İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 25. BİRLEŞİM · SALI

Milletlerarası özel hukuk ve usul hukuku hakkında kanun tasarısı ve adalet komisyonu raporu (s. sayısı: 47)

Faruk Bal

Konya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 25. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Kasım 2007 · 340 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Faruk Bal (MHP), 27 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN TASARISI VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S. SAYISI: 47)); konuşma 340 kelime.

Faruk Bal (MHP, Konya). “Milletlerarası özel hukuk ve usul hukuku hakkında kanun tasarısı ve adalet komisyonu raporu (s. sayısı: 47)”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 27 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2007-11-27-milletlerarasi-ozel-hukuk-ve-usul-hukuku-hakkinda-kanun-tasarisi-ve-ad-9 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FARUK BAL (Konya)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Tabii, şahsım adına söz almış bulunuyorum ama şahsım adına Sayın Bakanın ifadelerini de değerlendirme imkânına sahip olmuş bulunuyorum.

Doğrudur, Medeni Kanun 2000 yılında kanunlaşmıştır. Doğrudur, Milliyetçi Hareket Partisi o tarihte koalisyon ortağıdır ama Adalet Bakanlığından sorumlu değildir. Doğrudur, ben -Sayın Bakana ilaveten ifade ediyorum- o Kanun’un, kanun tasarısı bölümünde Adalet Bakanlığında da içinde olmuşumdur. Bunlar doğrudur. Ancak bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte milletlerarası özel hukukla ilgili bölümü değerlendirilmemiştir, şimdi değerlendiriliyor. O tarihte Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu’nda “yerleşim yeri”, “ikametgâh” ayrımını ortaya koyabilecek, bugünkü tartışmalara getirebilecek bir terim farklılığı oluşmamıştı.

Değerli arkadaşlarım, ben, sözlerimin başında, Medeni Kanun’daki “yerleşim yeri”nin yanlış olduğunu en az on defa tekrar ettim.

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Yanlışı kim yaptı o zaman?

FARUK BAL (Devamla)Bu yanlıştır güzel kardeşim, yanlışın üzerinde ısrar etmek yanlıştır. Bu yanlışın üzerine gitmenin bir anlamı yoktur. O zaman o yanlışın üzerine tekrar yanlışları mı bina edelim? Yani farz edelim ki o tarihte yapılan yanlış var diye herkes her yanlışı yapma hakkına mı sahip olsun?

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Şimdi doğruyu yapıyoruz.

FARUK BAL (Devamla)Düzeltelim. Şimdi düzeltme zamanı. Medeni Kanun’dan başlayarak düzeltme zamanı. Medeni Kanun’dan başlayarak düzeltmezsek, bu “yerleşim yeri”, “ikametgâh” kavramlarından ortaya çıkabilecek tercüme hataları, bizim vatandaşlarımızın, yurt dışıyla ilişkili yabancı unsur taşıyan, yabancı hüküm taşıyan ihtilaflarında hem kanunların, yabancı kanunların uygulanması açısından hem de yabancı mahkemelerin yetkili olması açısından ciddi bir haksızlık doğabilecektir. Doğabilecek bu haksızlığı ben burada ifade ediyorum, açıklıyorum, bir tek ben değil. Sayın Bakanın Adalet Bakanı olarak hazırlamış olduğu tasarının gerekçesini okudum, o gerekçede diyor ki: “Biz bu yanlışı bile bile yapıyoruz, Genel Kurulda bu yanlış düzeltilsin.” diye bas bas bağırıyor ama o gerekçeye rağmen eğer düzeltmiyorsanız, elbette ki, her kanaat izharının bir vebali vardır, o vebalin altında olacaksınız. Bunu tekrar etmeme veya bunu açıklamama Sayın Bakan niçin bu kadar üzüldü, bunu da anlamış değilim, üzülecek bir konu yok. Her kişi yaptığı hareketten mesuldür, milletvekili de mesuldür, milletvekili olmayan da mesuldür. Elbette ki bu mesuliyetin karşılığı da vebaldir diyor, hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

40 konuşma daha · 27 Kasım 2007

40 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook