İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)

Faruk Bal

Konya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 62. Birleşim · 5. yasama yılı · 9 Şubat 2011 · 477 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Faruk Bal (MHP), 9 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.610)); konuşma 477 kelime.

Faruk Bal (MHP, Konya). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2011-02-09-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-hakkinda-s-4 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FARUK BAL (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; muhtemeldir ki verdiğimiz önerge biraz sonra AKP’nin değerli milletvekillerinin oylarıyla reddedilecektir ve böylece ortaya çıkan sonuç Meclisin kararı gibi değerlendirilecektir ancak bu, Meclisin külli kararı artık değildir, parmakların ortaya koymuş olduğu bir çoğunluk kararıdır, bu karar da AKP’nin iradesini teşkil etmektedir. İşte burada, Sayın İyimaya’nın, çok defa, tam yerine oturan çok güzel söylemleri vardır, kendisini bu özelliği nedeniyle takdir ettiğimi yakinen bilmesini isterim. İşte bunlardan bir tanesi de bugün öğrendim, teyit ettim, Sayın İyimaya diyor ki: “Parmakların aklı olsaydı demokrasiyi yutan canavarlar ortaya çıkmazdı.” Tam bugüne göre söylenmiş bir laf, kendisini tebrik ediyorum.

ATİLLA KART (Konya)Gerçekten takdir edilecek bir tespit.

FARUK BAL (Devamla)Ben de bu durumu ortaya koymak için “demokratik değerler” yerine “parmakmatik değerler” diye tanımlamaya çalışıyordum, benimki biraz galat kaçıyordu, Sayın İyimaya çok güzel ortaya koymuş.

Şimdi, 11’inci maddeyle ilgili Milliyetçi Hareket Partisinin vermiş olduğu önergeyi reddettiniz. Reddetmekle ne yapıldı? Reddetmekle ortaya çıkan durum şu: Maddeyi kül olarak değerlendirdiğimiz takdirde, AKP’nin kabul ettiği maddeyi kül olarak değerlendirdiğimizde, yargı, yargıçlara karşı işlemez, bunun Türkçe anlamı budur. Niçin? Çünkü bu maddeyle yargılama sürecinde suç işlemiş olan bir hâkimin yargılanabilmesi için önemli barajlar getiriliyor. 1927 yılından beri, gerek Ceza Muhakemesi Kanunu’nda gerek Hukuk Muhakemesi Kanunu’nda suç işleyen hâkimler ile ilgili yapılacak iş ve işlemler Türk hukukunda vardı ve herhangi bir sorun olmadan bu sistem çalışıyordu. Şimdi, sizin getirdiğiniz sisteme göre, hâkim hakkında tabii ki ceza davası ayrı bir prosedüre tabi olacaktır ama hukuk davası açılabilmesi için hâkimin suç işlemesiyle ilgili işlemin, adli işlemin kesinleşmiş olması gerekir. Bugünkü süreçte değerlendirdiğimizde, hâkimin görevini suistimal ederek ve yapmış olduğu bir hatanın ya da işlediği suçun dâhil olduğu dosya kesinleşecek ki ondan sonra devlet aleyhine dava açılabilecek. Devlet aleyhine açılan dava kaç yıl sürerse o da bittikten sonra rücu edilebilecektir. Bunun adına “Ölme eşeğim ölme, yaz gelince yonca biçeyim.” derler. Oysa bir suçtan mutazarrır olmuş olan mağdur kişi bir taraftan ceza davası ile hakkını adalet önünde ararken, diğer taraftan da tazminat davasıyla adaletin önüne gider. Dolayısıyla siz, suç mağdurlarının tazminat davasıyla adalet önüne gitmesini mesele hâkimler olduğu takdirde engelliyorsunuz. Bu engelleme yargının yargılanamaması anlamını taşır ki hukukun en ince noktasından ve adaletin en püf noktasından yargıya karşı en büyük darbeyi vurmuş oluyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, yargının yargıca karşı işlememesinin sebebi hikmeti nedir? Şimdiye kadar yargı yargıca karşı işliyordu ve herhangi bir sorun yoktu. Ortaya bir dava çıktı. Bu dava nedeniyle, Sayın Haberal’ın gerekçesiz tahliye taleplerinin reddedilmiş olmasından dolayı, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin vermiş olduğu dava nedeniyle bu prosedürü geliştiriyorsunuz. Kişiye göre hukuk yaparsanız günü geldiğinde, siz de o hukuka muhtaç hâle geldiğinizde sizin hakkınızda da kişisel hükümler verilebilir.

Yolunuz yanlıştır. Bir an önce dönmenizi temenni ederim. Lakin, sizin bu yoldan döneceğinize dair herhangi bir işaret yoktur. Olan olacaktır. Olan, bu memleketin, bu milletin adalete, hukuka, hakkaniyete olan saygısı, hürmeti ve muhabbeti sayenizde hâk ile yeksan olacaktır.

Hepinize saygı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

79 konuşma daha · 9 Şubat 2011

79 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook