Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)
Artvin Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 74. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Mart 2005 · 465 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Yıldız (AK Parti), 23 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 465 kelime.
Orhan Yıldız (AK Parti, Artvin). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-yildiz-22-2005-03-23-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ORHAN YILDIZ (Artvin)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; öncelikle, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Tabiî, benden evvel söz alan değerli hemşerim, Yusufelili hemşerilerimizin duygularına bir ölçüde değindi; biz de, bir şeyler söylemek isteriz; tabiî, konu Yusufeli olunca. Gerçekten, Yusufeli, çok özel bir coğrafya; yani, bu coğrafyaya tabiat ana pek cömert davranmamış; çünkü, nereye giderseniz kayalığı görüyorsunuz, taş görüyorsunuz, kıraç arazileri görüyorsunuz. Buna rağmen, bu yörenin insanları, gerçekten, bu coğrafyaya âşık, bu coğrafyadan vazgeçmek istemiyor, bu coğrafyayı bırakmak istemiyor; böyle. Yani, bizim, Artvin'de, ilçeler içerisinde, diyebilirim ki, en az göç veren ilçelerden birisi Yusufeli'dir; ama, yöresini en çok seven, en fazla bağlı olan ilçemiz de yine Yusufeli'dir. Bu yörede yaşayan insanlarımız- demin Yüksel Bey de değindi- çok zor koşullarda yaşamışlardır geçmişte; sırtında toprak taşıyarak, taş taşıyarak, evlekler yaparak, toprağı, yamaç arazileri, kayalık arazileri, arazi haline, yani, tarım arazisi haline getirmişlerdir. Bunun bir bedeli yok ve bugün, o insanlar, her şeye rağmen, bu coğrafyayı bırakmak istemiyorlar.
Hepimiz biliyoruz, bir yerde, baraj yapılsın diye, herkes can atar; çünkü, bir barajın yapılması demek, böylesine büyük bir barajın yapılması demek, yaklaşık, o bölgeye, nereden bakarsanız bakın, 2 milyar dolarlık bir yatırım demek; ama, Yusufelili, barajın yapılmasını istemiyor. Bunu açık ve net bir şekilde söylüyorum. Bu maddenin görüşüleceğini ve Yusufeli'nin de bu kapsam içerisinde isminin geçtiğini duyan hemşerilerim beni aradılar, buna herkes dahil; yani, sivil toplum kuruluşları, siyasî parti temsilcileri, halk; dediler ki, ne olur bu Yusufeli Barajı yapılmasın, buna engel olun. Bizlerin de, tabiî, öncelikli hedefimiz, isteğimiz daha doğrusu, bu barajın yapılmaması; çünkü, halk bunu istiyor. İlle de yapılacaksa, alternatif projelerin uygulamaya geçirilmesi, ille de yapılacaksa, yani mutlaka yapılması gerekiyorsa, Yusufeli insanının bütün ihtiyaçlarının azamî derecede gözetilmesi, tabiî ki son derece önemlidir.
Hepimiz biliyoruz ki, bir yerde böyle bir yatırım varsa, büyük bir yatırım varsa, o bölgenin insanları hep mağdur olmuştur, hep çile çekmiştir, göç etmiştir, göç etmek zorunda bırakılmıştır. Mevcut kanunlarımızda, maalesef, bunun hiçbir bedeli yok, kaybolan anıların, yiten geçmişin, kaybolan ümitlerin, maalesef hiçbir bedeli yok kanunlarımızda; ama, biz, bu olsun istiyoruz, Yusufeli için özel bir kanun çıksın istiyoruz. Sadece ilçe merkezinin belirlenmesi için değil, bütün ihtiyaçlarının karşılanması için. Yusufelili hemşerilerim bunu hak ediyor; çünkü, baştan da söyledim, bu zor coğrafyada yaşayan insanlar, hiçbir zaman kendi hallerinden sitem etmediler, hiçbir zaman devletine küsmediler, verilen her göreve, vatan için, devlet için verilen her göreve koşa koşa gittiler. O yüzden, bugün bunlara ihtiyacı vardır diye düşünüyorum ben.
Yüksel Bey de tabiî ki temas etti, Kamulaştırma Kanunu, maalesef, vatandaşların ihtiyacını karşılayamıyor. Vatandaşa diyorsunuz ki, arazinin bedeli şu, binanın bedeli şu; al, ondan sonra güle güle, nereye gidersen git!.. Arkadaşlar, mümkün mü, mevcut kamulaştırma bedelleriyle vatandaşın kendisine yeni bir hayat kurması, yeni bir yuva kurması mümkün mü?! Mahkeme içtihatları, Yargıtayın en son içtihatları da, maalesef hep arazisi kamulaştırılan vatandaşların aleyhine olmuştur. Bir örnek vermek gerekirse, Artvin İlinde...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 23 Mart 2005