Çalışma saatleri hakkında
Bursa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 48. Birleşim · 1. yasama yılı · 16 Mart 2003 · 1.000 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Faruk Çelik (AK Parti), 16 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ HAKKINDA); konuşma 1.000 kelime.
Faruk Çelik (AK Parti, Bursa). “Çalışma saatleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-celik-22-2003-03-16-calisma-saatleri-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
FARUK ÇELİK (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Danışma Kurulunda anlaşamadığımız gündemle ilgili Grup önerimizin üzerinde söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Doğrusu, üç gündür Parlamentodaki yaşanan olaylar, inanıyorum ki, Cumhuriyet Halk Partisi yetkililerini de, bizleri de, Türk kamuoyunu da üzmüştür. Bunların nedenlerini uzun uzadıya anlatmanın da doğru olacağı kanaatinde değilim; ama, iş yasası Meclisin gündemine gelince, biz, çok rahat bir şekilde muhalefetin bu tasarıyla ilgili görüşlerini dinleyelim, muhalefetin bu konudaki önerilerini dikkate alalım ve bu çerçevede katkılarını da alarak, toplumsal mutabakatın yanında, Mecliste iktidar ve muhalefetin mutabakatıyla bu yasa çıksın diye, birinci günü, tam sekiz saat, Cumhuriyet Halk Partisi sözcülerini bu kürsüden dinledik. Bu süre içerisinde söz alan çok değerli arkadaşlarımız, ne yazık ki, gerek verdikleri önergelerde gerekse söz aldıkları madde üzerinde, içerikle ilgili bir tek cümle söylemediler ve bir gün sonra da, ister istemez, AK Partinin hükmî şahsiyetini hedef alan bu cümlelerinden dolayı, AK Partinin çalıştırmayı hiç de düşünmediği İçtüzüğün diğer hükümlerini uygulamak zorunda kaldık. Yoksa, eğer, niyetimiz burada muhalefetin sesini kısmak olsaydı, birinci gün, İçtüzüğün bununla ilgili amir hükümlerini uygulardık; ama, öyle bir düşüncemiz yoktu. Bu düşüncenin bizde oluşmasının kaynağı, söz alan değerli muhalefet yetkililerinin, aslı astarı olmayan, sırf kamuoyuna siyasî mesaj vermeye yönelik ifadeleridir; tatsızlığın özü budur, bunu ifade etmek istiyorum.
Bugün yine bir Grup önerisiyle huzurlarınıza geldik. Söz alan arkadaşlarımız, özellikle Sayın Oğuz Hocamız, yine, gündemle ilgili bir şey söylemediler; hatta, öyle şeyler söylediler ki, doğrusu, hiç yakıştıramadım. AK Partinin kimlik diye bir problemi yok. (AK Parti sıralarından alkışlar) AK Partinin kimliğiyle ilgili, Cumhuriyet Halk Partisine bir yerlerden görev mi verildi?!
İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum)Kompleksi var, kompleksi; AK Partiye karşı kompleksi var.
FARUK ÇELİK (Devamla)Yani, bu nasıl bir ifadedir; bu kadar deneyimli arkadaşlarımız, bunu, bu kürsüden ifade ederler; doğrusu, bunu anlamakta zorlanıyoruz.
Bizim, Cumhuriyet Halk Partisinin kimliğiyle ilgili bugüne kadar ne söylediğimiz bir şey var, ne de söyleriz bunu; ama, böyle bir durumu kürsüye taşımanızdan üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyorum.
İkinci bir olay: Türkiye'de sol ve sağ kavramları. Arkadaşlar, aslında, şunu açıkça söyleyeyim; Türkiye'de, sol kesimi görünce, Batı'daki solculara olan hayranlığım daha da bir artıyor yani. (AK Parti sıralarından alkışlar) Yani, bakıyorsunuz, bir anlamda, Türkiye'de emeğin, dargelirlinin, işsizin, yoksulun, niye AK Partiye oy verdiğini kendinize bir sorun; oylar, neden AK Partiye gidiyor? (AK Parti sıralarından alkışlar)
İZZET ÇETİN (Kocaeli)Hepsi pişman, hepsi.
FARUK ÇELİK (Devamla)Eğer, siz, içtenlikle emeğin yanında olsanız; eğer, sizler, içtenlikle, yoksulun, çaresizin ve mağdur olanın yanında olsanız, ben inanıyorum ki, dünyada olduğu gibi, orada değil, burada yer alırsınız. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Bu özeleştiriye sizin ihtiyacınız var; ama, aslında, sol zihniyet, bu eleştiriyi de Türkiye'de sağlıklı yapamıyor, her eleştiri, içinizde yeni bir bölünmeyi getiriyor; onlar sizin sorunlarınızdır, onların içine girmek istemiyorum.
Burada, sol ve sağla ilgili ortaya konulan ifadeler de, ne acıdır ki -tabiî, saygıdeğer hocamızın, sol ve sağla ilgili olarak, ortaya koyduğu ifadeler- eski tabirle, kitabî ifadelerdir; yani, kitaplarda böyle yazıyor; ama, uygulamaya bakın: Türkiye'de kimin emekten yana olduğunu, kimin, kentin varoşlarında binbir çileyle karşı karşıya kalmış olduğunu; sosyal adaletsizliklerin hüküm sürdüğü ülkemizde, bu kesimlere kimin kucak açtığını, kimin gerçekten samimî olarak sahip çıktığını halkımız çok iyi görüyor, çok iyi biliyor. Onun için, burada kitaplardakini aktarmamız çok önemlidir; ama, kitaplarda olanı, pratik hayatımıza, parti felsefemize hâkim kılmak önemlidir ki, AK Parti bunun gereğini yapmaktadır. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, İş Yasası Tasarısıyla ilgili "bunu alelacele olarak Meclisin gündemine getirdiniz; yeteri kadar tartışılmadı" diyorsunuz; bunlara katılmak mümkün değildir. İş Yasası Tasarısı ve İş Güvencesi Yasası bir bütün olarak ele alınması gerekirken, 21 inci Dönemde, bu bütünlük bozuldu, o günün siyasî şartlarında, iş güvencesiyle ilgili kısmı, İş Yasası Tasarısından çıkarılarak Meclisin gündemine getirildi ve Meclisin gündeminde, AK Partinin de desteğiyle, İş Güvencesi Yasa Tasarısı yasalaştı.
Şimdi, İş Güvencesi Yasası, Türk emekçilerinin çok önemli bir kazanımıdır ve bu kazanımda o zaman siz yoktunuz; bu tasarının yasalaşması sırasında sizler yoktunuz; ama, bu tasarı, AK Partinin desteğiyle yasalaştı ve ertelenmesinde de o günün hükümetinin dahli vardır. Biz, o zaman "bu, 15 Marta ertelensin" diye bir şey demedik; o günün hükümeti, bunu bir yıl erteledi; biz de, çok iyi niyetle, sosyal tarafları bir araya getirdik, iki-ikibuçuk ay boyunca tartıştılar.
Yine, burada "uzlaşma olmadı" şeklinde ifadede bulunuyorsunuz; bu da doğru değil arkadaşlar. Taraflarla görüşün; bazıları 11 madde diyor, bazıları 7 madde diyor; geneli de, 2 madde de bir uzlaşmazlığın olduğunu söylüyor; yani, 126 maddeden 2 madde üzerinde taraflar uzlaşamamışsa, bu, uzlaşma sağlanamadı demek değil ki; önemli merhaleler kat edilmiş.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Güzel; devam edin o zaman!
İZZET ÇETİN (Kocaeli)Şimdi geri alıyorsunuz...
FARUK ÇELİK (Devamla)Ama, benim algılayabildiğim kadarıyla şu oluyor: Taraflar, farklı yerlerde farklı ifadelerde bulunmuşlar. Belki, biz, bu tasarının hazırlanışında, AK Parti olarak, sosyal kesimlerin, tarafların uzlaşmasını öne çıkardığımız için fazla müdahil olmadık "buyurun siz uzlaşın" dedik; doğrusu da buydu, bir hakemlik yaptık yani; ama, maalesef, taraflar, belki de, Cumhuriyet Halk Partisine farklı şeyler, uzlaşma çabalarında ise daha farklı şeyler söylediler. Bugün, sendikaların açıklamalarından bahsettiniz; ben, şunu açıkça söylüyorum: Kendi iç dinamikleri açısından bu açıklamalarını saygıyla karşılıyorum. Evet, bunu saygıyla karşılıyoruz; bu açıklamaları yapma ihtiyacını duymuşlardır, kendi iç dinamikleri de bunu gerektiriyordu; ama, biz, bu tasarının Mecliste görüşülmesi esnasındaki bilgi kaynaklarındaki noksanlığın veya bunları yorumlamadaki sıkıntılardan kaynaklanan huzursuzluğun kamuoyuna, işyerlerine yansımasını dikkate alarak, üç aylığına, 30 Hazirana bu tasarıyı erteleyelim; ayrıca, çıkan yasanın yürürlüğünü de 30 Hazirana erteleyelim, eşzamanlı, birlikte bu yasayı çıkaralım düşüncesiyle bugünkü öneriyi huzurlarınıza getirdik.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
FARUK ÇELİK (Devamla)Bugünkü Grup önerimizde, gündemin, 2 nci sırasına Emekli Sandığıyla ilgili tasarıyı koyduk; dün yarım kalmıştı, ona devam edeceğiz; 3 üncü sırada ise, arkadaşlarımızın, İş Güvencesi Yasasının yürürlük tarihinin ertelenmesiyle ilgili tekliflerini; 4, 5 ve 6 ncı sıralarda ise, Hindistan Cumhuriyetiyle yapılacak uluslararası sözleşmeleri; 7 nci sırada da, Türkiye Cumhuriyeti ile Türkmenistan Cumhuriyeti arasındaki bir uluslararası sözleşmeyi görüşelim diyoruz. Bugün, gündemin 7 nci sırasına kadar olan tasarıları görüşeceğiz; pazartesi günü ise, Meclisin çalışmaması önerisini huzurlarınıza getirdik.
Bu öneriye, umarım, üç gündür yaşanan, gerçekten, hiç kimsenin arzu etmediği sahneleri unutarak, bir kenara bırakarak, Cumhuriyet Halk Partisinin de destek vereceği temennisiyle; hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
35 konuşma daha · 16 Mart 2003