İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 8. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Çocuk haklarına dair sözleşmeye ek çocukların silahlı çatışmalara dahil olması konusundaki ihtiyari protokol onayına dair (s. sayısı :206 )

Mustafa Gazalcı

Denizli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 8. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Ekim 2003 · 964 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Gazalcı (CHP), 16 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞMEYE EK ÇOCUKLARIN SİLAHLI ÇATIŞMALARA DAHİL OLMASI KONUSUNDAKİ İHTİYARİ PROTOKOL ONAYINA DAİR (S. SAYISI :206 )); konuşma 964 kelime.

Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Çocuk haklarına dair sözleşmeye ek çocukların silahlı çatışmalara dahil olması konusundaki ihtiyari protokol onayına dair (s. sayısı :206 )”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 16 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2003-10-16-cocuk-haklarina-dair-sozlesmeye-ek-cocuklarin-silahli-catismalara-dahi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüştüğümüz 206 sıra sayılı Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek Çocukların Silahlı Çatışmalara Dahil Olmaları Konusundaki İhtiyarî Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde, şahsım adına söz aldım; tümünüzü saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, savaşlara büyük yöneticiler karar verir; ama, suçsuz insanlar ve çocuklar acısını çeker. Nerede savaş varsa, orada ölüm vardır. Televizyonlarda kimi zaman tanık oluyor, görüyorsunuz; Irak'ta, Filistin'de, kolu bacağı kopmuş, sağlığından, eğitiminden, ailesinden olmuş çocuklar...

Çocuk Vakfının "Hakları Çalınmış Çocuklar-2000" raporunda, son on yılda 2 325 000 çocuğun savaşlarda ve silahlı çatışmalarda öldüğü bildiriliyor. Yine bu rapora göre, bu süre içerisinde, 16 000 000 çocuk da ruhsal travma geçiriyor. Bir ozanın ağzından çocuk soruyor: "Çocukları küçücük kurşunla mı vururlar anne?" Yine bu rapordan, 7 ile 14 yaş arasında 300 000 çocuğun, etkin silahlı çatışmalarda ve savaşlarda kullanıldığını öğreniyoruz.

Değerli arkadaşlar, çocuklar, gelecektir. Arkadaşlarım da söylediler burada; Birleşmiş Milletler, Çocuk Hakları Sözleşmesini 1989'da kabul etmiş, 1990'da yayımlamış; Türkiye, hemen imzalamış, arkasından da Meclisine getirmiş ve Çocuk Hakları Sözleşmesini onaylamış.

Çocuk Hakları Sözleşmesinde çocuklara ilişkin birsürü hak var; ama, bunların birçoğu, maalesef, ülkemizde de, dünyada da kullanılmıyor. Çatışmalarda, doğal olarak, en çok zarar görenler çocuklardır; özellikle kara mayınlarından yaşamını yitiren çocuklardır. 40'ın üzerindeki ülke bu mayınların kullanılmasını yasakladığı halde, maalesef, birçok yerde, hâlâ, bu mayınlar kullanılmaktadır ve çocuklar yaşamlarını yitirmektedirler.

Türkiye, nüfus yönünden, bir çocuklar ülkesidir. Bizim, 0 ile 18 yaş arasında 26 000 000 çocuğumuz var. Türkiye'de, yaklaşık 3 kişiden 1'i çocuk. Bunların, barış içerisinde, sağlıklı yaşaması ve iyi bir eğitimden geçirilmesi hepimizin görevidir.

Değerli arkadaşlar, ancak, bu, her zaman böyle olmuyor. Örneğin, Millî Eğitim Bakanlığı bir yönetmelik yayımladı. Bu İlköğretim Yönetmeliği geçen günlerde ortaya çıktı. Bu yönetmelikte, çocuk haklarıyla çelişen kimi maddeler bulduk. Burada İş Yasası görüşülürken -Sayın Bakanım anımsar- çocukların da, hiç olmazsa 18 yaşına kadar çalıştırılmaması gerektiğini vurgulamıştık; şimdi, onları, hiç olmazsa eğitim hakkında yoksun kılmayalım diyoruz.

Sevgili arkadaşlar, bu İlköğretim Yönetmeliği elimde ve bu yönetmelikte, ilköğretimin bir hak olduğu ve zorunlu olduğu yazılmış -doğrudur- ama, parasız olduğu atlanmış. Şimdi, bütün uluslararası metinlerde -Çocuk Hakları Sözleşmesi de içerisinde- Anayasamızda, Millî Eğitim Temel Yasasında, ilköğretimin hak olduğu, zorunlu olduğu ve parasız olduğu yazılır; ama, burada yazılmamış, vurgulanmamış. "Efendim, öteki yasalarda var..." Ama, bir yönetmelik, bir uygulama yapıyorsunuz, burada yazmıyorsunuz.

Devamlılık konusu, çocukların okula devamlılığı bir sorundur Türkiye'de; geçmişte de bu konuda çok savaşımlar verilmiştir ve başarılmıştır; ama, bu yönetmelikte, maalesef, bu devam konusunda da bir açık kapı bırakılmıştır.

Değerli arkadaşlar, herhangi bir nedenle okula devam edemeyen çocuklar, en az bir dönem not almışsa, bir öğretmenin kararıyla üst sınıfa geçirilebiliyor ve devam etmiş öğrenciler gibi işlem yapılıyor; yani, devamsızlığa da bir kapı açılıyor. Bu, yalnız 8 inci sınıfta değil; böyle bir kayıt da yok. Bakan böyle bir şey açıkladı; ama, şimdi zamanınızı almamak için ayrıntıyı okumuyorum.

Bakın, herhangi bir nedenle devam etmeyen çocuk, bir dönem not almışsa, devam etmiş gibi işlem görüyor; bir öğretmen -sınıf öğretmeni, branş öğretmeni- ya da bir kurul, başarısızsa, bir üst sınıfa geçiriyor. Şimdi, bu, devamsızlığa bir primdir.

Yine -bu yönetmelik daha yeni çıktı- Çocuk Hakları Sözleşmesinde, çocuğun dernek kurması en doğal hakkıyken, sözleşme onu teşvik ederken, desteklerken, maalesef, bu yönetmeliğin 109 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, bakın, okul değiştirmeye, yani, bir bakıma çocuğu bu okuldan alıp bir başka okula göndermeye sebep olacak bir suç olarak görülüyor; deniliyor ki o fıkrada: "Okul içinde ve dışında dernek..." Tabiî ki, siyasî parti ve sendikalar var, onlara girmemesi doğaldır; ama, arkadaşlar, dernek kurmak çocuklara bir hak olarak verilmiş. Burada, siz, onu, derneğe girmeyi ve bunun propagandasını yapmayı, okul değişikliğine sebep kabul ediyorsunuz, bir suç olarak görüyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, arkadaşlarım da söyledi, uluslararası uyum için, Çocuk Hakları Sözleşmesine ek protokolü kabul etmek güzel, onları onaylamak güzel; ama, eğer yapacağımız yasalarda, çıkaracağımız yönetmeliklerde bu hakları ete kemiğe büründürmüyorsak, tam tersine, o hakları alıyorsak, o zaman, bu, çelişir. "Çocuklar düşüncelerini özgürce söyleyebilmeli" deniliyor Çocuk Hakları Sözleşmesinde. 18 yaşına kadar her insanı bir çocuk kabul ediyor. Sağlıklı yaşaması, iyi bir eğitim alması; bütün bunlar, bu Çocuk Hakları Sözleşmesinde var.

Peki, biz, bugün neyi konuşuyoruz? Bakın, 1990'larda çıkan Çocuk Hakları Sözleşmesinde, var olan Çocuk Hakları Sözleşmesinde "15 yaşına kadar çocukların askere alınmaktan kaçınılması" deyimi vardı ve "silah altına alınırken, 15 ilâ 18 yaşındaki çocuklar alınmak zorunda kalınırsa, en büyükten başlanılır" gibi, esnek anlatımlar kullanılmıştı. Zamanla düşünülmüş; bir çocuğun 15 yaşında, 16 yaşında, 17 yaşında askere alınması bir cinayettir gerçekten. Bizim yasalarımızda böyle bir şey yok; ama, çevremizde, dünyada vardır. Türkiye'de de, çocuklar kullanılmaktadır, sömürülmektedir; hem çalışma yaşamında sömürülmektedir hem okul dışında, okullaşma oranında dışarıda bırakılarak onların hakları ellerinden alınmaktadır.

Ayrıca, bir yönetmelik çıkarıyorsunuz, çocuğu potansiyel bir suçlu gibi görüyorsunuz. Gazetelere de yansıdı, size anımsatmak istiyorum: Çocukla sözleşme yapıyorsunuz ve diyorsunuz ki: "Bir daha bu kabahati işlemeyeceğine dair, gel, bakalım, seninle ben sözleşme yapacağım." Peki, uymazsa; uymazsa, çocuğu başka okula gönderiyorsunuz, cezalar veriyorsunuz. Dernek kurma da en büyük sakıncalarından biri sayılıyor. Biz, bunu, iyi niyetle Millî Eğitim Bakanlığı ilgililerine duyurduk, bir kez daha duyuruyoruz.

Değerli arkadaşlar, Çocuk Hakları Sözleşmesi eksiksiz uygulanmalıdır ve çocukları, biz "çocukları küçücük kurşunla mı vururlar anne" deme ortamından çıkarmalıyız ve bugün, biz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, konuşmanızı tamamlayın.

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Bakın, yüzde 9 civarında çocuğumuz okulöncesi hakkından yararlanıyor. İlköğretim çağında olup da özellikle kız çocuklarından okula gidemeyenler birsürü var; ortaöğretime geçtiğiniz zaman çocukların yüzde 45'i -Cumhurbaşkanı da söyledi burada- eğitim dışında kalıyor; üniversiteye gittiğiniz zaman daha da daralıyor. Eğer, biz, 21 inci Yüzyılın bilinçli çocuklarını yetiştirmek istiyorsak, onları barış ortamında, sevgiyle, gerçekten iyi bir eğitimden geçirmemiz gerekir.

Çocuk Hakları Sözleşmesine ek protokolün tabiî ki onaylanmasını diliyorum; Cumhuriyet Halk Partisi olarak da, Grup Sözcümüz söyledi, zaten olumlu oy vereceğiz; ama, çıkarılan yasalarda -bana göre, İş Yasasında da- geri hükümler vardı çocuklara ilişkin -bunu Sayın Bakanımıza da söyledik- eğitim alanında da, özellikle bu yönetmelikte de, kazanılmış haklarını yok sayan maddeler var; sayın bakanların, hükümetin bunlara uymasını diliyorum, hepinize saygılar sunuyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

16 konuşma daha · 16 Ekim 2003

16 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook