Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)
Genel Kurul, 67. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Şubat 2008 · 804 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsa Gök (CHP), 20 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)); konuşma 804 kelime.
İsa Gök (CHP, Mersin). “Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 20 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/isa-gok-23-2008-02-20-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
İSA GÖK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. 41’inci madde hakkındaki Anayasa’ya aykırılık iddiamızı önergeyle huzurlarınıza getirdik.
Şimdi, öncelikle şunu belirtelim arkadaşlar: Sürekli olarak Yargıtaya laf atılıyor, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu eleştiriliyor. Yargıtay 1971 esas tarihli ve 74 karar tarihli 8 Mayıs kararında ne diyor, ne demişti? Cemaat vakıflarının 2172 sayılı Yasa’ya göre verdikleri beyannameler vakıfname olarak kabul edilmiş, ancak vakıfnamede mal edinmeye ilişkin bir düzenlemenin bulunmaması durumunda bu vakıfların mal edinemeyeceklerine, bağış ve vasiyet kabul edemeyeceklerine hükmetmişti. Yargıtay Genel Kurul kararı bu. Bu karara saygı duymak lazım. Bu kararı eleştirebilirsiniz, ama tüm olumsuzlukların kaynağı diye Yargıtayı göstermeyin. Bu, yanlış.
İkincisi, bu Kanun’un getiriliş argümanı olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına dayanıyorsunuz. Önce, hatalara değinelim. Bu kararı 2. Daire verdi. Hangi karar? Fener Rum Erkek Lisesi Türkiye davası. Hükûmet 2. Dairenin 7 yargıçla verdiği bu kararı temyiz etti mi? 21 yargıçtan oluşan Büyük Daireye götürdü mü? Götürülmedi. Niye götürülmedi? Siz sorgulayın.
İkinci bir husus: Bakın, aynen mahkeme kararından okuyorum size arkadaşlar. Bir defa sizlerden istirhamım, şu kararı alın, bir okuyun. Çünkü, Hükûmet, bu Kanun’un dayandığı argümanlardan bir tanesinin İnsan Hakları Mahkemesinin bu kararı olduğuna dayanıyor. Tutanaklara bakın, her iki laftan bir tanesi bu karar. Ne diyor bu kararda? Hükûmetin yine bir eksiği var burada -bakın, aynen- Hükûmet gerekli itirazı yapmıyor, kabul edilebilirlik itiraz hakkını kullanmıyor ve mahkeme kararında diyor ki: “O halde Hükûmet, itirazlarını kabul edilebilirlik aşamasında bildirebilirdi, ama bildirmemiştir. Hükûmetin bu konudaki ihmalini haklı gösterecek bir neden olmamasını ve söz konusu mevzuat değişikliğinin, kabul edilebilirlik kararının verildiği 2004 tarihinden önce yapıldığını göz önüne alarak, mahkeme Hükûmetin bu konuda itiraz hakkının olmadığını kabul etmektedir.” Bunu normal bir avukat yapsa… İşte, Şahin Bey de orada. Baro Başkanlığından gelmeyim. Aynen disiplin kuruluna… Değil mi Veysi Bey? Disipline gider… Disipline gider… Artı tazminat, tazminat…
ŞAHİN MENGÜ (Manisa)Mahkemeye gider, mahkemeye…
İSA GÖK (Devamla)Bundan dolayı her iki ihmal, ciddi ihmal… Bakanlar Kurulunun bu konuda Türkiye’nin ödemek zorunda kaldığı 900 bin avro için rücuen bu hazineye bu parayı geri iade etmesi gerekmiyor mu acaba? Bunu bir değerlendirin. Hem temyiz hakkını kullanmayın hem kabul edilebilirlik itirazını yerine getirmeyin, yapmayın itirazınızı, yani savunmasız bırakın, sonra da 900 bin avro para ödedik, bu Kanun’u geçirmek zorunda kaldık deyin. Bunu diyemezsiniz. Kendi ihmaliniz var. Ya ödeyin parayı… Bundan sonrakini ödemek zorundasınız.
Diğer bir husus: Sürekli bu karara dayanıyorsunuz arkadaşlar. Allah için şu kararı bir okuyun. Bu kararla bu Kanun’un hiçbir alakası yok. Fener Rum Erkek Lisesi kararı arkadaşlar, bakın neye dayanıyor bu karar, aynen: Bu karar, protokolün 1’inci maddesi mal ve mülk edinme hakkını güvence altına almamıştır, almaz. Aynen diyor ki: “Sözleşmeci devletlerin, tüzel kişilerin ve bu arada vakıfların taşınmaz mal edinmelerine ilişkin, hükûmetlerin ve devletlerin düzenleme hakkı vardır, sınırlama hakkı vardır. Vakıflara mal edinme yasağı koyabilirsiniz.” Aynen, 52’nci paragraf.
Mahkeme bu yetkiyi veriyor devlete ama bizim hatamız nerede? Bizim hatamız şu: 1952 yılında, İstanbul Valiliği, Fener Rum Erkek Lisesine taşınmaz mal edinebilirsin diye bir belge veriyor. O belgeyle biz tapu veriyoruz, bir hata yapıyoruz. 58’de valilik bir belge daha veriyor, o belgeye göre biz bir tapu daha veriyoruz, ondan sonra, 92 yılında bu tapuları iptal ediyoruz yargı kararıyla. İnsan Hakları Mahkemesi yasallık ilkesi vardır diyor, yasallık. Bizim bu davada, arkadaşlar, ayrımcılıktan dolayı yapılan şikâyette Türkiye ihlal almadı, bir sorun yok. Sorun şu: Yasallık ilkesi… Yasallık ilkesinde ne diyor mahkeme? “10 Ekim 52 tarihli edinimin ve 58 tane edinimden sonra başvuranın tüzel kişi olarak taşınmaz mal edinmeye ehliyetli olduğunu siz kabul ettiniz.” diyor ve aynen şunu diyor: “Sonuç olarak bu taşınmaz malların iktisabından on altı ve yirmi iki yıl sonra kabul edilen bir içtihatla…” diye gidiyor. Mahkemenin dayandığı şey şu arkadaşlar, aynen size okuyorum onu: “Siz -yasallık ilkesini tanımlıyor mahkeme- iç hukuk kurallarının ulaşılabilir, açık ve tahmin edilebilir olmasını ifade etmek durumundaydınız.” diyor. “İfade edeceksiniz” diyor. Açık, ulaşılabilir ve tahmin edilebilir. Burada “Fener Rum Erkek Lisesi 1952 ve 1958 yıllarında tapuyu aldı…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
İSA GÖK (Devamla)Sayın Başkan…
…tapuyu cebine koydu.” diyor. “Siz, daha sonra, otuz kırk yıl sonra tapuyu iptal ediyorsunuz.” diyor. “Hayır.” diyor. “Bu lise güvenerek sizden tapu aldı. Tapuyu iptalden sonra bunu yapamazsın.” diyor. İnsan Hakları Mahkemesinin dediği, yalnızca, arkadaşlar, tapuyu alıp daha sonra tapusunu iptal ettiğiniz durumlar. Bu duruma bir şey diyemezsiniz. CHP, mahkeme kararlarına, gerek ulusal gerek uluslar üstü mahkeme kararlarına saygılıdır. Siz ne yapıyorsunuz? Siyasal sorumluluğu sizde. Siz, 4771 ve 4778 sayılı Yasalarla zaten kapıyı açtınız ve bu yasayla mahkeme kararının bize yapmasını emrettiği şeyin dışında hiçbir sınırlama koymadan -4771’de Bakanlar Kurulu sınırı vardı, onu da kaldırdınız 4778’de- şimdi 5555’le hiçbir sınırlama koymadan hepsini veriyorsunuz. İnsan Hakları Mahkemesinin böyle bir kararı yok. Buna dayanamazsınız. Bu kararı lütfen bir şerh edin. Vaktiniz varsa gelin, size ben kararı saatlerce anlatayım. Bu karar, bu Kanun’un argümanı olamaz. Bu karar bu Kanun’un dayanağı değil. Bu Kanun tamamıyla siyasal bir tercihtir, sorumluluğu siz AKP’ye aittir.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
46 konuşma daha · 20 Şubat 2008
