İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 106. BİRLEŞİM · SALI

Çeşitli kanunlarda değ.yapılmasına ilişkin 4903 sayılı kan.veto edilen (ss.220)

Feridun Fikret Baloğlu

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 106. Birleşim · 1. yasama yılı · 15 Temmuz 2003 · 713 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Feridun Fikret Baloğlu (CHP), 15 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞ.YAPILMASINA İLİŞKİN 4903 SAYILI KAN.VETO EDİLEN (SS.220)); konuşma 713 kelime.

Feridun Fikret Baloğlu (CHP, Antalya). “Çeşitli kanunlarda değ.yapılmasına ilişkin 4903 sayılı kan.veto edilen (ss.220)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 15 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-fikret-baloglu-22-2003-07-15-cesitli-kanunlarda-deg-yapilmasina-iliskin-4903-sayili-kan-veto-edilen (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya)Sayın Başkan, sayın üyeler; 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasasının 8 inci maddesinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin 19 uncu madde üzerinde, kişisel düşüncelerimi açıklamak için, söz almış bulunuyorum.

Komisyonda, bu maddeye tek muhalefet şerhini veren üye olarak, bunun sorumluluğu altında, düşüncelerimi özgürce açıklamak ve endişelerimi sizinle paylaşmak istiyorum; çünkü, bu madde düzenlemesinin ileride kimi sorunlar yaratacağı konusunda ciddî endişeler taşıyorum. Şimdi, Terörle Mücadele Yasasının kaldırılmak istenen 8 inci maddesine kısaca bakmak gerekiyor. Tartışma konusu olan, 8 inci maddenin birinci fıkrasıdır ve burada "Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak amacıyla yazılı, sözlü veya görüntülü propaganda ile toplantı, gösteri ve yürüyüş yapanlar hakkında, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmedikçe bir yıldan üç yıla kadar hapis ve birmilyar liradan üçmilyar liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur" hükmü yer almaktadır. Bu noktadan sonra gelen ve burada tartışılan cümle şudur: "Bu suçun terör yöntemlerine başvurmayı özendirecek şekilde işlenmesi halinde..." Bütün sakıncalar, tartışmalar, çekinceler bu cümleden doğmaktadır.

Şimdi, bir an için, bütün önyargılardan sıyrılmamız gerektiğini düşünüyorum ve ben, bu duygularla, hiçbir ön şarta bağlı olmadan, düşüncelerimi, özgürce açıklamaya çalışıyorum. Ben şuna inanıyorum: Bu Mecliste, hiç kimse, düşünce özgürlüğünün açıklanmasından yana bir tavra karşı durumda olamaz. Hepimiz düşünce özgürlüğünü savunuyoruz; ancak, 8 inci maddeye ilişkin bu düzenlemenin, amacı aştığını ve kimi olumsuz sonuçlar doğurabileceğini bilmemiz gerekiyor. Ben, buna işaret etmeye çalışacağım.

Şimdi, 8 inci maddeyi bu şekliyle ortadan kaldırmayı amaçlayan hükümet taslağında gerekçe şudur: Daha özgür bir ortam yaratmak. Onların taslakta yer alan gerekçedeki düşüncelerle, bu düşünce ve anlatım özgürlüğünün daha geniş bir biçimde sağlanması amacıyla deniliyor. Şimdi, buna karşı düşünceler söylendiği zaman, bakın, dikkat edin, Anayasanın 14 üncü maddesi yürürlükte, bu değişikliği yaparsanız bir boşluk doğar, bundan Türkiye için sorunlar doğar denildiğinde hemen şu söyleniyor: "Merak etmeyin, Türk Ceza Kanununun 311 inci maddesi hizmetinizdedir." Peki, Türk Ceza Kanununun 311 inci maddesi, 8 inci maddenin kaldırılmasıyla doğan boşluğu, böyle şedit biçimde dolduracağına göre, biz, 8 inci maddeyi kaldırırken, Avrupa Birliği şartlarına uyduk diye niye övünüyoruz?! Burada, çok açık bir aldatmaca olduğunu düşünüyorum; yani, bir yandan 8 inci maddeyi kaldırarak Avrupa Birliğinin şartlarına uygun özgürlükçü bir tavrı sergiliyoruz, öyle gözüküyoruz, öte yandan da 311 inci maddedeki belirlemeyle, 8 inci maddenin kaldırılmasıyla ilgili övüncümüzü ortadan kaldırıyoruz.

Arkadaşlar, açık olmak gerekir. Birincisi, Sayın Cumhurbaşkanının bu kanunu geriye gönderirken ortaya koyduğu gerekçelere saygı duymak zorundayız. Hem saygı duymak hem gereğini yapmamanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Eğer o gerekçelere saygı duyuyorsak -ki, o gerekçeler saygı duyulması gereken gerekçelerdir- burada onun gereğini yapmalıyız. Cumhurbaşkanı çok açık söylüyor, diyor ki, evet, doğru, 8 inci madde sorunlar getiriyor... 8 inci maddeyi yeniden düzenleyelim. 8 inci maddeyi yeniden düzenlemek Avrupa Birliği konusunda bizi rahatsız ediyorsa -ki, böyle bir rahatsızlık duymamamız gerekir; bizim için önemli olan halkımızın özgür düşüncesini ifade etme hakkıdır; öncelik budur, Avrupa Birliği bunun bir sonucudur- o zaman 8 inci maddeyle ilgili boşluğu 311'le doldurmak yerine, paket paket üstüne yapmak yerine, gelin bir defada yapalım bu işi. Ne yapalım, 8 inci maddeyi ya Cumhurbaşkanının önerisine uygun biçimde bir daha düzenleyelim ve sakıncaları kaldıralım; yok eğer bu bizim Avrupa Birliği taraftarlığımıza gölge düşürüyorsa, o zaman 311'le ilgili ileride yapmaktan bahsettiğimiz düzenlemeyi, yani yedinci paketteki düzenlemeyi şimdi yapalım, o zaman sorun çözümlenmiş olacak. Yani, biz, birbirimizi aldatma noktasının ötesinde davranmalıyız.

Şimdi, Sayın Bakan, gelip şunu söyleyebilir mi, biz 311'le ilgili değişiklik yapmayacağız. Bunu söylemek mümkün değil. Peki, 311'le ilgili değişiklik yapılacağı komisyonda söylendiğine göre, bu değişikliğin özgürlükleri genişletici biçimde olacağının teminatı nedir? Eğer özgürlükleri genişletecek biçimde yapılmayacaksa bu değişiklik, biz 8 inci maddeyi kaldırmakla ne yapmış oluyoruz?

Arkadaşlar, bunu tartışmak gerekir; bunu, hukuk adamları, siyaset adamları ve bu Meclis tartışmalıdır. Sayın Cumhurbaşkanı bir görev yapmıştır, görev gayet açıktır, Anayasanın verdiği bir hakkı kullanmıştır, bence doğru kullanmıştır. Biz de Meclisiz, biz de kanun yapıyoruz, biz de haklarımızı kullanıyoruz; ama yapılması gereken çok açıktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Baloğlu, konuşmanızı toparlar mısınız.

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Devamla)8 inci maddenin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin bu düzenleme yerine, daha sonra Türk Ceza Kanununun 311 ve 312 nci maddelerinde yapılacak değişiklikleri birlikte düşünmeliyiz, altıncı paket, yedinci paket falan değil, bunların tümünü bir defada düşünmeliyiz. Bunu yapmanın yolu da çok açıktır; çok net söylüyorum; 19 uncu maddeyi geri çekmektir. 19 uncu madde geri çekilmelidir, 19 uncu maddedeki bu düzenleme, yedinci paketteki düzenlemeyle birlikte yapılmalıdır. Böylece, tarih önündeki sorumluluğumuz azalmış olacaktır.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 15 Temmuz 2003

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook