Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 97. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Nisan 2010 · 517 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hakkı Suha Okay (CHP), 28 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 517 kelime.
Hakkı Suha Okay (CHP, Ankara). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-suha-okay-23-2010-04-28-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-3 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HAKKI SUHA OKAY (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sayın Burhan Kuzu’ya da teşekkür ediyorum. İlk defa Burhan Hoca burada Venedik Komisyonunun kararıyla ilgili olarak yüce Genel Kurula doğruları anlattı. Dilerdim ki Sevgili Bozdağ da burada olsaydı. Biraz evvel Bozdağ’ın anlattıklarıyla Burhan Hocanın anlattıkları birbirine taban tabana zıt ve Burhan Hoca ideal olanını anlattı, bilim adamı olarak anlattı. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Laf atmayın canım, işte, bitiyor zaten, sabredin biraz.
Onun için ben Bekir Bozdağ’ın söylediklerinin ne Venedik Komisyonu kararlarına ne de… Hani, Burhan Hoca “Basında yer alıyor.” dedi. Aslında Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırma Merkezinin “Referandumlara Dair İyi Uygulama Kodu”nda -2010’daki- bu da yer alıyor. Bu referandum sürecinin nasıl farklı olduğunu ve Bozdağ’ın anlattığına nasıl aykırı olduğunu anlattı.
Şimdi, tabii, çok doğal ki, iktidar grubu, grup başkan vekillerini dinlerken her söylediğinin doğru olmasını arzu eder ve onun ifade ettikleriyle Komisyon Başkanının arasında da bir tezat olmamasını ifade eder ve bekler ama bu tezat çok açık bir şekilde tezahür etti. Şimdi, bu tezadın tezahürünün ötesinde maalesef bu huzura gelip de değerli Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine karşı kimi beyanlarda bulunurken bu beyanların belki doğru olmadığını veya okuması olan üç yaşında bir çocuğun dahi kolay anlayacağını düşünebilir ve o zaman da “Yahu, ben nasıl bunların yüzüne bir daha bakacağım?” diye düşünebilir.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, biraz evvel usul tartışmasında da bir başka fantezi vardı. Belki unutursunuz diye şimdiden söyleyeyim. Anayasa değişikliklerinde geçerli olması için -bir hukuk ulemasından galiba bu düşünceyi aldı- “184 imzalı önerge” gibi bir fantezi vardı. Şimdi, değerli arkadaşlarım, biz burada Hükûmet tasarılarını da görüşüyoruz ve Hükûmet tasarılarının da 5 imzalı önerge ile kimi maddelerini değiştirebiliyoruz ve teklif için şart olan 184, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulduktan sonra, teklif veya tasarı artık Türkiye Büyük Millet Meclisinin işi oluyor, Türkiye Büyük Millet Meclisinin işi oluyor. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi işi olduktan sonra yeni hukuk fantezileri yaratıp da insanların kafasını karıştırmamak lazım.
Ancak, tabii, gelelim bu son maddeye. Son maddede, değerli arkadaşlarım… Elimde 27/10/1980, Kanun no. 2324, Anayasa Düzeni Hakkında Kanun. Kanun yedi maddelik bir kanun. Kanun’un 2’nci maddesini okuyacağım size: “Anayasada Türkiye Büyük Millet Meclisine, Millet Meclisine ve Cumhuriyet Senatosuna ait olduğu belirtilmiş olan görev ve yetkiler, Cumhurbaşkanına ait olduğu belirtilmiş olan görev ve yetkiler, Milli Güvenlik Konseyi Başkanı ve Devlet Başkanınca yerine getirilir ve kullanılır.” Şimdi, “Milli Güvenlik Konseyi Başkanı ve Devlet Başkanınca yerine getirilir ve kullanılır.” ibaresini “Başbakan” olarak değiştirirsek galiba yeni Anayasa düzeni hakkındaki kanun yeniden uygulamaya girer.
VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Başkanım yapmayın, hiç alakası yok. Yapmayın Başkanım!
HAKKI SUHA OKAY (Devamla)Keza, “Milli Güvenlik Konseyince kabul edilerek yayımlanan bildiri ve karar hükümleri ile yayımlanan ve yayımlanacak olan kanunların Anayasaya aykırılığı iddiası ileri sürülemez.” Anayasa Mahkemesini biçimledikten sonra, bilesiniz ki artık kanunların da, Anayasa’da yapılacak olan olası değişikliklerin de bundan böyle Anayasa’ya aykırılığı iddia edilemeyecek, ileri sürülemeyecek çünkü yeni bir Anayasa Mahkemesi oluşacak ve Adalet ve Kalkınma Partisinin yan kuruluşu olacak, YÖK gibi.
Yine, değerli arkadaşlarım, bu da 4’üncü maddesi: “…12 Eylül 1980 tarihinden sonra çıkarılan ve çıkarılacak olan Bakanlar Kurulu kararnamelerinin ve üçlü kararnamelerin yürütülmesinin durdurulması ve iptali istemi ileri sürülemez.”
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
91 konuşma daha · 28 Nisan 2010