İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 8. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Çocuk haklarına dair sözleşmeye ek çocukların silahlı çatışmalara dahil olması konusundaki ihtiyari protokol onayına dair (s. sayısı :206 )

Halil Akyüz

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 8. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Ekim 2003 · 965 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Halil Akyüz (CHP), 16 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞMEYE EK ÇOCUKLARIN SİLAHLI ÇATIŞMALARA DAHİL OLMASI KONUSUNDAKİ İHTİYARİ PROTOKOL ONAYINA DAİR (S. SAYISI :206 )); konuşma 965 kelime.

Halil Akyüz (CHP, İstanbul). “Çocuk haklarına dair sözleşmeye ek çocukların silahlı çatışmalara dahil olması konusundaki ihtiyari protokol onayına dair (s. sayısı :206 )”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 16 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-akyuz-22-2003-10-16-cocuk-haklarina-dair-sozlesmeye-ek-cocuklarin-silahli-catismalara-dahi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HALİL AKYÜZ (İstanbul)Sayın Başkan, Büyük Meclisin değerli üyeleri; Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek Çocukların Silahlı Çatışmalara Dahil Olmaları Konusundaki İhtiyarî Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili bilgi sunmak üzere, CHP Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu olanaktan yararlanarak, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, 20 Kasım 1989'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda onaylanarak, 2 Eylül 1990 günü yürürlüğe girmiştir. Halen 186 devletin taraf olduğu sözleşmeyi, Türkiye, 14 Eylül 1990 tarihinde imzalamıştır. Sözleşmenin ülkemizde uygulanmasıyla sorumlu koordinatör kuruluş olarak Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu görevlendirilmiştir. Anılan sözleşme, çocuk haklarının korunmasında evrensel standartlar getirmekte ve özel bir duyarlılığa ve korunmaya muhtaç olan çocukların bakımı, korunması ve çeşitli haklarının güvenceye alınması konusunda düzenlemeler içermektedir.

Bugün 6 500 000 000'un üzerindeki dünya nüfusunun 3 000 000 000'a yakınını çocuklarımız oluşturmaktadır. Bu çocukların da yaklaşık 1 000 000 000'ı sağlıklı ev ortamından uzak bir şekilde yaşamlarını sürdürmektedir. Ülkemizde ise, son yapılan nüfus sayımında 0-18 yaş grubu çocuk nüfusu 25 000 000 civarındadır. Bu sayı, toplam nüfusumuzun yüzde 39'una karşılık gelmektedir.

Türkiye'de kimsesiz çocuk sayısı 700 000 iken, koruma altına alınan çocuklarımızın sayısı sadece 21 000 civarındadır. 6 ile 14 yaş arası 12 000 000 çocuğumuzun ise, hemen hemen yarısının çalıştığı tahmin edilmektedir. Ülkemizde bu çalışan çocukların haklarını koruyacak yeterli bir yasal mekanizma olmadığından, çocuklarımız her konuda kolayca kullanılmakta ve hakları istismar edilmektedir.

(x) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir.

(xx) 206 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Günümüz koşullarında çocuk yetiştirmek, bilgi, aşırı sabır ve duyarlılık gerektiriyor. Geçim sıkıntıları, aile bölünmeleri, bakıma muhtaç çocuk sayısını hızla artırmaktadır. Bunun sonucunda, hırsızlıklar, intiharlar olabildiğince artmakta, sahipsiz çocuklarımız her gün yeni suç ve sorunlarla karşımıza çıkmaktadırlar. Bunun çözümü, sorumlulukların çocuklarımızın üzerinden alınması için gerekli örgütlenmenin vakit kaybedilmeden yapılandırılmasıyla mümkün olacaktır.

2001 tarihli bir araştırmaya göre, dünyada 800 000 çocuk askerin olduğu tespit edilmiştir. Çocuk askerler, büyük çoğunluğu Afrika'da olmak üzere, 41 ülkede savaşır durumdalar. Sri Lanka'da canlı bomba olarak karşımıza çıkan çocuklar, Afganistan'da şeriat uğruna denilerek savaşa sürülmekteydiler.

Dünyada yalnızca erkek çocukları değil, aynı zamanda kız çocuklarını da silah altına alıyorlar. 14-15 yaşlarında kız çocukları sırtlarında yavrularıyla birlikte savaşa sürülüyorlar. Ayrıca, Afrika'da kız askerlerin bir bölümü seks kölesi olarak kullanılmaktadır. Çocuk askerlerin korkularını gidermek için onlara uyuşturucu veriyorlar, reddedenleri ise öldürüyorlar.

Bilindiği üzere, dünyanın en önemli bölgelerinden biri olan Ortadoğu'da elli yılı aşkın süredir devam eden savaş, hafızalardan kolay silinmeyecek sahneleriyle yürekleri parçalıyor. Bu savaşın en önemli özelliği, Filistinli çocukların saldırılara hedef konumunda olmalarıdır. Bu çocukları öldürenlerin hiçbir haklı tarafları olmayacağı gibi, aynı çocukları önplana itip ölümlerini kolaylaştıranların da hiçbir savunulur yanları yoktur.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesine taraf ülkeler ve Birleşmiş Milletler bünyesindeki UNICEF, çok acıdır ki, savaşlarda bombalar hedef şaşırıp okullara, hastanelere ve pazar yerlerine düştüğünde beklenilen tepkiyi verememekte ve yeterli yaptırımı uygulayamamaktadır.

Sayın milletvekilleri, görülüyor ki, 20 nci Yüzyılın son yıllarında dünyanın çeşitli bölgelerinde meydana gelen silahlı çatışmalardan en çok etkilenenler, toplumun en fazla korunmaya muhtaç kesimini oluşturan çocuklar olmuştur. Bu durum, çocukların silahlı çatışmalara dahil olmalarının önlenmesi için yeni uluslararası düzenlemeler yapılması ihtiyacını önplana çıkarmış ve bu anlayışla, Birleşmiş Milletler çerçevesinde, Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye ek bir ihtiyarî protokol hazırlanarak tüm üye devletlerin imzasına sunulmuştur.

Bu ihtiyarî protokol, Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin taraf devletlere, özellikle, çocuğun, zararlı olabilecek işlerde çalıştırılmasına karşı korunması için her türlü önlemi alma yükümlülüğü getiren 32 nci maddesi ile silahlı çatışmalarda insancıl hukuk hükümlerinin çocuklara uygulanmasını sağlamak ve 15 yaşından küçüklerin çatışmalara katılmalarını önlemek konusunda yükümlülük getiren 38 inci maddesinin uygulamaya geçirilmesine yönelik düzenlemeler içermektedir.

Çocuk Haklarına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesine 1995'te taraf olan ve sözleşmede yer alan ilkeler çerçevesinde iç hukuk düzenlemelerini vakit geçirmeksizin yapmaya başlayan Türkiye, cumhuriyetinin kuruluşundan itibaren gözettiği, savaştan zarar gören çocukların acil ihtiyaçlarını karşılamak ve çocuk haklarını güvence altına almak temel amaçları çerçevesinde, anılan protokole de taraf olmayı öngörmüştür. Bu amaçla, söz konusu ihtiyarî protokol, Türkiye Cumhuriyeti adına 8 Eylül 2000 tarihinde New York'ta imzalanmıştır.

Bizim mevzuatımızda askerlik hizmetlerine ilişkin hükümlerin düzenlendiği 1111 sayılı Askerlik Kanununun, zorunlu askerlik sınırını 20 yaş olarak belirleyen 1 inci ve gönüllü askerlik için de asgarî kabul sınırının 18 yaş bitimi olduğunu hükme bağlayan 2 nci maddeleri, anılan ihtiyarî protokol hükümleriyle uyum halindedir. Protokol, amaçları bakımından çalışma ve iş koşullarını düzenleyen 1475 sayılı İş Kanunuyla da paralellik taşımaktadır. Bunun yanı sıra, ek protokolün askerî okul öğrencilerini kapsam dışında tutan 3 üncü maddesinin son paragrafındaki hüküm de iç hukukumuza uygundur.

Bu ihtiyarî protokole taraf devletler, çocuk haklarının geliştirilmesi ve korunması için çaba gösterilmesi konusunda mevcut yaygın taahhüdün göstergesi olan çocuk haklarına dair verilen geniş desteğin teşvikiyle, silahlı çatışmanın çocuklar üzerindeki zararlı ve yaygın etkisinden ve bunun kalıcı barış, güvenlik ve kalkınmaya yönelik uzun vadeli sonuçlarından rahatsızlık duyarak, silahlı çatışma durumlarında çocukların hedef alınmasını ve genellikle çok sayıda çocuğun bulunduğu okullar ve hastaneler gibi yerler dahil, uluslararası hukuk tarafından korunan hedeflere yönelik doğrudan saldırıları kınayarak, birçok husus üzerinde mutabık kalmışlardır.

Buna göre, taraf devletler öncelikle;

Silahlı kuvvetlerin 18 yaşına erişmemiş mensuplarının hasmane davranışlara doğrudan doğruya katılmalarının önlenmesi için mümkün olan tüm önlemleri alacaklardır.

18 yaşına erişmemiş kişilerin silahlı kuvvetlere zorunlu olarak alınmamasını sağlayacaklardır.

Her taraf devlet, işbu protokole katılmasının ardından, ulusal silahlı kuvvetlerine gönüllü asker alımına izin vereceği asgarî yaşı belirten ve bu tarz askere alımın zorunlu kılınmaması için aldığı önlemleri tanımlayan bağlayıcı bir beyanı tevdi edecektir.

Değerli milletvekilleri, çocuk haklarının korunmasına ilişkin her anlaşma gibi, bu ihtiyarî protokol de çok önemlidir; çünkü, çocuk, gelecektir, umuttur, değişimdir. Büyük Atatürk'ün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını çocuklara armağan etmesi ve böyle bir oluşuma dünyada ilk kez ülkemizde resmiyet kazandırılmasıyla haklı olarak övünüyoruz. Bu anlayışa göre, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, söz konusu protokole taraftarız. Yalnız, şu da var ki, yalnızca desteklemek, anlaşmalar yapmak yeterli değildir. Önemli olan, bu anlaşmanın getirmiş olduğu ilke ve standartların hukukumuza doğru ve zamanında yansıtılması, etkin bir şekilde uygulanması ve izlenmesinin sağlanmasıdır.

Sözleşmenin tüm çocuklara barış ve mutluluk getirmesi dileklerimle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

16 konuşma daha · 16 Ekim 2003

16 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook