizdeki-egitim-sistemi-ve-dershaneler-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SEDAT PEKEL (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'deki eğitim sisteminin en büyük sorunlarından biri haline gelen yanlış eğitim politikalarının ve özellikle sınava odaklı eğitimin yol açtığı özel dershaneler üzerine gündemdışı söz almış bulunuyorum; sözlerime başlamadan önce, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, eğitim, en temel insan hakları arasında sayılmaktadır. Eğitim hak, olanak ve özgürlüğünü çocuklarına, gençlerine yeterince sağlayamayan toplamların çağdaşlaşabilmesi olanaklı değildir. Sosyal devlet, her yaşta, herkese yeterli, kaliteli ve parasız eğitim hizmeti sunmakla yükümlüdür. Anayasanın 42 nci maddesinde de "kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz" hükmü yer almakta ve eğitim-öğretim hakkı anayasal güvence altına alınmaktadır; ancak, bugün, Türkiye'de sancılı bir durum yaşanmaktadır. Eğitimde fırsat eşitliği yaratılamadığı gibi, eğitim hakkının önünde birçok engel bulunmaktadır. Çalışanların ve dargelirlilerin çocuklarının maddî olanaksızlıklar nedeniyle eğitimden yoksun kalmaları söz konusu olabilmektedir.

Değerli milletvekilleri, eğitim sistemimiz, özellikle yükseköğretim kurumlarına öğrenciyi hazırlama konusunda çok yetersiz kalmaktadır. Liseden mezun olan bir öğrencinin dershaneye gitmeden üniversiteye girme şansı neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu sorun, ortaöğretim sistemimizin yanlış yapılandırılmasından kaynaklanmaktadır. Ortaöğretimin, bugün, yaklaşık yüzde 65'i genel lise, yüzde 35'i de meslekî lise yapısındadır. Avrupa Birliği ülkelerinde bu oran tamamen tersidir; yani, yüzde 65 meslekî lise, yüzde 35 genel lisedir. Ortaöğretim sistemimizin yanlış yapılandırılması nedeniyle bu öğrencilerin neredeyse tamamına yakını üniversiteye yönlendirilmekte, sayı inanılmaz derecede artış göstermekte, öğrenciler arasında büyük bir yarış da kaçınılmaz bir durum halini almaktadır. Üniversitelerimizin kontenjanları 170 000 civarındadır. Her yıl liseyi bitiren yüzbinlerce gencimiz tamamen sınava odaklı bir eğitimle kendilerini üniversiteye hazırlamaktadırlar. Geçmiş yıllarda birikenlerle birlikte üniversite sınavına girenlerin sayısı 1 500 000'i aşmış durumdadır.

Değerli milletvekilleri, eğitim sisteminin sınavlara dayalı olması, eğitim-öğretimin kalitesini düşürmesinin yanı sıra, her yıl velilerin cebinden trilyonlarca liranın çıkmasına da yol açmaktadır. 1984 yılında 174 adet olan dershanelerin sayısı, aradan geçen yirmi yılda 15 kat artarak 2 615'e ulaşmıştır.

Bugün, kurs ücretleri, 2 milyar lira ile 8 milyar lira arasında değişmektedir. Bu yıl, yaklaşık 735 000 öğrencinin dershanelere yaklaşık 3 katrilyon lirayı aşkın bir meblağı aktarması beklenmektedir. Bununla birlikte, dershanelerde kalite arttıkça, sınıf mevcudu düştükçe, iyi öğretmenler eliyle eğitim verildikçe, ailelerin fedakârlık katsayılarıyla birlikte, 2 milyar liradan başlayan fiyatlar da katlanarak artmakta, bazı kursların fiyatları özel dershanelerin yıllık fiyatlarıyla yarışmaktadır. Hatta, özel dershaneler, öğrenci çekebilmek için, lüks araba promosyonları bile yapmaktadırlar.

Sınav odaklı eğitim, Türkiye'deki 16 000 000 öğrencinin sınavlara dayalı eğitim sisteminin gerçeği haline gelen özel dershanelere yılda 1 milyar dolara yakın kaynak aktarmasına neden olmaktadır. Devlet İstatistik Enstitüsünün açıkladığı rakamlara göre, dershanelere ve özel derslere 2002 yılında hane halkının ödediği ücret, toplam eğitim harcamaları içerisinde yüzde 12'lik bir pay oluşturmaktadır. Öğrencilerin sınavlar için yaptıkları harcamanın toplamı ise 39 500 000 dolardır.

Sayın milletvekilleri, eğitim sistemimizdeki çarpıklık, bir öğrenciyi, üniversiteyi kazanabilmek için dershaneye gitmek zorunda bırakmaktadır. Ailesinin bütçesi dershaneye göndermeye yetmediği takdirde, öğrenci, bu durumun psikolojik olumsuzluklarını yaşamaktadır. Aynı olumsuzluklar dargelirli bir ailenin ebeveynlerini de etkilemektedir.

Özetle, işsizliğin çok yüksek oranlarda olduğu, asgarî ücretin açlık sınırında kaldığı, emekli, dul ve yetimlerimizin adaletsiz gelir dağılımının, yoksulluğun altında ezildiği ülkemizde, en az 2 milyar lira vererek çocuğunu dershaneye göndermek ile gönderememek çelişkisini yaşayan yurttaşlarımızın durumunu tahmin etmek hiç de zor değildir.

Sayın milletvekilleri, katrilyonluk bir pasta haline gelen dershaneler, eğitimde fırsat eşitsizliği yaratıldığının bir göstergesidir. Özel dershaneler, gün geçtikçe büyüyerek, temel eğitime alternatif hale gelmekte...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

SEDAT PEKEL (Devamla)...devam zorunluluğu bulunan okulları zor durumda bırakmakta, devlet okullarından yüksek ücretle öğretmenler transfer ederek okulların zayıflamasına neden olmaktadırlar.

Az önce verdiğim rakamlarla beraber bu olumsuzluklar eklendiğinde, devletin eğitimdeki zafiyeti, yurttaşlarımızın cebine yük olarak yansımaktadır. Açlık sınırında ücret alan bir memurun, emeklinin, en az 2 milyar lira olan dershane ücretini vermesini beklemek büyük bir yanılgıdır. Eğitimimizin bir an önce bu çarpık düzenden kurtarılması gerekmektedir. Özel dershaneler, AB ülkelerinde olduğu gibi, sınavlar için taktik ve ipuçları vermek için kurulmalı, eğitimde fırsat eşitliğinin önünü kesecek uygulamalara neden olmamalıdır.

Değerli milletvekilleri, sözlerime son verirken, eğitim sistemimizin köklü bir reforma ihtiyacı olduğuna bir kez daha dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Araştırmacı, sorgulayıcı ve kendine güveni olan bir nesil yetiştirilebilmesi için, ilke ve yöntemleri yeniden tespit edilmiş, toplumsal, ekonomik ve politik sistemler arasında etkileşim, uyum ve denge sağlayacak bir eğitim sisteminin bir an önce hayata geçirilmesi kaçınılmazdır. AKP Hükümetini, öğrencilerimizi ve milyonlarca yoksul yurttaşımızı olumsuz etkileyen bu soruna ivedi ve kalıcı çözümler üretmeye davet ediyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

9 konuşma daha · 3 Kasım 2004

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook