Hatay ilindeki pamuk, buğday ve narenciye üreticilerinin sorunları hk
Hatay Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 23. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Kasım 2004 · 595 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gökhan Durgun (CHP), 30 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HATAY İLİNDEKİ PAMUK, BUĞDAY VE NARENCİYE ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HK); konuşma 595 kelime.
Gökhan Durgun (CHP, Hatay). “Hatay ilindeki pamuk, buğday ve narenciye üreticilerinin sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 30 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gokhan-durgun-22-2004-11-30-hatay-ilindeki-pamuk-bugday-ve-narenciye-ureticilerinin-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
GÖKHAN DURGUN (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hatay İlimizdeki çiftçilerimizin sorunlarını Meclis gündemine taşımak amacıyla söz almış bulunmaktayım; bana söz hakkı veren Sayın Başkana teşekkür ediyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, şu anda iktidarda bulunan AKP Hükümeti, seçim meydanlarında, halkımıza, ülkemizin ve çiftçilerimizin içerisinde bulunduğu sıkıntıları çözmeye, ortadan kaldırmaya söz vermişti. AKP Hükümeti, iktidara geldiği 2002 yılının kasım ayından bugüne kadar geçen iki yıllık zaman içerisinde, uyguladığı politikalarla, tarımın ve çiftçilerimizin sorunlarına bırakınız çözüm bulmayı, tam tersine, bu sorunların katlanarak artmasının da nedeni olmuştur. Çiftçimiz, kelimenin tam anlamıyla perişan bir vaziyettedir. Çare arayan, derdini anlatmaya çalışan çiftçimizi "gözünüzü toprak doyursun", "bu millet size mi çalışacak" diyerek azarlamak, Sayın Tarım Bakanının ve Sayın Başbakanın üslubu olmamalıdır.
Çiftçimizin bu duruma gelmesinin iki temel nedeni vardır. Birinci temel neden, ziraî ürünlerde hiç ürün kısıtlaması olmadan ithalat yapılmasıdır. Avrupa Birliğine bağlı ülkelerden, bizdeki desteklemenin 20 katı fazla desteklemeler sonucu oluşmuş fiyatlarla, Türkiye'ye her türlü ziraî ürün ithal edilmektedir. Avrupa Birliğinin tarım nüfusu Türkiye'nin tarım nüfusuyla karşılaştırıldığında, Türkiye tarım nüfusunun Avrupa Birliği ülkelerinin tarım nüfusunun 3 katı olduğu görülmektedir. Avrupa Birliği ülkeleri Türkiye'deki tarım nüfusunun azaltılmasını öngörmektedir. Türkiye'deki tarım nüfusunun azaltılmasının tek bir yolu vardır, o da çiftçiyi zarar ettirmektir. Türk çiftçisinin zarar ettirilmesinin yolu da tarımsal ürünlerin ithal edilmesidir. Desteklemelerle fiyatı ucuzlatılmış her türlü ziraî ürün Türkiye'ye satılmaya başlanmıştır. Buradaki temel amaç, Türkiye'deki tarım nüfusunu azaltmak, Avrupa Birliği ülkelerinin kendi tarım nüfuslarını korumak, Türkiye'yi de iyi bir tarım ürünleri alıcısı olarak yeniden yapılandırmaktır.
En son 2004/7307 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, 31.8.2004 tarihine kadar geçerli olmak üzere, yüzde 70 olan gümrükler yüzde 25'e düşürülerek 900 000 ton mısır ithal edilmesine izin verilmiştir. Türkiye'de mısırın hasat edileceği döneme rastlayan bu ithalat izni, mısır üreticisini büyük zarara uğratmıştır. Bu nedenle, geçen sene 310 000 liraya satılan mısır, bugün 330 000 liraya satılmaya devam etmektedir.
İkinci temel neden ise, çiftçimize desteklemenin yapılmamasıdır. Avrupa Birliği ülkelerindeki tarım desteklemeleri ile Türkiye'deki tarım desteklemeleri karşılaştırıldığında, Türk çiftçisinin ve tarımının gözden çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Buğday, Hatay'da üretilen önemli bir ziraî üründür; yaklaşık olarak kilosu 382 000 liraya mal olmaktadır. Şu anda, çiftçi, elindeki buğdayı 290 000 ile 300 000 lira arasında elinden çıkarmıştır. Çiftçinin buğdayda kilo başına zararı 80 000 liradır.
Şimdi, yeni bir ekim dönemi başlamaktadır. Tohumluk buğdayın kilosu 450 000 ile 470 000 lira arasındadır. Buğdayı 300 000'e satacaksın, tohumluk buğdayı 470 000'den alacaksın hem de binbir eziyet çekeceksin. Önce gidip tapu kaydı çıkaracaksın, Tarım Müdürlüğüne gidip kaydını yaptıracaksın, sonra parayı peşin olarak bankaya yatıracaksın, arkasından da TİGEM'e gidip tohumunu alacaksın. Eğer geçen senenin müstahsil makbuzunu ibraz edersen kilo başına 50 000 lira indirim yapılacak, eğer müstahsil makbuzunu ibraz edemezsen indirim de yok.
Bu uygulama küçük çiftçiyi ayrı bir zarara daha uğratmaktadır; bu bir çifte standarttır. Umuyorum ki Sayın Bakan bu konuda gerekli çalışmayı yapar, bu çifte standardı, bu yanlışlığı düzeltir.
Hatay'da diğer bir önemli ziraî ürün de pamuktur. Doğal afetler dolayısıyla bu yıl üç defa ekimi yapılan pamuk, şu anda 530 000 ilâ 580 000 lira civarında satılmaktadır.
Pamuk tohumunun kilosu ise, 550 000 ile 600 000 lira arasındadır. Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 1 kilo pamuk 1 kilo pamuk tohumu etmemektedir. Ancak, 1 kilo pamukla 1 kilo gübre alınabilir durumdadır.
Türkiye'de pamuk üreticisine 90 000 lira destekleme verilmektedir. Onun da 2 puanını banka kesmekte, çiftçinin eline 88 000 lira geçmektedir. Bu destekleme de bir yıl sonra ödenmektedir. Pamuk desteklemesinin hükümet tarafından önceden açıklanmaması nedeniyle bu yıl ekili pamuk alanları geçen yıla oranla yüzde 50 azalmıştır. Hükümet bu yanlış politikasını sürdürmeye devam ederse gelecek yıl ekili pamuk alanları kalmayacak ve pamuğun tümünü de ithal eden bir ülke durumuna düşeceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
87 konuşma daha · 30 Kasım 2004