İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 78. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Tarım kredi kooperatifleri ve birlikleri kan.değ.yap.dair kan.kan.tas.(ss.835)

Hüseyin Ekmekcioğlu

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 78. Birleşim · 3. yasama yılı · 31 Mart 2005 · 1.199 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP), 31 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ VE BİRLİKLERİ KAN.DEĞ.YAP.DAİR KAN.KAN.TAS.(SS.835)); konuşma 1.199 kelime.

Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya). “Tarım kredi kooperatifleri ve birlikleri kan.değ.yap.dair kan.kan.tas.(ss.835)”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2005-03-31-tarim-kredi-kooperatifleri-ve-birlikleri-kan-deg-yap-dair-kan-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 1 inci maddesiyle ilgili, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kooperatifçilik, birlikte iş yapma, birlikte çalışma, kısaca işbirliğidir. Kooperatif, ortaklar için bir menfaat unsuru, yöneticiler için bir ekonomik faaliyet, çalışanlar için bir iş, devlet için de kalkınma aracıdır. İnsanların karşılamasında zorluk çektiği ihtiyaçlarını temin etmek için maddî manevî güçlerini birleştiren mükemmel bir dayanışma kuruluşudur. Kısacası, kooperatifleşmenin temelinde yardım, dayanışma duygusu, iş başarma amacı vardır. Bu amaçla, insanlar, çeşitli isimler altında el ve gönül birliğiyle zorlukları yenmek için bir araya gelmişlerdir.

Türkiye'de bugünkü anlamda tarımsal kredinin ilk kooperatifleşme hareketi, 1863 yılında, Mithat Paşa tarafından kurulan Memleket Sandıkları ile başlamıştır. Modern kooperatifçilik anlayışının kurumsallaşması ve temel hukukî normlara kavuşması ise, cumhuriyetin ilk yıllarında gerçekleştirilmiştir.

1929 yılına kadar çiftçilerimize krediler Ziraat Bankası tarafından verilmiştir. Bu yıldan itibaren Türkiye'de, bugünkü anlamda tarım kredi kooperatifleri kurulmaya başlanmıştır. Batı Almanya kooperatifleri örnek alınarak hazırlanan 2836 sayılı Kanunla, tarım kredi kooperatifleri, ortaklarının üretimlerini düzenlemek, artırmak ve kıymetlendirmek için ucuz üretim kredisi temin etmek görevini yüklenmiştir. Bunun yanı sıra, tarımsal alet ve makine tedariki ile ortaklarını, zararlı kredi yollarına başvurmaktan alıkoymak ve böylece, yurtiçi ve yurtdışı rekabet gücünü geliştirmesi de amaçlanmıştır.

Sayın milletvekilleri, daha sonra bu kanun, gelişen ve değişen ihtiyaçlara göre, yerini 1972 yılında çıkarılan 1581 sayılı Kanuna bırakmıştır. Bu kanunla, tarım kredi kooperatiflerine yeni bir teşkilatlanma şekli getirilmiş, kooperatiflerin bölge birlikleri ve merkez birliği organizasyonu içinde teşkilatlanması gerçekleştirilmiştir. Küçük çiftçilerin bankalardan kredi almaları zor, hatta, olanaksızdır. Küçük çiftçiler, bankalara güvence verememektedirler; zaten, kredi alabilmek için güvence gösterecek mal varlıkları da pek yoktur. Bankalardan kredi alamayan küçük çiftçiler, şahıslara yönelirler. Burada da yüksek faiz ve daha birçok ekonomik ve sosyal sorun ortaya çıkar; ancak, çiftçinin üretim faaliyetlerini yürütebilmesi için krediye ihtiyaç olduğu, değişmeyen bir gerçektir. Kooperatifler, bucak ve köylerde örgütlenerek bu güçlüğü ortadan kaldırmış, bu nedenlerden dolayı tarım kredi kooperatiflerinin kurulması uygun bulunmuştur.

Tarım kredi kooperatiflerinin amaçları, mevduat toplamak, kredi sağlamak, faiz haddini düşürmek, ortaklara kendi konusunda tavsiyelerde bulunmak, alınan kredinin üretiminde kullanılmasını gerçekleştirecek tarımsal üretiminin artmasını sağlamak ve tarımsal girdileri, diğer ihtiyaçları kaliteli, ucuz ve zamanında temin ederek hizmetlere sunmaktır. Bunun için, tarım kredi kooperatifleri, ortaklarına, yalnız üretim işlerinde kullanmak üzere kredi verir.

Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 35'i kırsal alanda yaşamaktadır; yani, tarımla uğraşmaktadır. Dolayısıyla, Türk ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanmaktadır. Şu halde, tarımın ekonomik bünyesinin güçlenmesi, Türk ekonomisinin güçlenmesi demektir.

Türkiye'de genel olarak küçük çiftçi işletmeleri hâkimdir. Bunlar, kendi ihtiyaçlarını ancak sağlayabilecek durumdadırlar. Yeni üretim yapabilmek için herhangi bir tasarruf ve yatırım yapabilmeleri mümkün değildir. Halbuki, modern tarımda üretim yapabilmek için, toprak ve işgücünden başka birçok üretim araçlarına da ihtiyaç vardır. Bu nedenle, küçük çiftçiye en uygun koşullarda krediyi tarım kredi kooperatifleri sağlamaktadır. Bu bakımdan da, Türkiye için çok önemli bir kurumdur.

Kuruluş yapısı itibariyle Türkiye'nin dört bir yanında, bilhassa köy ve kasabalarda faaliyet gösteren 2 500 birim tarım kredi kooperatifi, illerde örgütlenen 16 bölge birliği ve Ankara'da merkez birliği olmak üzere, üç kademede, köylü ve çiftçisine hizmet götürmektedir. Hizmet götürülen köy sayısı 27 851, ortak çiftçi sayısı 1 500 000'i bulan büyük bir kuruluştur.

Tarım kredi kooperatifleri, son yıllarda, ortaklarına sağladığı nakdî kredilerinin yanında aynî kredi olarak gübre, yem, tohumluk, fide, tarımsal ilaç, damızlık süt ineği ve tüketim ihtiyaç maddelerinin toptan ve ucuza sağlanması faaliyetlerine başlamış bulunmaktadırlar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP İktidarında, büyüme yılı olarak ilan edilen 2003 yılında millî gelir, ekonominin tümü itibariyle, yüzde 5,9 oranında artarken, tarım yüzde 2,5 oranında küçülmüştür, 2004 yılında da aynı eğilim devam etmiştir. Pamuk, tütün gibi ürünlere bakıldığında bu küçülme, oran olarak çok daha büyümektedir. 2005 yılı için de aynı endişeleri taşımaktayız. Bunlar da yetmediği gibi, AKP İktidarında, gübre ve kimyasal ilaç kullanımı yüzde 25 ilâ yüzde 30 oranında gerileyerek, 1990'ların ortalarındaki düzeye düşürülmüştür. Bu da hem tarımsal girdilerdeki düşmeye hem de gübreye verilen sübvansiyonun kaldırılmasıyla gübre fiyatlarında görülen hızlı artışa bağlıdır.

Çiftçimizin, temelde tohuma, gübreye, mazota, ilaca ihtiyacı vardır. Bunları temin etmek için tarım kredi kooperatiflerine başvurduklarında, borçlu oldukları için bu üretim girdilerini alamamaktadırlar. Türk çiftçisi borcunu ödeyemez duruma getirilmiştir. Yaklaşık 600 000 çiftçinin tarım kredi kooperatiflerine 768 trilyon borcu bulunmaktadır. Bu duruma neden olan başlıca etken de, tarıma olan desteğin azaltılması, tarımsal kredi faizlerinin yüksekliği ve tabanfiyatlarının maliyetin altında belirlenmesidir. Çiftçilerimiz, bırakınız anaparayı, borç faizlerini ödeyemez duruma getirilmiştir. Bu önemli soruna kalıcı çözüm yolları mutlaka bulunmalıdır.

Değerli arkadaşlarım, kooperatiflerimiz zor durumdadır, zor ayakta durabilmektedirler. Gerçi çiftçinin, köylünün bu kadar perişan olduğu bir dönemde, kooperatiflerimizin çok iyi durumda olmaları da beklenemez.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarım ürünleri için olmazsa olmaz girdilerden sulamada kullanılan elektrik, 2003 yılı başından günümüze yüzde 35,5 oranında artırılmıştır. Mazot fiyatları artmaya devam etmektedir. 2002 yılından bugüne mazot fiyatları yüzde 63 artmıştır; diğer üretim girdileri de aynı durumdadır. Temel girdi fiyatlarının bu derecede arttığı durumda ürünlerin maliyetleri de artmaktadır; ancak, çiftçilerin ürünlerini sattıkları fiyatlar artmamaktadır, aksine azalmaktadır.

Ülkemizde, tarım kredi kooperatiflerinden başka tarımsal üretim yapan diğer kooperatiflerimiz de çok zor durumdadır. Örnek vermek gerekirse, Antalya'nın Korkuteli İlçesinin Sülekler Köyünde faaliyet gösteren Sülekler Sulama Kooperatifi, Tarım Bakanlığına başvurarak 50x4 inek kredisi istemiştir; ancak, bu krediyi alması çok zordur. 2005 yılı yatırım programına Antalya'dan 187 kooperatif kredi almak için başvurmuş; ancak, 5 tanesi olumlu cevap alabilmiştir. Bu örneği bütün Türkiye'ye yayarsak, binlerce kooperatifin aynı sorunla karşı karşıya olduğunu görebiliriz. Bu kooperatifler üretim yapmak istemektedirler. Hükümet, kooperatiflerimizin bu haklı taleplerini acilen karşılamalıdır. Üretim yapılmadığı sürece, dışticaret açığı da kaçınılmaz olarak büyüyecektir. Halkımız, özellikle çiftçilerimiz, Dünya Para Fonuna, yani, IMF'ye teslim edilmiştir. Türk Halkının da bu gerçekleri görerek gereğini yapacağından hiç kuşku duymuyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uzun yıllar boyunca üretimiyle nüfusu besleyebilen sayılı ülkelerden biri olan ülkemiz, bugün, tarımsal ürün ithal eden bir ülke durumuna gelmiştir. Tarım sektörünün içinde bulunduğu sorunların aşılması, yalnızca, geçimini tarımdan elde eden yurttaşlarımızın değil, devletimizin ve ulusumuzun ortak sorunudur. 2003-2004 döneminde ülkemiz, yaklaşık 500 000 ton pamuk ithal etmiştir. İthalat birçok tarım ürününde artarak devam etmektedir. Buğdayda, muzda, elmada ve diğer birçok tarım ürününde durum aynıdır. Bununla birlikte, doğrudan gelir desteklerinin toplam destekler içindeki payının azaltılması, üreticilerimizin belini bükmüştür. Üstelik, bu desteklerin zamanında ödenmemesi de işin ayrı bir boyutudur. Ülkemizde tarımsal üretim desteklenmediği sürece, ithalatın artması, ihracatın da yeterli düzeyde olmaması nedeniyle 2004 yılında 15,6 milyar dolara ulaşan cari açığın giderek büyümesi kaçınılmazdır.

Türk tarımının gerçekleştirilecek kapsamlı bir reformla, rekabet gücü yüksek, verimli bir üretim yapısına kavuşturulması gerekmektedir. Böyle bir reformu yaşama geçirme başarısını gösterdiğimiz ölçüde, tarım sektörünün, AB'yle bütünleşme sürecinde ağırlıklı bir sektör olarak yerini alacağına inanıyorum.

Demokratik kooperatifleri, dayanışma ve sivil toplum yapılanmasının önemli örgütleri olarak değerlendiriyoruz. Bu kurumların ülkenin demokratikleşme ve sosyal, ekonomik gelişmesine önemli katkı sağlayacağına inanarak, demokratik kooperatiflerin ülkede yaygınlaşmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.

Bu kanun tasarısı, tarım kredi kooperatiflerinin çiftçimize ve köylümüze daha iyi hizmet vermesi için hazırlanmıştır. Tarımsal amaçlı kooperatiflerin de, tarım kredi kooperatiflerine ortak olmalarını sağlayan bu maddeyi olumlu buluyorum.

Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, her zaman çiftçimizin ve köylümüzün yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Herkes şunu iyi bilmelidir ki, Türkiye tarımsız, tarım da kooperatifsiz olmaz.

Konuşmamı, Ulu Önder Atatürk'ün bir sözüyle bitirmek istiyorum. "Milletimiz çok büyük elemler, mağlubiyetler, facialar görmüştür. Bütün olanlardan sonra yine de bu topraklarda bulunuyorsak, bunun sebebi şundandır: Türk çiftçisi bir eliyle kılıcını kullanırken, diğer elindeki sabanla topraktan ayrılmazdı. Eğer milletimizin büyük ekseriyeti çiftçi olmasaydı, bugün biz dünya üzerinde bulunamayacaktık."

Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

24 konuşma daha · 31 Mart 2005

24 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook