Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 223) ve 223' e 1 inci ek
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 117. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Haziran 2008 · 422 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gülşen Orhan (AK Parti), 12 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 223) VE 223' E 1 İNCİ EK); konuşma 422 kelime.
Gülşen Orhan (AK Parti, Van). “Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 223) ve 223' e 1 inci ek”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 12 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gulsen-orhan-23-2008-06-12-tapu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-223 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
GÜLŞEN ORHAN (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 223 sıra sayılı Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 2’nci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Yabancılara taşınmaz satışının tarihi 1868 yılına kadar gitmektedir. 1914’te bu uygulama kaldırılmıştır. Ancak, Lozan Anlaşması’yla mütekabiliyet esası çerçevesinde taşınmaz edinme hakkı yeniden kabul edilmiştir. Bugünkü anlamda yasal düzenleme de 1934 yılında 2644 sayılı Tapu Kanunu’yla yapılmıştır. Ardından değişik tarihlerde yeni yasal düzenlemeler olagelmiştir.
Değerli arkadaşlar, işaret ettiğim gibi, yüz yılı aşkın süredir yabancılara taşınmaz ya da mülk satışı gerçekleşmektedir. Bu uygulama ilk defa bizim iktidarımız döneminde gündeme gelmiş değildir. Geçmişte bu satışlar az da bugün çoğaldıysa, bunun ardında komşularımıza ve dünyaya kapılarımızı kapatacak art niyetler mi aramamız gerekiyor? Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bıraktığı “Yurtta sulh, cihanda sulh” anlayışını dünyayla aramızda duvarlar örerek mi gerçekleştireceğiz?
Değerli milletvekilleri, ülkemizi geçmişin, yüz yıl öncesinin şartlarına hapsederek dünyayla rekabet edecek seviyeye, güce eriştiremeyiz. Bizim yurttaşlarımız da yurt dışında gayrimenkul ediniyorlar, tesisler kuruyorlar, peki bu nasıl oluyor? Bugün her açıdan rekabet hâlinde olan dünya ülkeleri arasında güçlü bir konuma sahip olabilmek için elimizdeki tüm fırsatları değerlendirmek durumundayız. Yurdumuza büyük bir girdi sağlayacağı inkâr edilemeyecek olan yabancı sermayeyi göz ardı edemeyiz. Bu insanların ülkemize gelip yatırım yapmaları, piyasaları hareketlendirmeleri, yeni projeler üretmeleri bizi artık ürkütmemelidir.
Türkiye’de yabancıların ilgi gösterdiği en önemli bölgeler kıyılarımızdır. Bir turizm cenneti olan ülkemizin bu illerinde mülk edinen bu insanların amaçlarında bir art niyet aramak ne derece doğrudur? Özellikle Ege ve Akdeniz Bölgelerine yönelik bu talep, bölge insanımızın yüzünü güldürmüş ve ekonomik açıdan çok ciddi hareketliliğe imkân tanımıştır. İkinci sıradaysa birkaç büyük ilimiz geliyor ki, buralarda da ekonomik hareketlilikten başka bir sonuç çıkmamaktadır.
Değerli milletvekilleri, bu konunun sıklıkla tartışılması, il tapu ve kadastro müdürlüklerini araştırmalar yapmaya sevk etmiştir. Neticede yabancıların edindikleri taşınmazların nitelikleri ve boyutları hakkında elde edilen verilerin hiçbir endişeye yer vermediğini ve güvenlik açısından da herhangi bir sorun teşkil etmediğini ortaya koymuştur.
Bir asırdan beridir uygulanmakta olan, bugün ise mütekabiliyet esası göz önünde bulundurularak ve kanuni sınırlamalar çerçevesinde gerçekleştirilen uygulamanın yine de belli bir büyüklüğü geçmeyeceğini, bunun yasayla sınırlandırıldığını da hatırlatmak istiyorum.
Düzenlemeyle Anayasa Mahkemesinin kararından sonra ortaya çıkan belirsizlik giderilmektedir. Geçici 2’nci madde yabancı gerçek kişiler ile tüzel kişiliğe sahip yabancı ticaret şirketlerinin taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinemeyecekleri alanların yüz ölçümlerini ilçelerin imar planları itibarıyla valiliklerin belirleyeceğini de öngörmektedir.
Değerli milletvekilleri, evet, ülkemiz stratejik bir coğrafyadadır ancak Türkiye bugün bunu bir avantaj olarak kendi lehinde kullanabilecek beyne de güce de sahiptir.
Tasarının hazırlanmasında emeği geçenleri, eleştirileriyle katkıda bulunan iktidar ve muhalefet milletvekillerini kutlar, tekrar saygılar sunarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
42 konuşma daha · 12 Haziran 2008