Kooperatifler kanununda değişiklik yapılması hk (s.s.407)
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 76. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Nisan 2004 · 1.338 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Angı (AK Parti), 21 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KOOPERATİFLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK (S.S.407)); konuşma 1.338 kelime.
Hasan Angı (AK Parti, Konya). “Kooperatifler kanununda değişiklik yapılması hk (s.s.407)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 21 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-angi-22-2004-04-21-kooperatifler-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-s-s-407 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA HASAN ANĞI (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 407 sıra sayılı Kooperatifler Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerine, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, devlet ve özel sektör dışında üçüncü bir ekonomik sektör olarak kooperatifler, özellikle dar ve ortagelirli vatandaşların, emekleri ile maddî güçlerini birleştirdikleri ortaklıklardır. Ortak ihtiyaçları, ekonomik güçleri birleştirerek, yardımlaşma ve dayanışma suretiyle karşılayabilmek için kurulan kooperatifler, toplumsal gelişim, refah seviyesinin artırılması ve ülke kalkınmasında da azımsanmayacak katkılar sağlayan kuruluşlardır.
Kooperatifçiliği diğer ekonomik modellerden ayıran, hatta üstün kılan yön salt ekonomik bir organizasyon olmaması, insanların farklı duygularına ve beklentilerine hitap edebilen ortam hazırlamasıdır. En önemli fonksiyonları da, dar ve ortagelirlilerin ekonomik menfaatlarının korunması ve ihtiyaçlarının karşılanması için tek umudu niteliğinde olmalarıdır. Adil gelir dağılımının sağlanması, gelirin ve refahın tabana yayılması, sosyal barış ve huzurun sağlanmasında kooperatiflerin büyük katkıları bulunmaktadır.
20 nci Yüzyılın son çeyreğinde her alanda yaşanan hızlı değişim, küreselleşme ve bölgesel gelişmeler, toplumlarda ekonomik verimlilik ile sosyal adaletin bir arada gerçekleştirilmesini hedefleyen model arayışlarında da kooperatifler, tecrübeler ışığında önemli bir seçenek olarak gösterilmektedir.
Dayanışma ruhuyla ortaya çıkan kooperatifçiliğin, Pazar ile, küçük işletmeler veya müteşebbisler arasında bir köprü görevini üstlenerek, sağlıklı işleyen ve rekabetçi ekonomik bir ortamda adil ve insana daha fazla önem veren bir toplum hedefine ulaşmada insanlığa gerçekten katkı sağlayacağı inancındayım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; toplumumuzdaki imece geleneğine de uygun olan kooperatifçilik, ciddî anlamda cumhuriyetimizle birlikte örgütlenmeye başlamış; fakat, bunların gelişimi ve ivme kazanması 1163 sayılı Kooperatifler Yasasının yürürlüğe girmesiyle olmuştur. Yasada otuzbeş yıllık dönemde pek çok kez değişiklikler yapılmıştır. Bugün de gündemimizde olan 2 madde değişikliği kooperatifçiliğin önünü açacak başlıklardır.
Bugün sayıları 90 000 civarında olan kooperatifler doğrudan 8 500 000, dolaylı olarak 30 000 000 civarında toplum kesimine hitap etmektedirler. Kooperatifler, kalkınma çabalarında kritik ve belirleyici unsur olan sermayenin ülkeiçi tasarruflarla karşılanması, içtasarruf oranının artırılması, küçük ve gönüllü tasarrufların ekonomiye kazandırılarak üretim ve yatırıma aktarılması noktasında da ülkemizde önemli rol oynamışlardır. Bugün kooperatifçilik sektöründe kullanılan kaynak, milyar dolarlarla ifade edilir hale gelmiştir. Ülkemiz ekonomisinin dinamik güçleri olan KOBİ'lerin faaliyet gösterdikleri, hemen hemen yurdumuzun her köşesinde bulunan küçük sanayi siteleri, toplu işyeri siteleri ve organize sanayi bölgelerinde de kooperatiflerin izlerini görmekteyiz.
Konut ve inşaat sektöründe yaratılabilen sabit sermaye yatırımları içerisinde de, kooperatiflerin azımsanmayacak payları bulunmaktadır.
Esnaf ve sanatkârlarımızın, çiftçimizin ve küçük üreticimizin finansman ihtiyacının karşılanmasında, elde edilen ürünlerin pazarlara ulaştırılmasında da, bu kuruluşlar, önemli rol oynamaktadırlar.
Ayrıca, kooperatifler, ortaya çıkardıkları istihdam imkânıyla, ülkemizde istihdam ve işsizlik sorunlarının azaltılmasına fayda sağlamaktadırlar.
Bu kuruluşlar, maliyeti azaltan yapılarıyla da, enflasyonla mücadele politikalarını yapısal olarak destekleyen kuruluşlardır.
Kısaca, birey ve toplum yaşamımızın bir kesitinde, mutlaka, kooperatiflerin ve kooperatifçiliğin izlerini taşımaktayız.
Değerli milletvekilleri, ülkemizde, kooperatifçilik alanında önemli mesafeler katedilmesine rağmen, bu gelişme, maalesef, kalkınmış ülkeler seviyesinde olamamıştır. Bunda, kooperatifçiliğimizin yaşamış olduğu sorunlar ve kooperatiflere yönelik yaklaşımlar etkili olmuştur. Kooperatifçiliğimizin, uzun yıllardan beri süren ve artık neredeyse kronikleşen bu sorunlarını, finansman yetersizliği, denetim, eğitim ve örgütlenme eksiklikleri başlıkları altında toplamak mümkündür.
Ne yazık ki, ülkemizde yeterince kooperatifçilik bilincinin oluşturulamaması ve kooperatifçilik uygulamalarına ilişkin olarak toplumun istenilen bilgi ve bilinç düzeyine getirilememesi de temel bir sorundur. Yaşanan kimi olumsuzluklar, kooperatifçiliğe ve kooperatiflere karşı, toplumda güçlüklerle oluşturulan imajı zedelemiş ve bu kurumlara karşı yaygın güvensizlik yaratmıştır.
Finansman sorunu, ülkemiz kooperatifçiliğinin yeterince geliştirilememesinde temel bir sorundur. Kooperatifleri finansman yönünden destekleyecek iç ve dışfinansman kanalları geliştirilememiş veya geliştirilen kanalların işletilmesinde süreklilik sağlanamamıştır.
Bugün, neresinden bakarsak bakalım, ülkemizde, kooperatifçiliğin gerçekten geliştirilmesi, bu kuruluşların, ülke, ortaklar ve toplum yararları doğrultusunda faaliyet göstermeleri ve ülkenin ekonomik kaynaklarının etkin kullanımının sağlanması için denetim, eğitim faaliyetlerinde işletmecilik ilkelerine uyma, yasal altyapının sürekli olarak ve günün koşullarına uygun hale getirilmesi ve finansman desteği sağlanması gibi temel sorunları çözerek kooperatifçiliğe yeni bir dinamizm getirmek zorundayız.
Kaldı ki, sözlerimin başında da ifade ettiğim gibi, son yıllarda hızlı gelişmeler ışığında kooperatifçiliğe yönelik yeni yaklaşımlar geliştirilmekte, çok ortaklı kurum ve kuruluşların kurumsal yönetim ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılması, uluslararası kooperatifçilik ilkelerinin yeniden şekillendirilmesi söz konusu olmaktadır. Bizler de, bu gelişmeleri, ülkemiz kooperatifçiliğine yansıtmak durumundayız.
Değerli milletvekilleri, oldukça olumsuz bir ekonomik miras alarak göreve gelen 58 inci ve 59 uncu hükümetlerimizin, reel sektörün canlandırılması ve istikrar içinde sürdürülebilir bir ekonomik yapıya kavuşturulması bağlamında aldığı tedbirler ve yaptığı düzenlemeler çerçevesinde, kooperatifçiliğimizin durumunu da gözönünde bulundurması, kooperatifçilik sektöründe olduğu gibi, bizlerde de büyük memnuniyet yaratmıştır. Daha işin başında alınan kimi tedbirler, sektörde oldukça olumlu etkiler doğurmuştur. Elbette, başta Başbakanımız olmak üzere, hükümet üyelerine ve özellikle Sanayi ve Ticaret Bakanımız Sayın Ali Coşkun'a, bu konuda göstermiş oldukları gayretlerden dolayı şükranlarımı sunmadan geçemeyeceğim.
Sayın Bakanımızın gayretleriyle 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa bağlı kooperatiflerde 1 ortaklık payının değeri 1 000 000 Türk Lirasına yükseltilmiş, böylelikle de 1 ortağa 50 milyar Türk Lirasına kadar kredi kullanma imkânı sağlanmıştır.
Öte yandan, Türkiye Halk Bankası aracılığıyla esnaf ve sanatkârlarımıza kullandırılan esnaf kredilerinin limiti 15 milyar Türk Lirasına yükseltilmiştir. Bakanlar Kurulu kararıyla, esnaf ve sanatkârlarımızın finansman sorunlarının çözümüne yönelik çok önemli kolaylıklar getirilmiştir. Öncelikle kredi kullanacak esnaf ve sanatkârlarımızın Bağ-Kura prim borcu olmaması şartı kararnameyle kaldırılarak, esnaf ve sanatkârımızın kredi kullanması önemli ölçüde kolaylaştırılmıştır.
Ayrıca, kooperatifler kefaletiyle kullandırılan kredi faiz oranları da yüzde 75'lerden yüzde 30'lara düşürülerek, esnaf ve sanatkârlarımızın daha uygun şartlarda kredi kullanması sağlanmıştır ki, bu, kredi kullanımında yüzde 45 oranında destek anlamına gelmektedir.
Bunun yanında, kredi kullandıracak kooperatiflerin takip oranlarının yüzde 60 ve altında olması şartı kaldırılarak, halen kredi kullandırılamayacak durumda bulunan kooperatifler, kredi kullandırılabilir hale getirilmiştir. Buna göre, 1 Mayıs 2003 tarihinden itibaren takip oranı yüzde 200 ve altında olan kooperatiflere, kredi kullandırılabilme imkânı getirilmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, 59 uncu hükümetimizin, gerek dünyadaki gerekse ülkemizdeki gelişmeler karşısında, kooperatiflerin, bundan sonra, ekonomik açıdan rekabetçi, etkin ve verimli bir şekilde faaliyet gösterebilmelerinin önündeki engelleri kaldırma konusunda kararlı olduğunu görüyoruz. Görüşmekte olduğumuz 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesine ilişkin tasarının da bu anlayışla hazırlandığını biliyoruz.
Nitekim, tasarıyla, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 9 uncu maddesi değiştirilerek, tüzelkişilerin kooperatiflere ortaklığı önündeki sınırlamalar kaldırılmaktadır. Şirketlerin kooperatiflere ortak olmasının önündeki kanundan kaynaklanan bu sınırlamaların kaldırılması, bahsedilen sorunları giderebileceği gibi, küçük sanayicimizin, sanayi siteleri, toplu işyerleri ve organize sanayi bölgelerinde yatırım yapmaları ve böylece, bu alanda faaliyet gösteren kooperatiflerin faaliyetlerinin verimlilik ve etkinliklerinin artırılması da mümkün olabilecektir.
Öte yandan, üreticileri ile esnafların bir kısmının kendi aralarında oluşturdukları küçük şirketlerle taşımacılık, üretim ve pazarlama faaliyetlerini yürüttükleri dikkate alındığında, bu alanda da önemli bir yarar sağlayacağına inanıyorum.
Ayrıca, özellikle tüketim kooperatiflerinin daha çok işyerlerinde örgütlendiği dikkate alınacak olursa, özel sektör çalışanlarının kurdukları kooperatiflere, çalışanların şirketlerinin kurucu ve ortak olabilmesinin, tüketim kooperatiflerinin teşvik edilmesine ve gelişmesine katkı sağlayacağını düşünüyorum.
Diğer yandan, Kooperatifler Kanununun mevcut 1 inci maddesinde, "kamu tüzelkişiliği" denildikten sonra, devamında, il özel idareleri, belediyeler ve köylerin zikredilmesi, kooperatiflerin kurulmasında öncülük edecek kamu tüzelkişilerini gereksiz yere sınırlamaktadır. Getirilen değişikliklerle, bu sınırlamaların kaldırılması ve diğer kamu tüzelkişilerinin de kooperatiflere ortak olması imkânı sağlanmaktadır.
Sendikalar Kanununun 33 üncü maddesi geniş anlamda yorumlandığında dahi, sendikaların kooperatiflere ortak olabileceği sonucuna varmak mümkün olamamaktadır. Uygulamada, oda ve sendikaların kooperatiflere ortak olup olamayacağı konusunda tereddütler yaşanmaktadır. Yapılan bu düzenlemeyle, söz konusu tereddütler de giderilmiş olacaktır.
Öte yandan, mevcut yasa metninde, kooperatif kurabilecekler arasında sayılan cemiyetlerin hukukî varlıkları Dernekler Kanunuyla sona erdirilmiş olup, bunların faaliyetleri günümüzde meslek odaları tarafından sürdürülmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kooperatifler Kanununun 9 uncu maddesindeki yeni yaklaşımlar ışığında, 1 inci maddede düzenlenen kooperatifçiliğin tanımında da kimi düzeltmeler öngörülmüştür. Kooperatifler Kanununun mevcut 1 inci maddesinde, kooperatifler, teşekkül olarak tanımlanmıştır. Bilindiği gibi teşekkül, organizasyon anlamına gelmekte olup, literatürde genellikle kamu iktisadî teşebbüsleri için kullanılan bir kavramdır. Bu nedenle, kooperatiflerin nitelikleri hukukî bakımdan tartışma konusu olmaktadır. Yapılan düzenlemede "teşekkül" kavramı yerine "ortaklık" kavramı kullanılarak, kooperatiflerin gerçek kimliklerini kazanmaları sağlanmaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının kabul edilmesi, uygulamada, kooperatifçiliğimize yeni bir açılım getirecektir. Kamu tüzelkişilerinin yanında, özel hukuk tüzelkişilerinin de kooperatiflere ortak olmasınına imkân sağlanması, kooperatifleri finansman yönünden güçlendirecek, bu kuruluşların verimlilik ve etkinliklerini artıracaktır.
Bu nedenle, AK Parti Grubu olarak tasarıya olumlu yönde oy kullanacağız.
Sözlerimi bitirirken, Sanayi ve Ticaret Bakanlığında, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun bir bütün halinde gözden geçirilerek, katılımcı yaklaşım içerisinde, uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesine ve kooperatifçilik sektörüne yeni açılımlar getirilmesine yönelik değişiklik çalışmalarının da sürdürüldüğünü memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Bu çalışmaların da bir an önce tamamlanarak Meclisimize sevk edilmesini bekliyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 21 Nisan 2004