İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 47. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili ·

Genel Kurul, 47. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Ocak 2008 · 687 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç, 9 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 687 kelime.

Kamer Genç (Tunceli). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 9 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-01-09-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Önergemi açıklamak istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKANBuyurun Sayın Genç.

Süreniz beş dakika.

KAMER GENÇ (Tunceli)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben biraz önce Sayın Başkana, işte, üç önerge var, bunu nasıl işleme koyarsınız dediğimde, Sayın Başkanımız tabii haklı olarak doğru olan şeyi söyledi. Ancak, Başkanlık Divanının İç Tüzük’ün 87’nci maddesiyle ilgili bir aykırı uygulaması var. Orada, milletvekillerinin yedi önerge verme hakkı var. Ama diyor ki… Orada da aynı cümle yer alıyor, “Her grubun önerge verme hakkı saklıdır.” diyor. Ama Başkanlık Divanı orada -tabii Sayın Başkanımız değil, başka bir Başkan Vekili- “Gruplar vermişse milletvekilleri üç önerge verir.” diyor. Bu tamamen İç Tüzük’e aykırı bir şey, ama Sayın Başkanın yaptığı uygulama doğru bir şey.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bir kanun gelmiş. Tabii ki… Bakın, Türkiye Büyük Millet Meclisi yüce bir Meclis ve ciddi bir Meclistir. Şimdi, getirmiş Komisyon… Bakın, kaç tane önergeyle yürürlükten kalkmış kanunları burada tekrar müzakere ediyoruz. Bu, Meclis ciddiyetine uymayan bir davranıştır. Şimdi, bunun bir yolu var. Grup başkan vekillerinizin aslında bunu şey etmesi lazım. Mesela, İç Tüzük’ün 83’üncü maddesi diyor ki: “Genel Kurulda bir maddenin diğerinden önce konuşulması işaret oyuyla karara bağlanabilir.” Ayrıca da mesela, bir uygulamayla, çok yakın -tabii, daha başka suistimallere meydan vermemek üzere- olarak, birbirine uygun görünen maddeler birlikte de görüşülebilir şeklinde, bu yürürlükten kalkan maddelerin hepsini bir madde altında toplayıp, yani buna işaret oyuyla karar alıp da hepsini kaldıralım, ayıp oluyor. Yani, şimdi bizi dinleyen vatandaşlar diyor ki: “Allah Allah, yahu, yürürlükten kaldırılmış kanunları tekrar getirip müzakere ediyorlar.” Bu, hakikaten, bu Meclisin ciddiyetine yakışmıyor. Hele AKP gibi iktidar…

Dün, baktım, bakanlar yok burada. Şimdi, birisi, bir arkadaş, getirdi, bana bir liste verdi. Bu listede AKP grup başkan vekili dün akşam burada nöbetçi bakan göstermiş, Ali Babacan’ı göstermiş, Sayın Şimşek’i göstermiş. Biz akşam televizyonda seyrettik, Şimşek ile Babacan Washington’da. Yahu, kardeşim, siz ne biçim grupsunuz! Yani, Washington’a giden bakanınızı burada nöbetçi gösteriyorsunuz. Böyle gayri ciddiyet olmaz arkadaşlar, olmaz. Dünkü listeniz orada, işte grup başkan vekilleriniz de burada. Burada nöbetçi gösterilmişti, ama adam Washington’da. Böyle gayri ciddiyetle iş yaparsanız güven olmaz size. Burada yürürlükten kalkmış kanunları getirip, ondan sonra, Komisyon ve Hükûmet burada müzakere ederse olmaz.

Şimdi, değerli milletvekilleri, önergemizde… Tabii, biraz önce, arkadaşlarımız “Zeytin Türkiye için, hem gıda itibarıyla hem orman itibarıyla çok hayati bir mahsuldür, bir servettir. Bunun sökülmesini, yok edilmesini mümkün olduğu kadar imkânsız hâle getirmek lazım…” Şimdi bu maddeyle, aslında, AKP’den konuşanlar -gruplar konuşmuyor, milletvekillerine grupları söyletiyor- “Efendim, biz yeni kanun getirmiyoruz…” Yahu, Meclisin karşısına yeni kanun getiriyorsanız, çağın gereklerine uygun kanun getireceksiniz. Elli sene önce çıkmış kanundaki, ben, cezayı artırıyorum. İyi de, cezayı artırıyorsun ama Meclisin karşısına getirmişsin, müzakere ettiriyorsun. Dolayısıyla çağın gereklerine ve şartlara uygun bir kanun getireceksiniz. Ondan sonra bu neye benziyor? Arabanın dört tane lastiği patlamış, bugün bir lastiğini tamir edeyim, üç gün sonra öteki lastiğini tamir edeyim, öteki gün… Böyle bir şey olur mu, ciddiyetsizlik olur mu böyle arkadaşlar? Onun için, bu kanunları madem gündeme getirmişsiniz, yüce Meclis bununla uğraşıyor, hiç olmazsa buna bir emek verelim, çağımızın gereklerine, ülkemizin gerçeklerine uygun bir yasa yapalım. Memleket hepimizin. Onu diyoruz işte.

Zaten köylüye bir destek verdiğiniz yok, tarımı öldürdünüz, hayvancılığı öldürdünüz. O gün ben burada söyledim, vatandaş, köylü süt paralarının hâlâ primlerini almamış. Niye almıyor? Çıkıp da burada bağırıyorlar: “Efendim biz tarıma şu desteği verdik…” Soralım köylü vatandaşlarımıza, bir senedir siz köylüye süt paralarının primlerini vermiş misiniz vermemiş misiniz. Niye vermiyorsunuz? O zaman verin kardeşim bunları.

Ha şimdi burada da… Özellikle Ege Bölgesi’nde tatil köylerinde görüyoruz arkadaşlar. Mesela bir bölgede vatandaş önce gidiyor, çamın altını yakıyor. O çamın altını yakınca çam bir süre sonra hastalanıyor ve düşüyor. Onun yerine küçük küçük zeytinler ekliyorlar, orada bir zeytin tarlası yaratmaya çalışıyorlar, arkasından bir tatil köyü yapıyorlar. Yani bunlar millî servetler, bunları hassasiyetle korumamız lazım.

Sonra, efendim, Bakanlığa siz ağaç kesme yetkisini verdiğiniz zaman, her şeyin başı para ya, kesilmeyecek ağaçları da… İşte, maalesef en büyük güç para gücüdür, en büyük servetler… Türkiye’de öyle insanlar var ki Türkiye Cumhuriyeti devletinin faturasını bile bulsalar satarlar. Devleti satan insanlar var arkadaşlar. Bunu kabul etmek lazım. Yani paranın hüküm sürmediği alan yok maalesef, siz de biliyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

69 konuşma daha · 9 Ocak 2008

69 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook