Gençlik ve spor gn.md.lüğünün teşkilat ve görevleri hk.(ss.384)
Trabzon Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 63. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Mart 2004 · 1.924 kelime · yaklaşık 10 dakikalık okuma
Kaynak göster
Faruk Nafız Özak (AK Parti), 4 Mart 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GENÇLİK VE SPOR GN.MD.LÜĞÜNÜN TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HK.(SS.384)); konuşma 1.924 kelime.
Faruk Nafız Özak (AK Parti, Trabzon). “Gençlik ve spor gn.md.lüğünün teşkilat ve görevleri hk.(ss.384)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-nafiz-ozak-22-2004-03-04-genclik-ve-spor-gn-md-lugunun-teskilat-ve-gorevleri-hk-ss-384-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA FARUK NAFİZ ÖZAK (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; Grubum ve şahsım adına Yüce Heyetinizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün, tüm spor camiamızın, klüplerimizin, federasyonlarımızın ve özellikle sporcularımızın ve gençlerimizin heyecanla beklediği bir kanun tasarısını görüşüyoruz. Bugün görüşeceğimiz 2 madde, önümüzdeki aylarda Meclise getirip yasalaşmasını planladığımız, spor yüksek kurumu yasası tasarısının maddeleridir.
Spor yüksek kurumu yasası tasarısı, sporla ilgili ilke, hedef ve politikaları belirlemek, spor federasyonlarını sağlıklı bir altyapıya kavuşturarak idarî ve malî yönden özerkliğini sağlamak, toplumun her bireyinin spor hizmetlerinden yararlanmasına öncülük etmek, spor için gerekli fırsatları ve teşvikleri sağlamak, spor alanında teknik bilgi ve ilgiyi artırıcı yayınlar yapmak, yaptırmak ve faaliyetlerde bulunmak gibi önemli hedefleri olan bir kanun tasarısıdır.
Genç bir nüfusa sahip olmanın avantajını taşıyan ülkemizde, gençliğin, Türkiye için çok büyük bir potansiyel ve dinamizm olduğunun bilincinde olan Partimiz, gençliğe sunulacak her türlü hizmette önderlik etmeyi ilke edinmiştir.
Partimiz, özgür düşünceli, kendi başına karar verebilen, sorgulayan, kendi toplumunun ve evrensel anlayışın doğrularından haberdar olan ve hayatın güçlükleriyle baş edebilecek donanımlı ve yetenekli çağdaş gençler yetiştirmeyi hedeflemektedir. Bu anlamda, gençlik ve spor alanında gelişmişliği ve çağdaşlaşmayı engelleyen unsurların, görüşmekte olduğumuz, sponsorluk ve federasyonlara özerklik veren yasa tasarısıyla aşılacağına inanmaktayız.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasamızın "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlıklı Üçüncü Bölümünün, 58 ve 59 uncu maddelerinde, gençlik ve sporun geliştirilmesi ve korunması konusunda devlete önemli yükümlülükler getirilmiştir.
Dünyada ve ülkemizde meydana gelen sosyal, ekonomik ve kültürel olaylar, ülkeler arasında ilişkilerin artması ve çeşitlenmesine yol açmıştır. Bunun bir yönünü de, sportif faaliyetler oluşturmaktadır. Bu faaliyetlerin düzenlenmesinde ve yerine getirilmesinde en önemli araçlardan birisi de sponsorluk faaliyetleridir.
Spora olan toplumsal talebin artması, uluslararası spor yarışmalarının önemi ve medyanın spora olan büyük ilgisi, gençlik ve spora, devletin dışında, ihtiyaç duyulan kaynakların sağlanabileceğini göstermiştir. Sponsorluğun bu anlamda teşvik edilmesi, yukarıda belirtilen devletin sosyal devlet fonksiyonunu yerine getirmesinde yardımcı bir unsur olacaktır. Sporda sponsorluk öyle bir ilişkidir ki, bu ilişkiyle, sponsor unvanıyla hareket eden bir ticaret şirketi, tüm branşlardaki spor faaliyeti alanında, ulusal ya da uluslararası bir spor organizasyonuna, federasyona, amatör ya da profesyonel spor kulübüne, amatör ya da profesyonel sporcuya sağladığı aynî ve/veya nakdî katkı karşılığında, markasının ve/veya ürününün tanıtımı ve reklamı hususunda bazı haklar elde eder. Sponsorluk, isim sponsorluğu, uluslararası organizasyon sponsorluğu, ulusal organizasyon sponsorluğu, kulüp ya da sporcu sponsorluğu, federasyon sponsorluğu ve naklen yayın sponsorluğu olmak üzere sınıflandırılmaktadır. Bunların açılımına girmeyeceğim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sponsorluk, günümüzde, birçok organizasyonun iletişim karmasının önemli elemanlarından biri haline gelmiştir. Yakın zamana kadar bir iletişim aracı olarak düşünülmeyen sponsorluk, son zamanlarda pazarlamanın bir elemanı ve firmalar için bir iletişim yöntemi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bir başka ifadeyle, değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi gereken bir hizmet sektörü olan sporun nitelikli hizmet üretilebilmesi için sahip olduğu ya da olabileceği ekonomik koşulların güçlü olmasını gerekli kılmaktadır.
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün, 12 Nisan 2001 tarih ve 4644 sayılı Kanunla yürürlüğe giren ve yürürlüğe girdiği günden itibaren yasa kapsamının darlığı ve buna bağlı olarak hizmetlerin amaçlanan biçimde gerçekleşmemesi eleştirilerine muhatap olan yasayı tekrar ele alarak gündeme getirmesi, çok olumlu ve beklenen bir çalışmadır. Burada, Sayın Fikret Ünlü'nün de ifadeleri, gerçekten çok anlamlıydı; kendilerine teşekkür ediyoruz.
Dünya genelinde 2000-2001 yılları arasında, reklam harcamaları yüzde 5,8, sponsorluk harcamaları ise yüzde 12 oranında artış göstermiştir. 2000 yılında sponsorluk harcamaları 22 000 000 000 dolar iken, 2001 yılında 24 500 000 000 dolara çıkmıştır. Bu harcamaların, 9 400 000 000 doları ABD'de gerçekleşirken 7 400 000 000 dolarlık kısmı Avrupa'da, kalan meblağ ise diğer kıtalarda gerçekleşmiştir. 2002 yılında ise, sponsorluk harcamaları olarak 26 000 000 000 dolarlık bir rakamı görüyoruz. Ülkemizde sponsorluk harcamaları ise, maalesef, 150 000 000 ilâ 200 000 000 dolar seviyelerinde kalmıştır.
Sporun etkili gücünü fark eden bütün gelişmiş ülkeler ve iş çevreleri, hem kendi propagandalarını hem de ürünlerinin tanıtımını spor müsabakaları aracılığıyla yapmaya ve bu suretle iç ve dış ticaret hacimlerini artırmaya özen göstermektedirler; bu amaçla sporda pazarlama ve sponsorluk enstitüleri kurmak suretiyle sporun tanıtım ve propaganda gücünden azamî derecede yararlanmaktadırlar. Bir bakıma, ekonomik yönden güçlü olan kişi ve kuruluşların sosyal sorumluluk anlayışı içerisinde sponsorluk hizmetleriyle insanlardan kazandıkları imkanları yine insanlara yöneltmeleri çağdaş ülkelerde sıklıkla görülmektedir. Bu yaklaşıma örnek olarak İsveç'i gösterebiliriz. Bu ülkede spor kulüplerinin yerel sponsorluk kaynakları oldukça geniştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 21 inci Yüzyıla girdiğimiz dönemde, sporda gelişmiş ülkelerin ifade edilen yönetim tarzıyla spor yapma oranları oldukça yüksektir. Avrupa ülkelerinde genel nüfus oranlarına göre spor yapma oranı en düşük yüzde 25 iken, bu oran, ülkemizde, maalesef, bindelerle ifade edilmektedir. 2000 yılı verilerine göre, yaklaşık 10 000 000 nüfuslu Portekiz'de 2 000 000, 5 000 000 nüfuslu Danimarka'da 2 000 000, 55 000 000 nüfuslu Fransa'da 13 000 000, 57 000 000 nüfuslu İtalya'da ise 14 000 000 insan spor yapabilmektedir. Ülkemizde ise, 6 161 spor kulübü aracılığıyla 440 000'e yakın sporcu aktif olarak spor yaparken "herkes için spor" faaliyetlerine katılan insan sayısı ise, maalesef, 160 000 civarında kalmaktadır.
Çok sayıda insanımıza spor imkânı sunabilmek için gerekli olabilecek tesis ve araç gereç ihtiyaçlarının giderilebilmesi bu tasarının yasalaşmasıyla mümkün olabilecektir. Sponsorlukla kulüplerin sporcularına sunabilecekleri çalışma ortamlarının nitelikleri gelişebilecek ve bu yolla nitelikli bir ortamda çalışabilmenin getirdiği öncelikle performanslarının artırımıyla başarıya ulaşabileceklerdir; yani, kulüpler ve federasyonlar, bir bakıma, sponsorlukla rekabet gücünü yakalayabileceklerdir. Bu uygulamayla ülke sporunda geçici değil, sürekliliği olan başarılar elde eden sporculara sahip bir ülke olmanın mutluluğunu taşıyabileceğiz.
Sponsorlukla ilgili tasarının yürürlüğe girmesiyle, tamamlanmamış spor tesislerinin Türk sporuna hizmet vermesi sağlanacaktır.
Sporun, toplumumuzun vazgeçilmez tutkusu ve yaşam biçimi haline getirilebilmesi için öncelikle çocuklarımız ve gençlerimizi spor yapmaya teşvik etmek, sporu sevdirmek, yetenekli sporcuları belirlemek ve ülke sporuna elit sporcular yetiştirmek; sigara, içki, uyuşturucu ve kumar gibi zararlı alışkanlıklardan uzak tutmak; milletini seven, hoşgörülü, sosyal, üretken insanlar olarak yetişmeleri için bilimsel spor anlayışına uygun ortam ve olanakları sağlamak amacıyla spor tesisi yapımları planlanmaktadır.
Ancak, her geçen yıl devlet bütçesinden ayrılan ödeneklerin azalmasıyla, söz konusu tesislerin tamamlanmasında problemler oluşmaktadır. Şöyle bir örnek vermek isterim: Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün 1976 yılında devlet bütçesinden almış olduğu pay 4 ise, 2001 ve 2002 yılında bu pay 1'e düşmüştür.
2001 yılında yürürlüğe giren yasadaki olumsuzluklar, bu tasarıyla ortadan kaldırılarak, Gelirler ve Kurumlar Vergisinde, profesyonel spor dallarında yüzde 50 -profesyonel futbolcu ücretleri hariç- amatör spor dallarında ise yüzde 100 gider yazma imkânı sağlanmaktadır.
Eski yasada, yalnızca federasyonların yıllık faaliyet programlarında yer alan uluslararası faaliyetlere sponsor olunabilmekteyken, çıkacak yasayla, ulusal, bireysel ve kulüpler bazında da yararlanabilme imkânı doğmaktadır.
Ayrıca, planlanan ve acil yapılması gerektiği halde bütçe dengeleri nedeniyle yapılamayan tesislerin yapımına başlanılabilecektir.
Yasa tasarısıyla, Genel Müdürlüğün yıllık faaliyet programında yer alan ulusal ve uluslararası gençlik ve spor organizasyonları,
Sporcuların transfer bedelleri hariç olmak üzere, spor kulüpleri ile federasyonların yıllık programlarında bulunan, sporun yaygınlaştırılması ve sporcuların desteklenmesine yönelik resmî spor faaliyetleri,
Kamu kurum ve kuruluşları ve yerel yönetimlerle spor kulüplerine ait spor tesislerinden Genel Müdürlükçe uygun görülenlerin yapımı, bakımı ve onarımı,
Federasyonların ve spor kulüplerinin sportif hizmet ve faaliyetlerinin yürütülebilmesi için gerekli olan sportif araç gereç ve malzemelerin temini ve en önemlisi, ferdî lisanslı sporcuların Genel Müdürlükçe ferdî olarak katılmalarına izin verilen ulusal veya uluslararası organizasyonlara gerçek ve tüzelkişilerin sponsor olabilme imkânı getirilmektedir.
Özetlersek; bu tasarıyla, özellikle sporu çok seven, bu konuda çok kabiliyetli olan ve desteklendiği zaman çok daha büyük başarılara imza atacak Türk gençliğinin önü açılmaktadır.
Özellikle kulüplerimize, yaşadıkları büyük ekonomik sıkıntıları ve zorlukları aşmada önemli katkılar sağlanıyor. Biz inanıyoruz ki, bu tasarıyla nüfusumuza oranla dünya standartlarına göre çok az sayıdaki lisanslı sporcu sayımız artacaktır. Sporumuzdaki ve sporcumuzdaki kalite artacak, başarı çoğalacak ve gurur duyduğumuz geleceğimizin teminatı gençlerimiz daha fazla spor yapabilecektir.
Ödül yönetmeliğindeki "başarılı ol ödül al" düşüncesine bu tasarıyla yapılacak katkılarla -başarmak için- destek olunacağı ve teşvik edileceği için, dünya, olimpiyat ve diğer organizasyonlarda daha başarılı sonuçlar alacağımıza yürekten inanmaktayım.
Ayrıca, bugün amatör kulüplerimiz, birinci, ikinci ve üçüncü lig kulüplerimizin yaşadığı ekonomik sıkıntı hepimizin malumudur. Bu kulüplerimize, sponsorlarca yapılacak katkılarla, bir bakıma, bunlar, gerçek anlamda spora yönelebileceklerdir; gerek eğitim gerek spor, araç gereç ve tesis açısından daha nitelikli hale geleceklerdir. Ayrıca, sponsorluk, istihdam ve inşaat sektörünün gelişmesine yardımcı da olacaktır; öyle düşünüyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Özellikle, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, sponsorluğu, ülkemizde ilk uygulayan olduğunu sizlere belirtmek istiyorum. 1931 yılında New York'tan havalanıp, okyanusu geçerek, hiçbir yere uğramadan İstanbul'a uçarak, uzun uçuşta dünya rekoru kıran, John Polanda ve Russel Bortman'ın sponsorluğunu Türkiye ve Mustafa Kemal Atatürk üstlenmiştir.
Sponsorlukta günümüzde kimlerin sponsor olamayacağı konusu önem arz etmektedir. Her ne kadar bu konu yönetmeliklerle belirlenecekse de, bizim bu konudaki düşüncemiz şu şekildedir; kimler sponsorluk yapamamalıdır: Muzır ve porno yayınların üreticileri, dağıtıcıları, satıcısı şirketlerle; ağır alkollü içeceklerin üreticisi, dağıtıcısı, satıcısı, şişeleyicisi şirketlerle; sigara üreticisi, dağıtıcısı, satıcısı şirketlerle, uyuşturucu ve/veya keyif verici maddelerin üretimini yapan şirketlerle, çocukların ve gençlerin ruh ve beden sağlığına zarar verici nitelikte ürünlerin üretimini, dağıtımını ve satışını yapan şirketlerle siyasî kişi, kuruluş ve oluşumlarla ve Türkiye'nin genel güvenliği aleyhine faaliyette bulunanlarla sponsorluk anlaşması yapılmamalıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hafta içerisinde Yüce Meclisimizce kabul edilen Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Yasayla spor kulüplerimize verilen spor alanlarının donatımına ve denetimine ilişkin birtakım yükümlülükler, bugün görüşülen sponsorluk tasarısıyla daha nitelikli olabilecek ve kulüpleri parasal yükten kurtarabilecektir. Öte yandan, spordan sorumlu kamu yönetimince, çıkarılacak sponsorluk kanunu özel sektöre çok çok iyi anlatılmalı ve ikna edici bilimsel yöntemler kullanılmalıdır. Bu konuda ilgili özel sektörün yapılacak tanıtım faaliyetlerine vereceği önem, arz ve talep konusu içinde değerlendirilebileceğinden, reklam şirketlerinden de yararlanılma bir politika olarak düşünülmelidir; yani, yasayı çıkarmak yetmiyor, bunu çok iyi tanıtmamız gerekiyor.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 59 uncu hükümet programında "dünyanın ve Türkiye'nin gelişen ve değişen şartları dikkate alınarak yeni bir spor politikası oluşturulacaktır; sporun her dalında uluslararası standartları yakalamak için her türlü destek verilecektir" ifadesine yer verilmiştir. Bu değerlendirmeler çerçevesinde, devlet bütçesinden yardım alan, devletin siyasî ve idarî birimleri tarafından yönetilmeyip, ancak denetlenebilen idarî ve malî yönden özerk federasyonların kurulması amaçlanmış ve uluslararası federasyonlar gibi yapılanmalarına imkân sağlanmak istenmiştir. Böylece, federasyonlar faaliyetlerini daha verimli ve süratli bir şekilde organize edebilecekler ve spor faaliyetlerini, daha geniş coğrafyada daha geniş kitlelere ulaştırılmasını sağlayacaklardır. Özerk federasyonların gelirlerinin sportif amaçlı kullanılıp kullanılmadığı denetime tabi olacak, spor hizmet ve faaliyetlerinin düzenlenmesi ve yürütülmesine ilişkin iş ve işlemleri ise federasyonların bünyesinde oluşturulacak kurullarda görüşülerek otokontrol sistemi işletilecek ve hizmetlerde verimlilik ve kalite sağlanabilecektir. Federasyonların özerk hale gelmesiyle, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, elindeki gücü bırakmaktadır. Gerçekten, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğümüzü ve spordan sorumlu Bakanımızı kutlamak lazım. Şu anda istedikleri federasyon başkanını seçme imkânına ve gücüne sahip olmalarına rağmen, bu işte liyakati ve bilgiyi önplana çıkardıkları için kendilerini kutluyorum.
Dünyada sporun devlet eliyle yönetildiği 3 tane ülke var; Çin, Küba ve Kuzey Kore. Özellikle Çin, olimpiyatları yapmaya hak kazandıktan sonra, o da sporda demokrasiyi benimsemiş, çok önemli atılımlar yapmıştır. O bakımdan, sporda demokrasinin önemini özerk federasyonlarda göreceğiz. Verimli, kaliteli, daha çabuk karar verebilen, daha iyi planlama yapabilen federasyonlarla Türk sporu çok daha ileri gidebilecektir.
Özerklik öncesi ve sonrası durumu karşılaştırdığımızda, bunun içinde en iyi örnek, özellikle Futbol Federasyonumuzdur. İdarî, teknik ve malî başarının boyutlarını Futbol Federasyonumuzda özerk yasa uygulamalarıyla görebiliyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünyada ve ülkemizdeki gelişmeler ışığında, Türk spor teşkilat yapısı da bir değişim ihtiyacı içine girmiştir. Dünya ülkelerinde olduğu gibi, ülkemizde de, spor hizmetlerinin yürütülmesinde, devletin sporu yönlendirici, özendirici, destekleyici ve denetleyici olmasıyla, sporda demokratik bir ortam sağlanmış olabilecektir. Böylece, federasyonlar, daha verimli çalışabilecekler, organize edilebilecekler, rasyonel çalışıp, en iyi planlamayı yaparak spor faaliyetlerini daha geniş kitlelere ulaştırabileceklerdir.
Daha kaliteli ve nitelikli sporcuların yetiştirilmesi, daha kaliteli spor tesislerinin oluşturulmasıyla, uygun bir spor iklimi, spor bilinci ve spor kültürü oluşturulacaktır. Bu aşamada, gençlik, millî eğitim ve sporcu üçgeni daha verimli hale getirilerek, lisanslı sporcu sayısının hem nitelik ve hem de nicelik olarak artırımı sağlanacaktır.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
25 konuşma daha · 4 Mart 2004