Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)
İzmir Milletvekili ·
Genel Kurul, 65. Birleşim · 2. yasama yılı · 14 Şubat 2008 · 319 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Harun Öztürk, 14 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)); konuşma 319 kelime.
Harun Öztürk (İzmir). “Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-ozturk-23-2008-02-14-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HARUN ÖZTÜRK (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Demokratik Sol Parti ve şahsım adına yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, bir vakfı niye kuruyoruz? Vakıf senedinde öngörülen hayır amacına ulaşmak için.
Değerli arkadaşlar, vakıf müessesesi, devletin sosyal devlet olarak yerine getirmesi gereken sosyal yardım hizmetlerini gerçekleştirmek üzere tümüyle devletin yerine ikame edilecek bir müessese değildir. Bu nedenle, ileriye yönelik vakfedilen kaynağın ötesinde, vakıfların ekonomik güç elde etmeleri sonucunu doğuracak düzenlemeler yapılmasını doğru bulmuyoruz. Yurt içinden ve dışından sınırsız bağış kabul etmeleri ve bağışta bulunmaları ve iktisadi işletme ve şirket kurmaları, şirketlere ortak olmaları, vakıfların amacının ötesine geçen faaliyetlerdir.
Hayır yapmak isteyen hayır, ticaret yapmak isteyen lütfen ticaret yapsın. Bu tasarıyla Hükûmet, yabancı vakıfları da kullanarak gerçekte kendi düşüncesine yakın vakıfları daha da güçlendirmeye çalışmaktadır. Bu yolla, Siyasi Partiler Yasası’nda yer alan partilere bağış yapılması konusunda getirilen sınırlamalar dolaylı bir şekilde aşılmaya çalışılmaktadır. Bu şekilde kontrolsüz ekonomik güç hâline dönüşecek vakıflar, seçimlerde siyasi partilerin seçmenlere yapmalarının yasak olduğu birtakım yardımların yapılmasına aracılıkta kullanılabileceklerdir. Bu da siyasetin yozlaşmasına yol açacaktır.
Değerli arkadaşlar, milletimizin iş ve aş istediği, ekonomik sıkıntıların kapımıza dayandığı bir dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisinin Lozan Antlaşması’ndan doğan haklarımızın delinmesine yol açacak bir yasayı görüşmekle meşgul ediliyor olması son derece kaygı vericidir.
Değerli arkadaşlar, lütfen hafızalarınızı ve yaşadığımız ortamı bir kez daha değerlendirin. Finansal kesim ve bu arada bankaların yüzde 50’ye yakınının yabancıların eline geçtiği bir ortamda, toptan ve perakende ticaretin çoğunun yabancıların eline geçtiği bir ortamda -bugün izlediniz, Migros’un da yüzde 50,8’lik hissesinin yabancılara devredilme kararını dinlediniz- toprak satışlarının sınırsız bir şekilde açıldığı bir ortamda, borsanın yüzde 70’inin yabancıların eline geçtiği bir ortamda biz burada bir de vakıflar konusunda ekmek kadayıfının üstüne kaymak koymakla meşgulüz.
Değerli arkadaşlar, bu söylediklerim ülkemizin ekonomik bağımsızlığını tehdit etmektedir. Bu söylediklerim, ekonomik bağımsızlığımızı tehdit etmesi dolayısıyla, ekonominin yönlendirdiği Türkiye Cumhuriyeti siyasetini de, siyasetin bağımsızlığını da tehdit etmek üzeredir.
Hepimizin aklımızı başımıza toplamamız dileğiyle yüce heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. (DSP, CHP ve MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 14 Şubat 2008