İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 23. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

6/306 sayılı sözlü soru.sağlık bakanından

Recep Akdağ

Erzurum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 23. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Aralık 2003 · 604 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Recep Akdağ (AK Parti), 3 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 6/306 SAYILI SÖZLÜ SORU.SAĞLIK BAKANINDAN); konuşma 604 kelime.

Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “6/306 sayılı sözlü soru.sağlık bakanından”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2003-12-03-6-306-sayili-sozlu-soru-saglik-bakanindan (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ankara Milletvekilimiz Sayın İsmail Değerli tarafından verilen sözlü soru önergesindeki soruların cevaplandırılması için söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilimiz, bize, aynı soru içerisinde birbiriyle ilişkili olarak dört ayrı soru sormaktadır; bunları sırasıyla cevaplıyorum. Tüberkülin testi ve BCG aşısının Hıfzıssıhhada üretilmesiyle ilgili soruyla alakalı olarak; tüberkülin test maddesi, maliyetindeki aşırı artış ve konsantre ürünün teminindeki güçlük sebebiyle, uzunca bir zamandır Hıfzıssıhha Enstitümüzde üretilmemektedir. BCG aşısının üretimi ise, yine, mevcut biyoteknik şartların yetersizliği sebebiyle, bundan aşağı yukarı beş yıl önce, 1998 yılında durdurulmuştur. BCG ve özellikle viral aşıların üretimi için ciddî bir yatırım, yüksek biyoteknoloji transferi ve bu teknolojinin sıkça yenilenmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle, aşı üretiminin Hıfzıssıhha Enstitümüzde yapılabilmesi için -yalnızca BCG aşısı için değil, diğer viral aşılar için de aynı şeyi söyleyebiliriz- öncelikle bu enstitümüzün biyoteknolojik açıdan çağın gereklerine uygun bir seviyeye ulaştırılması gerekmektedir. Bu anlamda, enstitümüzün altyapısının yenilenmesi ve düzeltilmesi için gerekli ödeneği ayırmış durumdayız ve 2004 yılı içerisinde ciddî iyileştirmeler yapacağız. Ancak, aşı üretiminin, dünyanın birçok ülkesinde, Avrupa ülkelerinde özel sektör tarafından yapıldığını da biliyoruz. Bu sebeple, özel sektörü de bu konuda teşvik etmek ve yine Hıfzıssıhhamızın öncülüğünde Türkiye'de aşı üretimi yapılması konusunda çalışmaları geliştirmek için bazı ülkelerle de işbirliği halindeyiz. Yakın bir zamanda Mısır'a yaptığım ziyaret sırasında, Mısır'la da bu konuda bir işbirliği çalışmasını -bir grupla- başlatmış durumdayız.

Sorunun ikinci kısmında, tüberkülozlu hastalarla ilgili bazı hususlar sorulmaktadır. Ülkemizde tüberkülozlu hastaların bilgileri, bildiğiniz gibi, verem savaş dispanserlerinden, Bakanlığımızın Verem Savaş Daire Başkanlığına gönderilerek değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmeler sonunda, geçtiğimiz bir yıl içinde ortaya çıkan 17 575 yeni tüberküloz hastasının yüzde 80'inin tedavisinin başarıyla tamamlandığı, yüzde 11'inin tedaviyi terk ettiği, yüzde 5'inin başka bir bölgeye nakil yaptırdığı, yüzde 1'inin tedaviye rağmen dirençli vakalar olması itibariyle verilen ilaçlarla tedavilerinde etkili olunamadığı ve yüzde 2'sinin de öldüğü anlaşılmıştır.

Dünya Sağlık Örgütünün tüberküloz kontrolünde hedefi, tüm hastaların en az yüzde 70'ine ulaşılması ve bulunan hastaların yüzde 85'inin tedavi edilmesi olarak belirlenmiştir. Bu hedefin gerçekleştirilmesi için, 2003 yılında ve 2004 yılı içerisinde de devam edecek çalışmalarımızla, hastalarımızın doğrudan gözetim altında ilaç kullanımının sağlanması için bir çalışma başlatılmış durumdadır.

Bakanlığımızca bu hususta sürdürülen uygulamalardan bazı örnekler vermek istiyorum. İlaçlar hastalara ücretsiz olarak verilmektedir. Etkin bir tüberküloz laboratuvar ağı oluşturulması için çalışmalarımız devam ediyor. Hastalarımızın bilgisayar ortamında takibi için hasta tabanlı özel bir bilgisayar programı oluşturulmuş durumdadır ve 48 dispanserimizde başlanan uygulamalar, bütün ülkede, 2004 yılında, hızla yaygınlaştırılacaktır.

Hastalara ilaçlarının hekim, sağlık personeli, aile bireyi gibi bir gözetici tarafından içirilmesi ve bunun denetimi uygulamaları başlamış durumdadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, Sağlık Bakanlığımızın, bazı hastalıkları bulaştırma tehlikesi olan kişileri tecrit ve tedavi etmesine imkân tanımaktadır; ancak, tüberkülozla ilgili geçmişteki uygulamalar, hastaların zorlamalarla iyi tedavi edilemediklerini, aksine, adreslerini değiştirmelerine, dolayısıyla tamamen ortadan kaybolmalarına yol açtığını ve böylece, daha vahim neticelerin ortaya çıktığını bize göstermiş durumdadır. Dolayısıyla, hastaların, yasa zoruyla bir hastaneye yatırılarak tedavisini uygun görmemekteyiz. Hastaların tedavileri için en etkili yolun, kendilerini ve ailelerini eğiterek tedaviye uyumlarını artırmak olduğu kabul edilmekte ve uygulamalar da bu şekilde yapılmaktadır.

İlaçların yalnızca dispanserler tarafından dağıtılması fikrine gelince; tüberküloz ilaçlarının ülkemizde yüzde 80'i Bakanlığımız tarafından satın alınarak, verem savaş dispanserleri ve göğüs hastanelerine dağıtılmaktadır; ancak, bunların sadece dispanserlerde dağıtılması, çeşitli referans merkezlerinde tedavi gören hastalarımızın ilaçlarını temin etmelerinde ciddî gecikmelere sebep olabilir. Ayrıca, böyle bir uygulama, hastaların tamamının kayıt altına alınması için önerilmekle birlikte -değerli milletvekilimizin önerisinin bu maksatla oluştuğunu zannediyorum- bu yaptırım, hastanın hekim seçme özgürlüğünü de kısıtlayacağı için, hasta-hekim ilişkisini zedeleyecek ve dolayısıyla, yine, tedaviye uyumu zorlaştıracaktır.

Mevcut durumun bu veriler paralelinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor, bu düşüncelerimi sizlerle paylaşıyor ve Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

24 konuşma daha · 3 Aralık 2003

24 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook