Enerji ve tabii kaynaklar eski bak. m. cumhur ersümer ve zeki çakan hk (s.s.622) (9/4,7)
Samsun Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 114. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Temmuz 2004 · 1.043 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
İlyas Sezai Önder (CHP), 13 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR ESKİ BAK. M. CUMHUR ERSÜMER VE ZEKİ ÇAKAN HK (S.S.622) (9/4,7)); konuşma 1.043 kelime.
İlyas Sezai Önder (CHP, Samsun). “Enerji ve tabii kaynaklar eski bak. m. cumhur ersümer ve zeki çakan hk (s.s.622) (9/4,7)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 13 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ilyas-sezai-onder-22-2004-07-13-enerji-ve-tabii-kaynaklar-eski-bak-m-cumhur-ersumer-ve-zeki-cakan-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İLYAS SEZAİ ÖNDER (Samsun)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlıkları sırasında enerji ve doğalgaz anlaşmalarında Türkiye aleyhine anlaşma ve uygulamaların yapılmasına yol açtığı, devlet alım satımlarına fesat karıştırdığı iddiasıyla Enerji ve Tabiî Kaynaklar eski Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer ile ayrıca Bakanlıkları sırasında uyguladıkları yanlış ve usulsüz enerji politikalarıyla devleti zarara uğratarak, Türk Ceza Kanununun 230, 240 ve 366 ncı maddelerini ihlal ettikleri iddiasıyla Enerji ve Tabiî Kaynaklar eski Bakanları Mustafa Cumhur Ersümer ve Zeki Çakan haklarında kurulan (9/4,7) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu raporu konusunda şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, özellikle 1998 yılından sonra uygulanan enerji politikalarındaki çarpıklığı, siyaset ve bürokrasideki kokuşmuşluğu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren soruşturma komisyonu başkan ve üyelerine, raporun hazırlanmasında katkıda bulunan tüm uzmanlara teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, soruşturma önergesinin başlığındaki bir ibareye dikkatinizi çekmek istiyorum: "Türkiye aleyhine anlaşma ve uygulamaların yapılmasına yol açtığı..." Bunu yapan kim, bu isnadın muhatabı kim; Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine sonuçlandığı bugün daha açıkça görülen, çocuklarımızın geleceğini karartan, devletin büyük bir zarara uğramasına, geleceğin ipotek altına sokulmasına neden olan kim; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bakan veya bakanları, enerji bürokratları.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Genel Başkanımız, bu çarpıklıkları, devletteki talan anlayışını 1998 yılında görmüştür ve bu anlayışa destek olmamak için, o zamanki hükümetten desteğini çekerek, ülkeyi erken seçime götürmüştür. Hükümeti bozduğumuz savıyla çok tenkide maruz kaldık, yetmedi, 1999 yılında yapılan genel seçimlerde Meclis dışında kaldık. Ancak, daha sonra gelişen olaylar, Cumhuriyet Halk Partisini ve onun Sayın Genel Başkanını haklı çıkardı. 3,5 milyar dolarlık banka batıkları, hortumları 40-50 milyar dolara, enerji alanındaki sorumsuz politikalar, daha hızlı bir şekilde devam etti; buna bağlı devlet zararları da katlanarak arttı.
Sayın milletvekilleri, 10 dakikalık bir konuşma sırasında, böyle kapsamlı bir konuda düşünce belirtmek, olayın detaylarına inmek zor; ancak, ben, raporla ilişkili olarak, Samsun'da kurulu 100+100 megavat gücündeki mobil santrallardan bahsetmek istiyorum. Bilindiği gibi, bu konuda verilen (10/29,31) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporumuz, Meclis Genel Kurulunda görüşüldü. Ben de, o komisyonun bir üyesiyim. Raporun sonuç kısmında, bu iki Sayın Bakan hakkında soruşturma komisyonu kurulması, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı bürokratları hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulması talebinde bulunmuştuk. Bu raporun ilgili soruşturma komisyonu kurulmadı; ancak, bu konuda, kısmen de olsa, görüştüğümüz soruşturma komisyonu raporunda bahsedilmektedir. Raporun 413 üncü sayfasında, (10/29,31) esas numaralı Araştırma Komisyonu raporunun tespitlerine aynen iştirak edildiği belirtilmekle birlikte, esasında müstakil bir soruşturma konusu olması gereken olay hakkında bazı bölümlerde tekrar bahsedilmektedir.
Sayın milletvekilleri, Samsun'da kurulu, adı mobil santral olan, ancak, çok katlı yapılardan oluşan, mobil özelliği olmayan, 100+100 megavat gücündeki santralların, Bartın-Cide, Fethiye-Dalaman bölgelerinde kurulması planlanmış; ancak, bu bölgelerdeki yoğun kamuoyu baskısı, valilik ve belediyelerin olumsuz görüşleri nedeniyle, sözleşmeleri yapılmış, ilgili firmalarca yerleri satın alınmış olmasına rağmen, santrallar buralara kurulamamış, TEAŞ Yönetim Kurulu projelerden vazgeçme aşamasındayken, temsil ettiği halka karşı çarpıcı bir sorumsuzluk örneği gösteren Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı, 31.5.2001 tarihli meşhur ve malum yazısıyla Bartın santralını Samsun'a davet etmiş, ihaleyi alan iki firmaya devlet bütçesinden ödül vermek isteyen TEAŞ Yönetim Kurulu, bu teklifi de hemen kabul ettiği gibi, Dalaman'daki santralı da Samsun'a nakledivermiştir.
Türkiye'de hiçbir ilin kabul etmediği santrallar Samsun'a nasıl gelmiştir; Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı, davet yazısını yazmadan önce bu firmalardan birisinin yetkilisiyle belediyede görüştüğünü komisyonda verdiği ifadede belirtmektedir. Ayrıca, soruşturma komisyonu raporunun 414 üncü sayfasında tanık Muzaffer Selvi'nin çarpıcı bir beyanı vardır. Tanık, bu beyanında, Ankara Esenboğa santral ihalesini Aksa Elektriğin kazandığını, ihaleden sonra Enerji Bakanı Ersümer'in kendisini makamına çağırarak, ihaleyi üçüncü sırada kazanan Park Holdinge vermesini istediğini, arkadaşlarının bunu kabul etmediğini; bunun üzerine, Aksa Elektrik Yönetim Kurulu Başkanını çağırıp konuştuğunu, sonuçta, Aksa Elektrikle sözleşme imzalandığını; Park Holdingin "Ankara Elektrik" isminde bir şirket kurduğunu, Aksa Elektriğin hisselerini bu şirkete devrettiğini söylemiştir. Yani, sonuçta, dolaylı olarak Sayın Bakanın isteği olmuş ve Ankara Esenboğa santral ihalesi, hisse devirleri suretiyle Ankara Elektrik ve dolayısıyla Park Holding üzerinde kalmıştır. Aksa Elektriğin yaptığı, tabiri caizse, bu fedakârlık ortada kalmamış, anladığım kadarıyla Aksa Elektrik firması sahipleri yeni bir şirket kurmuşlar ve bu şirketin adı da Aksa Enerji Üretim AŞ olmuştur. Bu şirketi de ödüllendirmek için, Samsun'da kurulması planlanan mobil santrallardan biri bu şirkete verilmiştir.
Değerli arkadaşlarım, esasında, belirttiğim gibi, Samsun Büyükşehir Belediyesinin yazısı, sadece Bartın-Cide'de kurulması planlanan santralın Samsun'a nakledilmesi konusunda; ama, aralanan bu kapıdan, Enerji Bakanlığınca ödüllendirilmek istenilen Aksa Enerji Üretim AŞ de girmiş ve onun Fethiye-Dalaman'da kurması gereken santral da Samsun'a getirilmiştir.
Olay bununla da bitmemiş, Samsun'a getirilen bu santralların ÇED Yönetmeliğinin 23 üncü maddesindeki -bilindiği gibi, ÇED Yönetmeliğinin 23 üncü maddesi, kurulu gücü 150 megavatın üzerindeki termik santralların ÇED sürecine tabi olmasını emretmektedir- süreci aşmak için, kanuna karşı hile kullanılmış ve 100+100 megavat gücündeki, toplam gücü 200 megavat olan ve yan yana, birbirinin simetriği olan iki santral, ayrı ayrı 100'er megavat gücünde kabul edilerek ÇED Yönetmeliğinin hükümleri de askıya alınmıştır.
Santralların ismi mobildir; ancak, burada da kanuna karşı hile vardır; çünkü, santralların mobil özelliği yoktur, çok katlı binalardan oluşmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun; sözlerinizi tamamlar mısınız.
İLYAS SEZAİ ÖNDER (Devamla)Bu hususu, dönemin Enerji Bakanlığı bürokratları, TEAŞ bürokratları, dönemin Enerji Bakanı Sayın Zeki Çakan çok iyi bilmektedir, bilmemesine imkân yoktur. Mobil santral olarak sözleşme yapılan ve literatürde tamamen değişik bir konumda olması gereken mobil santrallarla ilgili olarak, Cengiz Firması yetkilileri, 18.4.2001 tarihinde, yer değişikliği talebiyle ilgili olarak yazılan yazıda: "350 ton ağırlığında olan makinelerin deniz kenarından başka bir yere nakli mümkün değildir" denilmektedir. Bu yazı dahi, santralların literatürdeki mobil tanımına uymadığı, buna rağmen, Sayın Bakanın, yer değişikliği talibine olur verdiği anlaşılmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, sadece Samsun'da kurulu, adı mobil, kendileri sabit santrallardaki sorumlulukları, şu anda çalışmayan; ancak, her iki santrala düzenli olarak ödenen aylık 2 400 000 dolar tutarındaki devlet zararı ve ayrıca kiralama yöntemiyle kurulan bu santrallar için beş yıl sonunda, devletin, bu firmalara yüzlerce milyon dolar kira bedeli ödemek zorunda kaldığında, sayın bakanların bu işteki sorumlulukları açıkça görülmektedir.
Samsun, devlet yatırımlarından çok az pay alan, işsizliğin çok yüksek boyutlarda olduğu, eskiden göç alırken şimdilerde göç veren, yıllardır Samsun'da kurulu devlet kuruluşlarını, hakkaniyet kurallarına aykırı bir biçimde, başka illere kaptıran, etrafındaki tüm iller 4325 sayılı Yasa kapsamındayken, nasıl hesaplandığı karışık bir millî gelir hesabıyla yasa kapsamı dışına çıkarılan bir güzide ilimizdir.
Samsun'a, son yıllarda bir şey yapılmamıştır; hal böyleyken, Samsun halkının geleceğini karartan, çevreyi felakete sürükleyecek, günde 1 000 ton 6 numaralı fuel-oil yakacak bu santralların Samsun'dan bir an önce kaldırılmalarını, Samsun halkının bir temsilcisi olarak istirham ediyorum; bu duygularla Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 13 Temmuz 2004