İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 138. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Seyahat acentaları ve seyahat acentaları birliği kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:252)

İsmet Büyükataman

Bursa Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 138. Birleşim · 2. yasama yılı · 31 Temmuz 2008 · 1.666 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma

Kaynak göster

İsmet Büyükataman (MHP), 31 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEYAHAT ACENTALARI VE SEYAHAT ACENTALARI BİRLİĞİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:252)); konuşma 1.666 kelime.

İsmet Büyükataman (MHP, Bursa). “Seyahat acentaları ve seyahat acentaları birliği kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:252)”. TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim tutanağı, 31 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismet-buyukataman-23-2008-07-31-seyahat-acentalari-ve-seyahat-acentalari-birligi-kanununda-degisiklik (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA İSMET BÜYÜKATAMAN (Bursa)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle heyetinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu 1972 yılında kabul edilmiş ancak günümüze kadar çeşitli değişikliklere uğramıştır. Tabii ki söz konusu seyahat acenteleri olunca konu doğrudan turizmi ilgilendirmektedir. Ülke turizmimizin gelişmesi açısından seyahat acentelerimizin çok düzenli ve kurallara uygun olarak çalışmaları gerekmektedir. Bu kuralları koyarken acentelerimizin işlerini yapmalarını kolaylaştırmak, daha rahat hareket etmelerini sağlamak gerektiğine inanıyoruz.

Değerli milletvekilleri, ülkelerin ekonomik açıdan gelişmesi ile artan refah düzeyi, yoğun iş temposu nedeniyle insanların tatil yapma anlayışının gelişmesi, ulaşım araçları, özellikle hava yolu ulaşım sisteminin gelişmesi, iletişim araçlarındaki teknolojik ilerlemeler vasıtası ile dünyanın çeşitli kesimlerindeki doğal ve tarihî güzelliklerin tanıtılması dünyada turizmin gelişmesinde oldukça önemlidir.

Ülkemizde turizm yeni gelişmeye başlamasına rağmen ülke ekonomimize önemli katkı sağlayan bir sektördür. Ülkemizin sahip olduğu doğal ve tarihî özellikler bu gelişmede oldukça etkili olmuştur. Türkiye, coğrafi konumu gereği, çok eski tarihlerden itibaren seyahatlere sahne olmuştur. İlk ve Orta Çağlarda, termal kaynakları ve dinî merkezler sayesinde, çok sayıda insanın ilgisini çekmiştir. Uluslararası turizm, ülkemizin ancak son yıllarda tanıştığı bir olgudur. Ülkemizde turizmin başarılı bir biçimde gelişmesinde devlet ve özel sektörün büyük çabaları olmuştur. Turizm gelirleri, ülkemiz ekonomisi üzerinde büyük önem taşımaktadır.

Saygıdeğer milletvekilleri, çağımızda sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda meydana gelen değişmeler, özellikle sanayileşmiş ülkelerde turizm talebini önemli ölçüde artırmıştır. Bu gelişmelere paralel olarak ülkelerin potansiyel turistleri çekme gayretleri yoğunlaşmakta, benzer turizm ürünlerini pazarlayan ülkeler arasında kıyasıya bir rekabet gözlenmektedir. Günümüz dünyasında, insanları seyahat etmeye yönelten şartların oluşması, seyahat etmenin, ekmek, su, hava gibi zorunlu ihtiyaçlar sınıfına girmesine ve turizm sektörünün gelişmesine neden olmaktadır.

Turizmin gelişmesine neden olan faktörleri, teknolojide, özellikle ulaşım ve iletişim teknolojisindeki gelişmeler, eğitim ve kültür düzeyinin yükselmesi, reklam ve tanıtım hizmetlerinin gelişmesi, şehirleşmenin hız kazanması ve sonucunda toplumsal hareketliliğin artışı, refah seviyesinin yükselmesi ve siyasal yapıdaki değişiklikler olarak sıralayabiliriz.

(x) 252 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Turizm, birbirinden farklı çok sayıda üretim biriminin bir araya gelebildiği bir sektördür. Farklı özellikteki üretim birimlerinin yan yana gelmesi bu alanda iş hacmini artırırken yeni pazarların gelişmesine de katkıda bulunmaktadır. Bu özelliğinden ötürü turizm, giderek daha fazla dikkat çeken bir sektör görünümü kazanmaktadır.

Günümüzde ileri sanayi toplumları, sanayinin hâkim olduğu bir gelişme aşamasından bilgi ve hizmet üretiminin ön plana çıktığı daha ileri ve yeni bir gelişme aşamasına geçmektedir. Bu toplumlarda sanayi sektörünün payı gerilerken hizmet sektörünün payının arttığı gözlenmektedir. Turizm, hizmet sektörü içinde yer almakta ve birçok sektörden farklı özellikler ihtiva etmektedir. Turizm sektörü, özellikle işletme aşamasında makineleşme ve otomasyona elverişli bir sektör değildir. Yapılan üretimin hizmete dayalı olması emeğin ikamesini büyük oranda imkânsız kılmakta ve bu üretim faktörünün önem kazanmasına neden olmaktadır. Bu yüzden de turizm sektörü emek yoğun üretim yapan bir sektör olarak adlandırılmaktadır.

Turizm sektörü bir ekonomik faaliyet alanı olarak yabancıların ziyaretlerinden doğan faydaya yönelmiştir. Bu sektör ürünü tüketiciye götürmek yerine tüketiciyi üretim yerine getirmektedir. Turizm sektörünün rasyonel olarak nitelendirilebilmesi, mevcut tüketicileri düşüncesizce sömürme yerine, her yıl artan bir kitleyi istikrarlı olarak kendine çekmeyi amaç edinmesiyle mümkündür. Sektörde kullanılan girdilerin sonucu ülke açısından serbest mal oluşması, diğer bir ifadeyle genellikle doğal, folklorik, tarihî ve kültürel unsurların etkili olması ham madde bakımından dışa bağımlılığı azaltır.

Turizm sektörü, birçok sanayi sektörüne bağımlılığı dolayısıyla, geliştirilmesi hâlinde uyarıcı ve sürükleyici etkiler yaratan bir sektördür. Turizm talebinin niteliğine ve boyutlarına bağlı olarak yeni ve çeşitli altyapı yatırımlarının yapılması, mevcutlarının geliştirilmesi, tarımsal ve sınai üretimin artırılması, haberleşme ve ulaştırma sistemlerinin iyileştirilmesi, ticaret ve hizmet işletmelerinin etkinlik kazanması turizmin gelişmesine bağlı olarak beklenen gelişmelerdir. Turizm sektörünün bu özellikleri, turizm sektöründe üretilen ürünün de diğer sektörlerdekinden farklı özellikler taşımasına neden olmaktadır. Turizm ürününün fiziksel varlığının olmaması, turizm pazarlaması konusunda birtakım sorunlarla karşılaşılmasına neden olabilmektedir. Bu sorunların en önemlisi, tüketicinin diğer ürünlerdeki gibi malı önceden deneme imkânı bulamamasıdır. Bundan dolayı, turizm ürününün tanıtımına ve pazarlanmasına büyük önem verilmelidir. Pazarlama bakışı açısından turizm ürününün en önemli özelliği, ürün arzının sabit ya da kısıtlı olmasına karşılık ürüne olan talebin çok duyarlı, özellikle mevsimler itibarıyla aşırı değişken olmasıdır.

Turizm sektörü tüketiciye birçok konuda hizmet sunarken bazı işletmeler bu konuda etkin rol oynamaktadırlar. Bu işletmelerin en önemlileri, ulaştırma, konaklama ve turizm ürününü pazarlayan işletmelerdir. Uluslararası turizm sektörü, nitelik yönünden birbirinden değişik işletmelerin yakın iş birliği içinde çalıştığı bir sistemdir. Uluslararası turizmde çalışan ulaştırma işletmeleri, konaklama birimleri, tur düzenleyicileri, yiyecek-içecek işletmeleri ve dinlence hizmeti sunan işletmeler arasında yoğun mali ilişkiler vardır.

Saygıdeğer milletvekilleri, gelişmekte olan birçok ülke açısından turizmin çekici yönlerinden en önemlisi, ekonomik yararlılığını daha kısa sürede gösterebilmesidir. Gelişmekte olan ülkelerin ekonomik kalkınmalarını gerçekleştirmede karşılaştıkları en büyük sorun olan döviz darboğazının aşılmasında turizm sayesinde elde edilen dövizler bir çıkış yolu olabilmektedir. Ayrıca, turizm harcamaları ve turizm amaçlı yatırımlar da çoğaltan kat sayıyla orantılı olarak ekonomiye bir canlılık kazandırmaktadır.

Türkiye'nin turizm sektörüne ilişkin verilerini diğer önemli turizm ülkeleriyle karşılaştırdığımızda, Türkiye'nin bu sektörde yapması gereken çok şeyin olduğunu söyleyebiliriz. Turizm sektörü açısından Fransa, Amerika Birleşik Devletleri, İspanya, İtalya, İngiltere, Çin ve Meksika ilk on ülke arasında yer almaktadır. Bölge bazında ise Avrupa, Amerika ve Güneydoğu Asya turizm gelir ve harcaması bakımından ilk sıralarda yer almaktadır. Türkiye ise dünya içinde ilk yirmi sırada yer almaktadır.

Günümüzde Avrupa'nın turistik halkaları arasına girmiş olan Türkiye'nin gelen turistin gerekli dövizi bırakmasını temin etmek ve yeni turistler göndermesini sağlamak için, onların iyi bir tatil geçirmeleri ve olumlu bir imaj edinerek dönmeleri gerekmektedir. Daha çok turist çekmek demek, yerli seyahat acentelerinin güçlendirilmesi ve daha çok tur operatörleriyle bağlantı kurarak pazar olarak seçilen hedef ülkenin talebini, eğilimini belirledikten sonra etki oranı yüksek ve sonuç alıcı bir turistik tanıtmayla pazarlamak demektir. Ancak, Türkiye'nin bugünkü tanıtma faaliyetlerine bakıldığında bunun genellikle düzensiz ve yetersiz olduğu, dolayısıyla da hedefi ve hedefe götürecek yöntem ve araçlardan yoksun olduğu görülecektir.

Türkiye'nin dış turizm tanıtmasında yeterince başarılı olmaması, bir bakıma turizm tanıtması ile politik tanıtmanın birlikte yapılmasından kaynaklanmaktadır. Bu iki tanıtma çeşidinin ayrı konular olmasından dolayı, ticari anlamda tanıtmanın pazarlama politikasının bir bölümü olduğu unutulmamalıdır.

Saygıdeğer milletvekilleri, genel olarak belirtmek gerekirse, dünyadaki değişen şartlar dikkate alındığında, önümüzdeki yıllarda, sistem bütünlüğü içinde bir turizm anlayışı sonucunda, Türkiye, sahip olduğu potansiyele uygun bir şekilde turizmden çok daha büyük boyutlarda yararlanabilir. Ancak, bunun gerçekleşmesi, bütünlük içinde bu kesimin sorunlarının çözümüyle yakından alakalıdır. Son yıllarda önemli ölçüde desteklenen ve filizlenip gelişen bu kesimin hızla büyümesi için desteklenmeye devam edilmesi gerekir. Gümrük birliği sürecinde Avrupa Birliği ülkeleriyle ilişkileri artan Türkiye tam üyeliğe kabul edilmemiş olsa bile, Avrupa hâlen Türk turizmi için en önemli pazar niteliğindedir. Bugün, Türkiye’ye gelen turistlerin yaklaşık yarısı Avrupa Birliği üyesi ülkelere aittir.

Saygıdeğer milletvekilleri, turizmin ekonomik yararlarının artması, turizm sezonunun uzatılması ve tüm yıla yayılabilmesi için deniz, güneş, kum, tarihî eser değerler ağırlıklı pazarlama anlayışının yanı sıra, çok sayıda turizm çeşidini bünyesinde barındıran Türkiye’nin kaplıca, sağlık turizmi, kış turizmi, dağ turizmi, golf turizmi, yayla turizmi, kültür turizmi gibi çok değişik turizm çeşitlerinin ayrıntılı envanterinin çıkarılması, bunların geliştirilmesi, iç ve dış turizmin hizmetine hazırlanması ve sunulması gerekmektedir çünkü günümüzün dinamik turisti, ihtiyaçları, beklentileri farklı olan tüketici gruplarından oluşmakta, tatilinde kendisine en yüksek faydayı sağlayacak turistik ürünler demeti arayışı içinde bulunmaktadır.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; bu vesileyle bu alanda Bursa ile ilgili birkaç hususu da müsaadelerinizle ifade etmek istiyorum. Bursa’ya artık tarihî kent, turizm kenti, kaplıca kenti, tarım kenti, hayvancılık kenti, yeşillikler kenti, tekstil kenti ve üniversite kenti diyemez hâle gelmiş olmamız üzüntü vericidir. Peki, Bursa’ya ne olmuştur da az önce saydığım tüm güzel kent ibareleri gitmiş, yerine çarpık kentleşmeye uğramış, sanayisi, ticareti, tarımı ve konutları birbirinin içine girmiş ve kötü yönetilmiş sağlıksız bir şehir hâline gelmiştir?

Bursa’yı bizlerin otomotiv üssü, makine üretim üssü, teknik üniversiteler şehri, tarihî turizm şehri, kış sporları şehri, kaplıcalar şehri ve organik tarım şehri yapmamız gerekmektedir. Bursa’da kültürümüze, geçmişimize sahip çıkmalı ve bazı dallarda markalaşmalıyız. Misal verecek olursak: Bursa çınarlar şehri olmasına rağmen, ne hikmetse, çınarlarımız kesilmekte ve her yere palmiye ağaçları dikilmektedir. “Bursa palmiye şehridir.” dersek herhâlde Bursa’mızı marka şehri yapmamız mümkün değildir, mümkün olmayacaktır. Bursa’nın simgeleri olan erguvan, çınar, Yeşil Türbe, Emir Sultan, Uludağ, kaplıcalar gibi özellikler mutlaka ön plana çıkarılmalıdır.

Bu çerçevede kentimizde turizmin gelişebilmesi için yapılması gerekenler şöyle tarif edilebilir: Termal turizm amaçlı olarak Almanya ve Macaristan’a yılda 10 milyon, Rusya’ya 8 milyon, Fransa’ya 700 bin, İsviçre’ye 800 bin ve İspanya’ya 400 bin kişi tedavi için gitmektedir. Japonya’nın sadece Beppu şehrine ise 12-13 milyon kişi âdeta akın etmektedir. Ülkemizde 10 milyona yakın romatizma hastası bulunmakta ve bu hastalardan çok az bir kısmı maalesef Bursa’da tedavi görmektedir. Yabancı turistler ise neredeyse hiç gelmemektedir. Bursa kaplıcalar ve SPA merkezleri kenti yapılmalıdır. Bursa şu anda termal illerimiz arasında bulunmamaktadır. Gerekli çalışmalar yapılarak Bursa’yı mutlaka bu iller arasına sokmalıyız. Termal su merkezlerinin çevresindeki tüm çarpık yapılaşmalar yıkılarak, Bursa’nın kültürüne ve dokusuna uygun merkezler ve oteller yapılabilmesi için gerekli plan değişiklikleri yapılmalı ve bu tür yatırımlar mutlaka özendirilmelidir.

İnanç turizmi bakımından ise, Bursa, çok zengin kaynaklara sahip bir kentimizdir. Bursa, Osmanlıya başkentlik yapmış ve altı Osmanlı padişahını sinesinde yatıran bir şehrimizdir. Öte yandan, Emir Sultan, Molla Fenari, Üftade, Okçu Baba, Geyikli Baba gibi birçok evliya da Bursa’da metfundur. “Emir Sultan Şenlikleri Haftası” adı altında tanıtımlar düzenleyerek diğer değerlerimizi de ön plana çıkarmalı ve bu sayede Bursa, inanç turizmiyle mutlaka tanıştırılmalı ve bu turizm artırılmalıdır. Bunlar yapılırken, Konya Mevlânâ Şenlikleri referans alınabilir.

Bursa’daki tüm tarihî camiler, hanlar, hamamlar ve tarihî eserler mutlaka restore edilmeli ve etrafındaki yapılaşma yıkılarak tarihî güzellikler ortaya çıkarılmalıdır.

Öte yandan, Bursa sınırları içerisinde bulunan İznik, Hristiyan dininin merkezi olmasına rağmen, bu özelliğinden turizm anlamında çok fazla yararlanılamamaktadır.

Kış sporları turizmi ise, Bursa ve Uludağ’la artık özdeşleşmişken, Bursa gittikçe bu hüviyetlerinden de uzaklaşmaktadır. Bu hüviyetini koruması için, ilk olarak ulaşım problemi, otellerin kayak pistiyle iç içe olmasından kaynaklanan problemler, otel gecekondulaşmasından kaynaklanan çarpık yapılaşma ve çirkin görüntü problemi ve teleferik ulaşımının günümüz şartlarına uygun hâle getirilmesi meseleleri acilen mutlaka çözüme kavuşturulmalıdır.

Dağ bölgesiyle, şelaleleriyle, doğal yürüyüş parkurlarıyla, tabiat seven tüm vatandaşlarımızı cezbedecek parkurlar mutlaka düzenlenmeli ve özel etkinlikler düzenlenerek halkımızın bu konudaki istekleri ön plana çıkarılmalıdır.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; görüşülmekte olan bu yasayla ilgili olumlu oy kullanacağımızı ifade ediyor, bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi tekrar en derin saygı ve hürmetlerimle selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

72 konuşma daha · 31 Temmuz 2008

72 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook