İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 23. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Biyoloji ve tıbbın uygulanması bak.insan hak.kor.sözleşme.uygun.bul.dair.s.238

Halil Akyüz

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 23. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Aralık 2003 · 746 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Halil Akyüz (CHP), 3 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİYOLOJİ VE TIBBIN UYGULANMASI BAK.İNSAN HAK.KOR.SÖZLEŞME.UYGUN.BUL.DAİR.S.238); konuşma 746 kelime.

Halil Akyüz (CHP, İstanbul). “Biyoloji ve tıbbın uygulanması bak.insan hak.kor.sözleşme.uygun.bul.dair.s.238”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-akyuz-22-2003-12-03-biyoloji-ve-tibbin-uygulanmasi-bak-insan-hak-kor-sozlesme-uygun-bul-da (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HALİL AKYÜZ (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısına ilişkin bilgi sunmak üzere söz almış bulunuyorum; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Tıbbî ve genetik alandaki gelişmeler karşısında insanın hem birey hem de insan türünün bir üyesi olarak korunması ve bu husustaki etik kuralların denetim altına alınması için uluslararası düzeyde ortak bir tavır benimsenmesine katkı sağlamak amacıyla Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanmış olan "Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi" biyoloji ve tıp bilimlerinde ortaya çıkan hızlı gelişmeler karşısında insanı koruyan ilk uluslararası belge olmakla önem taşımaktadır.

(x) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir.

(xx) 238 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Ulusal mevzuatımız bakımından Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun ile sözleşmenin özünü teşkil eden insan hakları ve insan haysiyetinin korunması zaten ileri düzeyde öngörülmüş olduğu yanıyla, ülkemiz, söz konusu sözleşmenin hazırlık çalışmalarına aktif bir şekilde katılmıştır.

Bundan dolayı, uluslararası alandaki bu çalışmaya ülkemizin de katılması sadece ulusal düzeyde alınmış olan yasal tedbirleri pekiştirmekle kalmamakta, ayrıca, çağdaş toplumun gereğini yerine getirmede ülkemizin de en az diğer Avrupa ülkeleri kadar duyarlı olduğunu göstermektedir.

Anılan sözleşme, 4 Nisan 1997 tarihinde imzaya açılmış ve 1 Aralık 1999'da yürürlüğe girmiştir. 4 Nisan 1997 tarihinde sözleşmenin 20 nci maddesinin ikinci bendine bir çekince koyarak imzalamışız.

Değerli milletvekilleri, ilke olarak Türkiye'nin sözleşmeye taraf olmasında hukukî bir engel bulunmamaktadır. Bununla beraber, sözleşmenin "muvafakatını açıklama yeteneği olmayan bir kimseden organ ve doku alınmasını yasaklayan 20 nci maddesinin ikinci bendinde bu yasağa getirilen istisna, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanunun aynı konuyu düzenleyen hükmüyle uyum içerisinde olmadığı için, sözleşmenin bu maddesine çekince konularak onaylanması uygun görülmüştür.

Sözleşmeyi bugüne kadar 16 Avrupa Konseyi üyesi ülke onaylamıştır. Bunlar; Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Gürcistan, Yunanistan, Macaristan, Litvanya, Moldavya, Portekiz, Romanya, San Marino, Slovakya, Slovenya ve İspanya'dır. Ayrıca, 15 Avrupa Konseyi ülkesi olan Hırvatistan, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İtalya, Letonya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Polonya, İsveç, İsviçre, Makedonya, Ukrayna ve Türkiye imzalamışlardır.

Avrupa Konseyi açısından söz konusu sözleşme, ilk kez bilimin gerekleri ile etik arasında denge sağlayacak şekilde Avrupa çapında ortak bir payda oluşturmaktadır.

Sözleşme, Dünya Sağlık Teşkilatınca da desteklenmiş; ayrıca, hazırlık çalışmalarına Amerika Birleşik Devletleri ile Japonya'nın da katılmaları sözleşmeye daha uluslararası bir boyut kazandırmıştır.

Anılan sözleşmenin içeriğine baktığımızda daha geniş kapsamlı bilgi edinmemize yardımcı olacağı düşüncesiyle birkaç noktaya değinmek istiyorum.

Biyoloji ve tıbbî uygulamalarda ayırım gözetmeden, insan hakları ve temel özgürlükler esas alınarak, bütün bireylerin onur ve kişilik özellikleri garanti altına alınmaktadır. Bilimin ilgi alanı, insanların iyiliğinin önüne geçemez.

Taraflar, sağlık gereksinimlerini ve kaynakları gözönüne alarak yeterli kalitede bir sağlık hizmetine erişmede eşitliği sağlamaya çalışırlar. Sağlık alanındaki araştırmalar dahil her girişimin meslekî standartları oluşturulmalıdır.

Tıbbî her girişim, bireylerin özgür ve bilgilendirilmiş onayıyla yapılır. Bu kişilere olası riskler ve olası sonuçlar aktarılır. Onay vermeyecek durumda olanların korunması ise, yasalara göre onay veremeyecek yaşta olanlar için izin, o kişilerin yasal temsilcilerinden alınır. Yaşı küçük olanlarda, ayrıca, yaş ve olgunluğa göre görüşü de alınmaya çalışılır. Yetişkin bir kişi, sağlık nedenlerinden dolayı onay veremeyecek durumdaysa, onun yerine, yasal temsilcisi karar verir.

Akıl sağlığı yerinde olmayanlara yapılacak tıbbî girişim ancak kişinin iyiliği için yapılır. Onay alınamayacak kadar acil olan durumlarda, sadece, kişinin yaşamı ve sağlığı gözönüne alınarak uygulama yapılır.

Herkesin, sağlık ve özel yaşamıyla ilgili bilgilere saygı gösterilmesini bekleme hakkı vardır. Herkes, sağlığıyla ilgili hangi bilgilerin toplandığını bilme hakkına sahiptir; ancak, bu bilgileri öğrenmek istemeyen bireylerin bu istekleri gözönüne alınır.

İnsanlar arasında genetik özelliklere göre ayırımcılık yapmak yasaktır. Genetik testler, bu alandaki araştırmalar, ancak uygun bir genetik danışmanlığın eşliğinde sağlıkla ilgili nedenlerle yapılır. İnsan gen yapısına müdahale, ancak koruyucu, tanı koyucu ya da tedaviyle ilgili nedenlerle kabul edilir. Genetik cinsiyete bağlı hastalıklar dışında, cinsiyet tayini için genetik test yapılamaz.

İnsan üzerinde araştırmalar ancak şu durumlarda yapılabilir:

Etik kararlar multidisipliner bir komite tarafından verilmelidir.

Araştırma kapsamına girenlere hakları ve yasal güvenceleri hatırlatılmalıdır.

Kişinin onayı alınmalı, araştırma kapsamına giren kişi istediği zaman bu onaydan vazgeçebilmelidir.

Embriyo araştırmaları, yasalar mümkün kılıyorsa ve ancak embriyonun yeterli derecede korunmasıyla yapılır. Araştırma amacıyla insan embriyosu oluşturmak yasaktır.

Organ ve dokunun alınması onaya bağlıdır. İnsan vücudunun hiçbir parçası ticarî amaç için kullanılamaz.

Bu bilgiler ışığında, Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinin, insanlığa fayda getireceği, insan haysiyetini koruyacağı düşüncesiyle, onaylanmasının uygun bulunduğu kanaatinde olduğumuzu bildirir, hepinizi saygıyla selamlarım. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

24 konuşma daha · 3 Aralık 2003

24 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook