İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 10. BİRLEŞİM · SALI

Eğitim sistemi hk

Hüseyin Çelik

Van Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 10. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Ekim 2004 · 758 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Çelik (AK Parti), 26 Ekim 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EĞİTİM SİSTEMİ HK); konuşma 758 kelime.

Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Eğitim sistemi hk”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 26 Ekim 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2004-10-26-egitim-sistemi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Antalya Milletvekili Sayın Hüseyin Ekmekcioğlu'nun, eğitimin önemine vurgu yapan ve Türk millî eğitim sisteminde yaşanan bazı problemleri dile getiren gündemdışı konuşmasına cevap vermek üzere söz almış bulunuyorum. Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Öncelikle, eğitim konusunda gösterdiği duyarlılıktan dolayı, eğitimin önemine vurgu yapmasından dolayı değerli arkadaşım Sayın Ekmekcioğlu'na huzurunuzda teşekkür ediyorum.

Eğitimde fırsat eşitliği olması gerektiği, artık, demode olan ezberci eğitimin rafa kaldırılması gerektiği, sadece eleme yöntemine ve sınav sistemine, test sistemine dayalı olan bir eğitim sisteminin sağlıklı olmadığı yönündeki beyanlarına katılmamak mümkün değildir. Zaten, biz de yıllardan beri aynı şeyleri söylüyoruz.

Eğitim kalitesinin artırılması bizim de gündemimizi işgal eden en önemli meselelerden birisidir; ama, hemen şunu vurgulamalıyım, Sayın Ekmekcioğlu, Millî Eğitim Komisyonu üyesidir ve Hükümetimizin bu alanda yaptıklarını da sanırım en iyi takip eden arkadaşlarımızdan birisidir. Özellikle, ezberci eğitimin, demode olan ezberci eğitimin rafa kaldırılması ve yeni bir müfredatla 21 inci Yüzyılın gereklerine göre öğrencilerimizin yetiştirilmesi yönünde gösterdiğimiz gayretleri de kendisi bilmektedir.

Bildiğiniz gibi, yaptığımız müfredat çalışması sonuçlandı ve şu anda, bu öğretim yılında, 9 vilayetimizde pilot uygulama olarak yürürlüktedir; 120 okulda, bu yeni müfredat uygulanmaktadır. Ezberci eğitim kenara bırakılmıştır, öğretmen merkezli eğitim kenara bırakılmıştır; tamamen öğrenci merkezli, Sayın Ekmekcioğlu'nun da ifade ettiği gibi, problemi görebilen, problem çözmenin ne olduğunu bilen, düşünen, öğrenmeyi öğrenen, analiz-sentez yapabilen bir öğrenci tipi hep tasavvur ediyoruz ve buna göre de müfredat hazırlanmıştır, yürürlüğe konulmuştur. Önümüzdeki yıldan itibaren, 81 vilayetimizde bu yeni müfredat yürürlüğe girecektir. Millî eğitimin, eğitim sisteminin özünü, şüphesiz ki, müfredat teşkil etmektedir ve bu en önemli mesele, bugüne kadar, yıllardan beri hep üzerinde konuşulan; ancak, somut bir adım atılmayan bu mesele, büyük çapta hal yoluna girmiştir. Önümüzdeki yıldan itibaren, bu yeni uygulamayla birlikte, Türkiye çapında her tarafa yaygınlaştırılmasıyla birlikte, bu problemi de, ümit ediyorum ki, büyük çapta ortadan kaldırmış olacağız.

Öte yandan, eğitimde fırsat eşitliğinin oluşturulması, eğitimin, özellikle temel eğitimin paralı olmaması gerektiği yönündeki beyanlarına da katıldığımı ifade etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi, devlet okullarında, Anayasa gereği, ilköğretim parasızdır. Biz buna bir boyut daha ilave ettik, geçen yıldan beri, öğrenciler geçmişte kendi ders kitaplarını kendileri alırken, biz, büyük bir fedakârlık yaparak, kamu adına büyük bir fedakârlık yaparak, eğitime verdiğimiz önemin bir göstergesi olarak, yavrularımıza, ilköğretimdeki bütün çocuklarımıza, ders kitaplarını ücretsiz dağıtıyoruz.

Türkiye'de, özellikle, kırsal kesimde yaşayıp da yatılı okul imkânına muhtaç olan, yatılı okullarda okuması gereken çocuklarımız için, pansiyonlarımızın kontenjanlarını artırdık, yeni yurt binaları inşa ediyoruz ve bu süreçte, bu daha da hızlanacaktır. Dolayısıyla, özellikle, okula gidemeyen, yurt bulamadığı için okula gidemeyen, kendi mahallinde, ilçesinde, ilinde bu imkândan mahrum olan çocuklarımızla ilgili yeni bir tedbir uygulamaya koyuyoruz; Türkiye'nin neresinde -yurtlarımızda- bir boşluk varsa, o çocuklarımızı alıp oraya naklederek, onlara da eğitim imkânı hazırlamış olacağız.

Yıllardan beri, eğitim sisteminin bozuk olduğu, eğitim sisteminin asrın ihtiyaçlarına cevap vermediği, eğitim sisteminin meslekî ve teknikeğitimi gözardı ettiği şeklinde, hep serzenişlerde bulunulmuştur, şikâyetlerde bulunulmuştur; ancak, maalesef, bunlarla ilgili somut adımlar atılmamıştır. Bugün eğitimimizde yaşanan problemler, yıllardan beri biriken, üst üste gelen, kronikleşmiş olan problemlerdir; ama, Hükümetimiz bunların hepsini masaya yatırmıştır, hepsiyle ilgili projeler üretilmiştir, hepsinin kaynakları tespit edilmiştir ve çözüm yolları ortaya konulmuştur, bunlar birer birer çözülmektedir.

Biz, hükümete geldiğimizde, eğitim alanında altı büyük problemin olduğunu tespit ettik. Birincisi, ülkemizde okullaşma oranı girmeye çalıştığımız Avrupa Birliği ülkeleriyle mukayese edildiği zaman bir hayli düşüktür, her alanda düşüktür; bunu, Avrupa Birliği normlarına, standartlarına yükseltmeye çalışıyoruz. Fizikî mekân eksikliğimiz var; yeni okullar inşa etmemiz lazım, yeni derslikler inşa etmemiz lazım; bununla ilgili olarak çok ciddî adımlar atıldı ve Hükümetimiz döneminde, iki yıl içerisinde 40 000 yeni derslik inşa edilmiştir. Bir taraftan, eğitimin teknolojik altyapısının eksik olduğu tespit edildi. Önümüzdeki yılın; yani 2005'in sonuna kadar, Türkiye'de, mezralardaki tek derslikli okullar hariç olmak üzere, 43 200 okulumuza internet bağlantısı yapıyoruz ve okullarımızda bilgi teknolojisi sınıfları kuruyoruz. Bir taraftan, öğretmen kalitesinin artırılması için yeni projelerimiz var; bunlar hayata geçirilmiş durumda. Rehberlik sistemini yeni baştan dizayn ediyoruz. Müfredat meselesini zaten söyledim. Öğretmenlerimizi 21 inci Yüzyılın eğitim anlayışına göre yeniden yetiştirmeye çalışıyoruz.

Tekrar ifade edeyim; hiç kimse "eğitimde şöyle bir problem vardır; ancak, hükümet bu probleme eğilmemiştir" diyemez.

Özel okullaşma: Ülkedeki özel okulların varlığıyla ilgili düşüncelerimiz şüphesiz ki farklıdır; çünkü, ekonomik anlayışlarımız bir hayli farklıdır. Bu açıdan, ben hemen şunu ilave edeyim: Türkiye'de, özel okulların genel öğretim içerisindeki payı hâlâ 1,5-2 düzeyindedir; bu, kayda değer bir oran değildir, bunun artırılması gerekiyor; bunu değişik zeminlerde ve zamanlarda hep izah ettik, niçin böyle olması gerektiğini izah ettik; ama, değerli arkadaşlarımız ısrarla bunu tekrar tekrar gündeme getiriyorlar; bu, bir anlayış farklılığından kaynaklanmaktadır.

Eğitim meselesini gündeme getirdiği için Sayın Ekmekcioğlu'na, tekrar, teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, zatıâlinize ve Genel Kurula saygılar sunuyor, iyi günler diliyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

4 konuşma daha · 26 Ekim 2004

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook