T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)
Amasya Milletvekili ·
Genel Kurul, 58. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Şubat 2006 · 1.086 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hamza Albayrak, 2 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C EMEKLİ SANDIĞI, SOSYAL SİGORTALAR KURUMU VE BAĞ-KUR'DAN AYLIK VEYA GELİR ALMAKTA OLANLARA EK ÖDEME YAPILMASI HK. (S.S 1076)); konuşma 1.086 kelime.
Hamza Albayrak (Amasya). “T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 2 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hamza-albayrak-22-2006-02-02-t-c-emekli-sandigi-sosyal-sigortalar-kurumu-ve-bag-kur-dan-aylik-veya (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HAMZA ALBAYRAK (Amasya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 1076 sıra sayılı kanun tasarısıyla ilgili olarak şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; sosyal güvenlik kurumları, yani, Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı yıllardır bütçeden, batık bankalar hariç, özellikle son kötü yönetim örneklerinde, en çok hazineden para transfer edilen kuruluşlardır. Günümüz itibariyle 2006 yılı bütçesinden bunlara aktarılan pay 24 milyar YTL'dir yaklaşık olarak.
Elbette ki, bu açıkların oluşmasında geçmişteki popülist politikaların çok ama çok etken rolü olmuştur. Türkiye'de, maalesef, aktüaryel denge Avrupa ülkeleriyle, gelişmiş ülkelerle mukayese edilmeyecek düzeyde negatifleşmiştir. Bütün bu zorluklara rağmen, AK Parti İktidarı, iktidar olduğundan günümüze kadarki süreçte her türlü yolsuzluk ve usulsüzlüklerle ciddî anlamda mücadele ederek havuzda oluşturduğu, biriktirdiği paraları bu sosyal güvenlik kurumu mensupları için, yani, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı mensupları için harcamaya, bunlara aktarmaya devam etmektedir.
Yapılan uygulama, gerçekten, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı mensuplarıyla bu kanunun 1 inci maddesi doğrultusunda 13 tane kanunla ilgili olarak maaş almakta olan değerli halkımıza vergi iadesinin nakit olarak yüzde 4 olarak uygulanmasıdır. Burada değerli muhalefetin konuşmacıları bunun yüzde 5'ten yüzde 4'e indirilmesinin bir olumsuzluk olduğunun altını çizmektedirler.
Sayın milletvekilleri, 1999 yılından beri ben de emekliyim. Samimî söylüyorum, hiçbir zaman gerekli fişi doldurarak ilgili mercie teslim etmiş değilim. Bu yıl da yine yaklaşık 39 milyar gibi bir matrah belirtilmesine rağmen, zannediyorum 14 milyar gibi bir vergi iade fişi verebildim.
Buradan şunun altını çizmek istiyorum: Anadolu'da, emeklilere yapılacak bu yüzde 4 nakit iadeden, emeklilerimiz, hakikaten, memnun, "Allah razı olsun, bizi rezillikten kurtardınız" demektedirler; aynen ifadeleri bu. "Perişan oluyoruz, fiş toplamak için, zarfa yazmak için, onu teslim etmek için; artı, bir de, vermiş olduğumuz iadeler, matrahı tamamlamadığı için, bize avans olarak yapılan ödemeler maaşımızdan tekrar kesiliyor, buradan da bir sıkıntıya düşüyoruz" diye, bu yapılan değişiklikten memnuniyetini ifade etmişlerdir.
Değerli arkadaşlar, tabiî, görüşülmekte olan kanun tasarısı, 2'si geçici olmak üzere, 12 maddeden mündemiçtir; yani, şu anda 12 maddelik bir kanun tasarısını görüşüyoruz. Bu kanun tasarısının içerisinde sadece vergi iadesiyle ilgili yaptırımlar, yenilikler söz konusu değil; artı, SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur mensuplarına ve tarım emeklilerine, özel tertipten maaş alanlara, sporda başarılı olmuş dünya ve olimpiyat şampiyonlarına, Avrupa şampiyonlarına, terörle mücadeleden zarar görmüş olanlara, yaşlı maaşı alanlara da, aynı şekilde, hem vergi iadesi noktasında katkı sağlanmakta hem de bunların maaşına, 2006 yılından geçerli olmak üzere, ocak ayında yüzde 3, temmuz ayında yüzde 3 olmak üzere, bir zam yapılmaktadır. Tabiî, yüzde 3'lerin, 2 tane yüzde 3'ün kümülatifi, yaklaşık olarak, yüzde 7'ye ulaşmaktadır.
Değerli arkadaşlar, iktidar olduğumuz süreçte, hakikaten -altını tekrar çiziyorum- popülist bir yaklaşımla ihmal edilen bu sosyal güvenlik kurumu mensuplarının maaşı, elbette ki, halen bile iç açıcı değil; bunu tespit etmek lazım; ama, olayı doğru sorgulamak lazım, veri tabanına indirmek lazım değerli arkadaşlar. Birileri, yıllardır, emeklilere, SSK'lılara, Bağ-Kurlulara, çiftçilere, esnaflara bu kürsülerden sahip çıkmaya kalkmadı mı "benim emeklim, benim memurum, benim işçim, benim köylüm" demedi mi?! Kim kimin tapusunu cebinde taşıyor arkadaşlar?! Sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Ben diyen hiçbir kişi, adaletli ve uygun bir çözümü, maalesef, yakalayamaz. Onun için, biz diyoruz ki; çare ben demekte değil, biz demekte, geliniz, biz diyelim, bir olalım, beraber olalım, doğruya taraf olalım, yanlışa -hiç ama hiç kimseye şirin görünmek uğruna- taraf olmayalım. İnşallah, bu kanunla, emeklinin, Sosyal Sigortalının, Bağ-Kurlunun ve dediğim gibi, çeşitli tertiplerden maaş alanların yüzü bir nebze daha olsun gülecektir. Gönül ister ki daha çok zam yapılsın; ama, şu gerçeği de ortadan kaldırmaz değerli arkadaşlar: 2006 bütçesini yakın tarihte geçirdik. Konsolide bazlı 2006 bütçesi içerisinde, faiz giderlerinden sonra en çok pay bu emeklilerle ilgili transfer giderlerine ayrılan paydır, 24 milyar YTL. Bu ne demektir biliyor musunuz; sosyal güvenlik kurumları, topladıkları primlerle kendileri ayakta duramıyor, devlet onlara durmadan aktarma yapıyor hazineden. Değerli arkadaşlar, bu sistemi işler hale getirmek hepimizin vebali, hepimizin görevi. Bunun için, biz, aslında, 2002 ilâ 2005 sürecinde çok şeyler yaptık; gönlümüz daha da çok şeyler yapmak istiyor elbette ki; bunlar da küçümsenecek rakamlar değil. Hafızaları tazelemek noktasında bir iki örnek vermek istiyorum değerli arkadaşlar: 2002'de en düşük memurun maaşı 328 YTL iken, bugün 608 YTL'dir. En düşük kamu işçisinin maaşı 1 012 YTL iken, şu anda 1 573 YTL'dir. En düşük memur maaşı yüzde 85 artmış, enflasyon ise, kümülatif olarak, 2002 ilâ 2005 devresi sürecinde, üç yıllık enflasyon kümülatif ise, yüzde 34,1'dir. Elbette ki, yüzde 85, yüzde 34'ten hayli büyüktür değerli arkadaşlar. Yine, kamu işçisinin, en düşük kamu işçisinin maaşı yüzde 55 artmış, en az SSK aylığı alanın maaşı 2002 yılında 257 YTL iken, bugün 450 YTL'ye ulaşmış, tarım sigortalısının durumu yürekler acısıyken, 66 YTL, bugün 234 YTL'ye çıkmış.
Muhtarların aylığı, değerli arkadaşlar, 98 YTL'iken 2002'de, bugün 250 YTL'ye çıkmış.
FERAMUS ŞAHİN (Tokat)Muhtarlar Bağ-Kur primlerini ödeyemiyorlar!..
HAMZA ALBAYRAK (Devamla)Asgarî ücretliler 184 YTL almaktayken, değerli arkadaşlar, bugün 380 YTL'ye çıkmış; bundaki artış da yüzde 91 olmuş.
Gönül ister ki, havuzda para biriksin, bunlara daha çok ücret ödensin. İnşallah, o da, bizim zamanımızda gerçekleşecektir.
Yine, 2002 ilâ 2005 sürecinde, en düşük, Bağ-Kurdan maaş alanın 150 YTL aldığı dönemde, bugün bu rakam 353 YTL'ye ulaşmıştır.
Bir de şu var arkadaşlar: Özellikle çalışanların, işçi kesiminin zorunlu tasarruf alacağı vardı, hatırlayınız geçmişi şöyle bir, filmi bir seyredelim, kıyamet kopmuştu, zorunlu tasarrufu taksitler şeklinde ödeyelim dendiğinde herkes yürümüştü "hayır efendim, taksiti kabul etmiyoruz, nemaları istemiyoruz" diye. Bugün ne oldu değerli arkadaşlar; hamdolsun, hepsi ödenecek hale geldi nemalarda. Bu, 10,7 katrilyon olarak ödeme gerçekleşti.
ÜNAL KACIR (İstanbul)Kim kaldırdı nemaları?
HAMZA ALBAYRAK (Devamla)Tabiî, bununla da kalmadı bu çalışan kesime, esnafa, emekliye memura sağlanan imkânlar. Hepimiz nihayetiyle bir tüketiciyiz değerli arkadaşlar. Bakınız, eğitimde, sağlıkta ve gıdada Katma Değer Vergisi oranı yüzde 18'den yüzde 8'lere, bazılarında da yüzde 1'lere kadar düştü. Bunlar da, elbette ki, bu nihaî tüketicilere sağlanan katkılardır.
Yine, değerli arkadaşlar, esnaf kredi faizleri yüzde 59'dan yüzde 13'e, esnaf kredi miktarı 23 kat artarak 3,5 katrilyona çıkmış ve 598 000 esnaf iş hayatına başlamıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAMZA ALBAYRAK (Devamla)82 500 esnafımız ise sicil affından yararlanarak, bunların ekonomiye katkısı sağlanmıştır.
Değerli arkadaşlar, esnafa verilen kredi, 5 milyardan bugün 25 milyara çıkmıştır. Halk Bankasından kredi almak isteyenler, bugün, gerçekten, çok olumlu bir yaklaşım içerisindedirler. Bilançosu iyi olan esnaf, Halk Bankasına geldiğinde, nereye giderse gitsin, hemen bu kredisini almaktadır. Hatta, KOBİ'ler, birçok kuruluşlarımıza sıfır faizle kredi vererek, yeni istihdama katkı sağlamaktadırlar.
Değerli arkadaşlar, yaşlı aylığı 25 liraymış biliyor musunuz, 25 Yeni TL, 2002 yılında; 65 YTL'ye çıkmış. İnşallah, bundan sonra daha da artacak; ama, hiç kimse 25'in 65'ten büyük olduğunu söyleyemez.
Millî gelire bakıyoruz değerli arkadaşlar, 2 160 dolardan 5 000 dolara çıkıyor. Sosyal Yardımlaşma Genel Müdürlüğünün katkısına bakıyoruz, 3,1 katrilyona çıkıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 2 Şubat 2006