4306 ve 4481 sayılı kan. değişiklik yap. hak. kan. (gelirvergisi vergi usul kanunu)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 13. Birleşim · 1. yasama yılı · 19 Aralık 2002 · 522 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Aydın (CHP), 19 Aralık 2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 4306 VE 4481 SAYILI KAN. DEĞİŞİKLİK YAP. HAK. KAN. (GELİRVERGİSİ VERGİ USUL KANUNU)); konuşma 522 kelime.
Hasan Aydın (CHP, İstanbul). “4306 ve 4481 sayılı kan. değişiklik yap. hak. kan. (gelirvergisi vergi usul kanunu)”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2002. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2002-12-19-4306-ve-4481-sayili-kan-degisiklik-yap-hak-kan-gelirvergisi-vergi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HASAN AYDIN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; benden önce konuşan arkadaşlarımız konuyu ve maddeleri uzun uzun irdelediler; ama, son konuşmacımız, maddeleri değerlendirmenin ötesinde, buradaki milletvekili arkadaşlarımıza konuşmanın ötesinde, sanıyorum, televizyon ekranları başında bizi izleyen vatandaşlarımıza hitap ettiler.
Şüphesiz ki, milletvekilinin temel görevlerinden bir tanesi de milletvekili arkadaşlarına hitap etmenin ötesinde, parlamentonun açıklık ilkelerine uygun olarak vatandaşlara hitap etmektir; ama, hitap ederken, bazı temel değerleri, alen davranışları objektif yansıtmaya dikkat etmek zorundadır; çünkü, milletin vekilidir; millete doğru bilgileri vermek, samimi, içten iletişim kurulabilecek bir davranışı ortaya koymak durumundadır.
Türkiye, dün bir şeyi tartıştı, tartışılan olay bellidir, asgarî hayat standardı ve bu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin öneminden hemen sonra gelen, Türkiye'nin en ciddî komisyonu olan Plan ve Bütçe Komisyonunda konuşulan, tartışılan bir meseledir. Komisyonda tartışmalar, AKP Grubunun bu noktadaki yaklaşımı, davranışı bellidir. Adalet ve Kalkınma Partili komisyon üyeleri, dün "asgarî hayat standardı devam etmelidir" derken, Türkiye'ye ve buradaki milletvekili arkadaşlarımıza şaka yaptılarsa bir itirazımız yoktur. Yani, bu devam etmelidir -kaldırılmış olan bir şey devam etmelidir- noktasındaki düşüncelerini ifade ederken, biz bir bakalım vatandaş ne diyor, bir şaka da yapma hakkımız var diye düşünerek bir davranış ortaya koydularsa, sorun yok.
Muhalefet ve iktidar birlikteliği, ülke menfaatlarının endeksine ayarlı olmak zorundadır. Cumhuriyet Halk Partimizin -ben, Cumhuriyet Halk Partili bir milletvekili olarak- ve milletvekili arkadaşlarımızın buna özel hassasiyet gösterdiklerini, zaman zaman, Adalet ve Kalkınma Partisinin yaptığı yanlışların -bugüne kadarki klasik alışkanlıklarımızı sürdürmemiz halinde- Cumhuriyet Halk Partisine puan getirebilecek, Adalet ve Kalkınma Partisine zarar verebilecek nitelikte olmasına karşın, Türkiye'nin zarar görmemesi esasını öne tutarak, samimi, içten uyarı noktasında ısrarkâr davranmışlardır. İşte, bu asgarî hayat standardı olayı, tam da böyledir.
Eğer, bugün burada, asgarî hayat standardı meselesi devam etmiş olsaydı -komisyonda görüşüldüğü gibi- herkes bilir ki, dün seçim meydanlarında vermiş olduğunuz sözlerden farklı davranmış olduğunuzdan ötürü, size oy veren seçmen, size karşı davranışını değiştirecek, güvenini azaltacaktı. Bütün bunları ifade etmek için bilim adamı olmaya, uzman olmaya gerek yoktur; sıradan, saf bir vatandaş böyle bakar ve böyle değerlendirir. Arkadaşlarımız ısrar etmişler "bunu yapmayın" demişlerdir. Zira, benden önce konuşan partili arkadaşlarımın ifade ettiği gibi, 731 milyarlar gibi rakamların -ki, Türkiye ölçeğinde büyük rakamlardır bunlar- vergidışı bırakılmasını rahatlıkla savunabilecek kadar cesur; ama, 200 000 000 lirayı bile bulmayan ve bugün, bir insanın geçimi noktasında müthiş sıkıntı çeken asgarî ücretliden vergi almayı devam ettirebilecek kadar bir mantığın, bu Meclisin mutlaka çözüm bulması gereken bir mantık olduğu inancındayız.
Şunu söylüyorum: Doğru yapmıştır AKP son düzeltmeyle. (AK Parti sıralarından "AK Parti" sesleri) AK Parti doğru yapmıştır; yani, hatasından dönmüştür. Çıkıp, burada "Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın uyarıları ülkemizin menfaatları açısından iyi olmuştur" demek, kimseye bir zarar vermez. Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın toplumun nabzını tutan davranışlarının bize yansıması; sonuçta Genel Başkanınızın toplantı yaparak "bakınız, bu noktadaki davranış doğrudur, yanlış yapıyorsunuz, o zaman bu işi düzeltiniz" noktasındaki davranışını da takdir ediyor olmamız lazım. Yani, dün yanlış yaptıysak, bugün yanlış yaptığımızı ifade ediyor olmamız kimseye zarar vermediği gibi, kimseyi de küçültmez. Bizler, beşer şaşarsak, yanlış yapabiliriz. Yanlış yapmak bir insanî davranıştır, yanlıştan dönmek de bir erdemdir; ama, yanlıştan dönmemiş gibi yapıp, yanlış yapmamış gibi yapıp, izleyen insanlarımızın, dinleyen insanlarımızın söylediklerimize inanabilecekleri kadar saf olduğumuz ya da onların saf olabileceği bir davranış içerisine girmememiz lazım.
Son sözlerim şunlardır...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 19 Aralık 2002