Kaçkarların turizm açısından önemiyle ilgili
Erzurum Milletvekili ·
Genel Kurul, 17. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Kasım 2003 · 473 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
İbrahim Özdoğan, 12 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAÇKARLARIN TURİZM AÇISINDAN ÖNEMİYLE İLGİLİ); konuşma 473 kelime.
İbrahim Özdoğan (Erzurum). “Kaçkarların turizm açısından önemiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 12 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2003-11-12-kackarlarin-turizm-acisindan-onemiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi bilgilendirmek, hükümetin, Türkiye ve dünya kamuoyunun ve turizm yatırımcılarının dikkatlerini çekmek üzere, Kaçkarların turizmdeki önemi konusunda gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Kuzey Anadolunun en yüksek zirvesi büyük Kaçkar Dağı, 3 937 metrelik rakımıyla, Türkiyemizin kuzeydeki en yüksek noktasıdır. Bu nokta, aynı zamanda, Rize, Erzurum ve Artvin il hudutlarının buluştuğu yerdir. Büyük zirvenin doğusunda ve batısında uzanarak devamlılık arz eden diğer zirveler, çok az geçit veren tabiî bir yalçın kayalar duvarı olarak karşımıza çıkar. Mahallinde, bu geçitlere aşıt denilir. Aşıt, aşmak fiilinden türemiş bir kelimedir.
Sisin başından eksik olmadığı sıradağlardan oluşan ve en yüksek tepesi Verçenik'ten ismini alan Kaçkarlara gitmek istediğinizde, buraya ulaşabilmeniz için, uzun ve yorucu bir yolculuğa katlanmak zorunda kalıyorsunuz. Yola koyulduğunuzda, belirli bir noktaya kadar arabanızla gidebiliyor, bundan sonra, arabanızdan inip yolunuza yaya olarak devam ediyorsunuz. Patikaları izleyerek, gündüz sıcağın, gece soğuğun, rüzgâr ve yağmurun aşındırdığı dağlarda, buzulların şekiller verdiği vadilerde ilerleyerek, çevrenizi kaplayan yeşilin ve çiçeklerin etrafa saçtığı kokuların size verdiği huzurla hedefe ulaşmaya koşuyorsunuz.
Her şeyiyle doğa olan buradaki güzelliklere ulaşarak, seyrederek, birlikte olarak ve bozulmamışlığın mutluluğunu yaşayarak, siyah kanatlı gecelere dokunarak, kayalıklara gizlenerek, yazın sıcaklarında erimeden gelecek kışa ulaşmak için hasret çeken kara dokunmanın tadına varıyorsunuz. Yerde misin, gökte mi; düş mü görüyorsun, yoksa uyanık mısın, bilemiyorsun.
Dağlardan ve göl yataklarının altından çıkarak, büyüklü küçüklü dereler oluşturarak akan sular, geçtikleri engebeli yokuşlarda irili ufaklı şelaleler oluşturarak, asıl yatakları Çoruh'a ulaşmak için yol alırken, gözünüze doyulmaz bir zevk, gönlünüze huzur veriyorlar. Zirveye ulaşınca, hiçliğin sessizliğini, yaşamın mutluluğunu tadıyorsunuz. Yaz aylarının sonlarına ulaşmak üzere olmanıza rağmen, kışın, burada daha yeni yeni uykusundan uyanmakta olduğuna şahit oluyorsunuz.
Doğal hazinelerimizden birisi olan ve 3 000 metre yükseklikte yer alan Yedigöller diye adlandırılan bu yörede, kimine göre 25, kimine göre 50 tane irili ufaklı göl bulunuyor; ama, orada yerini alan ve yöreye adını veren Yedigölleri her mevsim görmek mümkün. Bu göller, bir gerdanlık gibi dizilmiş olarak sizi karşılıyorlar.
Buraya iki yoldan gidilebiliyor; Aksu Deresini takip ederek, Yedigöller Mahallesinden ya da Moryayla Köyünden ulaşılıyor bu güzelliklere. Birinci yol sizi göllerin dibine götürürken, ikinci yolu tercih ederek hedefe ulaştığınızda, gölleri 3 000 metre yükseklikten seyretme imkânını elde edebiliyorsunuz.
Sıcağın, rüzgârın, yağmurun ve kar ile buzun kemirerek şekiller verdiği Kaçkarların zirvesine çıkarken karşılaşılan zorluklar karşısında, bazen geri dönmeyi düşünüyorsunuz; ancak, zirveye ulaşınca da duyduğunuz mutluluğu tarif edemiyorsunuz. Kaçkarların eteğinde ya da zirvedeki göllerin kenarına kurduğunuz çadırınızda konakladığınız süre içerisinde başka bir dünyada yaşıyormuş gibi oluyorsunuz. Göllerde birikmiş olan sular, su değil de sanki hayat iksiri gibi görünüyor size. Gündüz, eğer, hava açık, yağmur yağmıyorsa alabildiğine sıcak olurken, güneş batınca karanlıkla birlikte sanki kıştan kalma soğuk bir gecede yaşıyorsunuz. Dünyayla ilgili bütün bağlarınız kopmuştur artık; ne geçim sıkıntısı ne de siyasî meseleler sizi ilgilendirmektedir. Gündüzleri dağlar, vadiler ve patikalar geceleri de sadece yıldızlar var sizin buradaki hayatınızda.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 12 Kasım 2003