Görevini kötüye kullandığı iddasıyla içişleri bakanı abdülkadir aksu hakkında meclis soruşturması açılması (9/1)
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 3. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Ekim 2003 · 958 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmail Değerli (CHP), 7 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANDIĞI İDDASIYLA İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU HAKKINDA MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASI (9/1)); konuşma 958 kelime.
İsmail Değerli (CHP, Ankara). “Görevini kötüye kullandığı iddasıyla içişleri bakanı abdülkadir aksu hakkında meclis soruşturması açılması (9/1)”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 7 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-degerli-22-2003-10-07-gorevini-kotuye-kullandigi-iddasiyla-icisleri-bakani-abdulkadir-aksu-h (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İSMAİL DEĞERLİ (Ankara)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; Ankara Büyükşehir Belediyesinin uygulamaları nedeniyle İçişleri Bakanı Sayın Abdülkadir Aksu hakkında verilen Meclis soruşturması önergesi için, Cumhuriyet Halk Partisi mensubu olarak, şahsım adına konuşmak için söz aldım.
Değerli arkadaşlar, 21 inci Yüzyılın başında, teknoloji çağında, globalleşen dünyada toplum, aydınlık, çağdaş, özgürlük ve demokrasinin egemen olduğu, insan haklarının ihlal edilmediği, işsizliğin, açlığın ve sefaletin olmadığı bir ortamda yaşamak istiyor. Ülkemizde kâr özelleştirilirken, iflaslar kamulaştırılıyor. Para, insandan özgür hale gelmiş, insanlar nesnelerin hizmetine girmiştir. Siyaset-ticaret-çıkar ilişkileri önplana çıkmış, siyasal birliktelik yok olmuş, insanların çoğu mideden birbirine bağlanmıştır. Sahtekârlar, her türlü olumsuzluklara rağmen utanmadan toplum içinde gezmektedirler. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da geçimlerini sağlamak için siyaseti kullanmayı meslek haline getirmişlerdir.
Değerli arkadaşlar, sahtekârlık, üçkâğıtçılık, dolandırıcılık toplumda önplana çıkmış, meziyet haline gelmiştir. İnsanlar, bu meziyetlerle övünmekte, hatta, toplumun bir kısmı, bazı çıkar ve medya gruplarınca da önplana çıkarılmaktadır.
Değerli arkadaşlar, son yirmi yıldır, Türkiye, vahşi kapitalizmi oynamaktadır. Vahşi kapitalizmin iç ve dış temsilcileri, hükümetleri, meclisleri kendi idealleri doğrultusunda kullanmakta ve yönlendirmektedir. Sosyal devlet olma anlayışı çiftçinin, köylünün, emeklinin, işçinin ve geniş halk kitlelerinin aleyhine gelişmektedir.
Değerli arkadaşlar, 1994 Mart ayından günümüze kadar Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığını yürüten Sayın Melih Gökçek'tir. Sayın Gökçek, bir nevi padişahlık yapmaktadır, "astığım astık, kestiğim kestik" zihniyetiyle hareket etmektedir. Hakkında binlerce dava açılmış, neredeyse Guinness rekorlar kitabına girecek. Lehine sonuçlanan davalara sığınmakta, aleyhine sonuçlanan mahkeme kararlarını ise hile yoluyla geçersiz saymakta ya da uygulamamaktadır. Hakkında yapılan suç duyurularına ilgili kişi ve kuruluşlar sessiz kalmakta, hiçbir işlem Yapılmamaktadır. Örnek olarak, ilçe belediyeleriyle ilgili imar uygulamaları, Ankara amblemi, üstgeçitlerle ilgili mahkeme kararları, uygun olmayan, önceliği olmayan alımlar ve keyfî yatırımlar, iltimaslar, adam kayırmalar, firma kayırmaları, şaşaalı açılışlar, bunlara yapılan trilyonlarca liralık harcamalar, top, eşofman, bisiklet, balon, odun, kömür, gıda, buzdolabı, çamaşır makineleri, televizyon gibi hediyeler ve harcamalar yapmaktadır. Bir firmaya, 20-25 trilyonluk, yardım adı altında ulufe dağıtmak için ihale yaptığı söyleniyor. Şu an, belediye otobüslerinde bir yandan kamuoyu yoklamaları, bir yandan hediyeler ve kendisini tanıtıcı broşürler dağıtmaktadır. Yüzlerce belediye maaş ödeyemezken, Tüm Bel-Sen mensupları maaş alamadığı için Ankara'ya yürürken, bu ülkenin 250 milyar dolar borcu varken, işçiye, köylüye, emekliye açlık sınırı altında maaş verilirken, çifte vergiler uygulanırken, 10 000 000'un üstünde işsiz, 10 000 000'un üstünde insan açlık sınırının altında yaşarken, hükümet, IMF ve Dünya Bankası kapısında 500 000 000 dolar kredi almak için uğraşırken, 8,5 milyar dolar kredi almak için Türk Silahlı Kuvvetlerini Irak'a göndermek için pazarlık yaparken, Gökçek denetimindeki Büyükşehir Belediyesi, ASKİ ve EGO'ya bağlı şirketler, 2,8 katrilyon TL görev zararını Hazineye yüklemiş bulunmaktadır.
Değerli arkadaşlar, bunlar Hazineden aldığımız rakamlardır. Şu an Melih Gökçek'in, Hazineye direkt 2,8 katrilyon lira mevcut borcu vardır. Ayrıca, almış olduğu 50 000 000 dolar Hazine garantili krediyi de yine ödememiştir, bunu Hazine üstlenmiştir.
Değerli arkadaşlar, bunlara rağmen, yandaşlarına çıkar ve rant sağlamak için önceliği olmayan uygunsuz ihaleler yapmaktadır. Deyim yerindeyse, su gibi para harcamaktadır. Ankara'nın yollarını, kaldırımlarını yaz boz tahtasına çevirmekte, hovardaca para harcamaktadır.
Değerli arkadaşlar, Ankara'nın göbeğinde, Mamak çevre yolu ile Mamak-Çankaya viyadükü arasında bulunan Türkiye'nin yüzkarası çöplük dururken, Sayın Gökçek, Akay Kavşağına 30 000 000 dolar gömdü. Halbuki, o tarihlerde bu çöplük, 4 000 000-5 000 000 dolara revize edilip kaldırılıyordu. Bununla ilgili Meclis araştırması önergemizi vermiş bulunuyoruz; yeri geldiği zaman görüşeceğiz.
Meşrutiyet ve Mithatpaşa Caddelerini hepiniz biliyorsunuz. 500 metrelik mesafede 5-6 tane üstgeçit yapılmıştır. Allahaşkına, acaba günde kaç kişi geçiyor?! Hangi ülkede böyle bir yatırım gördünüz?! Bunlarla ilgili, mahkemelerde yıkım kararı olmasına rağmen, bunlar yapıldı; görevini kötüye kullandı.
Bel-Çarları iflas ettirdi, kendi yandaşı olan Makromarketlere devretti. Büyükşehir Belediyesi amblemi taşıyan otobüslerde sebze meyve satan, herkesin belediyeye ait olduğunu sandığı yerlerde yandaşlarına seyyar satıcılık yaptırmaktadır. Bunlar, belediye adına değil, Sayın Gökçek'in yandaşları adınadır. Hissenin yüzde 95'i Yavuz Bulut'a, yüzde 5'i ise Deniz Bulut, Hasan Tuncay ve Osman Oflaz'a aittir. Herkes bunları belediyeye ait zannediyor; halbuki, bunların, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili adına çalıştırıldığı iddia edilmektedir.
Değerli arkadaşlar, Sayın Gökçek, 150 dolara aldığı elektronik sayaçları, 300 dolara Ankara halkına satmaktadır; her sayaçtan 150 dolar kazanmaktadır. Vatandaşa peşin parayla sattığı doğalgazın parasını BOTAŞ'a ödemiyor. Şu an, BOTAŞ'a altıncı aya kadar olan borcu, net 205 000 000 dolardır; bu da, yaklaşık 300 trilyon lira ediyor.
Vatandaşın kullanmadığı suyun ücretini peşin almakta, dolar üzerinden fiyatlandırmaktadır. Herhalde su da Rusya'dan ithal edilmektedir! Suda kalem oynatmaktadır. Bildiğiniz gibi, daha önce, 45 günlük su parası alınıyordu; bu suyun fiyatı, 10 metreküpe kadar 808 000, 30 metreküpe kadar 2 071 000, 30 metreküpün üstü ise 3 042 000 Türk Lirasıydı. Sayın Gökçek bunu 90 güne çıkararak, bütün Ankara halkından, 3 042 000 Türk Lirası üzerinden para almıştır. Ankara'da 800 000 konut var; bunu rakama döktüğünüz zaman, Ankara'dan, fazladan, trilyonlarca lira almıştır.
Değerli arkadaşlar, Sayın Gökçek, dokuz on yıldan beri, bütün ihaleleri, eski adı Alfagaz, yeni adı Elektromed olan firmaya vermektedir. Bu firmadan, 2001 yılında 260 000 tane sayaç almıştır. Halen, bu sene, 14.4.2003 tarihinde EGO'nun depolarında 132 000 adet elektronik sayaç varken, Sayın Gökçek, otobüs alımı için ayrılan 71 trilyon lirayı doğalgaza aktardı; yeniden, 250 000 adet gaz sayacı almak istedi. Halbuki, deposunda 132 000 tane sayaç mevcut. 2003 yılında, bugüne kadar takılan sayaç sayısı 27 000 - 28 000 civarındadır.
Değerli arkadaşlar, bu ihale de aynı firmaya verilecekti. Biz bunu öğrenince gerekli müdahalelerde bulunduk ve bu ihaleyi durdurdu.
Bu Alfagaz, Elektromed Limitet Şirketinin sahipleri, Arif Canlı, Yavuz Özdemir, Ahmet Kaya, Mehmet Kaya; bunun konsorsiyum olarak çalıştığı firma Elsel ECA'nın sahipleri ise, Joachim Kulute, Münir Yıldırım, Dr. Hubert Dombrowaski ve Murat Adaş'tır. Bu ihaleler, on seneden beri, devamlı bunlara verilmektedir.
Değerli arkadaşlar, Sayın Gökçek, 1994 yılında yönetime geldiği zaman Kızılay-Çayyolu metro projesini iptal etti. Metro istasyon alanı, Akay Kavşağı, İçişleri Bakanlığı bahçesiydi. Önce Akay Kavşağını yaptı; yaklaşık 30 000 000 dolara mal oldu. Burası 11 000 000 dolara ihale edilmişti; ama, sonunda, 30 000 000 dolara çıktı. Yine, aynı şekilde, 2002 yılında, Genelkurmay-Çayyolu güzergâhında...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
8 konuşma daha · 7 Ekim 2003