Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)
Niğde Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 74. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Mart 2005 · 1.030 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erdoğan Özegen (AK Parti), 23 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 1.030 kelime.
Erdoğan Özegen (AK Parti, Niğde). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdogan-ozegen-22-2005-03-23-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA ERDOĞAN ÖZEGEN (Niğde)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Devlet Memurları Kanunu ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının geçici 10 uncu maddesi üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz tasarının geçici 10 uncu maddesi, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla özelleştirme programına alınmış olan TEDAŞ Genel Müdürlüğü ve bağlı ortaklıkları ile müesseselerinin 31.12.2004 tarihi itibariyle tahakkuk ettirildiği halde, bu kanunun yayımlandığı tarihe kadar tahsil edilememiş olan tarımsal sulamada ve köy içmesularında kullanılan elektrik tüketim bedellerinden doğan alacaklarının ve faizlerinin yeniden yapılandırılmasını düzenlemektedir.
Konuya girizgâh olması açısından, burada, muhalefet sözcüsü arkadaşlarımızı dinlerken, gerçekten, sanki bu borçların bizim dönemimizde ödenemez hale gelen borçlar olduğu gibi bir izlenime kapıldım. Aslında, diğer maddeler üzerinde konuşmacı arkadaşlarımız birçok konuda, bu borçların hangi dönemden buralara kadar geldiğini ifade ettiler. Ancak, gerçekten, toplumun büyük kesimlerinde, özellikle, 2000, 2001 krizinden sonra yaşanan ciddî sıkıntılar, zaten zor ayakta duran Türk çiftçisini, Türk köylüsünü ciddî manada diğer kesimler gibi sıkıntıya koymuştur.
Bizim 58 inci ve 59 uncu hükümetler olarak, gerçekten, diğer kesimlere olduğu gibi, köylüye, köye ve çiftçilerimize dair bazı icraatlarımızı burada satırbaşlarıyla yeniden hatırlatmak istiyorum:
Malumunuz olduğu üzere, bu krizlerden sonra, gerçekten, özellikle, köylümüzün Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarını yeniden yapılandırarak, ödenebilir hale getirmiştik. Çiftçimiz ve köylümüz mahkeme kapılarından kurtarılmış, yeniden üretime döndürülmüştür.
Şimdi, bu rakamları burada ifade etmek istiyorum: Bu yapılandırmayla, 1 000 000 çiftçimizin faydalandığı bu uygulamayla 1,9 katrilyonluk birikmiş borç yapılandırılarak 900 trilyon liraya gelmiştir. Tarımsal kredi faizlerinde çok önemli indirimler sağlanmıştır. Çiftçimize verilen mazot desteğiyle 640 trilyon lira direkt çiftçimize ödenmiştir. Bazı tarımsal girdilerde KDV oranları yüzde 18'den yüzde 1'lere düşürülmüştür.
Değerli arkadaşlar, ülkemizin imkânları genişledikçe, gördüğünüz gibi, İktidarımız eline geçen her fırsatta, toplumun tüm kesimlerine olduğu gibi, köylümüzün, çiftçimizin yardımına da koşmuş, onu desteklemiş ve ayağa kaldırmanın gayreti içinde olmuştur. Bu köylüyü, bu çiftçiyi bizim İktidarımız bu hale getirmemiştir; bir hakkı teslim etmeniz lazım. Biraz sonra, bu borçların birçoğu 1996 yılından bugüne kadar hangi gecikme faiz oranlarıyla ödenemez hale gelmiştir, tarihleriyle onları sizlere takdim edeceğim.
Tarımsal desteklemelerde, daha önce, İktidarımızdan önce verilen rakamlar ortada idi. 2003 yılından itibaren, özellikle, yüzde 100'ün üzerinde bir artışla 2 katrilyon 650 trilyon liraya çıkmıştır bu destekler, 2004 yılında ise bu, 3 katrilyon 26 trilyon liraya çıkmıştır; bu, çiftçimize verilmiştir. Yine, 2005 yılında ise bütçede 3,5 katrilyon mertebesinde doğrudan gelir desteği için bir para öngörülmektedir. Yine, kırsal alanda sosyal destek projesiyle köylerimizde yaşayan yoksul ailelerimize 35 000 damızlık düve 80 000 koyun dağıtılmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; köylümüz ve çiftçimize sağlanan ve bir kısmını sizlerle paylaştığım destek ve kolaylıklardan sonra, Sayın Başbakanımızın talimatıyla köylümüzün, çiftçimizin, tarımsal sulama ve köy içmesularında kullanılan elektrik bedellerinden doğan borçlarının yeniden yapılandırılması ve kolaylık sağlanması gündeme gelmiştir.
Tarımsal sulama ve köy içmesularında enerji kullanımından kaynaklanan borçlar, maalesef, büyümüş ve katlanılamayacak hale gelmiştir. Borçların bu şekilde durmasının, ne devlete ne de çiftçimize bir yararı olmayacağı için, hükümetimiz, tasarıyla getirdiği düzenlemeyle, bu alanda da -diğer alanlarda olduğu gibi- yeni bir barış; yani, enerji barışını getirmeyi uygun görmüştür.
Bunlar takdir edilecek icraatlardır; ama, işte, ne yapalım... Şimdi, burada, muhalefet sözcüsü arkadaşlarımız bu eleştirileri yaparken, keşke, bunların hangi dönemden kaynaklanarak buraya, bu hükümetin önüne geldiğini ve şu anda hangi imkânlarla bunların yeniden yapılandırılarak, devlete hangi maliyetleri doğurduğunu da buradan ifade edebilseler.
Tasarıyla, 31.12.2004 tarihi itibariyle tahakkuk ettirildiği halde tahsil edilememiş ve anapara ve faizleriyle günümüze taşınmış olan borçların faizleri silinecek -Sayın Başbakanımız doğru söylemiştir- tahakkuk tarihindeki anapara kısımlarını bu kanunun yayımlandığı tarihe kadar ilgili dönemde Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasınca tarımsal kredilere uygulanan getiri oranı ve Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından tespit edilen tarımsal TEFE artış oranlarından düşük olanı çiftçi lehine uygulanmak suretiyle hesaplanacak borç tutarını, taksitlendirme süresince, herhangi bir faiz, gecikme zammı artışı uygulanmadan, eşit taksitler halinde ödemek kaydıyla 36 ay taksitlendirilecektir.
GÜROL ERGİN (Muğla)Kardeşim, faiz uygulanacak diyorsunuz, uygulanmayacak diyorsunuz!
ERDOĞAN ÖZEGEN (Devamla)Değerli arkadaşlar, şimdi, her af kelimesinin arkasında bir karşı mağduru vardır. Aslında, şimdi, gününde borcunu ödeyen çiftçilerimiz... Ben, seçim bölgem Niğde'de köylerimizi geziyorum. Köylülerimizin bir bölümü, aynı ürünü üreten köylülerimiz, kendi traktörlerini satarak, yıllardır bu borçlarını gününde ödediklerini, ödemeyenlerin aynı ürünüyle aynı pazarda rekabet etmek durumunda kaldıklarını ifade etmişlerdir. Ancak, merak etmeyin, Adalet ve Kalkınma Partisi, ismine ve şiarına uygun bir biçimde, şimdi, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca, özellikle 2004 yılında, borçlarını gününde ödeyen çiftçilerimize de, gerçekten -onların da devlete olan güvenini sarsmamak için, özellikle, belirli oranda... Şu anda, çalışması, Tarım Bakanlığı tarafından sürdürülmektedir- gününde parasını ödeyen çiftçilerimize de, bir geri mahsup, yüzde 15 civarında bir ödeme yapmak için çalışma sürdürülüyor, gününde borcunu ödeyen çiftçilerimizin de mağduriyetini önlemiş olacağız.
Şimdi, tabiî, verilsin her şey, çok güzel; ama, değerli arkadaşlar, Türkiye de, gayri safî millî hâsıla fert başına 10 000, 20 000 dolar olan bir ülke değil. Hangi tabloda bir ülke aldığımızı siz de biliyorsunuz, biz de biliyoruz ve çiftçimiz de biliyor. Bu kıt imkânlarla, bu zor imkânlarla çiftçimize bu imkânları sağlamaya gayret ediyoruz.
Bugün görüşmekte olduğumuz bu kanun tasarısı çerçevesinde ise... Çiftçimizin, 1996 yılından 2004 yılı sonuna kadar tarımsal sulama amaçlı enerjiden kaynaklanan önemli bir sorunu, bu tasarıyla çözümlenmiş bulunacaktır. Çiftçilerimizin bu alandaki sıkıntıları, maalesef, uzun yıllardır yüksek oranlı uygulanan gecikme faizleri yüzünden çözülememiştir. Şöyle ki, bakın, 1993 yılında, bu çiftçilerimize gecikme faizi olarak uygulanan rakam yüzde 10'dur, 1994'te yüzde 12, 1995'te yüzde 10, 1996'da yüzde 15, 1998'de yüzde 12; yani, dönemimize gelene kadar yüzde 10'lu, yüzde 12'li gecikme faizleri uygulanmıştır; ama, bakın, 2002 yılından itibaren yüzde 7'ye, yüzde 5'e, yüzde 4'e ve şu anda, bu gecikme faizleri devletin borçlanma faizleri olan yüzde 2'lere kadar indirilmiştir.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Aylık.
ERDOĞAN ÖZEGEN (Devamla)Bunların hepsi gözardı edilmektedir. Uygulanan bu yüksek oranlı gecikme faizleriyle birlikte, 2004 yılı sonu itibariyle 660 trilyon lira anapara, 370 trilyon lira ise gecikme faizi olmak üzere, toplam 1 katrilyon liranın üzerinde, TEDAŞ'ın, tarımsal sulamadan doğan enerji bedeli alacağı bulunmaktadır.
Değerli milletvekilleri, bu yapılandırmanın şu andaki bir borçluya uygulanmasına örnek verecek olursak; 1997 yılında 7 000 000 TL anaborcu olan gerçek bir abonenin borcu, gecikme faizi 71 000 000, toplam 78 000 000 TL olmuştur. Bu kanun tasarısıyla getirilen tarımsal TEFE uygulamasıyla -biraz önceki muhalefet sözcüsü arkadaşımız "ne getiriyor" diyordu- 71 000 000 TL'lik gecikme zammı...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 23 Mart 2005