2005 mali yılı bütçe kanun tas. (3 üncü tur görüşmelerinde ) gümrük müsteşarlığı,sosyal hizm.ve çocuk esirgeme kur.gen.müdürlüğü,diyanet işleri başkanlığı
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 36. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Aralık 2004 · 775 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 21 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KANUN TAS. (3 ÜNCÜ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI,SOSYAL HİZM.VE ÇOCUK ESİRGEME KUR.GEN.MÜDÜRLÜĞÜ,DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI); konuşma 775 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “2005 mali yılı bütçe kanun tas. (3 üncü tur görüşmelerinde ) gümrük müsteşarlığı,sosyal hizm.ve çocuk esirgeme kur.gen.müdürlüğü,diyanet işleri başkanlığı”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2004-12-21-2005-mali-yili-butce-kanun-tas-3-uncu-tur-gorusmelerinde-gumruk-mu (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkanım, Yüce Meclisin çok değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Gümrük Müsteşarlığı bütçesiyle ilgili, Grubum adına söz almış bulunuyorum. Bu bütçenin ülkemiz için ve tüm gümrük çalışanları için hayırlı olması dileklerimi iletirim.
Değerli milletvekilleri, birkaç rakamla başlamak istiyorum; yani, 2004 yılı sonunda, ülkemizin, ihracat, ithalat, dışticaret açığı ve cari işlemler açığı rakamlarını bir kez daha size sunmak istiyorum: İhracat 51 500 000 000 dolar hedeflenmiş, 62 000 000 000 dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. İthalat 75 500 000 000 dolar hedeflenmiş, 95 500 000 000 dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Dışticaret açığının ise, yıl sonu itibariyle, 33 500 000 000 dolar olacağı ve cari işlemler dengesi açığının da 7 600 000 000 dolar yerine 14 600 000 000 dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.
Bu rakamlar ışığında birtakım şeyleri irdelememiz lazım. Ben, öncelikle, ülkenin kurtuluşunun, bu ülkedeki çocuklarımızın, herkesin kurtuluşunun ihracatta olduğuna inanan bir insanım. Üretim ve ihracat... Eğer, biz, ithal ikamesine, eğer, biz, bu tüketim ekonomisinin, dünyadaki küreselleşmenin getirdiği olguyla bu tüketim şırıngası aşılanan bir toplum olmaya devam edersek, biz, bu ülkenin insanını doyuramayız; bu ülke insanını bir gün aç bırakırız. O açıdan, ben, kurtuluşun, çocuklarımızın geleceğinin, tek bir şekilde, ülkede üretmek ve ihraç etmekte olduğunun, bir kez daha altını çiziyorum.
Burada, tabiî, gümrük idarelerimize çok önemli görevler düşmektedir. Gümrük idareleri, özellikle ihracatçının bir neferi olmalıdır. Bu ülkede çalışan herkes, bu ülkede bürokrasi ve bu ülkede görev yapan herkes, Türk ihracatçısının birer neferi olmalıdır; çünkü, onlar, Türkiye'ye döviz getiren, ülkemize kaynak yaratan birer neferdir. Ben, onun için, buradan, tüm ihracatçıların, dürüst, namuslu ve şerefli ihracatçılarımın önünde saygıyla eğiliyorum.
Tabiî, bürokrasi, engel çıkarmak demek değildir; bürokrasi, işi çözmek, bir an evvel kolayca ve beklemeksizin bu ihracatçılarımızın önünü açmak demektir. Ben, Gümrük Müsteşarlığından şahsen bunu beklerim ve ihracatçılarımızın neferi olmaya hazırım ben şahsen, onların da birer nefer olmasını yürekten temenni ediyorum; ancak, burada, özellikle gümrüklerimiz arasındaki bazı sorunlardan bahsedeceğim.
Bir kere, gümrükler, özellikle ağırlıklı gümrüklerimiz elektronik ortama geçti. Yalnız, gümrüklerin gümrükler arasındaki konuşmasını hâlâ daha temin edemedik; yani, gümrük beyannamesi tescili başladığında, fatura yanında diğer tüm evraklar isteniyor. Halbuki, bu beyanname açılışında, faturanın yanında, sağlıkla ilgili veya diğer belgeler istenmemeli. Bunlar ihracatçı, beyanname açıp, sadece faturayla açıp, daha sonra çıkışta, yani, gümrükleme sürecinde diğer belgeler istenirse, onların zaman kaybına ve onları bir sürü prosedüre boğmamış oluruz. Bu, özellikle ihracatçılar açısından büyük bir sorun; yani, özellikle bir çiçek ihracatçısı, faturayı kesip, beyanname açtırıp, arkasından diğer belgelerle birlikte çiçekleri ihraç ettiği zaman, diğer belgeleri gümrükleme anında vermesinin çok doğal olduğunu ve özellikle ihracatçıya büyük zaman kolaylığı sağlayacağına inanıyorum.
Yine, ayrıca, gümrük beyannamesinin açıldığı gümrük ile çıkış gümrüğü arasında büyük sorunlar yaşanıyor; yani, bu açıdan, özellikle çıkış gümrükleri ile beyannamenin açıldığı gümrüklerin, bu dosya hangi gümrükte açılıyorsa, anında, çıkış gümrüğünden beyannamenin açıldığı gümrüğe, elektronik ortamda, bu dosyanın transfer edilebilir hale getirilmesi lazım; çünkü, çok zaman kaybediliyor. İhracatçı zamana karşı yarışıyor, ihracatçı fiyata karşı yarışıyor; yani, özellikle son iki yılda Türk ihracatçılarını kutlamak gerekir; çünkü, dünya fiyatlarıyla rekabet etmenin ne kadar zor olduğunu, döviz kurlarında ve belirsizlik ortamında, dünyadaki paritedeki belirsizlik ortamında, bu insanların ne kadar güçlüklerle mücadele ettiğini, hepinizin takdirine, bir kez daha, sunuyorum.
Tabiî, bir başka konuyu arz ediyorum. Bir başka konu, serbest ticaret anlaşması. Sayın Bakanım, 2005 yılı sürecinde, Türkiye'nin ekonomik ve ticarî menfaatlarının korunup gelişmesi için, serbestçe, menfaatlara uygun bir biçimde, bütün ülkelerle serbest ticaret anlaşması imzalanması, mutlak, zarurî hale gelmiştir. Oysa, sadece Avrupa Birliğinin serbest ticaret anlaşması imzaladığı üçüncü ülkelerle anlaşma yapılabilmektedir. Bu, Türkiye için önemli bir sorundur. Avrupa Birliği müsaade etmediği sürece, gümrük birliği anlaşmasından dolayı, üçüncü ülkelerle ve serbest ticaret anlaşması olmayan ülkelerle veya Dünya Ticaret Örgütüne üye ülkelerle karşılıklı kotalar kaldırılıyor. Bunun, mutlaka, 2005 yılı sürecinde ele alınması, özellikle Türk ürünlerinin, serbest ticaret anlaşmamız olmayan ve üçüncü dünya ülkeleriyle olan sorunlarımızın, öncelikle ihracatımız açısından mutlak giderilmesi gerekir.
Sayın milletvekilleri, Habur gümrük kapısı, çile kapısı. Bunu, Sayın Bakanım, aynen böyle söylüyorum. Habur, Türkiye'nin önemli bir kapısıdır. Habur, hakikaten, Türkiye ihracatında temel bir kapıdır; ama, burası çile kapısı olmaya devam etmektedir. Bu kapıda, burada, Türk ihracatçıları kaderleriyle baş başa bırakılmaktadır. Orada, Irak tarafında çeteler türemiştir. Türk ihraç ürünlerini Irak içine taşımak için bir sürü insana avanta paralar verilmektedir ve ben senin malını götürürüm diye bir sürü çete türemiştir. Özellikle ihracatçılar bu konudan son derece rahatsızdır.
Tabiî, bir başka şeyi söyleyeceğim. Tabiî, bu, Dışişleri Bakanlığının... Tabiî, Türkiye'nin tüm ürünlerini her tarafa satmaya çalışıyoruz; ama, maalesef, yabancı büyükelçiliklerin Türk insanına karşı uyguladığı vize çilesini de burada kınıyorum. Türk insanının onuru, şerefi, haysiyeti ayaklar altında. Sabah geçerken bakın bir büyükelçiliğin önüne. Artık hangi çağda yaşıyoruz, hangi devirde yaşıyoruz! Tüm bu vize işlemleri için insanlarımız sabah 5'te oraya yığılıp, orada saatlerce bekletilip, insanlarımızın onuru, şerefi, haysiyeti ayaklar altına alınıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
44 konuşma daha · 21 Aralık 2004