Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas.
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 102. Birleşim · 1. yasama yılı · 3 Temmuz 2003 · 479 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gürol Ergin (CHP), 3 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ.KAN.VE MALİYE BAK.TEŞKİLAT VE GÖR.HAK.KHK DEĞ.YAP.HK.KANUN.TAS.); konuşma 479 kelime.
Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 3 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2003-07-03-cesitli-kan-ve-maliye-bak-teskilat-ve-gor-hak-khk-deg-yap-hk-kanun-tas-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA GÜROL ERGİN (Muğla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Çeşitli Kanunlarda ve Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 18 inci maddesi üzerinde görüşlerimizi açıklamak üzere Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sizleri ve Yüce Türk Ulusunu kendi adıma ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, tasarının 18 inci maddesiyle, 22.11.1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası değiştirilmektedir. Bu değişikliğin ne getirip ne götürdüğünü anlayabilmemiz için, önce söz konusu yasanın amaçlarını saymak isterim.
Bu yasa, sulama alanları ile Bakanlar Kurulu tarafından gerekli görülen alanlarda toprağın verimli şekilde kullanılmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin tarımsal aile işletmeleri kurabilmeleri için devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmasını, ekonomik üretime olanak vermeyecek ölçüde parçalanan tarım topraklarının toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile işgücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi amaçlamaktadır. Zorunluluk halinde ise tarım arazisinin diğer amaçlarla tahsisi de bu yasayla düzenlenmektedir. Kısaca, bu yasanın ana amacı, tarım topraklarının en verimli biçimde kullanılmasını sağlamak, tarımsal üretimi artırmak, topraksız ve az topraklı köylüleri topraklandırıp çiftçi yapmaktır. Bu nedenle, anılan yasanın 10 uncu maddesiyle, dağıtım yoluyla aldığı toprağı özürsüz olarak üç yıl yasanın öngördüğü biçimde işlemeyenlerden geri alınmaktadır. 11 inci maddesiyle, bu yasaya göre dağıtılan topraklar bölünememektedir; miras hükümleri dışında başkasına devredilememektedir; çiftçilikten herhangi bir nedenle vazgeçmek isteyenler, iktisap ettikleri toprakları, yasaya uygun değerlendirilebilmesi için, uygulayıcı kuruluşa iade etmektedir. 19 uncu maddede de "uygulama alanlarında bulunan tarım arazisi zorunlu nedenler olmadıkça tarım dışı amaçla kullanılamayacak" denilmektedir.
Burada iki konuya dikkatinizi çekmek isterim değerli milletvekilleri: Bu yasanın ana amacı, tarım topraklarını kıskanç bir şekilde koruyup kollamak, ama, varlıksız Türk insanını da varlık sahibi yapabilecek bir çiftçi konumuna getirmektir. Tasarıyla değiştirilmek istenilen 7 nci maddenin ikinci fıkrası, var olan yasada "gerektiğinde bu arazi, kendilerine özel kanunlarla verilen görev ve yetkileri içinde kullanımları şartıyla diğer kamu kuruluşlarına tahsis edilmek üzere, Hazinenin tasarrufuna bırakılabilir" denilmektedir. Var olan yasa, bu toprakların, ancak ve kendilerine verilen görevler çerçevesinde kullanmaları koşuluyla diğer kamu kuruluşlarına verilebileceğini söylemekte. Hükümet tarafından hazırlanan -ancak, şu anda önümüze gelen değil, hükümet tarafından hazırlanan- tasarıda ise, burada bir değişiklik yapılarak, var olan yasada bulunmayan "satılma, sınırlı aynî hak tesis etme ve kiralama" ifadelerine yer verilmekte, var olan yasada Hazineye verilen yalnızca kamu kuruluşlarına tahsis etme yetkisi, kamu kuruluşları dışına, yani özel mülkiyete doğru da genişletilmektedir.
Ancak, hükümetin hazırladığı tasarıda, özel mülkiyete konu edilebilecek araziler;
1-Tarım reformu amacıyla kullanılamayacak nitelikte araziler olarak belirlenmiştir.
2- Dördüncü sınıftan yukarıda olup, bitkisel üretim yapılmadığı belirlenen araziler olarak belirtilmiştir.
Bu iki husus da, kabul edilebilir hususlardır; ancak, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, bugün önümüze gelen şekliyle tasarının bu fıkrası öyle değiştirilmiştir ki, bu iki husus da ortadan kaldırılmıştır. Bugün gelen biçimiyle, bu tasarıda, hangi nitelikte arazi olursa olsun, bütün tarım arazileri...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 3 Temmuz 2003