Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 107. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Mayıs 2008 · 541 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Çelik (AK Parti), 21 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA VE YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖĞRETİM ELEMANLARININ KADROLARI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE GENEL KADRI VE USULÜ HAKKINDA (S.S.226)); konuşma 541 kelime.
Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 21 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-23-2008-05-21-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-ve-yuksekogretim-kurumlari-6 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Akkuş’un sorusuna cevap veriyorum. Şüphesiz ki, özellikle geri kalmış olan vilayetlerimizde öğretim üyesi temininde güçlük çekilmektedir. Bunun aksini iddia eden yok zaten. Orada Karayollarına mühendis bulmakta da güçlük çekilmektedir, nitelikli her elemanda güçlük çekilmektedir. Bu zaten bilindiği için orada “gelişme güçlüğü ödeneği” diye bir ödenek ihdas edilmiştir. Bunda garipsenecek bir şey yok.
Sayın Paksoy, üniversitelerdeki daire başkanlarının emsali daire başkanlarından daha düşük ücret aldığını ifade etmektedir.
Değerli arkadaşlar, devlet personel rejimimizin aslında tepeden tırnağa yenilenmesi gerekiyor, aynı işe aynı ücret mantığıyla yenilenmesi gerekiyor. Son Bakanlar Kurulunda Sayın Başbakanımızın personelden sorumlu Devlet Bakanımıza bu yönde bir talimat verdiğini biliyorum. Aslında bu tür benzeri anormallikler maalesef her birimde ve kurumda mevcuttur. Ümit ederim ki, topyekûn bir çalışma yapılarak bunlar düzeltilir.
Sayın Doğru’nun “Özellikle ALES ve LES puanları düşürülerek yeni üniversitelere eleman temini kolaylaştırılamaz mı?” yönündeki sorusu var. Ben şahsen buna katılmıyorum. ALES ve LES’i düşürerek taşra üniversitelerine daha düşük puan almış insanları göndermek oradaki kaliteyi düşürür. Bu, akademik olarak doğru bir şey olmaz.
Ben, Sayın Süner’in Akdeniz Üniversitesiyle ilgili sorularına, geneli üzerindeki açıklamalarım esnasında sorulara cevap verirken söylemiştim. Her üniversitemizde eksiklikler vardır. Eksiklikler zamanla, bütçe imkânları çerçevesinde giderilmektedir.
Özellikle üniversitelere araştırma görevlilerinin, tıpkı TUS sınavında olduğu gibi -Sayın Hıdır’ın sorusuna cevap veriyorum- merkezî sınavla alınması yönünde çalışmalarımız vardır.
Sayın İnan, Niğde Üniversitesinin 1992 yılında kurulduğunu, hâlâ eksikliklerinin olduğunu söylüyor. Doğrudur, orada da eksiklikler vardır.
Yalnız Niğde için bir şey söyleyeyim arkadaşlar: Eğer Niğde Üniversitesi olmamış olsaydı, bugün belki Niğde’deki insanların çok önemli bir kısmı oradan göçmüş olacaktı. Sayın İnan oranın belediye başkanı olarak bunu daha iyi bilir. Bir üniversitenin bir şehrin hayatında ne kadar önemli rol ve fonksiyon üstlendiğini belki göstermek açısından en iyi örneklerden birisi Niğde Üniversitesidir.
Yardımcı doçentlerin birinci dereceye inmediğinden Sayın Işık şikâyet etmektedir, şikâyetinde haklıdır. Biz bununla ilgili bir yasal düzenleme getireceğiz. Yardımcı doçentlerin birinci dereceden emekli olmasını sağlayacağız. Bu bence büyük bir yanlışlık ve haksızlıktır.
Sayın Dibek, Sayın Kaya’nın konuşması üzerine “Sivil toplum örgütlerinin, vakıfların, derneklerin etkisi olmamıştır. Siz de buna katılıyor musunuz?” diye bir soru soruldu.
Değerli arkadaşlar, şüphesiz ki üniversite kurulması için yıllardır birçok ilde dernekler faaliyet göstermektedir, kamuoyu oluşturmaya çalışmaktadırlar. Şimdi, şüphesiz ki kamuoyu oluşturmak elbette çok önemlidir. Ancak eğer bir iktidar bir kanun tasarısını getirmezse veya bir teklif olarak bu iş gelmezse bunun gerçekleşme şansı yoktur anlamında söylediğini kabul ediyorum Sayın Kaya’nın. Onların etkisi yoktur, fonksiyonu yoktur, faydası olmamıştır gibi bir açıklaması yoktur, ben de böyle anlamadım zaten.
Ben PISA’yla ilgili gerekli açıklamayı yaptım. Ancak Sayın İnce’nin “YÖK Başkanı niye burada değil?” sorusuna şunu söyleyeyim arkadaşlar: Genellikle her dönemde YÖK’ün bütçesi, üniversitelerin bütçesi konuşulurken o sorular burada soruluyordu. İktidar ve muhalefet olarak biz hepimiz burada bulunması gerektiğini söylüyorduk. Plan ve Bütçe Komisyonuna YÖK Başkan Vekili geldi. YÖK’ün de bu on bir üniversitenin kurulmasında uygun görüşü var. Dolayısıyla bir ihtilaf da söz konusu değil. Israrla YÖK Başkanının gelip buraya oturmasını da biz istemiş değiliz ama bütçe esnasında YÖK Başkanının veya kendisini temsilen bir başkan vekilinin mutlaka gelip burada üniversiteleri temsil etmesi, YÖK’ü temsil etmesi olması gereken şeydir. O konuda, yani bütçe esnasında YÖK Başkanı gelmezse ben de sizin gibi herkesten önce onu eleştiririm. Ama dediğim gibi bu konuda zaten partilerin de bir ihtilafı yok. Bu, olması gereken bir şeydir.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 21 Mayıs 2008