8.05.2007 tarihli ve 5654 sayılı nükleer güç santrallarının kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (s.s.45)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 18. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Kasım 2007 · 369 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 8 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 8.05.2007 TARİHLİ VE 5654 SAYILI NÜKLEER GÜÇ SANTRALLARININ KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞINA İLİŞKİN KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ (S.S.45)); konuşma 369 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “8.05.2007 tarihli ve 5654 sayılı nükleer güç santrallarının kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (s.s.45)”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 8 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2007-11-08-8-05-2007-tarihli-ve-5654-sayili-nukleer-guc-santrallarinin-kurulmasi-9 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Görüyorsunuz ki, önergeyi Kanun’a bir içerik kazandırmak, Kanun’u anlaşılabilir bir duruma sokmak için veriyoruz. Körü körüne bir muhalefet değil.
Hukuk sisteminde, kamu görevi yapan kişilerin hukuk içinde kalması için belli kıstaslar konulması lazım. Belli kıstaslar konulmadığı takdirde insanların iradelerini yasalar düzenlenirken bağlayamazsanız, sınırlarını tayin edemezsiniz böyle bir düzenleme ile insanları karşı karşıya bırakırsınız ki, her türlü keyfîliği yapmayı kendisi için uygun bulur. Yani, bir Başbakana, sayın görevli diyor ki: “Özel bilgi ve ihtisas” Özel bilgi ve ihtisas nedir? Bir onu da söyleyin yani! Özel bilgi, yani, şimdi, Arabistan’da bilmem ne tarikatı mensubunu getirirseniz, bir yere atarsanız bilmem 100 bin dolarla bir yere atarsanız, bu “özel bilgili” mi olur yani? Yapabilir yani. Şimdi, çünkü, görülen, böyle, sınırları belirsiz, niteliği belirsiz bir konuyu açık seçik tarif etmezseniz, burada uygulayan adam da istediği şekilde uygular. Ne kadar bir ücret ödenecek beyler? Yani, şimdi, Kanun düzenliyoruz. Kamu personelini çalıştıracak insanlara verilecek ücretin bir üst sınırı olması lazım. Üst sınırı olmadığı zaman, bu, keyfîliğe kaçar, hukuk dışına kaçar; bu, emsalleri arasında eşitsizlik yaratır. Dolayısıyla, bunu, keşke, Hükûmet… Zaten Hükûmet veya Komisyon bunu bize bu şekilde düzenleyip getirseydi. Ben şimdi Komisyona soruyorum: Eğer Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanlığından ayrılmasaydı da bu Kanun’u böyle değiştirerek mi getirecektiniz? Hayır.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu)Aynen öyle geçerdi.
KAMER GENÇ (Devamla)Noktasına, virgülüne değmeden, aynen geçirecektiniz. Sizin, tabii, inatlarınızı biliyoruz ama şimdi, önemli olan, devlet görevini yaparken inatlaşmamak lazım. Bu devlet hepimizin devleti. Bugün birileri var, yarına başkaları var. Yani, kimse devamlı olamaz. Ama, sayın milletvekilleri, siz bir kamu personeline, kamuda kurumunda çalıştırdığınız personele, eğer, verilecek ücretin üst sınırını belirlemezseniz, bundan daha keyfî bir şey olamaz. O zaman kanunu niye yapıyoruz ki? O zaman, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkisini o kamu personelinin eline, o ilgili kişiye devretmiş oluyoruz. Bu da Anayasa’ya göre mümkün değil yani. Hiç olmazsa, yani, milletvekili maaşı mı diyeceksiniz veyahut da hangi?.. Yani, bir kıstas getirmeniz lazım. Getirmezseniz çok keyfî olur. O zaman kanuni düzenlemeye de gerek yok. Bu saatte fazla konuşmak da istemiyorum. Benim önergem budur. Ya birinci derecede kamu görevlisinin iki mislini geçmesin veya bir kıstas koyun da, yani, burada keyfîlikler önlensin. Ama, tabii, siz diyorsanız ki…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
122 konuşma daha · 8 Kasım 2007