Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
Denizli Milletvekili · CHP
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 2 Kasım 2026 · 1.053 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gülizar Biçer Karaca (CHP), 2 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.053 kelime.
Gülizar Biçer Karaca (CHP, Denizli). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 2 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gulizar-bicer-karaca-2026-11-02-ham-tutanak-1 (erişim: 2 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90988
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Bakan, değerli bürokratlar, Komisyonumuzun saygıdeğer üyeleri; ben de hepinizi saygıyla selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.
Sayın Bakan, 2027 bütçe teklifinizde bir önceki yıla göre yüzde 40,6 bir büyüme ya da artış öngörülmüş. Evet, bütçenin büyümesi önemli ama bütçenin büyümesi demek üreticinin desteklendiği anlamını taşıyor mu? Bütçede ayrılan kaynak zamanında kullanılabiliyor mu, işletmelere ulaşabiliyor mu, üretime ve istihdama dönüşebiliyor mu? Aslında bütçe büyüklüğünün ve de bütçedeki artışın bu sorulara yanıt verecek ölçüde değerlendirilmesi gerekir. Örneğin; 2026 yılında "Sanayinin Geliştirilmesi, Üretim ve Yatırımların Desteklenmesi Programı'na 177 milyar lira ayırmışsınız ancak 2026'nın ilk dokuz ayında sadece 97 milyar lirası harcanmış. Yani ödeneğin sadece yüzde 55'i kullanılmış. Bölgesel kalkınma programlarında da tablo daha da çarpıcı: 8,3 milyar liralık ödenek ayrılmış ve yılın ilk dokuz ayında sadece 2,4 milyar lirası kullanılmış. Üretici bu kadar zor durumdayken, finansmana erişmekte bu kadar zorlanmakta iken programlardaki gerçekleşmenin bu derece düşüklüğünü burada sebepleriyle açıklamak durumundasınız.
Sayın Bakan, Türkiye'de sanayinin en temel sorunlarından birisi de ara mal ve ham maddede dışa bağımlılıktır. Üretim yapıyoruz ama üretimde kullandığımız girdileri dışarıdan ithal ederek sağlıyoruz. Döviz kuru yükseldiğinde direkt üretim, maliyet etkileniyor ya da küresel birtakım krizlerde tedarik zincirlerinde yaşanan zorluklar üreticinin üretiminin maalesef sekteye uğramasına sebep oluyor. Oysa sanayide gerçek bağımsızlık ülkemiz adına çok çok kıymetli. Gerçek bağımsızlığı sağlamak da yerli üretimi artırmak, ara mal ithalatını azaltmak, kritik teknolojilerde kendi imkânlarımızı gerçekleştirerek üretime başlamak, üretimi sağlamaktır. Türkiye'nin teknoloji üretimine yönelmesi artık bir tercih değil zorunluluktur. Yapay zekâ, yarı iletkenler, batarya, yazılım ve benzeri sektörlerde teknolojik alt yapının ve teknolojik desteğin arttırılması önemlidir. Diyebilirsiniz ki: Evet, biz bunları yapıyoruz, bu dönüşümü sağlıyoruz. Ancak bugün bütçe sunumunuzda, 5'inci sayfadan 15'inci sayfaya kadar bu yatırımlardan, AR-GE yatırımlarından ve teknolojiye desteğinizden bahsettiniz. Ben bu konuda, aslında 10 sayfalık sunumumuzu iki cümleyle özetlemek isterim: Sayın Bakan, AR-GE harcamalarının gayrisafi millî hasılaya oranı sadece 1,55. Oysa kıskandığını iddia ettiğiniz Avrupa Birliğinde bu rakam 2,13'e tekabül ediyor. Yine, AR-GE ve teknoloji yatırımlarınızda ya da desteklerinizde bölgesel ve sektörel bazda maalesef bir eşitsizlik var. AR-GE harcamalarının yüzde 31,8'i İstanbul, yüzde 30'u Ankara ve böyle sıralanıyor. Denizli, maalesef, sıralamaya dahi girememiş durumda. Yine, AR-GE harcamalarının büyük bir oranını maalesef çalışan sayısı 250'den fazla olan büyük işletmelere sunuyorsunuz. Oysa bu oran ki yüzde 89,5'larda görünüyor ancak bu dönüşümün merkezinin KOBİ'ler olması gerekiyor Sayın Bakan çünkü bu ülkede yaklaşık 4 milyon civarında KOBİ var ve Türkiye ekonomisinin bel kemiğini de KOBİ'ler oluşturuyor. Krediye erişemeyen KOBİ, yatırım yapamıyor, yatırım yapamayan işletme yeni istihdam alanı yaratamıyor ve kepenk indirmek zorunda kalıyor. Neden bunları söyledim? Evet, öncelikle şunu ifade etmek isterim: İktidarınızın sanayi politikası kredi vermek olarak algılanmış ama bu kredilerin geri dönüşlerine bakalım. Takibe düşen kredi miktarlarına baktım Bakanlığınızın bütçesinde, geçen hafta hazırlanırken. 16 Ekim itibarıyla 330 milyar 700 milyondu KOBİ'lerin takipteki kredileri. Bugün baktım, 23 Ekim itibarıyla güncellenmiş rakamlar var. 16 Ekimden 23 Ekime kadar 4 milyar lira daha KOBİ'lerin takipteki kredi borcu maalesef artmış. Şimdi, bu tabloya baktığımız zaman, KOBİ'leri ayakta tutmak, büyütmek, teknolojiye uyum sağlamaya yönelik politika geliştirilmiş mi? Hayır, geliştirilmediği bu şekilde açık ve ayan beyan ortada. KOBİ'lerde girişimcilik desteğiniz var, 2026 hedefiniz 22.500'müş. Buna karşılık, yıl içerisinde gerçekleşme oranınız 3.500'de kalmış, 22.500'den 3.500, 19 bin girişimcilik desteği sağlanmamış. Burada önemli olan bir de kadın girişimcilik desteği hedefiniz var, 8.500 kişiymiş Sayın Bakan. Sadece binde kalmış. Kadınların ekonomik hayata katılımını, kadınların desteklenmesinden bahsediyorsunuz ama kadın girişimcilere destek bütçe rakamlarında var ama sözde uygulamalarda maalesef yok.
Yine, hem Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısının hem de sizin sunumunuzda dijital ve yeşil dönüşümden böyle hakikaten büyük büyük cümlelerle bahsetmişsiniz. Ben burada biraz da buna değinmek isterim. 2025 yılı faaliyet raporunuzda dijital dönüşümde 500 KOBİ'yi hedef almışsınız, sadece 153'ü gerçekleşmiş. Yeşil dönüşüm de 75 firmayı hedef almışsınız, sadece 3 firmada hedefi gerçekleştirebilmişsiniz. Yani o sunumumuzda bahsettiğiniz büyük büyük lafların 2025 kendi faaliyet raporunuzda, hiçbir karşılığının olmadığı açık ve net bir şekilde görülüyor Sayın Bakan.
Yine, kredi limitleriniz var. Seçim bölgem Denizli'den de biraz bahsetmek isterim. Hakikaten çok yüksek kredi limitleriniz var ama bunun gerçekleşme oranları, teminatlandırılması ya da destek anlamında ne kadarı gelmiş işin açıkçası çok da ortaya koyamıyoruz. Yine, sanayinin içinde bulunduğu durum, Denizli sanayisiyle de orantılı diye düşünüyorum. Denizli de sanayideki kayıplar oldukça ağır. Son dört yılda Denizli sanayisinde yaklaşık 20 bin kayıtlı istihdam, istihdam dışı kalmış. İmalat sektöründeki kayıp 18.144 kişiye ulaşmış, bu kaybın yüzde 82,6'sı tekstil ve hazır giyimde ve kadın istihdamındaki kayıp yüzde 64 Sayın Bakan ilimde. Kadınların istihdam kaybının önüne geçebilmek için kreş, güvenli ulaşım, yeniden beceri kazandırma gibi destekler var mı; bu destekler sadece kâğıt üzerinde mi kalacak? Denizli sanayisi ülke sanayisinde olduğu gibi sanayisizleştirmeye doğru sürüklenmekte, itilmektedir.
İhracat rakamlarından bahsettiniz; ben yine, seçim bölgem Denizli ihracatına ilişkin bir rakamı sizle paylaşmak isterim: Evet, Denizli ihracatı artıyor ama ihracat dolar bazında ihracat geliri olarak artıyor ancak ağırlık bazında Denizli'nin 2025'ten 2026'ya dönük kaybı 108,3 milyon kilogram yani Denizli ihracatta ağırlık olarak 108 bin ton kayıp yaşamış; ihracat rakamsal olarak artıyor ama sevk edilen, ihraç edilen kilogram miktarı oldukça azalıyor.
Sayın Bakan, buradan sormak isterim: Denizli'de ihracat artışını üretim kapasitesine ve istihdama dönüştürmek için sektörel bazda hangi destekleri uygulamayı planlıyorsunuz?
Sayın Bakan, yine, birkaç cümle de BYD, Chery ve TOGG üzerinden söylemek isterim, birçok milletvekili arkadaşım bu konuda bazı rakamları açıkladılar: BYD yatırım teşvikinden bahsedildiğinde BYD'nin Türkiye'deki pazar payının ne kadar arttığını görüyoruz ama TOGG'da aynı şey gerçekleşmiyor. Şimdi bana da sorabilirsiniz "TOGG arabanız var mı?" diye. Cevabını önceden vermiştim; onu alacak param yok, o yüzden TOGG alamıyorum Sayın Bakan.
Sayın Bakan, TOGG'un zararı var; TOGG iki yılda toplamda 28,38 milyar lira zarar etmiş. Peki, bu zarar yapılırken BYD ve Chery gibi firmalar... Biz yabancı yatırıma karşı değiliz ama hep diyorsunuz ya "Yerli ve millî üretim, yerli ve millî üretim." Peki, yerli ve millî üretim olan TOGG üretimi Chery ve BYD karşısında korunmadı; bunun cevabını da sizden duymak istiyoruz Sayın Bakan.
Sayın Bakan, Denizli sanayicisi finansmana erişemiyor, Denizli sanayicisi baskılanan kur politikası sebebiyle ihracatta -az önce verdiğim rakamlarda- maalesef büyük kayıplar yaşıyor. Baskılanan iç hacimde de sanayicimiz gerçekten oldukça sorunlu, sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Buna ilişkin bir çözüm öneriniz olacak mı? Denizli adına, yatırımlar konusunda, teşvik konusunda... Denizli'de özellikle tekstil ve konfeksiyonda, kabloda, mermerde ayrı bir teşvik ve istihdam programınız olacak mı; bunun cevabını almak istiyoruz.
Sayın Bakan, son olarak şunu ifade etmek isterim: Bütçe rakamlarınız büyüyebilir ancak üretim, istihdam ve refah büyümüyorsa ortada sorgulanması gereken ciddi bir sorunlu ekonomi politikası vardır diyorum.
Saygılar sunuyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
43 konuşma daha · 2 Kasım 2026