İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 48. BİRLEŞİM · PAZAR

İş kanunu, sendikalar kanunu ile basın mes.çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki münasebetlerin tan.hak.kan.değişiklik yapılmasına ilişkin (ss.82)

Salih Kapusuz

Ankara Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 48. Birleşim · 1. yasama yılı · 16 Mart 2003 · 696 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Salih Kapusuz (AK Parti), 16 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUNU, SENDİKALAR KANUNU İLE BASIN MES.ÇALIŞANLARLA ÇALIŞTIRANLAR ARASINDAKİ MÜNASEBETLERİN TAN.HAK.KAN.DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN (SS.82)); konuşma 696 kelime.

Salih Kapusuz (AK Parti, Ankara). “İş kanunu, sendikalar kanunu ile basın mes.çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki münasebetlerin tan.hak.kan.değişiklik yapılmasına ilişkin (ss.82)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/salih-kapusuz-22-2003-03-16-is-kanunu-sendikalar-kanunu-ile-basin-mes-calisanlarla-calistiranlar (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SALİH KAPUSUZ (Ankara)- Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Grup önerimizin lehinde söz aldım.

Bugüne kadar bu hususta yapılan tartışmalar, Türk kamuoyunun önünde yapılmıştır; zaman zaman Meclisimizin mehabetine yakışmayan üslupta, tavır ve davranışta, maalesef, üzücü olaylar da yaşanmıştır. Ümit ederiz ki, bundan sonra, bu ve benzeri olaylara da fırsat verilmez.

Tabiî, çok tartışılan konuların başında, AK Partiyi ve şahsımı en çok ilgilendiren husus, elbette, Parlamento, bir yasama çalışması yerine getirecek, bir yasa çıkaracak ve görev yapacak; ama, bundan da önemli olan, bence, ekmeğinden, aşından olan gariban işçilerimize oluyor. Üzüntümüz ve maalesef, üzerinden siyaset yapılan, istismar edilen konunun bu olmuş olmasıdır; bir garibin aşıyla, ekmeğiyle, işiyle bu işin karşılaştırılması ise, en üzücü olanıdır. Neden işsiz kalıyorlar; Bir işveren, niçin, işçisini işinden çıkarmak, kapının önüne koymak gibi bir eylem yapıyor; elbette, bu, gereksiz değil. Bunu, kamuoyu çok iyi takip ediyor. Zannedersem, değerli grup başkanvekili arkadaşlarım da ifade etti. Cumhuriyet Halk Partisine yönelik yapılmış olan açıklamalar kendilerini de üzmüştür; vermiş oldukları görüntüler, maalesef, benim de kendilerine yakıştırmadığım bir noktaya doğru gitmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi, âdeta, işyeri düşmanı, işveren düşmanı gibi; dolayısıyla, işçi düşmanı gibi bir pozisyona doğru itiliyor ki; ben, bunun böyle olmadığını biliyorum, böyle olmadığına da inanıyorum. (CHP sıralarından "hayır, hayır" sesleri, gürültüler)

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Kimse onu söylemiyor.

SALİH KAPUSUZ (Devamla)Bakın, lütfen, dikkat buyurun; böyle olmadığına dair inancımı da ifade ediyorum. Arkadaşlarımızın böyle bir yaklaşım içerisinde olması değil, bu görüntüye doğru olayın kaymış olması beni endişelendirmektedir.

Elbette, iş hayatı, işvereniyle, işçisiyle bir bütündür. Siz, iş hayatında, sadece işverenleri bir kenara koysanız iş hayatı oluşmaz; sadece iş arayanları, işçileri bir tarafa koysanız, bu da iş hayatını temsil etmez. Dolayısıyla, işvereni, işçisi birlikte iş hayatını tamamlayan bir cüz gibidir; birini diğerinden ayırmak, birinin hakkını diğerine, diğerinin hak ve hukukunu bir başkasına peşkeş çekmek ise, Parlamentoya hiç yakışmaz; böyle bir şey de söz konusu değildir.

Değerli arkadaşlar, ben inanıyorum ve biliyorum ki, bugüne kadar, ister ülkemizde olsun, isterse dünyada olsun, iş hayatını tanzim eden yasaların çıkarılması hep zor olmuştur, gerçekten de zordur. Bu zoru başarmak için gayret sarf ediyoruz. Bizim, AK Parti olarak, iş hayatının hakkaniyet ölçüsünde bir yasaya kavuşması konusundaki samimî çaba ve gayretlerimiz, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da devam edecektir. Takdir edersiniz ki, bu memlekette, çalışan milyonlarca kardeşimiz var; yine, bu memlekette milyonlarca işsiz evladımız var. Bir insanın, işsiz olması, çoluğuna çocuğuna ekmek götüremeyecek duruma düşmüş olması, herhalde, hiçbir insanın vicdanen kabul edebileceği bir olay değildir. Onun için, iş hayatında, işi olan bir kardeşimiz, psikolojik nedenlerle, sadece ve sadece, 15 Martta yürürlüğe girecek olan İş Güvencesi Yasası nedeniyle işinden çıkarılıyorsa, bu, fevkalade yanlıştır, tehlikelidir. Dolayısıyla, aramızda, o gün sendikacı olarak görev yapan -milletvekili olmayanlar- bugün milletvekili olan arkadaşlarımız çok iyi biliyorlar ki, İş Yasasıyla ilgili birinci adım olan İş Güvencesi Yasası seçim öncesi alelacele çıkarılmıştır. Biz ise, ondan sonraki süreçte, bizden önce başlamış olan tasarıyı, bugüne kadar, çıkarmak için samimî gayretimizi orta yere koyduk. Bilim kurulu çalıştı, 4 tane konfederasyon temsilcisi çalıştı, bu tasarıyı gönderdiler.

BAYRAM ALİ MERAL (Ankara)Hep karşı oldun sen; şimdi intikam alıyorsun!..

SALİH KAPUSUZ (Devamla)Buraya gelen tasarı komisyonda görüşülürken bile, Sayın Bakanımız başta olmak üzere, sabahlara kadar nihaî uzlaşma noktasına ulaşmak için toplantılar yapıldı ve ona dayanılarak bu İş Yasası Tasarısı da buraya getirildi. Fakat, gördük ki, hem mutabakat sağlıyorlar, olayı tanzim ediyor, düzenliyor, katkı sağlıyorlar, 2 maddeye kadar ihtilaflarının düştüğünü söylüyorlar; hem de, daha sonra eylem kararı alıp, çıkıp, aleyhte açıklamalar da yapabiliyorlar. Bu ise, Türk kamuoyu tarafından ibretle takip edilmektedir. Göreviniz sendikacılık olabilir, göreviniz siyaset olabilir, göreviniz bürokrasi olabilir, işadamı da olabilir; ama, hiçbir zaman, bu milletin gözünden, yapılan yanlışlıkların kaçmayacağı herkes tarafından doğru anlaşılmalı ve bilinmeli, buna göre de hareket edilmelidir.

Değerli arkadaşlar, onun için, biz, samimî olarak çıkarma çaba ve gayretimizi orta yere koyduk. Üzülerek söyleyelim ki, Cumhuriyet Halk Partisinin çok aşırı tepki koyması ve işçi kesimini temsil eden arkadaşlarımızın da, maalesef, hem mutabakatın içinde hem de dışında rol almış olması bu işi bu noktaya getirdi. O halde, yapılacak şey nedir; daha çok kardeşimizin işsiz kalmaması için bir denge kurulmalı. Her ne kadar, şu anda eylem kararı alsalar da, kamuoyuna açıklamalar yapsalar da, şahitleri de ortadadır ki, evet, üç aylık ertelemeye, taraflar mutabakat sağlamıştır. Evet, bu mutabakat vardır; ancak, bu mutabakatı...

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

35 konuşma daha · 16 Mart 2003

35 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook