İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 106. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Başbakanlık teşkilatı hakkında kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabulü hk (s.s 1180)

Hasan Aydın

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 106. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Mayıs 2006 · 536 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasan Aydın (CHP), 24 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAŞBAKANLIK TEŞKİLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABULÜ HK (S.S 1180)); konuşma 536 kelime.

Hasan Aydın (CHP, İstanbul). “Başbakanlık teşkilatı hakkında kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabulü hk (s.s 1180)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 24 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2006-05-24-basbakanlik-teskilati-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamenin-degistirile (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HASAN AYDIN (İstanbul)Efendim, teşekkür ederim; fazla zaman yok zaten, 5 dakika.

Şimdi, ben, burada, arkadaşlarıma bir şey ifade etmek isterim. Yasalar görüşülürken sadece teknik yanıyla değil -çünkü, yasalar, toplumu yönetmek için, yaşamda uygulanmak içindir- onun organik yanlarını, teorik yanlarını, pratik yanlarını da irdeleyerek, kavranmasına, yaşamda iyi işlemesine de katkı yapmak gerekir.

Şüphesiz ki, bu, konumuzla doğrudan ilintili; yani, Türkiye'de son olaylar, elbette, Türkiye'deki yaşayan vatandaşlarımızın tamamını üzmüştür. Bu olayların ortaya çıkış nedenlerini irdelemeden, bu noktada, herkesin, öncelikle kendisine iğneyi batırma cesareti göstermeden bundan sonraki gelişmeleri önlememiz de mümkün olmaz.

Türkiye'de demokrasiden söz ediyoruz, demokrasinin tehlikeye girebileceğinden söz ediyoruz; ama, Türkiye'de demokrasinin, laikliğin, cumhuriyetin birlikte işlenmesi gereken değerler olduğu kısmını biraz eksik bırakıyoruz.

Şimdi, arkadaşlar, saat geç oldu, zamanınızı almayayım; ama, birkaç tane şeyi söylemek istiyorum, birkaç sefer burada söyledim. AK Parti Türkiye'de vatandaşlara birkaç noktada güven verememektedir. Şimdi, bu nedir; mesela, ben şahsen düşünüyorum, diyorum ki, sizin teorik olarak söylemiş olduklarınızla pratik olarak söylemiş olduklarınız arasında şöyle bir fark var: Belediyeleri ele aldığınızda, yani, yönetimi ele geçirdiğinizde, kendi yaşam biçiminizi, kendi düşünce biçiminizi orada uyguluyorsunuz. Türkiye'nin geleneklerinden farklı olarak, Türkiye'nin yaşanmışlıklarından, yetmişbeş yıllık, seksen yıllık cumhuriyet tarihinden farklı olarak zayıf noktalarda toplumun desteğini alabileceğinizi düşündüğünüz, tepkinin az olabileceğini düşündüğünüz noktalardan başlayarak kendi yaşamınızı dayatıyorsunuz. Ankara'daki işyerlerinin, restoranların işleyişi ile İzmir'dekiler arasında hiç benzerlik yok. Şimdi, yüz yüze bakıyoruz... Şimdi bunu yapıyorsunuz. Peki, karşıdaki düşünüyor, ne oluyor; kendi yaşam biçimini getirip dayatıyor.

Şimdi, Türkiye'de bir sorun var, tartışılıyor; bir şey sürekli tartışılıyor ise, kasıtlı ya da iyi niyetli, hiç fark etmiyor, bir sorun var Türkiye'de. Bir türban sorunu tartışılıyor. Türkiye'de bu noktada bir hassasiyet var, taraflarca bir hassasiyet var. Siz, bir ülkenin iktidarı olan bir parti olarak böyle bir hassas noktada Grup toplantınıza Çin Halk Cumhuriyetinin eski Başbakanı Mao Ze Dung'un tek tip elbiselerine benzer elbiseleri giydirip Türkiye televizyonunun önüne çıkarırsanız, doğru bir şey yapmıyorsunuz arkadaşlar.

TEVHİT KARAKAYA (Erzincan)Sizin yaptığınız doğru değil!

HASAN AYDIN (Devamla)Bakın, doğru bir şey yapmıyorsunuz. Tek tip, hepsinin elbiseleri aynı, Eskişehir'den gelmişler, başörtüleri aynı; bu doğru değil.

SERACETTİN KARAYAĞIZ (Muş)Yöresel kıyafet o!

HASAN AYDIN (Devamla)Peki, başka bir şey söyleyeyim, demokrasilerde insanlar istedikleri gibi yaşama haklarına sahiptirler.

AGÂH KAFKAS (Çorum)Sizin Gruba girerken elbiselerini çıkarıyorlar mı?

HASAN AYDIN (Devamla)İzin ver Agâh Bey.

Ama, demokrasilerde, topluca insanları bir ortak yaşam biçimine zorlama hakkına sahip değilsinizdir.

SERACETTİN KARAYAĞIZ (Muş)Siz zorluyorsunuz…

HASAN AYDIN (Devamla)Söyleyeceğim, söyleyeceğim…

Şimdi efendim, Türkiye'de, -Türkiye tarihi öyle bir tarihtir ki- kadın ve erkek, tarlada, savaşta, evde, millî Kurtuluş Savaşında, Osmanlı savaşlarında hep birlikte olmuştur ve hatta, Türkiye tarihini incelediğiniz zaman daha çok da anaerkildir.

Arkadaşlar, şimdi şunu merak ediyorum, bizim annelerimize, bacılarımıza, kardeşlerimize, ayaklarının altında cennetin olduğuna inandıklarımıza, siz kendi kongrenizde haremlik-selamlık diye bir şey yaparsanız…

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)Ne alakası var?!

HASAN AYDIN (Devamla)…bu hangi ülkenin demokrasisinde var; bir tane örnek verin, bana bir tane, dünyada demokratik olup, kadın ve erkek eşitliğini savunan…

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)Hasan Bey…

HASAN AYDIN (Devamla)…özgürlükleri savunan bir ülke örnek veriniz ki…

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)Hasan Bey…

HASAN AYDIN (Devamla)…bir salonun içerisinde kadınlar ve erkekler yan yana oturamıyor; böyle bir şey olabilir mi arkadaşlar? (AK Parti sıralarından gürültüler)

Değerli arkadaşlarım, demokrasilerde…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 24 Mayıs 2006

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook