Çalışma saatleri ve konuları hk.
Ordu Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 39. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Aralık 2005 · 799 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Eyüp Fatsa (AK Parti), 22 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 799 kelime.
Eyüp Fatsa (AK Parti, Ordu). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eyup-fatsa-22-2005-12-22-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
EYÜP FATSA (Ordu)Sayın Başkan, önerinin lehinde söz istiyorum.
BAŞKANBuyurun Sayın Fatsa. (AK Parti sıralarından alkışlar)
EYÜP FATSA (Ordu)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Danışma Kurulu önerimizin lehinde söz aldım; bu vesileyle, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, biraz önce, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Sayın Haluk Koç'un, Danışma Kurulu önerisinin aleyhindeki konuşmalarını hep beraber dinledik. Görüşlerine katılmasak da saygı duyarız; katılmak ayrı bir şey, saygı duymak ayrı bir şeydir. Demokrasi, katılmadığın fikirlere de tahammül edebilmek, onu hoşgörüyle karşılayabilmektir aynı zamanda.
Prensip olarak bütçe görüşmelerinin arasında kanun tasarı ve tekliflerinin de görüşülebilmesi çok yaygın bir uygulama değildir. Doğrusunu isterseniz, böyle bir Danışma Kurulu önerisiyle de Meclis Genel Kurulunun huzuruna gelmeyi arzu etmezdim; ancak, önümüzde yılbaşı ve uzun bir bayram tatili var. Meclis gündeminde de kamuoyunun beklemiş olduğu, bayramdan önce, özellikle SSK, Bağ-Kur prim aflarıyla alakalı, yine, bazı illerimizde kurulacak üniversitelerle alakalı, yine, özellikle Marmara, Ege ve Akdenizdeki -özellikle söylüyorum- bütün milletvekili arkadaşlarımızın; yani, bu bölgelere mensup, iktidar ve muhalefet partilerine mensup milletvekili arkadaşlarımızın, yabancılara mülk satışıyla alakalı, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş yasanın, bir an önce, hayata geçmesiyle alakalı da, hem kamuoyunun hem de iktidar ve muhalefet partilerine mensup milletvekili arkadaşlarımızın bir ısrarlı talebi var. Biz, inşallah, bütçeden sonra bu talepleri de tatile kadar yerine getirme noktasında bir gayretin içerisinde olacağız.
Onun için… Her gün iki turlu olarak yapılan bütçe görüşmelerinde bugün sadece bir tur görüşme var. Dolayısıyla, öyle zannediyorum ki, saat 16.00-17.00 sularında bu görüşmeler bitecek ve bizim, Danışma Kurulu talebiyle gündeminize getirdiğimiz, huzurlarınıza getirdiğimiz, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından bir kere daha görüşülmek üzere iade edilen Hâkimler ve Savcılar Kanununun bir maddesi ve yine, Kamu Malî Personel Yasasının iki maddesiyle ilgili Sayın Cumhurbaşkanımızın da düzeltme talebini, yeniden görüşme talebini dikkate alarak, komisyonlarda görüşülerek kabul edilmiş üç maddelik kanun tasarısının görüşülmesine -bu, muhtemelen 17.00'den sonra kısa bir sürede görüşülüp tamamlanacağına da inandığımız- bunları görüşüp kabul etmek ve dolayısıyla, Meclisin tatile kadar olacak gündeminde önemli yasa tasarılarının da görüşülmesine bir zemin hazırlamaktır. Yoksa, prensip olarak, bizim de, bütçe kanunları görüşülürken, bu bütçe kanunlarının arasına kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesinin alınmasına prensip olarak sıcak baktığımız bir konu değildir.
Ayrıca, bu, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun bütçeyle alakalı bir yönünün de olduğu, dolayısıyla, en az bütçeyle beraber eşzamanlı olarak çıkmasında zaruret olduğu hepimizin bildiği bir konudur. Dolayısıyla, bunu bütçeden sonraya ertelemek gibi bir imkânımız da yoktur. Onun için, bütçeden önce bunu çıkarmayı ve eşzamanlı olarak da bunları Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasına göndermeyi arzu ettik. Talebimizin içeriği ve talebimizle ilgili düşüncemizin içeriği bundan ibarettir.
Tabiî, Sayın Koç, burada, bütçe görüşmeleriyle alakalı bazı düşüncelerini ifade etti. Geçmişteki uygulamalara baktığımız zaman, bunun üç hafta, dört hafta, bazen daha uzun sürelerde görüşüldüğüne, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bütçe kanunlarının görüşüldüğüne şahit oluyoruz. Belki doğru olan da budur.
İktidar ve muhalefet partisine mensup milletvekili arkadaşlarımız düşüncelerini daha geniş zaman içerisinde, birtakım süreyle, saatle, dakikayla yarışmadan ifade etmelerine, lehinde ve aleyhindeki görüşlerini rahatlıkla açıklamalarına fırsat vermekte bir zaruret olduğu kanaatindeyim. Geçen dönemlerde, yani, 22 nci Dönemin birinci, ikinci, üçüncü yasama yıllarında, bu, 8 ile 9 gün arasına sıkıştırılmıştı. Bu sene, biraz daha, üç dört gün ilave edilmek suretiyle, süre biraz uzatıldı; yani, iki haftaya çıkarıldı. Ama, görüyoruz ki, hem İktidar Partisi Grubuna mensup olan arkadaşlarımızın hem de muhalefet partisine mensup arkadaşlarımızın düşüncelerini ifade etmek için zamanın yetmediğine, arkadaşlarımızın birtakım konuşmalarını ifade etmeden, düşüncelerini ifade etmeden de kürsüden ayrılmak mecburiyetinde kaldığına şahit oluyoruz. İnşallah, gelecek bütçede, bu talebi de, bu zarureti de dikkate alarak, Meclis yönetimiyle de, Başkanlık Divanıyla da, bunu, iktidar ve muhalefet grupları bir kere daha müzakere edip, belki bunu daha uzun zamana yayma imkânımız olur.
Şunu herkes kabul etmelidir: Herkes, bu kürsüye çıktığı zaman, karşısındaki muhatabının hoşuna gidecek veya duyduğu zaman alkışlayacak görüş ve düşünceleri ifade etme gibi bir zaruret yoktur, bir mecburiyet de yoktur. Elbette ki, eleştiriler olacaktır, olmalıdır da; tenkitler de olacaktır, olmalıdır da; ama, bütün bunların, eleştirilerin de, tenkitlerin de, kabullerin de bir samimiyet içerisinde, bir ciddiyet içerisinde ifade edilmesinin herkes için faydalı yönleri vardır, doğru yönleri vardır. Tahammül etmek lazım. Biz, İktidar Partisi olarak, muhalefet partisine mensup arkadaşlarımızın kürsüye çıktığı zaman, yani, bazen çok gerçekleri de ifade etmeyen, belki çok uç diye ifade edebileceğimiz konuşmalarına da tahammül etme noktasında büyük bir titizlik ve sabır gösteriyoruz. Tabiî, muhalefet partisine mensup arkadaşlarımızın da, konuşmalarında, Grubumuzu tahrik edecek veya konuşmaları karşılıklı atışmalarla sabote edecek, kesintiye uğratacak ifadelerden kaçması gerekir. Yani, herkesin, üslubuna, konuştuğuna dikkat etmesi lazım.
Meclisteki konuşmalar, soru-cevap gibi kullanılan haklar tamamen İçtüzük çerçevesindedir. İçtüzükte ne varsa, bütün milletvekili arkadaşlarımızın, iktidar ve muhalefet ayırımı yapmadan, bundan eşit oranda faydalanma hakları vardır, istifade etme hakları vardır. Yani, soruları muhalefet sorar, iktidar soru sormaz veya konuşmaları iktidar yapar, muhalefet yapmaz gibi kendi kendimize koyabileceğimiz birtakım kısıntılar ve tedbirler de yoktur.
Değerli arkadaşlar, şimdi, hatırlanacağı üzere, biz, geçen yasama yılından önce, Meclis İçtüzüğünde önemli değişiklikler yaptık; hem soru-cevapla ilgili hem…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
40 konuşma daha · 22 Aralık 2005