İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 97. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye iş kurumu kanunu tasarısı (s.sayısı : 137 )

İzzet Çetin

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 97. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Haziran 2003 · 693 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

İzzet Çetin (CHP), 24 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE İŞ KURUMU KANUNU TASARISI (S.SAYISI : 137 )); konuşma 693 kelime.

İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Türkiye iş kurumu kanunu tasarısı (s.sayısı : 137 )”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-06-24-turkiye-is-kurumu-kanunu-tasarisi-s-sayisi-137 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan İŞKUR Yasa Tasarısının özel istihdam bürolarıyla ilgili 17 nci maddesi hakkında, Partim adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, pek çok arkadaşım bu İŞKUR Yasa Tasarısı üzerinde görüşlerini açıkladı. Ben, konuşmama başlarken, öncelikle, Anayasanın 49 uncu maddesini sizlere anımsatmak istiyorum.

"A.Çalışma hakkı ve ödevi.

Madde 49.- Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.

Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır."

Yine, aynı şekilde, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi "Herkesin çalışma ve özgürce işini seçme, eşit ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır" derken, Avrupa Sosyal Şartı "Herkesin, özgürce edinebildiği bir işle yaşamını sağlama fırsatı olacaktır" diyor. Yani, her iki uluslararası sözleşme ve Anayasamızın ortak temel noktası, işsizliğe karşı çalışanların korunması gerektiği ve bunun da bir kamusal görev olduğu vurgusunu yapmasıdır.

Değerli arkadaşlarım, kim tarafından yerine getirilirse getirilsin, iş ve işçi bulma işi bir kamu görevidir; bunun aksi düşünülemez. Uygulamada, iş ve işçi bulmada yaşanılan sorunların çözümünü, bu yasa tasarısında olduğu gibi, İŞKUR gibi bir kuruma ya da devletin herhangi bir kurumuna bırakarak sorumluluktan kaçamayız, sorumluluğu başkalarına devrederek başarısızlığımızı gizleyemeyiz, işsizimizi kandıramayız, ülkemizdeki istihdam sorunlarına, üretim sorunlarına, yatırımsızlığa çözüm bulamayız.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, eğer, uygulamada iş ve işçi bulma sorunlarının çözümünü İŞKUR yapamıyor, kamu, yerine getiremiyor, bunu özel kesime de açalım, başka isteyenler de İşçi Bulma Kurumunun görev ve sorumluluklarını yerine getirebilsin diye yasal düzenleme yapmaya kalkarsak, önümüzdeki günlerde, önümüzdeki yıllarda, insanlarımızın nerelere kadar istismar edilebileceğini üzülerek izlemek durumunda kalırız.

Değerli arkadaşlarım, biliyorsunuz -tasarının tümü üzerinde görüşmeler sırasında da değinmiştim- ILO, 1919 yılında 2 numaralı sözleşmeyle iş bulma işini özel ve kamu kuruluşlarına devrederken, aradan ondört yıl geçtikten sonra, 1933 yılında, 34 sayılı sözleşmesiyle özel istihdam bürolarını kapatıyor. Ne zaman kapatıyor; 1933 yılında, dünya ekonomik bunalımının en yoğun olduğu, o dönemde, işsizliğin kol gezdiği Avrupa'da ve dünyanın pek çok yerinde, o ekonomik bunalım sırasında, işçilerin yeniden 1800'lü yılların çalışma koşullarına terk edilmiş olduğunu gördükten sonra, özel istihdam bürolarını yasaklıyor.

Daha sonra -tarihçe vermek istemiyorum, ama- 1948'de 88 sayılı ILO sözleşmesi kabul ediliyor; 1949'da, 34 sayılı özel istihdam bürolarını ortadan kaldıran ILO sözleşmesi, 96 sayılı sözleşmeyle o günün koşullarına uyarlanıyor; ama, 1951 yılında, ülkemiz bu sözleşmeyi imzalarken, iş bulma işinin bir kamu görevi olduğunun vurgusunu yapıyor. Daha sonra, 1997 yılına kadar Türkiye'de herhangi bir tartışma yapılmadan, iş ve işçi bulma işinin bir kamu görevi olması nedeniyle, özel iş bulma bürolarının kurulması, onların iş bulma ya da işe yerleştirme hizmetlerini görmesi yasaklanıyor.

Geçtiğimiz haftalarda kabul ettiğimiz İş Yasasında, iş bulma işinin kamuya ait olmasını, bazı maddeleri yeni yasaya taşımayarak, ortadan kaldırdık. Tabiî, 1997 yılında ILO, 181 sayılı sözleşmeyi imzaladı. Türkiye olarak, daha o sözleşmenin altına imza koymuş değiliz. Bakınız, o sözleşmede bile bazı özel konulara dikkat çekiliyor ve biz, 181 sayılı sözleşmeyi imzalamadan, işte, İş Yasasının esnek üretim ilişkilerine ilişkin hükümlerinde olduğu gibi, burada da "Avrupa ülkelerinde bu var, diğer ülkelerde bu uygulanıyor" diyerek, sanki, Türkiye'nin işsizlik sorunu, istihdam sorunu, üretim sorunu, yatırım sorunu Avrupa ülkeleriyle özdeşmiş gibi, olduğu gibi oradan buraya taşıyoruz.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, Türkiye'de, belki işsizlerimizin en asgarî düzeye indiği, üretimimizin canlandığı, fabrikalarımızın yeniden üretime geçtiği, borcu borçla kapatma, her gün biraz daha yüksek faizlerle piyasadan ve dışarıdan, uluslararası tefeci kuruluşlardan borç alarak devlet çarkını döndürme yerine, üretimle, tasarrufla eğer kendi çarkımızı döndürmeye başlarsak, bir gün, belki özel istihdam bürolarını tartışma noktasına gelebiliriz; ama, içinde bulunduğumuz kriz ortamında, içinde bulunduğumuz işsizlik ortamında, insanlarımızın kapı kapı dolaşıp, milletvekillerinin kapılarında "iş" diye yalvardığı "iş" diye ağladığı bir dönemde, eğer özel istihdam bürolarını burada yasalaştırırsanız, yarın, burada "evet" oyu veren her milletvekili, işçi simsarı olarak, işçi komisyoncusu olarak, işçilerin sırtından para kazanan müflis tüccar olarak değerlendirilecek ve bu Yüce Meclis zan altında kalacaktır. Geliniz, işçilerimizi, insanlarımızı istismar edecek, onları koyun gibi, mal gibi, oradan oraya koşturacak olan bu özel istihdam bürolarına...

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)Maddeye bak!

İZZET ÇETİN (Devamla)Ben bakıyorum, okuyorum...

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)Vatandaşa bilerek hakaret etme...

İZZET ÇETİN (Devamla)Sana hakaret de etmiyorum, vatandaşıma hiç hakaret etmiyorum. Vatandaş demagojisi yapma bana! Yaptığın, vatandaşın istismarıdır, insanın istismarıdır... (AK Parti sıralarından gürültüler)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

41 konuşma daha · 24 Haziran 2003

41 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook