Aile araştırma kurumu genel müdürlüğü teşk.ve gör.hk.kan.tas. (ss: 661 )
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 16. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Kasım 2004 · 747 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Halide İncekara (AK Parti), 10 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AİLE ARAŞTIRMA KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞK.VE GÖR.HK.KAN.TAS. (SS: 661 )); konuşma 747 kelime.
Halide İncekara (AK Parti, İstanbul). “Aile araştırma kurumu genel müdürlüğü teşk.ve gör.hk.kan.tas. (ss: 661 )”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halide-incekara-22-2004-11-10-aile-arastirma-kurumu-genel-mudurlugu-tesk-ve-gor-hk-kan-tas-ss-661 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA HALİDE İNCEKARA (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 661 sıra sayılı Aile Araştırma Kurumu Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 20 nci maddesi üzerinde Grubum adına söz almış bulunmaktayım.
Teşkilat yasasını çıkardığımız Aile Araştırma Kurumu, amaç maddelerinde de gördüğünüz gibi, millî bekamızın en önemli teminatı olan aileyle ilgili projelerin geliştirileceği ve araştırmaların yapılacağı olmazsa olmazlarımızdan birisidir.
Uzun yıllardır askıda bırakılmış, gelgitleri yaşamış olan kurum teşkilat kanunu, AK Parti hükümeti tarafından Meclisin gündemine sunulmuştur. Lakin, bu kadar kutsal, bu kadar geciktirilen, bu kadar değer verilen kurumun yasalaşmasıyla ilgili mesuliyetin sadece iktidar partisine ait olmadığını, en az kadın milletvekillerinin katkıda bulunduğunu söyleyen muhalefet partisinin de bir sorumluluğu olduğunu düşünüyorum.
Bu arada, bir espriyle geceye renk katmak istiyorum. Sayın Başkan "bizim partinin kadın milletvekilleri katkıda bulundu" dedi; ama, ailenin cinsiyeti yoktur, aile, kadınıyla erkeğiyle bir bütündür. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bizim partide, kadınlar, erkekler hep birlikte katkıda bulundular; bunu, biz, özel hayatımızda da böyle yapıyoruz.
Bunca ihmal edilmişliği ve geciktirilmişliği sona erdiren ve topluma böyle bir kurumu kazandıran yasanın oylandığı Mecliste olmanın onur ve gururunu taşıyor ve bu duygularımı sizlerle paylaşmaktan kıvanç duyuyorum. Lakin, gecenin bu saatinde bu yasayı hızlandırmak için de konuşmamın bir kısmını kesmiş bulunuyorum. Onun için şimdiden affınıza sığınıyorum.
Aile, hepimiz için o kadar kutsal ve bağlayıcı bir ifadedir ki, hayatımın her kesiminde, hayatımızın her kesiminde, büyümüş grup ilişkilerimize de o ailenin içindeki kutsallığı, güveni ve samimiyeti taşımak ister ve birbirimize "bizler aile gibiyiz" deriz.
Aile, bağlılık, fedakârlık ve hoşgörü kavramlarını en yıkından tanıdığımız yerdir; kültürel ve ahlakî algılamalarımızın geliştiği, ilklerimizi fark etmeden öğrendiğimiz birincil eğitim ocağımızdır.
Anayasanın 41 inci maddesinde yer alan "aile, Türk toplumunun temelidir" ifadesi, hepimize büyük sorumluluk yüklemektedir. Teşkilat yasasını çıkardığımız Aile Araştırma Kurumu, Anayasanın devlete yüklediği görevlerin yerine getirilmesine yönelik bu sorumluluğunu, çizeceği yol haritaları ve kurumlarla yapacağı işbirlikleriyle büyük ölçüde taşıyacaktır.
Elbette, aileye verdiğimiz değer, sadece tanımlar ve kurumlar içinde kalmamalıdır. Çünkü, bir tanıma ve kuruma verdiğiniz değer, onun için ürettiğiniz fikir, tükettiğiniz emek ve ayırdığınız bütçelerle daha da anlamlı olacaktır.
Evet, aile çok önemlidir; çünkü, onun yerine hiçbir kurumu ve tanımı ikame edemezsiniz. Ailenin her bireyini, yaşlısını gencini, kadınını erkeğini, sorunlarını ayrı ayrı tartışıp konuşlandırabilirsiniz; ama, emin olunuz ki, bireyleşen her sorunun çözüm yerinin, yine, aile olduğunu göreceksiniz; çünkü, sevginin, hoşgörünün, merhametin ve işbirliğinin karşılıksız ve cömertçe kullanıldığı, sorunların, yine, kolayca çözüldüğü yer aile kurumudur.
Biz, biliyoruz ki, güçlü devletler gücünü güçlü aile yapılarından alırlar. Bizim ailemiz ve aile yapımız bunun en güzel örneğidir. Aynı sosyal ya da ekonomik gelişmeler başka kültürlerde toplumsal infiale sebep olurken, biz, güçlü aile yapısıyla, bunu, çok farklı ve yumuşak geçebiliyoruz; ancak, şehirleşmeler, büyük şehirlere göçler, iletişim araçlarının olumlu ya da olumsuz etkisiyle bu aile yapısını muhafaza etmek, maalesef, güçleşmektedir.
Teşkilat yasasını çıkardığımız bu kurum, dilerim ki, ülkemizde ailemizin güçlü kalmasına gereken katkıyı sağlayacaktır.
Unutmayalım ki, kurumlar, arzu ettiğimiz hedeflere ve insanı mutlu kılmaya sadece ve sadece araçtır. Yasalarla kurduğumuz ve tanımladığımız kurumların verimliliklerini sağlayacak olan, hizmetini maksimum seviyeye çıkaracak olan, o kurumlarda çalışan ve faaliyetlerde ilgili, gerekli kararları alan personel ve yöneticileridir.
Aile Araştırma Kurumu, insan ilişkilerinin çok önemli olduğu kurumlardan biridir. Bu kurumun başarısı ve arzu edilen projeleri hayata geçirmesi, görevlendirilecek kişilerle doğrudan ilişkili olacaktır. Konuya bu açıdan baktığımızda, personelin işe alınması, performans değerlendirmesi, yükselme ve sorumluluk alma usullerinin açıklıkla belirtilmesi, insan verimliliği ve hizmet kalitesi açısından önem taşımaktadır.
Sivil toplumla olan ilişkilerde, çalışanların bakış açısıyla sınırlı tercihler yapılmamalıdır. Hem personelin seçiminde hem sivil toplumla olan işbirliklerinde toplumun tümünü kapsayan ve kamunun duygularını iyi temsil edecek kimlik ve kişiliklerin seçimine özen gösterilmelidir.
Kurum yöneticileri, kurumun amaçları ile güncel yaşamı buluşturmalıdır, bunun için uygulama alanları yaratmalıdır. Toplumla olduğu kadar diğer kurumlarla da, aileyi önceleyen felsefelere önayak oluşturmalıdır. Bakanlıkların altlarında kurulacak organizasyonlar ile çıkaracağımız yasalarda, bu kurum, mutlaka, her konuda aileyi önceleyecek felsefe geliştirmelidir.
Sosyal dokumuzun vazgeçilmezi aileyle ilgili çalışmalar, kurum ile sivil toplum, üniversiteler ve diğer araştırma kurum ve kuruluşlarıyla ilgili ciddî bir işbirliği gerektirmektedir.
Bu kurumlarda çalışan personelin eğitimleri kadar, sosyal kimlikleri, iletişime açık olmaları çok önemlidir. Toplumun taleplerini anlayıp bunlara uygun projeler üretmek, projeleri verimli sonuca ulaştırmak, personelin yetişmişliğiyle doğrudan orantılıdır.
Her yasa, bireyi, aileyi doğrudan etkileyeceğinden, alacağımız kararlarda, oluşturacağımız bütçede aileye mutlak öncelik verilmelidir.
Sözlerime son verirken, kurumun ve yasanın güzel hizmetlere vesile olacağını düşünüyor, güçlü devletlerin güçlü insanlardan, güçlü insanların güçlü ailelerden yetişeceğini unutmamamız gerektiğini tekrar vurgulamak istiyorum.
Böyle bir onuru yaşattığı için, bu yasayı önümüze getiren, başta Başbakanım olmak üzere, Kabinenin bütün üyelerine, çok emekleri olan Sayın Bakanıma, emeği geçen bütün arkadaşlara huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum.
İyi akşamlar. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 10 Kasım 2004