İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 47. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili ·

Genel Kurul, 47. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Ocak 2008 · 543 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç, 9 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 543 kelime.

Kamer Genç (Tunceli). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 9 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-01-09-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap-5 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; benim önergem, daha önceki maddede yaptığım konuşmada… Basın çalışanları, basın emekçileri, maalesef, patronlarına, piyasada yeteri kadar işverenin olmaması ve mevcut yasalarda basın çalışanlarının haklarının yeteri kadar garantiye bağlanmaması nedeniyle, basın çalışanları çok zor ve zayıf durumdalar. Bunlar, öyle oluyor ki hiç belli bir mesaiye de bağlı olmadan, işte, sabah belki beşlerden itibaren… Bazen televizyon programlarına katılıyoruz, gidiyoruz, gazetelerde görüyoruz, Türkiye Büyük Millet Meclisinde çalışan basın muhabiri arkadaşlarımızı görüyoruz. İşte, bunlar gece saat yirmi dörtlere, sabah beşlere, altılara kadar çalışıyorlar. Bu insanların hak ettikleri, sarf ettikleri bir emek var sevgili milletvekilleri. Bu insanların bu emeklerinin karşılığını vermeyen insanlara, emeği gasbeden insanlara gerekli cezayı vermek lazım. Ee, nasıl vereceksiniz? Bunların merhametine bırakmayacaksınız. Demin de söylediğim gibi, basın patronlarının büyük bir kısmı ne yapıyor? O basın gücünü kendi şahsi servetinin artırılmasının bir aracı olarak kullanıyor.

İşte, tabii, özellikle AKP iktidara geldikten sonra birçok basın kurumuna el koydu, TMSF’ye geçirildi. Seçimde sizlerin fazla oy almanızın en büyük nedenlerinden de birisi, bu basının tek yanlı olarak, hep sizin liderlerinizin ağzından çıkan kelimeyi sanki bir kanunmuş gibi, bir ayetmiş gibi, devamlı onları halka söylediler, karşınızda yapılan ciddi muhalefete de basın yer vermeyince, dolayısıyla, tabii ki halkı kandırdınız, ama, bu, bundan sonra böyle gitmez. Yani, halkı kandıracak ortamların ortadan kaldırılması lazım.

Şimdi, TMSF’nin emrindeki basın kuruluşlarında, büyük basın patronlarının gazetelerindeki ve televizyonlarındaki köşelerinde bulunan birçok yazarçizer, maalesef, bu Hükûmete çok büyük bir prim vermektedir, gerçek haberleri yazmamaktadır.

Bugün, sayın milletvekilleri, Türkiye'de yapılan soygun, hırsızlık, suistimal eğer kamuoyuna yansımıyorsa, bu, basının sağlıklı haberler vermemesinden kaynaklanıyor.

Bakın, bugün, mesela bir gazetenin bir köşesinde, efendim, “Gübre fiyatı yüzde 300 arttı.” Nereden arttı? Gübrenin temel ithal maddesini bir bakanın oğlu ithal ediyor yalnız. Yahu, şunu bir sürmanşetten versene kardeşim! Ee, kim bu bakan? Gerçi biliniyor, tavuk mavuk meselesi vardı, o kümeslerdeki tavukların yemlerini falan getirenlerle ilgili, böyle bir yanda bir şey söylüyor, ama, kardeşim, söyleme, tavuktan herkes anlamıyor ki, bunun tam ismini söyle de ondan sonra insanlar anlasın.

Yani, şimdi, bakın, Türkiye’de çok ciddi vergi kaçakçılığı var, çok ciddi ihale yolsuzlukları var. Bunların dile getirilmesi için basın patronlarına karşı basın çalışanlarının özgürce, vicdanlarının sesiyle, memleketseverlik duygularıyla bunları dile getirmesi lazım. Şimdi, bir memleketin yöneticileri, kendi uçaklarına… Kendi uçaklarına değil, benim, senin verdiğin paralarla alınıyor bu uçaklar. Bir yandan, devletin 450 milyar dolar iç ve dış borcu var, gayrisafi millî hasılasından daha fazla iç ve dış borcu var. Öte tarafta, devleti idare edenler en büyük israf içinde. Ondan sonra, her gün kendi yandaşlarını, aile efratlarını alıyorlar, Amerika’lara, bilmem Ortadoğu’lara, bir de kendilerine yakın bildikleri basının köşe yazarlarının bir kısmını da yanlarına alırsa, tabii ki, bu memleketin hâli harap olur sayın milletvekilleri.

Onun için, bence, basın çalışanlarını korurken, bir yandan da basını bu kadar hor kullanan siyasi iktidarlara karşı da tedbir almak lazım, basın patronuna karşı da ciddi tedbir almak lazım. Aksi takdirde, Türkiye’de ciddi haberler eğer yazılmazsa, o memlekette gerçekler su yüzüne çıkmaz.

Bakın, şu Mecliste yapılan, bu Meclisin salonunda yapılan suistimali, sayın milletvekilleri, ben aşağı yukarı sekiz ay önce kürsüde de dile getirdim, fakat bir türlü kamuoyuna mal olmadı. Ama, bir gün Meclis bütçesi müzakere edilirken, ben burada konuşurken milletvekilinin birisi bana laf attı, dedi ki: “Yahu sen Başkan Vekilisin, nasıl söylersin?” “Sen git o hırsız kardeşinle hesabını ver. “ deyince…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

69 konuşma daha · 9 Ocak 2008

69 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook