İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 64. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)

Hüseyin Özcan

Mersin Milletvekili ·

Genel Kurul, 64. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Şubat 2006 · 993 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Özcan, 16 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)); konuşma 993 kelime.

Hüseyin Özcan (Mersin). “Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 16 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ozcan-22-2006-02-16-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; görüşülmekte olan 1066 sıra sayılı kanun tasarısının 11 inci maddesi hakkında görüş bildirmek üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Anavatan Partisi ve şahsım adına, Yüce Meclisimizi ve Yüce Milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, nedense, Başbakanın bulunduğunda 344 tane AKP'li milletvekili arkadaşlar buradaydı; maalesef, Sayın Başbakan Meclisten ayrıldığında, nedense, karar sayısını bulmak için birsürü ara veriliyor, zaman kaybediliyor.

Değerli arkadaşlar, bizim muhalefet olarak görevimiz iktidarı çalıştırmaktır. Neden Mecliste bu kadar arkadaşlarımız, bu güzel yasaların çıkarıldığında Meclisten uzaklaşıyor, AKP'li milletvekilleri, sormak istiyoruz. Vatandaşlarımız, milyonlarca insan, bu yasaların, gözlerini dikmiş, bir an önce çıkmasını bekliyor. Durumu, vatandaşların gözleri önüne sermek istiyoruz.

Değerli arkadaşlar, tasarının bu maddesiyle, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 54 üncü maddesinde bazı değişiklikler yapılmaktadır. Bu değişikliklerle, halen ödenmeyen primlere ilk ay için uygulanan yüzde 10'luk gecikme zammı oranının üç ay süreyle her ay için yüzde 3 olarak ödenmesi gerektiği düşüncesindeyim. Ayrıca, prim mahsup sistemi değiştirilmektedir. Buna göre, yapılan ödemeler öncelikle ödemenin yapıldığı aya ait prim borcuna, kalan kısmı ise en eski borçtan başlayarak mahsup edilecektir.

Değerli arkadaşlar, yukarıdaki düzenlemeler, esnaf ve sanatkârlarımızın prim borcu yükünün azaltılmasına yönelik olumlu düzenlemeler şeklinde değerlendirilmektedir. Ancak bu yükün azaltılmasında daha da önemlisi, böyle bir yükün oluşmasını engelleyici tedbirler almaktır. Gerek bu madde gerekse bu kanun tasarısının tamamı günü kurtarma amacını taşımaktadır. Sorun, bir sistem sorunudur. AKP Hükümeti, dört yıla yakın, mevcut sistemdeki sorunları gidermeye yönelik hiçbir girişimde bulunmamıştır. Gerekçesinde, 2000 ve 2001 yılında yaşanan ekonomik krizler yüzünden ödeme yapılmaması nedeniyle birikmiş prim borçlarının ödenmesinin sağlanması amacıyla böyle bir kanun tasarısı hazırlandığından bahsedilmektedir. Esasta, AKP Hükümeti, kendi yönetiminin yarattığı ekonomik krizin sonuçlarını bu şekilde gidermeye çalışmaktadır; yani, bu kriz, geçmişin krizi değil, bugünkü krizdir; yani, bu kriz, asıl, AKP Hükümetinin yarattığı ekonomik krizdir.

Son dört yıldır esnaf ve sanatkârlarımıza ekonomik açıdan rahatlama sağlayacak hiçbir gelişme olmamıştır. Bu insanlarımızın gelirlerinde ve satın alma güçlerinde bir artış olmamıştır. Bunu bilmek için, karışık bir süre ekonomik göstergenin incelenmesine ve birtakım değerlendirmeler yapılmasına da gerek yoktur. Bu hususun tespiti çok basittir; eğer, gerçekten ekonomide bir iyileşme olsaydı, insanlarımız aradan geçen dört sene de zaten borçlarını ödeyecek duruma gelirlerdi, böyle bir kanun çıkarmanın da gereği kalmazdı.

Yani, değerli arkadaşlarım, hükümetin her fırsatta sözünü ettiği ekonomik göstergeler halkın göstergeleri değildir. Halkımızın gerçek ekonomik göstergelerini ben size anlatayım. Esnaf zor durumda, kirasını ve stopajını ödeyemiyor. Bu ülkede açılan işyerleri sayısının üçte 1'ine yakını kapanıyor.

Değerli arkadaşlar, esnafı ele aldığımızda, neden esnaf borcunu ödemediğinde, karşımıza esnafın sorunlarından, kira sorunu, stopaj sorunu, muhasebe, personel, sigorta, Bağ-Kur, muhtasarlık, bankaya olan borçlar…

Biliyorsunuz, banka korkunç faizlerle esnafı perişan etti. Yalnız banka mı; özellikle bu dönemlerde, kriz döneminde almış oldukları mallarda, firmalar vade farklarıyla -ki, banklardan çok çok yüksek vade farklarıyla- müşterilerini mağdur etmiştir. Haliyle, firma, bu vade farkını artı bir de KDV'sini almıştır; çünkü, firmaların da işin geliyordu. Firmalar, nasıl olsa satsak bu kadar bu kriz döneminde kâr etmeyiz, nasıl olsa bu vatandaşın ipoteği vardır veyahut da bankada teminatı vardır diye, korkunç vade farklarıyla çok esnafı mağdur etmiştir.

Değerli arkadaşlar, sadece bunlarla kalmıyor. Bu vade farklarının dışında, vergisi de var. Hele ödenmeyen müşteriler, ki, bu dönemde çok müşterilerini, bütün esnafların durumunu güç duruma bırakmıştır; çünkü, müşteriler de paralarını tahsil edemeyince, esnafın parasını ödeyememiştir.

Çok esnaf arkadaşlarımızın, gerçekten, bu mağduriyetlerinden dolayı, ancak güçleri neye yetebilirdi; ya Bağ-Kurlarını veyahut da sigorta primlerini veyahut da vergilerini ödeyemez duruma gelmişlerdir. Haliyle, vergiden, sigorta primlerinden ve Bağ-Kur primlerinden kaçarak, bugünkü birikim, bu noktaya getirmiştir.

Değerli arkadaşlar, yalnız SSK ve Bağ-Kur primleri değil, kredi kartlarıyla olan, ki, kredi kartları kullanan esnaflarımız da var, banka kredilerine ödeme yapmalarında zorluklarını hep birlikte yaşadık. Çevremizdeki esnaf arkadaşlar da görüyor. Bileşik faiz uygulamaları ve vade farkları nedeniyle kredi borçları 5-10 katına çıkmış durumdadır. Yani, esnaf ve sanatkârlarımız, ticarî borçlarının yanında şahsî borçlarının da altında ezilmektedirler.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; bir kez daha yineliyorum; asıl sorun sistemden kaynaklanıyor ve biz, Anavatan Partisi olarak, sosyal güvenlik sisteminin yeniden yapılandırılması gerektiği bilincindeyiz. Bu sistemin adalet ve hakkaniyet ölçütleri üzerine temellendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu çerçevede, prim sistemi yeniden düzenlenmeli, prim oranları düşürülmeli, esnek bir ödeme, tahsilat yöntemleri oluşturulmalıdır.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; sosyal güvenlik sisteminin yeniden yapılandırılması kaçınılmaz bir ihtiyaç olmakla birlikte, tek başına yeterli değildir. Bugün, Türkiye'de, topyekûn kalkınma modeli oluşturulması ve bu modelin hayata geçirilmesi her zamankinden daha fazla gerekmektedir. Yeni bir yılın başında, dünyada hüküm süren gelişmiş tüm ülkelerde kalkınma bir bileşenler bütünü olarak algılanmaktadır. Ekonomik, sosyal, kültürel olgular, bu bütünün önemli bir bileşenidir. Bu bütünün merkezinde yer alan unsur ise kuşkusuz insandır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin kalkınması, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda sağlanacak ilerlemelere bağlıdır. Bu ilerlemenin tek endişesi, bizim insanlarımızın refahını sağlamakta olmalıdır. Bir reformlar paketine ihtiyaç vardır. Gerçekçi ekonomik hedefler belirlenmeli, tarım ve sanayide üretimin artırılması amaçlanmalıdır. Rekabete açık ve rekabet edebilir bir ekonomik düzen oluşturulmalıdır. Çalışanların emeklilerine bakabildiği, hiç kimsenin prim borcu yüzünden sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılmadığı bir sosyal güvenlik sistemi kurulmalıdır. Verginin düzenli toplandığı, gelirin adaletli dağıtıldığı bir mekanizma bu sistemi çalıştırmaktadır.

AKP, tek parti iktidarı olmanın verdiği gücü, bugüne kadar verimli bir şekilde kullanmayı başaramamıştır. Yerinde olduğu kabul edilecek yasal düzenlemeler ve uygulamalar bile, sadece günü kurtarmaya yöneliktir. Bu yasa tasarısı da aynı mahiyettedir. Tasarı, sosyal güvenlik primi alacaklarına ilişkin borçlardan indirim yapılması yoluyla bir tür af tasarısı olup, prim borçlarının yükünü azaltmayı amaçlamaktadır. İçinde barındırdığı birsürü karışık hesaplama yöntemiyle bunun nasıl yapılacağı biraz meçhul olmakla birlikte, bu tasarı, yine de iyi niyetli bir girişim olarak kabul edilebilir.

Benim asıl dikkat çekmek istediğim nokta, insanımızın sosyal güvenlik primlerini bile ödeyemez hale gelerek borçlanmasını önleyecek, refah düzeyini artıracak hiçbir iyileşmenin bugüne kadar yapılmamış olduğudur. AKP Hükümeti, prim borçlarını düşürüp taksitlendirmekle herhangi bir soruna çözüm getirmemekte, sadece sorunları ötelemektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sosyal güvenlik sorunları, hâlâ olduğu gibi durmaktadır. Eğer, gereken yapılandırma gerektiği gibi gerçekleştirilmezse, bizim çalışmamızın, bizim emeklerimizin, yani bizim milletimizin beş yılı daha heba edilmiş olacaktır. Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Biz, Anavatan Partisi olarak, bizim insanlarımızın faydasına olacak her türlü çalışmanın içinde olmaya, her türlü girişimi desteklemeye hazırız. Bu düşüncelerle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

41 konuşma daha · 16 Şubat 2006

41 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook